"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Tales of Demons & Gods - Bölüm 246: Şeytan Taşakları Yahnisi


Çeviri: AllenWalker Düzenleme: RubyCrow

 

 

 

Allen: Böyle bölüm başlığımı olur .s.s

 

Her ne kadar burada bulunan uzmanlar Ejderha Kalıntıları Bölgesinde farklı tarikatların mensupları olsalar da onların hepsi Minik Dünya da doğmuşlardı. Bundan dolayı aralarında bir bağ bulunuyordu.

 

 

Altılıdan beyaz sakallı yaşlı bir uzman üzüntülü bir ses tonuyla "Minik Dünya’da bulunan Şeytan Klanının ana dünyada ki Şeytan Tanrısı Tarikatı tarafından kışkırtılması sonucu ana dünyanın dışında yaşayan insan klanından ve daha birçok klandan birçok uzman katledildi. Bu olaydan dolayı ana dünyada on bin yıldır yetenekli dahiler bulmakta zorluk çekmiştir... Sadece diğer birkaç tane bölgede, Hayal Bulutu Bölgesi gibi, birkaç tane yetenekli uzman çıktı. Fakat bu dahilerin hiçbiri bizim mensup olduğumuz tarikatlarda çok fazla fark oluşturamadılar. Bunlar sadece ateşe atılan ıslak odunlara benzetilebilir." dedi.

 

Siyah cüppeli uzman gülerek "Ejderha Kalıntıları Bölgesi çok geniştir, genç nesiller arasında illa ki yetenekli dahiler bulunur. Bu korkun oldukça yersiz. Şeytan Tanrısı Tarikatı şu anda çok güçlü bile olsa bizim tarikatlarımız birleştikten sonra onların çıkaracağı sıkıntının bize bir zararı olmayacaktır." dedi.

 

"Bu yönden düşününce dediğinin doğruluğuna katılıyorum." dedi beyaz sakallı uzman.

 

"Merak ediyorum da bu yarışmacılardan hangisi Cehennem Bölgesinin Efendisinin gözünü takılmayı başarabildi." diye sordu güzel hatun siyah cüppeli uzmana bakarak.

 

Siyah cüppeli uzman Cehennem Bölgesinin Efendisiydi. Cehennem Bölgesinde yaşayan insanların hepsi bu bölgeyi Cehennemin Efendisinin yönettiğini düşünüyordu, fakat gerçek bu değildi. Cehennem Efendisi sadece bu bölgeyi yöneten sekiz kişiden birisiydi ve bu grubun yüzü olmayı kabul etmişti.

 

Bu yedi uzman çeşitli ırklardan yetenekli gençleri alarak, bu gençlerin İlahi Tüyler Tarikatı gibi diğer başka tarikatlara girmelerini sağlıyorlardı.

 

Kadının sorduğu soruyu duyduktan sonra Xiao Yu'da Cehennemin Efendisinin kararını merak ettiğinden dolayı ona bakmaya başladı.

 

Cehennemin Efendisi bir süre düşündükten sonra "Şu adı Nie Li olan çocuğu seçtim." dedi.

 

"Oh!" Cehennemin Efendisinin cevabından sonra güzel kadının yüzünde umut dolu bir şaşkınlık oluştu. "Her ne kadar dediğin çocuğun yazıt desenler hakkında ki bilgisi çok derin olsa da yetenek konusunda hala şu beyaz cüppeli gencin gerisinde kalıyor. Beyaz cüppeli çocuğun yeteneği kabul edilemez bir seviyeye ulaşmış. Eğer tahminlerim doğruysa o çocuk Üstün Fiziğe sahip." dedi.

 

Diğer beş uzmanda Cehennemin Efendisinin vardığı karardan dolayı şaşırmışlardı. Onlara göre beyaz cüppeli genç seçilebilecek en iyi katılımcıydı.

 

"Cehennemin Efendisi o genci seçmediğinden dolayı benim Cennetin İşareti Tarikatım o genci alıyor." dedi güzel hatun.

 

Cehennemin Efendisi duygusuz bir ses tonuyla "En yetenekli genci seçmek gibi bir düşüncem yok. Nie Li'de kabul edilebilir bir yeteneğe sahip." diye karşılık verdi.

 

Her ne kadar diğerleri Cehennemin Efendisinin neden bu karara vardığını bilmeseler de onun söylediklerine karşı çıkmadılar.

 

Uzmanlardan beyaz saçlı olanı güzel hatuna dönerek "Cehennemin Efendisi kararını söylediğine göre sıra Cennetin İşareti Tarikatında. Ling Yun beyaz cüppeli genci mi seçiyorsun?" diye sordu.

 

"Eğer o genci seçmezsem benim iki kişiyi seçmeme izin verir misiniz?" diye karşılık verdi Ling Yun dudaklarını ısırarak.

 

"Oh! Cennetin İşareti Tarikatı da mı beyaz cüppeli genci seçmekten vazgeçiyor?" geri kalan uzmanlar şaşırmış bir ifadeyle Ling Yun'a bakmaya başlamışlardı.

 

Onlar biraz önce Ling Yun'un beyaz cüppeli genci seçeceğine eminlerdi. Sonuçta katılımcılar arasında en iyi potansiyele sahip olan kişi bu beyaz cüppeli gençti.

 

"Benim yaşımda bir bayanın böyle yakışıklı bir genci seçmesinin sonucunda arkamda dedikoduların döneceğinden korkuyorum. Ben şu gencin arkasında duran iki kızın potansiyellerin oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. Neden bu iki kızı bana vermiyorsunuz?" dedi ve gülümseyerek devam etti Ling Yun, "İki kız öğrenci alırsam onlarla samimi bir şekilde konuşabileceğimi düşünüyorum." dedi.

"Ling Yun iyi hesap yapmışsın. Bire karşı iki, kabul edilebilir bir durum." dedi beyaz saçlı uzman ve devam etti "Ling Yun kararını çoktan vermişsin bizim bu karara karşı diyecek lafımız yok." dedi.

 

"Görünüşe göre bu beyaz cüppeli genç benim Gizli Bulut Tarikatıma geliyor."

 

"O zaman ben bir de Kara Ejder Kan bağına sahip genci seçiyorum."

 

Kara Cehennem Kulesinin içinde Nie Li ve diğerleri kendilerini sırayla seçen bu uzmanların varlığından habersizlerdi.

 

Zaman geçtikçe Celastial Qilin'in dayanıklılığı kara alevlerin yaydığı sıcaklıktan dolayı gitgide azalmaya başladı. Ağzını açtı ve sinirli bir ses tonuyla "Sizi küçük bok parçaları, eğer götünüz yiyorsa gelin ve benimle savaşın. Sizi paramparça edişime şahit olun amına koduğumun çocukları sizi!!! Benimle yüz yüze savaşmaya cesareti olamayan sizi orospu çocukları böyle yavşakça teknikler kullanıyorsunuz!!!" Celastial Qilin nefes bile almadan küfretmeye devam etti.

 

Allen:RİP Celastial Qilin...

 

"Daha önce senin kadar ağzı bozuk bir şeytan canavarıyla karşılaşmamıştım." dedi Du Ze tedirgin bir şekilde. Böyle ağzı bozuk bir Celastial Qilinle bir anlaşmaya yapmak zorunda mıydı?

 

Nie Li, Celastial Qilin'in bu küfürleri nereden öğrendiğini merak etti. fakat bu konu hakkında fazla düşünmedi. Sonuçta bir Celastial Qilinle karşılaşmanın ne kadar az bir olasılıkta olduğunun farkındaydı.

 

Celastial Qilin bir, bir buçuk saat boyunca hiç durmadan küfretti. Korkunç Kara Alevler yanmaya devam ettikçe ortaya pişirilmeye çalışılan bir Celastial Qilin varmış gibi sahne çıkmaya başladı. Her ne kadar Celastial Qilinin bedeni çok sağlam olsa da kara alevlerde sıradan alevler değildi.

 

Nie Li çok sakin bir ifadeyle "Bu zaman zarfı içinde eğitiminize devam edin. Celastial Qilin'in kavrulması çok uzun sürmez." dedi.

 

Şeytan Canavarı daha fazla ateşlere dayanamadı ve "Velet, şartları tekrar konuşmak ister misin?" diye sordu.

 

"Önce kanını ver daha sonra konuşuruz." dedi Nie Li. "Aksi takdirde ortada konuşulacak bir şey olmayacak." diye de devam etti.

 

Celastial Qilin, Nie Li'nin cevabını duyduktan sonra ökfeli bir şekilde kükreyerek "Kanımı sana vermeyeceğim!!! Eğer ben burada yanarsam siz benim şeytan ruhumu almakta başarısız olacaksınız. Ben ölmeden önce ruhumu yok edeceğime yemin ediyorum." dedi.

 

"Kafana göre takıl!" dedi Nie Li omuz silkerek. "Senin şeytan ruhunu elde edemezsek de çok üzülmem. Senin benim ırkımdan çok fazla uzmanı öldürmenin intikamını almış olurum. Her ne kadar ruhunu elde edemeyişimiz büyük bir kayıp olsa da senin bedenin her bir parçası bir hazine değerinde. Şeytan pulları, Şeytan Pençeleri, Şeytan bıyığı, Şeytan taşakları*** ve daha niceleri.. Hatta duyduklarıma göre senin taşaklarının çok iyi bir kullanım alanı varmış..." dedi.

 

Nie Li'nin sözlerinden sonra Ye Ziyun ve Xiao Ning'er'in yüzleri anında kızarmıştı. Ve istemsizce "Nie Li çok kaba." diye düşündüler.

 

Lu Piao meraklı bir yüz ifadesiyle Nie Li'nin yanına yaklaştı ve kulağına "Şeytan Taşakları mı? Onlar tam olarak ne oluyor? Gerçektende iktidarsızlığa çözüm oluyorlar mı? Onları nasıl pişiriyoruz? Kızartarak mı? Haşlayarak mı?"

 

Xiao Xue, Lu Piao'ya bakarak "Eğer gerçekten öyle bir şey varsa onları Lu Piao'ya yedirebilirsiniz." dedi.

 

Xiao Xue'nun sözlerinden sonra Nie Li, Du Ze ve diğerleri garip bir yüz ifadesiyle Lu Piao'ya bakmaya başladılar ve gülmemek için kendilerini zor tuttular.

 

Lu Piao neler olup bittiğini anlamadan önce kafası karışmış bir ifadeye sahipti. Anladığı zamanda ise hızlı bir şekilde "Hey! Benim herhangi bir sıkıntım yok sadece meraktan sordum. Ben daha fazla şeytan taşaklarını istemiyorum. Sizin olabilir." dedi.

 

Celastial Qilin karşısında duran veletlerin konuşmalarını duyduktan sonra ayaklarını birleştirmeye başladı. "Sizi gidi arsız orospu çocukları!! Şimdi gerçekten kızdım!! Ben ölsem bile taşaklarımı almanıza izin vermeyeceğim!!!" diye kükredi.

 

Lu Piao Celestial Qilin'e garip bir şekilde bakarak "Kabul ölmeden önce taşaklarını ve ruhunu parçala." dedi.

 

Lu Piao'nun sözlerinden sonra grup daha fazla kendilerini tutamadı ve kahkaha atmaya başladı. Lu Piao gerçektende çok acımasızca konuşmuştu.

 

Celastial Qilin'in yüzü griye dönmüştü. Neden böyle arsız veletlerle karşılaşmıştı ki? Celastial Qilin bu konuşmalardan sonra doğal olarak kendisinin öldüğünü ve taşaklarının bu gençler tarafından alınışını hayal etmeye başladı. Şu anda içinde bulunduğu psikolojik durum tarif edilemezdi. Kendisi gibi ilahi bir şeytan canavarının sonun böyle olması gerçektende çok kötü bir durumdu.

 

Neden yetişkinlik çağına ulaşamamıştı? Neden buraya hapsedilmişti ki?

 

Eğer burada hapsedilmeseydi Nie Li ve diğerlerinin elinden bu kadar kötü sonla karşılaşmış olamayacaktı!!

 

Geçmiş zamanlarda çok sayıda uzmanı özellikle Yarı Tanrı Seviyesindeki sayısız uzmanı çılgınlar gibi katletmişti. Eğer yüz uzman öldürdükten sonra onların çekirdeğini geliştirmek için özümsemiş olsaydı şu anda Göksel Kader Alemine girmiş olurdu. Fakat o bunu yapmamıştı ve çıldırmış deli bir adam gibi sürekli öldürmeye devam etmişti ve sonucunda bu Kara Cehennem Kulesine hapsedilmişti. O günden sonra bir daha hiç gün yüzü görmemişti ve bu kara alevlerin arasında hapsedilmiş bir şekilde yaşamaya başlamıştı. Şu anda Nie Li ve grubu tarafından alay konusu olmuştu. Bu durum ****'düzlüğe çıkan bir kaplanın köpek tarafından alay konusu olmasına benziyordu.

 

Kötü bir şekilde öldürüldükten sonra çok daha kötü bir şekilde taşaklarının alınışına hayal ettikten sonra Celastial Qilin daha fazla direnmeye çalışmadı. Kısık bir ses tonuyla "Yenilgimi kabul ediyorum. Bir kere daha şartları konuşalım." dedi.

 

"Konuşulacak bir şey yok demedik mi? Kanını bize teslim et. Yoksa öleceksin." dedi Lu Piao.

 

"Tamam. Ama ilk önce şu yazıt deseni iptal edin." dedi Celestial Qilin.

 

"Anlaştık." dedi Nie Li ve yazıt desen düzenini iptal etti.

 

Celastial Qilin "Kanımı neye aktaracağım?" diye sordu.

 

"Bunu kullan." dedi Nie Li ve uzaysal yüzüğünden bir şişe çıkarıp ileri doğru fırlattı.

 

Celastial Qilin, Nie Li'nin yazıt desen düzenini istediği zaman tekrar oluşturabileceğini bildiği için daha fazla beklemeden kanı şişeye boşalttı.

 

"Şeytan kanım burada. Ruh Mührünü nasıl oluşturmayı düşünüyorsun?" diye sordu Celastial Qilin.

 

"Şeytan Kanını kullanarak bedenin üzerine Ruh Mührünü çizeceğim." dedi Nie Li.

 

"Madem benim bedenimim üzerine çizeceksen neden bana doğru gelmiyorsun?" dedi Celastial Qilin kalbinde heyecandan kuduruyordu fakat dışından çok sakin gözüküyordu.

 

"Elbette geleceğim. Fakat ilk önce kanı bana doğru fırlat. Celastial Qilin kanı oldukça değerli bir hazine. Senin bedenin dönüştükten sonra daha fazla elde edemeyeceğim. Bizim Ruh Mührü oluşturmadan önce birkaç şişe kan depolamamız lazım." dedi Nie Li. Nie Li nasıl olurda Celastial Qilin'in neyi planladığının farkında olmazdı ki?

 

Nie Li'nin söylediklerinden sonra Celastial Qilin öfkeli bir şekilde "Kesinlikle olmaz. Bizim şeytan kanımız çok değerlidir. Siz veletler nasıl bu kadar kaba olabiliyorsunuz?" dedi. Celastial Qilin, Nie Li'nin kafasında olan biteni tahmin edemiyordu ve bundan dolayı kanını bu kadar kolay bir şekilde ona vermeye istekli değildi.

 

Lu Piao, Celastial Qilin'e bakarak "Şişeyi buraya fırlat aksi takdirde taşaklarınla vedalaşmanı öneririm." dedi.

 

Celastial Qilin şu anda çok depresif moda girmişti. Onun en çok nefret ettiği şey şu andan sonra kesinlikle taşaklarıyla tehdit edilmek olacaktı!!

 

Gözlerini Nie Li'nin üstünde kilitledi ve teslim olmuş bir ifadeyle kan şişesini ileri doğru tekmeledi.

 

Kan şişesi Nie Li ile Celastial Qilin'i tam ortasında durmuştu. Aralarında sadece üç metre vardı. Celastial Qilin kafasını kaldırdı ve "Kusura bakmayın çok fazla kuvvet kullanamadım. Daha fazla şişeye ulaşamıyorum gelip almanız lazım." dedi.

 

 

 

 

***Allen: Çin gelenek göreneklerine göre hayvanların taşaklarının iktidarsızlığa iyi geldiğine inanılırmış. İngilizceye çeviren öyle demiş bana bir şey demeyin.

****Allen: Çince bir deyimmiş. Dağlarda yaşamakta olan kaplanın düzlüğe indikten sonra çok fazla dezavantajı oluyormuş ve bundan dolayı ise köpekler onunla dalga geçebiliyormuş.

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1333

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 943

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 704

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 683

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 575

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 461

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 212

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 198

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 76

Site İstatistikleri

  • 17698 Üye Sayısı
  • 480 Seri Sayısı
  • 23832 Bölüm Sayısı


creator
manga tr