Bölüm 1 -Tanrıların karşılaması

avatar
217 0

Zoraki kahraman - Bölüm 1 -Tanrıların karşılaması


Suratıma çarpan rüzgar çok iyi hissettiriyordu. Sanki bütün dünyaya meydan okuyormuşum gibi hissediyorum. Karanlık gökyüzünde parlayan ay gözlerimi büyüledi. Şehrin ışıklarından yıldızları göremesem bile beni izlediklerini biliyordum. Bütün kainat sanki kararımı doğru buluyordu. 

Çalıştığım şirketin çatısındaydım. Bir yetim olarak büyüdüm, 28 yaşına kadar dayandım. Bütün hayatım boyunca yalnızdım. Daha fazla zorlamanın da bir  anlamı yoktu. Derin bir nefes aldım ve kendimi bıraktım. 

Rüzgâr nefret ediyor gibiydi benden. Gülümsemek istesem de yapamıyordum. Yeryüzünün iğrenç görüntüsüne bakmaktan sıkıldım. Sırtımı çevirdim. Gökyüzünün benimle konuştuğunu hissedebiliyordum. Sanki düşmek yerine yükseliyordum. Rüzgar sırtımdan itiyordu. Yıldızları görebiliyordum. 28 yıllık acıdan sonra gözlerimin yaşardığını hissedebiliyordum. 

“Sonunda, özgürüm.”

Hiçbir şey hissedemiyordum. Sanki boşluktayım. Nefes almıyordum, düşünmüyordum, ağlamıyordum, acı hissetmiyordum, küçümsenmiyordum.

“Nihayet bitti.”

Hafif bir gülümseme oluştu suratımda. O sırada nazik bir ses duydum.

“Henüz değil.”

“..”

Ne oluyor? Öldüğümden eminim?

“Sen kimsin"

Her yer karanlıktı, hiçbir şey göremiyordum ama karşımda birisi olduğundan emindim.

“Sana yaşattıklarım için üzgünüm. Bunu telafi etmek için geldim.”

Sesi çok nazikti, içimin ısındığını hissettim. 

“Ben ölmedim mi?”

“Öldün.”

“Şimdi ne olacak?”

“Seni başka bir dünyaya yollayacağım.”

Benimle dalga mı geçiyor bu. Yaşadığım onca şeyden sonra sanki tekrar yaşarım da.

“İstemem kalsın.”

“N-Ne diyorsun sen! Sana yeni bir hayat  vericem diyorum.”

“Yeterince yaşadım zaten istemiyorum.”

“Dalga mı geçiyorsun benimle? Ben senin yaratıcınım dediğimi yapmak zorundasın!”

“Yapmazsam ne olur?”

“Ruhunu silerim ve bir daha canlanamazsın.”

 “Olur.”

“N-Ne oluyor? Yaşamak istemiyor musun?”

“Hayır.”

Sonunda sustu. Ah sessizlik, ne kadar özlemişim bu duyguyu. Hiç durmayan bir yaşamdan kurtuldum. Kendimi çok mutlu hissediyorum.

“Hey!”

Yine aynı ses.

“Ne var ne istiyorsun?”

“Tekrar canlanman lazım üstlerimden emir aldım.”

“Banane bundan ben ölmek istiyorum.”

“Canlandıktan sonra ölmeyi deneyebileceğini söylediler.”

“Zaten öleceksem neden canlanıyorum ki? Salak mısınız siz?”

Canım yanmaya başlıyor, ne oluyor şimdi? Sanki vücudumun her yerine iğne batırılıyormuş gibi hissediyorum.

“Sen kiminle konuştuğunu zannediyorsun! Haddini bilmez velet!” 

Bu daha erkeksi bir sesti. Bütün hücrelerimin korkudan titrediğini hissettim. 

“Efendim lütfen sakin olun ben bu konuyla ilgilenirim. Sizin buraya gelmenize hiç gerek yoktu.

Sesi titriyordu. Tek dehşete düşen ben değilim anlaşılan.

“Yaşamak istemiyorum efendi bey. Bırakın da öleyim çok sıkıldım.”

“Delirdin mi sen efendiyle nasıl böyle konuşursun. Senin yaratıcın benim, bu yüzden benim de başım yanacak kes sesini.”

“Ben gidiyorum Ryujin. Çabuk şunu öteki dünyaya yolla daha yapılacak işlerimiz var.”

“Peki efendim hemen ilgileniyorum.”

Bu neydi şimdi. Sanki bir şirkette gibiyim. Sanki siktiğimin müdürü beni azarlıyormuş gibiydi. 

“Ryujin bence istifa etmelisin böyle bir şirkette çalışmana gerek yok.”

“Aptal ruh sen burayı kendi dünyan mı sanıyorsun. Ayrıca adımı saygısızca ağzına alabileceğini kim söyledi. Çok sinirlendim hiçbir şey de yapamıyorum. Ne inatçı çıktın sen de.”

“Çok uzadı bu mevzu sıkmaya başladı artık.”

“Evet çok haklısın. Hadi git dünyayı kurtar.”

“Ha?”

“Dünyayı kurtar dedim.”

“Deli misin lan sen nasıl yapayım bunu?”

“Sürekli oynadığın şu oyunlar gibi düşün. Level falan atlayıp statlarını güçlendir. Sonra gidip iblis lordunu yen. Bu kadar basit işte.”

“Oyun oynamaya mı yolluyorsun beni?”

“Hayır yaşadıkların gerçek, bu bir oyun değil. Seni yollayacağım dünya canavarlarla dolu. Ama senin oynadığın oyunlara benziyor. Özgürce yaşamını sürdüreceksin. İstediğin gibi yaşayabilirsin. Eninde sonunda iblis lordunu yeneceksin zaten bu senin kaderinde var.”

“Beni bu yüzden mi yollamaya çalışıyorsun?”

“Evet. İblis lordunu yendikten sonra ölmene izin vericem.”

“Hmm anladım.”

“O halde seni yolluyorum.”

“Hayır istemiyorum şimdi öldür gitsin. Çok zahmetli sürekli yaralanıp durucam ve insanlarla uğraşmam gerekicek. Istemiyorum.”

“AAAAAĞHHHHHH!!!!!”

Noluyor be. Delirdi bir anda.

“KES SESINI ARTIK. GIT İBLİS LORDUNU YEN. DAHA ÖNCE HIC BU KADAR SINIRLENMEMIŞTIM. SENI ÖLDÜRMEDEN ÖNCE RUHUNA IŞKENCE EDICEM. PIS MAHLUK. DEFOL KARŞIMDAN.”

“...”

“NE DURUYORSUN DEFOL DEDIM!”

“Nasıl gideceğimi bilmiyorum.”

“...”

“...”

O anda etraf aydınlandı ve kendimi yemyeşil bir ovada buldum. Biraz ileride bir yerleşke vardı. 

Takım elbisem hala üzerimde duruyordu. Yüzüme dokundum ama sakallarımı hissedemiyordum. Saçlarım da kısalmış gibiydi. Yerleşkeye doğru yürümeye başladım.







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18420 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37643 Bölüm Sayısı


creator
manga tr