“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Tales of Demons & Gods - Bölüm 255: Geçmiş ve Gelecek


Çevirmen: AllenWalker  Düzenleyen: Asile

 

Aziz Kurucu Ata Dağı’nın doğu tarafında, sayısız sarı kum tepesinden oluşan geniş bir çöl bulunuyordu.

 

Fırtına çıktığı zaman tüm bölgeyi sarı bir renk kaplıyordu.

 

Burada çevre koşulları son derece sertti ve üstüne bir de zaman zaman ortaya çıkan Şeytan Canavarlarından dolayı oldukça tehlikeli bir bölge olarak görülüyordu.

 

Ana dünyanın kendisi de çok genişti. Önceki hayatında Şanlı Şehir yok olduktan sonra şehir halkı doğuya doğru gitmeden önce Göksel Kader Yaylası’na uğramışlardı. Kar Rüzgarı Şeytan Canavarları’nın saldırısı eşliğinde Aziz Kurucu Ata Dağı’ndan geçerek Sonsuz Çöl’e gelmişlerdi.

 

Bu göç sırasında hayatını kaybeden insanların sayısı bilinmiyordu.

 

Nie Li Sonsuz Çöl’e kadar olan yolculukta yaşananları hala hatırlıyordu. Kendisini kurtarmak için Ye Ziyun hayatını kaybetmişti. Ye Ziyun öldükten sonra Nie Li'de ölmek istemişti fakat Ye Ziyun ona ölmeden hemen önce buradaki insanları korumasını söylemişti. Fakat Sonsuz Çöl’ün içlerine doğru ilerledikçe insanlar birbiri ardına ölmeye devam etmişti. Nie Li, Çöl Sarayı’na ulaşana kadar çevresindeki insanlar tek tek ölmüştü ve oraya ulaştığı zaman sadece kendisi hayatta kalmıştı.

 

Geçmiş yaşamını hatırlayınca yaşadığı her şeyin kader tarafından düzenlendiğini düşünmeye başladı.

 

Çöl kumuna ayak attığı anda Nie Li'nin gözleri sulanmıştı, kafasının içinde bir anda sayısız anı canlandı. Ye Ziyun'la ilk tanışmasını ve onunla yaşadığı ölüm kalım durumlarını hatırlıyordu. Ye Ziyun onu korkak bir insandan güçlü bir insana dönüştürmüştü.

 

Nie Li'nin hemen yanında bulunan Xiao Ning'er, onun bu garip ifadesini gördüğü zaman meraklı bir ses tonuyla "Nie Li, neden ağlıyorsun?" diye sordu.

 

Nie Li gözyaşlarını yüzünden sildi ve yanı başında Sonsuz Çöl’e bakmakta olan Ye Ziyun'a baktıktan sonra "Ning'er, bir insanın hayatı boyunca her zaman özel bir an ve özel bir insan vardır. Her ne kadar bu insan, kişinin hayatında kısa bir süre bulunsa da onunla birlikte yaşadığı o anı hayatı boyunca unutmayacaktır. Kişi geri kalan hayatını sadece bu an için yaşayacaktır. Bu anı hayatının hiç bir zamanında unutmayacaktır." dedi.

 

Nie Li'nin bu uzaklara dalmış halini gören Xiao Ning'er'in kalbine bir ağrı girmişti. Nie Li'nin bahsettiklerinden bir kaç anlam çıkarmıştı. 'Nie Li biliyor musun? Sen benim hayatım boyuca unutamayacağım bir anı oldun bile. Ejderha Kalıntıları Bölgesi’nde ayrı düşsek bile ben bu anı için yaşamaya devam edeceğim. Sana dair olan bütün anılarımı hiçbir zaman unutmayacağım.'

 

Xiao Ning'er'in gözlerinden yaşlar aktı. Her ne kadar kalbi acı dolu olsa da gülümseyerek "Nie Li bir anda bunlarda nereden çıktı? Sen Çöl Sarayı’nın buradan çok uzakta bulunmadığını söylemedin mi? Hadi hızlanma vakti." dedi.

 

Sözlerini bitirir bitirmez Xiao Ning'er arkasını döndü ve yürümeye başladı. Gökyüzünü altında bu güzel kumların üstünde sırtında büyük bir yalnızlık taşıyordu Xiao Ning'er.

 

Nie Li, Xiao Ning'er'in arkasından onu izlerken iç çekti ve yürümeye devam etti.

 

Ye Ziyun'un yanına geldiği zaman onun kaşlarını çatmış bir şekilde şaşkın bir ifadeyle Sonsuz Çöl’ü izlediğini fark etti. Ye Ziyun'un ne düşündüğünü anlayamadı.

 

Nie Li kafası karışmış bir ifadeyle Ye Ziyun'a "Ziyun, neler oluyor?" diye sordu.

 

Yanlarında duran Xiao Ning'er'de Ye Ziyun'un bu garip ifadesini görünce şaşırmıştı.

 

Ye Ziyun, kaşlarını daha da çattı. Sanki bir şeyler hatırlamak için kendisini zorluyor gibiydi.

 

Ye Ziyun kafasını kaldırdı ve "Biraz garip hissediyorum. Çöle adım attığım an kalbime bir ağrı saplandı. Aynı zamanda garip anılar gözümde canlanmaya başladı. Bana ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok." dedi.

 

Ye Ziyun'un sözlerini duyduğu anda Nie Li bir yıldırım tarafından vurulmuş gibi hissetti. Bu çok garip bir durumdu! Ye Ziyun, hayatında ilk defa Sonsuz Çöl’e gelmişti. Sonsuz Çöl’e geldiği anda neden böyle hissetmeye başlamıştı ki?

 

Nie Li, Ye Ziyun'u omuzlarından tuttu ve gergin bir şekilde "Ye Ziyun, ne hatırlıyorsun?" diye sordu.

 

Ye Ziyun boş boş başını sallayarak "Bu anıların neden benim kafamda ortaya çıktıklarını bilmiyorum. Hiçbir şey anlamadım. Bazı görüntüler geliyor, sanki şeytan canavarları tarafından kovalanıyoruz." dedi.

 

Nie Li bu sözler karşısında şok olmuştu. Neden Ye Ziyun önceki hayatında yaşadığı şeyleri hatırlıyordu ki? Amına koyduğumun yerinde neler oluyor? Ye Ziyun'da yeniden doğmuş olabilir miydi? Hayır, Uzaysal Şeytan Ruhu Kitabı olmadan geri doğmanın hiçbir yolu yoktu!

 

Bu gizemin büyük bir sır içerdiğini hissetti Nie Li. Ye Ziyun o güzel yüzüne bakarak endişeli bir ses tonuyla "Başka bir şey hatırlıyor musun?" diye sordu.

 

Ye Ziyun, daha fazla şey hatırlamak için elinden gelen en iyi şekilde çabalamaya başladı, kaşlarını çok fazla sıkmaya başladı. Bu anıların arasında kayboldu. Anıları daha fazla gün yüzüne çıkartmak istedikçe daha da garip hissetmeye başlıyordu. Ay ışığı altında sevdiği kişiye doğru ilerlerken elbiseleri çıkartmasıyla yeşim teni ışıktan dolayı parlamaya başladı...

 

Çıplak bir şekilde yanına doğru yürüdüğü sevgilisi... Nie Li'ydi...

 

Nie Li'nin elleri hafif bir dokunmayla bedenini dolaşmaya başladı. Daha sonra onu kucağına aldı. Ay ışığı altında Nie Li'nin kararlı yüzünü görünce kalbi çok hızlı bir şekilde çarpmaya başladı. Ye Ziyun ona çok derinden aşıktı. Bu karşılıklı hissedilen aşkla birlikte bedenleri birleşti...

 

Bedeninden geçen tuhaf hisle birlikte Ye Ziyun yumuşak bir ses tonuyla inledi. Fakat bir anda tüm bunların sadece hayal olduğunu fark eden Ye Ziyun'un yanakları vişne gibi kızarmıştı.

 

Nie Li endişeli bir şekilde Ye Ziyun'u izlerken onun kırmızı yanaklarına, güzel yüzüne ve pembe dudaklarına yakından baktığından dolayı onları ısırmak istedi. Ye Ziyun hala düşüncelere dalmış bir şekilde önünde bilinçsiz yatıyordu. Ye Ziyun'a bir şeyler olmasından korkan Nie Li endişeli bir şekilde ona iyice yaklaştı.

 

Aklında bir anda ortaya çıkan bu anılardan dolayı Ye Ziyun'un kalbi deliler gibi atmaya başladı. Daha sonra gözlerini açtı ve Nie Li'nin yüzünün kendisine çok yakın olduğunu görünce ne yapacağını bilemedi ve ona tokat attı.

 

Pa!!

 

"Seni sapık! Seninle bir daha asla konuşmayacağım!" dedi Ye Ziyun ve hızlı bir şekilde Nie Li'nin kollarından kurtuldu. Arkasını döndü ve yürümeye başladı. Nie Li'nin kafası neredeyse göğsüne değecek kadar yakınındaydı.

 

Ye Ziyun tarafından tokatlanan Nie Li şok olmuştu. Hiçbir şey yapmamıştı ki! 'Sapık' olarak hitap edilmesi gereken kişi odasına girip çıplak bir şekilde yatağına yatan Ye Ziyun'un ta kendisiydi.

 

Ye Ziyun'un bağırışını duyan Du Ze, Lu Piao ve diğerleri arkasını dönüp şaşkın bir şekilde duran Nie Li'ye bakmaya başladılar.

 

"Nie Li, Tanrıça Ziyun'a ne yaptın?" diye sordu Lu Piao. "Her ne kadar Tanrıça Ziyun, senin nişanlın olsa da, fazla acele etme." diye devam etti.

 

"Ben..." Nie Li'nin yüzünde umutsuzluğa kapılmış gibi bir ifade vardı. Açıkçası kendisi hiçbir şey yapmamıştı. Ye Ziyun'un neden böyle davrandığına dair hiçbir fikri yoktu.

 

Ye Ziyun kafasını öne eğmişti. Her ne kadar aklı yerine gelse de yanakları hala kırmızıydı, kalbi çok hızlı atmaya devam ediyordu. Nie Li'yi hiçbir sebep yokken tokatladığının farkındaydı ama yine de ondan özür dilemeyecekti. Neden bu görüntüler birden zihninde belirmişti? O sahneleri gördüğü zaman neden bu kadar garip hissetmişti? Daha önce Nie Li ile böyle bir şey yaşamış olmasının imkanı yoktu!

 

Acaba bunlar kalbinden geçen duyguların bir sonucu olabilir miydi? Ye Ziyun, elbiselerini Nie Li'nin hemen önünde çıkartışını bir kere daha hatırlayınca burada bulunan hiç kimsenin yüzüne bakamadı.

 

Ye Ziyun'u izleyen Nie Li'nin aklına birden bir fikir geldi. Acaba Ye Ziyun önceki hayatında yaşadığı şeyleri görmüş olabilir miydi? Nie Li, her ne kadar bu anıları hatırlamasına neyin sebep olduğunu merak etse de Ye Ziyun'un bu anıları hatırlamış olmasından dolayı mutlu hissediyordu. Ye Ziyun önceki hayatında yaşadıklarını hatırlarsa, Nie Li'nin ona karşı olan bu derin aşkını da hatırlayabilirdi.

 

Xiao Ning'er kafası karışmış bir şekilde Nie Li'ye baktı. Az önce olanların neden olduğuna dair en ufak bir fikri bile yoktu. Neden Nie Li bir anda bu kadar duygusallaşmıştı? Neden Ye Ziyun yanakları kızarmış bir şekilde Nie Li'yi tokatlamıştı? Üstüne bir de Nie Li ve Ye Ziyun anılarla ilgi konuşmuşlardı.

 

Xiao Ning'er meraklı bir ses tonuyla "Nie Li, Ye Ziyun'a az önce neler oldu?" diye sordu.

 

Nie Li, Ye Ziyun'a bir süre baktıktan sonra Xiao Ning'er'e döndü ve gülümseyerek "Ning'er, geçmiş ve gelecek hayata inanıyor musun?" diye sordu.

 

Nie Li'nin sözlerini duyan Xiao Ning'er biraz şaşırmıştı, hızlıca kendisini topladı ve "Evet, inanıyorum." dedi.

 

Xiao Ning'er'in cevabı karşısında Nie Li biraz şaşırmıştı.

 

Xiao Ning'er hemen arkasından "Bir süredir şüpheleniyordum zaten. Bazen bir ağacın önünde veya bir pencere kenarında otururken bu anı daha önce yaşadığımı hissediyorum. Her şeyin bir döngü içerisinde sonsuza kadar sürdüğünü düşünüyorum." dedi.

 

"Seninle tanışmadan önce, ailem beni istemediğim bir evliliğe mahkum etti. Rüyalarımda Aziz Aile’den Shen Fei ile evlendiğimi görüyordum. Daha sonrasında Karanlık Orman’a kaçtığımı gördüm. Oraya kaçtıktan sonra karanlık bir alanda acılar içinde yaşamaya başladım."

 

"Karanlık Orman’ın içinde sürekli olarak acı çektiğimi görmeye devam ettim." dedi Xiao Ning'er.

 

"Ta ki bir gün bir çocuk beni, bu sonu olmayan kabuslardan kurtarana kadar bu rüyaları görmeye devam ettim. O andan itibaren karanlık dünyam aydınlanmaya başladı. O andan sonra kendime bir yemin ettim, 'Hayatımı tehlikeye atsam dahi o genci koruyacağım.'."

 

Xiao Ning'er'in sözlerinden sonra Nie Li çok şaşırmıştı. Önceki hayatında Xiao Ning'er, Kara Şeytan Ormanı’na girmişti ve bir daha geri dönmemişti.

 

"Hala bu rüyayı görmeye devam ediyor musun?" diye sordu Nie Li.

 

Xiao Ning'er kafasını iki yana salladı ve "En son çocuğun beni kurtarmasından sonra başka rüya görmedim. Başka bir şey daha var gibiydi fakat çok net olarak hatırlamıyorum." dedi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 741

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17352 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23471 Bölüm Sayısı


creator
manga tr