"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Tales of Demons & Gods - Bölüm 132: Katar


 

Çeviri: Allenwalker Düzenleme: Accoladia

 

 

Nie Li, Uzun Dişli Pandayla birleştiği zaman boyu iki metreye yaklaştı. Onun görünüşü nazik bir pandaya benziyordu. Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderinin otoriter görünüşüyle kıyaslandığında bu iki şeytan ruhunun arasındaki fark yerle gökyüzü arasındaki farka benziyordu.

 

Uzun Dişli Panda mı?

 

Karşılaşmayı izleyen öğrencilerin hepsi şok olmuştu. Onlar Nie Li’nin Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderin karşısında Uzun Dişli Pandayla birleşeceğini düşünmemişlerdi.

 

O bu karşılaşmaya komedyen olarak mı katılıyor acaba?

 

Uzun Dişli Panda şeytan ruhları arasında en güçsüz yaşam biçimi olarak görülüyordu. Uzun Dişli Pandanın en güçlü halini baz alırsak maksimum Bronz Seviyeye ulaşabilirdi. Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderini düşünürsek eğer onun bulunduğu seviye Altın Seviyenin en üst kısmıydı. Bu ejderlerin en güçlüleri ise Efsane Seviyeyle güç bazında kafa kafaya kapışabilecek kapasiteye sahiplerdi.

 

“Bu sıradan bir Uzun Dişli Panda değil. Siz çocuklar onun görünüşüne aldanmayın. Bu Uzun Dişli Panda geçen ki turnuvada Aziz Ailenin bir çok dâhisini yenmeyi başardı.”


Öğrencilerin içinden birkaçı Aziz Ailenin ev sahipliği yaptığı turnuvayı izlemişti ve Nie Li’nin Uzun Dişli Pandayla neler yapabildiğine bizzat şahit olmuşlardı.

 

“Bu Uzun Dişli Panda olağanüstü olsa bile ne olmuş yani? Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderi yenmeyi başarabilir mi? Bu nasıl bir şakadır!”

 

Nie Li’nin Uzun Dişli Pandayla birleşmesinden sonra o hala sakin bir şekilde olduğu yerde bekliyordu. Onun bakışları önündeki Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderine kitlenmişti.

 

“Hahahah!! Velet, bu senin şeytan ruhun mu? Sen benimle dövüşebilmek için Uzun Dişli Pandayla mı birleşiyorsun? Sen basitçe düşüncesiz bir bebesin.” Ye Han bu cümleleri kurduktan sonra gururlu bir şekilde kahkaha attı. Onun kalbinde Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderi en güçlü şeytan ruhuydu. Nie Li bu karşılaşmada onu yenebilmek için Uzun Dişli Pandayla birleşmişti. Bu nasıl bir şakadır!!

 

Nie Li sakince “Dövüşten sonra kimin daha düşüncesiz olduğuna karar veririz.” Dedi.

 

Nie Li’nin Tanrı Seviye gelişim kapasitesine sahip şeytan ruhları arasında Uzun Dişli Pandayı seçmesinin bir sebebi vardı. Kabusun İblis Çömleğinin içindeki şeytan ruhları arasındaki mücadelede baskın çıkan şeytan ruhu kendisinden güçsüz şeytan ruhlarını sindirir ve hayatta kalırdı. Çömleğin içindeki birleşim sürecinin sonunda Nie Li çömleğin için çok güçlü şeytan ruhlarını koydu ve en son Uzun Dişli Panda sağ kurtuldu. Bu da demek oluyordu ki Uzun Dişli Pandanın şu anki formu en mükemmel formuydu. Bu olaydan sonraki karşılaşmalarda Uzun Dişli Panda onu gerçekten de hayal kırıklığına uğratmamıştı.

 

“Gerçekleri yaşamadan gerçekleri kabul etmeyeceksin gibi duruyor. Kişisel olarak yeteneklerine göz atacağım.” 

 

Ye Han kısık sesli bir şekilde homurdandı. Onun büyük kuyruğu Nie Li’ye doğru harekete geçti. Kuyruğunun ucundaki çekiç şeklindeki topak kısım havayı yırtarak Nie Li’ye ilerledi bundan dolayı havada patlayıcı sesler oluşmaya başladı.

 

Kendisine sallanan kuyruğu gören Nie Li yerde yuvarlandı aynı zamanda kuyruğu takip etti.

 

BOOMM!!!

 

Kuyruk yere çarptığında çarpmadan dolayı bir patlamaya sebep oldu. Her tarafı toz kapladı. Tozlar dağıldıktan sonra yerde büyük bir krater açıldı ve bu kraterin şekli çekicin ucunu andırıyordu.

 

“Senin hareketlerin beklediğimden hızlı çıktı.” dedi Ye Han. O asla önünde duran bu aptal Uzun Dişli Pandanın hareketlerinin bu kadar hızlı olacağını düşünmemişti. Nie Li onun kuyruğunu engellediğinde Ye Han sadece onun gölgesini görebildi.

 

BOOOM!! BOOOM!!BOOOOM!!

 

Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderi kuyruğu sürekli Nie Li’nin olduğu tarafa sallıyordu ve yeri sürekli bombardımana tutuyordu.

 

Nie Li sürekli onun hareketlerinde kaçıyordu ve ona karşı hiç karşı saldırıda bulunmuyordu. Ye Han’ın saldırıları sürekli gelmeye devam ediyordu ve bu saldırı modeli herhangi bir açık bulmayı zorlaştırıyordu. Onun çekiç şeklindeki kuyruğu bir aşağı bir yukarı hareket ediyor sürekli Nie Li’nin olduğu tarafa ilerliyordu. Nie Li dikkatsiz davranıp da çekiç kendine vurursa, şu anki gücüyle, üzerindeki hasar bir hayli ağır olurdu.

 

Şu anda Altın Seviye uzmanlar arasında Ye Han’ın dövüş yetenekleri açıkça olağanüstüydü. Onun Şanlı Şehrin bir önceki en büyük dâhisi olduğuna dair en ufak bir şüphe yoktu.

 

Nie Li kendisine gelen saldırıları engellerken bir yandan da Ye Han’ın hareketlerinde bir açık arıyordu. Ye Han bu süre boyunca biraz sabırsız gözüküyordu. Onun şu anda sahip olduğu Üç Yıldız Altın Seviye gücün karşısındaki Beş Yıldız Gümüş Seviyeyi rahat bir şekilde yenmeye yeteceğini düşünüyordu.

 

Fakat, tahminlerinin dışında, Nie Li onun elinden sanki bir hamam böceği gibi kaçıyordu. Onun her bir atağı Nie Li tarafından engelleniyordu.

 

Fakat, bu durum Ye Han’ın kafasının bir süreliğine karışmasına sebep oldu ardından kendini sakinleştirdi. Sonuçta O, geçirdiği uzun yolculuğu sırasında sayısız karşılaşmaya katılmıştı. Onun kalbi nasıl olurda böyle küçük bir mesele için hızlanabilirdi ki?

 

“Görünüşe göre seni yanlış değerlendirmişim. Fakat benimle karşılaştığın sürece tek bir sonuç ortaya çıkacak o da senin benim karşımda yenilmen!!” Ben aramızdaki farkın ne kadar büyük olduğunu sana göstereceğim.” diye bağırdı Ye Han. Onun vücudundaki altın pullardan kırmızı ışıklar yayılmaya başladı. Kısa bir süre geçtikten sonra ağzından kalın bir ateş sütununu andıran alevler püskürttü.

 

Ejderin Kızgın Alevleri!!

 

Ye Han’dan yayılan sıcak hava dalgasını fark ettikten sonra Nie Li çoktan bu saldırı karşısında kendisini hazırlamıştı. Ejder kabilesi her zaman ateş üfleme kabiliyetine sahip şeytan canavarlarıydı.

 

“Kozunu bu kadar hızlı mı öne sürüyorsun? O zaman bende aynısını yapacağım!!”


Nie Li ağzını açtı ve bir süyah bir beyaz küre olmak üzere iki küre ağzından bir merkez etrafında dönerek Ye Han’ın alev sütuna doğru ilerlemeye başladı.

 

BOOOOM!!!!

 

Bir merkezin etrafında dönen küreler ateş sütununa doğru hızlanarak ilerledi ve sonunda iki saldırının karşılaştığı anda büyük bir patlama meydana geldi.

 

Patlamadan dolayı oluşan şok dalgası yaklaşık olarak on metrelik bir alanı kapladı. Ejderin Kızgın Alevleri her yöne olmak üzere dağılmaya başladı.

 

Bu nasıl bir korkunç güçtür böyle!!

 

Ye Han şok dalgasından dolayı uçmaya baladı ve yaklaşık bir düzine metre ilerde yere çakıldı. Yere çarptıktan sonra nefes alma ritme kötüleşmeye başladı. Ağzını büyükçe açarak nefesini düzenlemeye çalışıyordu. Çünkü o alevler tarafından işaretlenmişti ve kötü bir duruma düşmüştü. Onun altın pulları siyah beneklerle kaplanmıştı.

 

Nie Li bu duruma karşı hazırlanmış olsa da onun durumu da çok iyi değildi. Yin Yang Bombasını gönderdikten sonra bir düzine metre geriye çekilmişti. Fakat alevler ona ulaşmayı başardı ve onun vücudunda yanık izlerine sebep oldu.

 

Yin-Yang bombasının gücü çok güçlü olabilirdi. Ejderin Kızgın Alevleriyle birleşince patladı ve onun gücü bir kaç kat daha arttı. Nie Li’nin beklediğinden daha güçlü bir hale geldi.

 

Sonuç olarak Yin Yang bombası alevlerle birleşirse gücü birkaç kat daha artıyordu.

 

Yin Yang bombasının Ejderin Kızgın Alevleriyle temasından sonra oluşan patlama uzakta bulunan öğrencileri bile etkilemişti. Patlamanın oluşturduğu şok dalgası bir çok öğrenciye ulaştı ve bu öğrencilerin çığlık atmasına sebep oldu. Sadece gelişimi iyi olan öğrenciler bu şok dalgasını engellemeyi başarabilmişti.

 

Etraftaki tozlar geçtikten sonra öğrenciler savaş alanına baktı ve gördükleri karışışında şaşırmışlardı. Cennetler!! Bu güç nasıl bir güçtür! Kara Altın Seviye yaklaşan uzmanlar böyle bir gücü açığa çıkarabilirler miydi acaba? 

 

Bu iki adam çok korkutucu!!

 

Ye Han nefesini şiddetli bir biçimde tutuyordu, gözleri soluk ama açık ve gözlerinde şok ve rahatsızlık parıltısı vardı. Zaten genç nesiller arasında en güçlü dahi olmasına rağmen yirmi yaşında Üç Yıldız Altın Seviyeye ulaşmıştı Önünde duran bu on dört yaşındaki adam nasıl olurda güç bakımından onunla kapışabilirdi?

 

O bugün herkesin takdirini kazanmıştı. Bu elemana herkes saygıyla bakıyordu. Bugün ise yüzünün yandığını hissediyordu. Onun şu anda oturduğu bir numaralı dahi koltuğu bugün Nie Li tarafından altında alınacaktı.

 

Babasının Nie Li’ye neden bu kadar iyi davrandığını merak ediyordu. Bu yetenekle gelişimine devam ederse bu eleman büyük ihtimalle Şanlı Şehrin Efsane Seviyeli Şeytan Ruhçusu olacaktı. Şanlı Şehrin kaderini elinde tutan bir kişi olacaktı. Eğer Nie Li, Efsane Seviyeye ulaşırsa Ye Zong’un Şehir Lordu pozisyonu Nie Li’ye hiçbir zorluk çıkarılmadan aktarılacaktı. Aynı zamanda eğer Nie Li, Ye Ziyun’la evlenmek isterse Kar Rüzgarı Ailesinin bu düşünceye karşı çıkacağını düşünmüyordu.

 

Ye Han yumruklarını sıkıca kapattı. Kalbindeki öfke neredeyse dışarı püskürecekti.

 

Dolayısıyla tüm çabalarım boşa gidecekti. 

 

Ye Han, Ye Zong’un onu Şehir Lordu konağına getirdiği zamanı hatırladı. O büyüleyici avluyu gördüğü an Ye Han kendi kendine bu şehrin tek sahibi olacağına dair söz vermişti. Aynı şekilde Ye Ziyun’u gördüğü ilk andan beri onu kendi karısı yapacağına dairde söz vermişti.

 

Fakat tam şu anda onun tüm hayalleri yıkılıyordu.

 

Ye Han’ın gözleri kıpkırmızı bir hal aldı. Benim olanı elimden kimsenin almasına izin vermeyeceğim!!

 

Roaaaarrrr!!

 

Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderi şimdiye kadarki attığı en öfkeli kükremesini attı. Sanki bir yanardağ patlıyormuş hissi veriyordu.

 

Ye Han’ın kükreme duygusunu hisseden Nie Li onun kalbindeki öfkeyi anlamıştı. Fakat o kızgın olsa bile ne fark eder ki? Eğer sana ait olmayan bir şeyler varsa ona sahip olmak için güç kullanmanın bir anlamı yoktu!!!

 

Ye Han bir adım attıktan sonra yerde örümcek ağına benzer çatlaklar oluştu. Bastığı yerdeki taş parçalarının bazılar toz haline gelmişti. Aniden Ye Han’ın dönüşmüş bedeninden sivri uçlu parçalar çılgınca parlayarak çıkmaya başladı.

 

Ye Han’ın bu hareketlerini görünce Nie Li bile şaşırmıştı. Nie Li bile Ye Han’ın Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderin gücünü tüm potansiyeliyle kullanabileceğini düşünmemişti. O gerçekten de bu ejderin ilk mutasyonunu gerçekleştirmişti.

 

Bir Şeytan Ruhçusu şeytan ruhuyla birleştiğinde vücutlarında ruh gücüde birbiriyle birleşirdi. Bu Şeytan Ruhunun değişmesine sebep olurdu ve farklı bir yönde evrimleşmesini sağlardı. Evrimleştikten sonra Şeytan Ruhunun gücü çok fazla artardı ve bu mutasyondan dolayı yeni yetenekler edinirdi. 

 

Bir mutasyon birleştikten belli bir süre sonra ulaşır ve mucizevi bir şekilde kontrol edilemez bir hale gelirdi. Bundan dolayı Nie Li şeytan ruhlarını nasıl mutasyona uğratacağını bilse bile o Gölge İblisi ve Uzun Dişli Pandayla kısa bir süre önce birleştiği için henüz bu iki şeytan ruhunu mutasyona uğratamamıştı.

 

Sıradan bir Altın Seviye uzman sadece bir mutasyona uğratabilirdi ve sadece yarım saat boyunca mutasyona uğramış şeklini kullanabilirdi.

 

Ye Han’ın şu anki gücüyle mutasyona uğramış formun muhafaza edilmesi biraz güç gibi görünüyordu. Bundan dolayı onun akıl sağlığı biraz bozulmuş gibi duruyordu aynı zamanda gözlerinin kırmızı bir hal almasına neden olmuştu.

 

“Mutasyona uğradıktan sonra ne kadar güçlendiğine bakmama izin ver bakalım!!” diye homurdandı Nie Li. Ruh bölgesini manipüle etti. Neredeyse bir anda ruh gücü dalgaları Uzun Dişli Pandanın bedeniyle bütünleşti. 

 

Ye Han durduğu yerden aniden zıpladı ve ellerini Nie Li’den tarafa uzattı. 

 

Nie Li soğukkanlı bir sesle hırladı ellerinde bir çift muşta ortaya çıktı. Bu bir çift katar Göksel İşaret Ailesinin hazine odasından alınmış olan muştalardı.

 

BOOOOMMMM!!!

 

Nie Li’nin tuttuğu yumruğu Ye Han’ın yumruğuyla çarpıştı. Çarpışmadan dolayı oluşan ruh gücü dalgası Nie Li’yi birkaç düzine metre geriye uçurdu. Daha sonra yere yapıştı. Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderiyle birleşen Ye Han'a gelirsek, yumruğunda çok fazla sayıda yaralar oluştu.

 

Ruh Silahları Şeytan Ruhları karşısında kullanılabilecek en güçlü silah tipiydi. Savunmacı şeytan ruhları ailesine mensup olan Altın Boynuzlu Yeryüzü Ejderinin savunmasını bile kolayca kırabilirdi.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1300

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1107

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 917

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16563 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22349 Bölüm Sayısı


creator
manga tr