Bölüm 4 Maceracılık

avatar
187 0

Zoraki kahraman - Bölüm 4 Maceracılık


Oturduk kilisenin merdivenlerine çene götle konuşmaya başladık. İnsan kıyafet falan verir kanlı gömleğim bile üstümde duruyor.

“Falezur buraya neden geldin?”

40 kere söyledim hala daha soruyorlar

“Ryujin yolladı beni iblis lordu yenmem gerekiyormuş.”

“Hala aynı şeyleri söylüyorsun. 3 yaşındaki bebeğin statları senden daha yüksek nasıl yeneceksin ki iblis lordu?”

Ne bileyim ben

“3 yaşındaki bebek iblis lordu yenebilir mi sence?”

“3 milyar yaşında olsan bile yenemezsin iblis lordunu.”

“O zaman ben niye bu dünyaya geldim ki?”

“Eğer tanrıça Ryujin hakkında doğruyu söylüyorsan sana ikinci bir şans vermiş olmalı. Burda yaşamaya alışmalısın.”

Acilen ölmem gerek

“Nasıl yaşayacağım ki burada? Küçücük şehir zaten. Şehir bile değil yerleşke.” 

“Maceracı loncasına kayıt olabilirsin. Görev alıp para kazanırsın.”

“Tam bi klasik.”

“Klasik mi?

“Evet tam anlamıyla klasik. Maceracı loncasına katıl. Süper güçlerinle para kazan. Sonra çok popüler ol etrafında bir sürü güçlü güzel kız olsun. Sonra onlardan harem kur ve git iblis lordunu yen. Muazzam"

“Bunu daha önce yaptın mı ki?”

“Hayır ama yapan çok fazla kişi gördüm.”

“Senin dünyanda kaç tane iblis lordu var böyle?”

O Kadar çok manga okudum ki bununla ilgili sayamıyorum bile

“sayamayacağım kadar fazla.”

“Aman Tanrım çok korkutucu.”

“Evet bence de. Sürekli aynı şeyler oluyor çok korkutucu.”

“O kadar iblis lordunun olduğu bir dünya cehennem gibi olmalı.”

“Cehennemi görmedim ama cehenneme benzediğini söyleyebilirim.”

“Tanrıça Ryujin seni oradan kurtarmış ona teşekkür etmelisin.”

Yine mi Ryujin

“Ben ölüp kurtulmuştum zaten. Ryujin beni tekrar canlandırdı. Üstelik artık ölemiyorum bile. Aklıma geldikçe sinirleniyorum.”

“Öyle söyleme ölmüyorsun ve acı çekmiyorsun bir yerden sonra bu keyifli olabilir. Git tavşan falan öldür. Önceki hayatında yapamadıklarını yap.”

Hala tavşan diyor ya

“Çok haklısın Radis. Ayağıma taş bağlayıp denize atlayacağım.”

“Ben sana bunu yapmanı söylemedim ki.”

“Evet ama önceki hayatımda yapamadıklarımı yapmamı söyledin.”

“Ve sen ölmeyi mi deneyeceksin?”

“İnsan bir kere ölüyor sonuçta değil mi?”

“...”

“Her neyse şu maceracılar loncası nerede gidip kayıt olmalıyım.”

“Şehrin merkezindeki koca bina her yerden gözüküyor zaten.”

“Teşekkürler Radis. Görüşürüz.”

“Umarım yakın zamanda ölmezsin.”

“Düzgün dualar et Radis. Ryujine de selamımı söyle.”

“...” (Ne garip bir adam)

Ah bu arada kişilerin görünüşlerini anlatmayı unuttum. Ne tür bir aptal hikayesindeki yan karakterleri anlatmaz ki. Pardon pardon. Neyse kısa özet geçeyim. Radis sarışın 20li yaşlarının ortasında herkül kılıklı sürekli zırhla gezen göt çeneli herifin teki. Sakalsız tüysüz yeşil gözleri var. Tam ana karakter olmalık birisi. 

Ophelia 50-60 yaşlarında falandı galiba sadece yüzü gözüküyor sürekli o garip şeyi giyiyor. Kiliseye gitmediğim için ismini bilmiyorum. Yüzü kırışık ve kambur duruyor. Ayrıca rahatsız edici bir bakışı var pedofili olduğundan şüpheleniyorum.

Kalin biraz farklı. Görünüşü liseli bir kızı andırıyor. Kocaman gözleri var ve sürekli derli toplu geziyor. Aslında çok tatlı bir kız. Ama konuşma tarzı çok korkutucu. Sessiz kalıp gülümsese daha iyi olur sanırım. 

Her neyse uzun ve yorucu yürüyüşten sonra maceracılar loncasına geldim. Vahşi batıdaki bar kapıları gibi kapıları vardı. Ben girerken başka biri çıkıyordu o yüzden neredeyse arada kalıyordum. 

Neyse diyip geçtim. Resepsiyoniste gittim. Ah bi tatlı kız daha. Bu ne böyle gerçekten klasik ısekai animelerinde gibiyim. 

“Afedersiniz ben loncaya kayıt olmak istiyorum.”

Bir anda yüzü çirkinleşti ve bana garip garip bakmaya başladı. Kıyafetlerimi süzdü. Sonra isteksizce 

“200 zenit kayıt ücreti var. Ödedikten sonra stat ölçümünüz yapılacak. Duruma göre rütbelendirileceksiniz. Rütbeniz ne olursa olsun istediğiniz görevi alabilirsiniz. Ölümlerin sonuçlarını loncamız üstlenmez.”

Bu ne lan seriye bağladı kız

Avcunu uzattı. 200 zenit de ney.

“200 zenit ne kadar ediyor ki?” 

“200 zenit 200 zenittir. Zenitin yoksa puanla ödeyebilirsin üstünü zenit olarak veririz" 

“Puan mı"

“Evet puan”

“bu da mı para birimi”

“Hayır bildiğin puan. Skor anlamında.”

“Nasıl elde edeceğim puanları.”

“Dalga mı geçiyorsun benimle? Defol git uğraştırma git kapının önünde zenit dilen kılıcın bile yok maceracı olmak istiyorum diyorsun.”

Lan para kazanmak için kayıt olmaya geldim. Sen bana para olmadan para kazanamazsın mı diyorsun şimdi 

“Ben farklı bir dünyadan geldim de buranın işleyişini pek bilmi..”

“Ne anlatıyorsun hala siktir git kuyruk yapma.”

Ne oluyor amk. Bu tatlı kız canavara dönüştü resmen. Neden burasının bu kadar boş olduğunu da kanıtlar bu.

Mecbur sustum loncadan dışarı çıktım.

200 zenit ha. Nasıl kazanacağım ki ben? Hırsızlık falan mı yapsam. Böbreklerimi falan satsam mı ki. Nasıl olsa geri çıkıyor fena para kaldırırım. En iyi ihtimalle ölürüm. Düşündükçe başım ağrıyor. Dilensem mi acaba. Ya da sadece gidip tavşan falan öldürmeliyimdir. Ayrıca Ryujin bu yaptığın resmen işkence. İnsan bi başlangıç itemi falan verir donsuz sokağa yolladın resmen beni. Aşağılık kadın. Karşıma çık bak ne yapıyorum ben sana.

Ha? Kafamda resmen ampül parladı. Ne oluyor kendimi çok zeki hissediyorum. 

Depresyon hali aktifleşiyor.. Çözüm aranıyor...

Çözüm bulundu... Envanter kullanımı.

Kafamın içindeki ses. Tekrar duydum ve envanter kullanımını önerdi. Bu benim şu garip yeteneğim mi? Sesli söylersem aktifleşir herhalde.

“Envanter kullanımı"

WOAAAAH AÇILDI

Karşımda duruyordu gerçekten. Kutucuk kutucuk. Çoooooooook güzeeeeeel. 

Neler var ki acaba. Hmm. Amatör kılıç. Küçük bıçak. Zırh yok sadece silah. Özellikleri var mı acaba? Varsa nasıl öğrenicem ki? Şu kilise ayinini mi yapmam gerekiyor. Yoksa demircilere falan mı gitmem lazım? Şimdilik elime alsam yeter aslında bir şeyler kesebilirim. Nasıl çıkaracağım ki bunu envanterden. Kutucuğa mı tıklamalıyım. (Tıkladım) bir şey olmadı. Acaba bastırmam mı gerekiyor. Parmağımı kutucuğun üstüne doğru bastırdım. Oha parmağım içine giriyor. Oaaaah bir şeye dokundum. Kılıç mı bu. Bütün elim girer mi acaba? Bu çok garip hissettirdi. Neyse parmağım girdiyse elim de girer herhalde. 

Elimi yavaşça soktum ve kılıcın kabzasını kavradım. Yavaşça kolumu dışarı çektim. Sanki elim bir kavanozun içindeymiş gibi hissettiriyordu. Elimi çıkardığımda kılıcın kabzası da çıkmıştı. Heyecanlanıp bir anda çektim. Kılıç çok ağır gelmişti. Dengem bozuldu. Neredeyse taşıyamıyordum bile. Biraz yürümeyi denedim ama kılıcı havada tutamıyordum bir süre sonra pes ettim ve kılıcı envantere aldığım  şekilde geri koydum. Gerçekten kutuya isabet ettirmek zordu bu yüzden bütün olarak envantere soktum. Eski yerinde gördüğümde sevindim. Şimdi bunu nasıl kapatacağım ki X falan da yok tekrar envanter kullanımı mı demem lazım acaba?

“Envanter kullanımı" iyi bari işe yaradı.

“Tanrım bu çok yorucu.”

Acaba kılıcı gidip satsam mı. Belki 200 zenit eder. Buralarda demirci var mı ki?

Marketlere gidip sorsam tarif ederler umarım.

Manava doğru yanaştım.

“Afedersiniz. Demircinin yerini sorabilir miyim acaba”

“Evet sorabilirsiniz yol tarifi 3 zenit.”

Yine mi para istiyorlar normal bir şey mi lan bu?

“Şey yanımda hiç para yok öteki pantolonumda kalmış size daha sonra versem olur mu?”

“Hangi handa kalıyorsun buralı olmadığını biliyorum"

“Yakınlarda bi handa kalıyorum işte. Demircinin yerini söyler misiniz? Size daha sonra 3 zenit veririm.”

Handa kalsam kanlı gömlekle mi dolaşırım etrafta

“Beni kandırabileceğini mi sanıyorsun? 3 zenit getir sana demircinin yerini söylerim"

Bu insanların sorunu ne amk. Deliricem herkesin derdi para olmuş. 

“Küçük bayan açıkçası kayboldum ve hanımın ismini bilmiyorum. Hanın yakınlarında bi demirci olduğunu hatırlıyorum o yüzden size demirciyi sordum.”

“Bana ne bundan.”

Hay sikiyim

“Pes ediyorum.”

“3 zenitlik bir şeyler versen de olur.”

Paragöz orospu. Kesin kılıcımı gördü o yüzden zenit istiyor

“Ah öyle mi. Yanımda sadece üstümdeki kıyafetler var. Ceketimi satın almak ister misiniz.”

“Statlarına bakayım ona göre olabilir.”

Statlarına nasıl bakıyor ki bu 

“Analiz"

Voaaaa sanki üstünde bir etiket varmış gibi görünüyordu. Ha? O ney öyle

[Kanlı Yırtık Siyah Ceket]

Bu eşyanın hiçbir etkisi yoktur. Dilenci gibi davranırken işe yarayabilir.

Garip bir şekilde gülümsedim. 

“Kaybol.”

Hay sikeyim yine mi. Bekle ben kılıcıma stat gösterimi dersem cekette olduğu gibi özelliklerini gösterebilir değil mi? Evet evet denemekten zarar gelmez.

“Envanter kullanımı"

Aceminin kılıcını çekip çıkardım

“Analiz”

[Aceminin Kılıcı]

Bu kılıç Tanrıça Ryujinden bir armağandır.

Kılıç etkileri:

Güç: +7

Kullanım gereksinimi:

Güç +10

(Gereksinimler karşılanmazsa kullanımı zorlaşır.)

Kız kılıcıma bakıp duruyordu. Arkamı döndüm. Şerefsiz 

Değerini göremiyordum. Acaba demirci görebilir miydi. Zaten şu an kullanamıyorum satsam mı ki? Ama 10 güç bir şey değil ilerde kullanırım. Evet evet kalsın kesin kullanırım.

Envantere geri koydum.

Bir de bıçağım vardı. Çekip çıkardım.

“Analiz”

[Küçük Bıçak]

Belirgin bir özelliği yoktur. Deri yüzmek için kullanımı önerilir. 


Anlıyorum. Bunu avlanmak için kullanabilirim. Sorun avlanmak için maceracı olmam gerektiğiydi. Hayır bir dakika. Buna gerek yok tavşan avlayıp satabilirim sonuçta. Evet evet tavşan avlayayım. Şu envanteri kapatayım dikkatimi dağıtıyor.

“Envanter kullanımı"

Hadi şimdi tavşan avlamaya gidelim.

...

...

...

...

Nereye gidicem?

“Afedersiniz küçük bayan, acaba avlanmalık tavşanların nerede olduğunu söyleyebilir misiniz?

“10 zenit" 

AHHHHHĞĞHHHH sikik orospu

“Ama demirci için 3 zenit istemiştiniz.”

“Demirci tavşan sahası yolunda o yüzden ek ücret alıyorum.”

Delirmek üzereyin 

“Bana indirim yapabilir misiniz tatlı bayan?”

“Olur 8 zenit.”

“Sikicem param yok dönüşte veririm.”

“Veresiye kabul etmiyorum. Senin gibi zayıf birisi tavşanlara ölebilir.” 

“Ben ölümsüzüm seni küçük piç.”

“Eminim öyledir. Paran yoksa kaybol.” 

Oyunu Cehennem modunda oynuyorum resmen bu nasıl bir saçmalık nefret ediyorum senden Ryujin.

Bu sırada suratımdaki kurumuş kan benimle bütünleşmişti








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18420 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37643 Bölüm Sayısı


creator
manga tr