Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Tales of Demons & Gods - Bölüm 178: İsyan


 

Çevirmen: AllenWalker Düzenleyen: Dunklesplatz

 


"Yeğen Ning'er gerçekten güzel ve çekici. Merak ediyorum da onun gelişim seviyesi nedir acaba?" diye sordu Nie Hai. Daha önce Xiao Ning'er'in Shen Fei'yi yendiğini duymuştu bu yüzden böyle bir soru sormuştu.


Bir çok Patrik hala Nie Hai'nin etrafında duruyorlardı. Nie En ve diğer kıdemlilerle sohbet etmelerine rağmen bir kulakları da Nie Hai ve Xiao Yunfeng’in oradaydı.


Xiao Yunfeng Xiao Ning'er'e gözleri parlayarak baktı, nazikçe gülümseyerek "Kızım şu anda İki Yıldız Altın Seviye bir uzman. Büyük ihtimalle kısa zaman içinde Üç Yıldız olmayı başaracaktır."


Xiao Yunfeng'in söylediklerini duyan çevredeki Patriklerin hepsi çok şaşırmıştı. Daha önce Xiao Ning'er hakkında ki dedikoduları duymuş olsalar da aniden bunun gerçek olduğunu duymaları şaşırmalarına sebep olmuştu. O gerçekten de bu genç yaşta İki Yıldız Altın Seviye uzman olmayı başarabilmiş. Ning'er bu gelişim kapasitesiyle genç nesiller arasında ilk üçe girmeyi rahat bir şekilde başarabilirdi.
Nie Hai'nin kaşları seğirmişti. Xiao Ning'er bu potansiyelle Nie Li'nin eşi olsaydı gerçekten güzel olurdu. Eğer Şehir Lordunun kızıyla evlenemezse Ning'er ile evlenmesi çokta kötü olmazdı. Dahası onun geleceği oldukça iyi olacaktı bu yüzden görünüşe çok fazla takılmak biraz mantıksız olabilirdi.


Nie Hai hala Nie Li'ye nasıl bir eş bulacağını düşünüyordu. Gülümsedi ve "Nie Li sürekli sorun yaratıyor. Ning'er onun arkadaşı olduğu sürece ona dikkat ederse sevinirim. Eğer zamanın olursa benim Göksel İşaret Ailemi daha fazla ziyaret etmelisin." dedi.


Nie Hai evlilik durumunu açmak istemiyordu çünkü Nie Li hala bir karara varamamıştı evlilik konusunda.


Ning'er nasıl olurda Nie Hai'nin ne demek istediğini anlamamış olabilirdi ki. Yanakları biraz kızarmıştı. "Teşekkürler amca. Ben kesinlikle sizi ziyaret edeceğim." dedi.


Xiao Yunfeng, Nie Hai ve diğer Patrikler sohbet etmeye devam ediyorlardı. Göksel İşaret Ailesinin bir aristokrat aile olmasına rağmen hiç kimse onlara aristokrat aileymiş gibi davranmaya cüret edemiyordu.


Nie Li'nin oturduğu yerde,


Ye Xiu, Nie Li'ye baktı ve "Nie Li, bu ziyafete senin sahip çıkmanı istiyorum. Sen ne dersin?" diye sordu.


Şeytan Canavarı Sürüsünün saldırısının yeni bitmesinden dolayı Nie Li'nin burada bulunan birçok Patriğin gözünde ki prestiji en tepeye varmıştı. Patrikler Nie Li'yi bu başarıdan sonra yeniden değerlendirip onun konumunu gözlerinde değiştirmişlerdi.


Nie Li, Ye Xiu'ya baktı. Nie Li'de bu konu hakkında aynı fikirde gibi duruyordu. Kafasını onaylama anlamında salladı ve "Madem fikriniz bu yönde severek kabul edebilirim." dedi.


Ye Xiu nazik bir şekilde gülümsemişti. Böyle büyük bir fırsat karşısında, yaklaşık olarak beş veya altı bin uzmanın katıldığı bir ziyafete ev sahipliği etmek, Nie Li hiç tereddüt etmeden kabul etmişti. Fakat durumu tekrar değerlendirirsek Nie Li diğer genç çocuklara hiç benzemiyordu. Ona çocuk demek ne kadar doğruydu acaba.


Salondaki kabalıktan yayılan gürültü iyice artmıştı, uzmanların hepsi kendi arasında sohbet etmeye devam ediyordu.


Fakat Nie Li, Ye Xiu ve Ye Shuo hala ziyafeti resmi olarak başlatacak herhangi bir harekette bulunmuyorlardı. Onlar sabırlı bir şekilde uzmanların sohbetlerini bitirmelerini bekliyorlardı.


Sonuçta, ziyafet ne kadar uzun sürerse, Ye Zong'un görevi için o kadar zaman kazanmış oluyorlardı.


Ye Zong tarafı da harekete hazır hale gelmişti. Bir, bir buçuk saat sonra Kar Rüzgarı Ailesinden bir kaç uzmanla birlikte yola çıkacaklardı. Muhtemelen Aziz Ailede ki davete katılacak bütün uzmanlar salona girdikten sonra, Ye Zong'da harekete geçecekti. En dikkat ettikleri konu, Aziz Aileden davete katılanların bu durumdan hiç haberinin olmaması lazımdı.


Aziz Ailenin salondaki durumu biraz üzücüydü. Sadece Aziz Aileden insanlar birlikte sohbet ederek şaraplarını içiyorlardı. Başka aileden uzmanlar onların yanına gitmeye çekiniyor gibi duruyorlardı.
Sonuçta Aziz Aile, Kar Rüzgarı Ailesinin gözetimi altındaydı ve bu durumu genel olarak herkes biliyordu. Bundan dolayı diğer Ailelerin Patrikleri onların yanına gitmeye çekiniyorlardı. Eğer Aziz Ailenin yanına gitmiş olsalardı onlarında Kar Rüzgarı Ailesine karşı bir şeyler planladığı fikri oluşmaz mıydı? Üstüne bir de Aziz Ailenin geçmişte yaptığı zorbalıklar da vardı. Zaten diğer ailelerin onlara karşı kötü sözler etmemesi oldukça nazik bir davranış değil miydi?


Fakat salonda bu durumu pek takmayan bir tek kişi vardı o da Huyan Ailesinin lideri Huyan Xiong'du.
Huyan Xiong yanında bir şişe şarapla birlikte gülümseyerek yürümeye başladı. "Kardeş Shen birlikte içmeyeli uzun bir zaman oldu. Ye Zong'un ayarladığı bu daveti fırsata çevirelim ve birlikte içelim. Hadi, şerefe!" dedi.


"Kardeş Huyan çok nazik." dedi Shen Hong ve yüzeysel bir gülümseme sergiledi. Ama kalbinde gülümseye dair hiç bir belirti yoktu. Bardağı aldı ve direk kafaya dikti.


"Bu ne kadar güzel bir içiştir. Bir bardağa daha ne dersin? Beyler, Kardeş Shen'in bardağını bir daha doldurun." gülümseye devam etti Huyan Xiong.


Kar Rüzgarı Ailesinin gözetimi altıdayken diğer ailelerin Patrikleri onlarla iyi ilişkiler içinde bulunmaktan korkuyorlardı. Onlarında Aziz Aileyle birlikte iş birliği içinde olduğu düşünülürse  kim bilir neler olurdu. Sadece Huyan Xiong bu duruma dikkat etmiyordu. Sonuçta Huyan Ailesinin Kar Rüzgarı Ailesine karşı olan sadakatini bilmeyen yoktu. Kar Rüzgarı Ailesinin Huyan Ailesinin Aziz Aileyle birlikte çalıştıklarına dair şüpheleri asla olmazdı.


Huyan Xiong’le birlikte şarap içerken Shen Hong aniden sinir bozucu bir şeylerin olduğunu hissetti. Bu ziyafetle ilgili bir şeyler yanlıştı ama neyin yanlış olduğunu da bilmiyordu.


Shn Hong'un aklında büyük bir soru işareti oluşmuştu. Ye Zong ölmedi mi? Eğer Ye Zong öldüyse bu ziyafet yeni Patriği seçmek için hazırlanmıştı. Fakat büyük ihtimalle Kar Rüzgarı Aİlesi bu kadar kısa zaman içerisinde yeni Patriklerini seçememişlerdi. Eğer Ye Zong ölmediyse bu ziyafetin tek bir anlamı vardı o da Aziz Aileyle olan konuyu tamamen kapatmak istiyorlardı.


Aziz Ailenin burada bulunan uzmanlarından dolayı eğer Kar Rüzgarı Ailesi Aziz Aileyi ortadan kaldırmak isterse Ye Zong kesinlikle kendisini gösterecektir. Ye Zong'un kendisini göstermediği taktirdi Ye Han gerçekten de doğru söylemiş olacaktı.


Fakat neden Huyan Xiong'un yüzünde üzgün bir ifade yoktu? Sonuçta Huyan Xiong'un Ye Zong'un ölümü hakkında bilgisi olmalıydı.


"Sizin ne planladığını görmek istiyorum." diye düşündü Shen Hong içinden. Soğuk bir ifadeyle şarabını içmeye devam etti.


Hava sonunda kararmıştı, karanlık tüm şehri etkisi altına aldı.


Şanlı Şehrin diğer bölgeleri sessizliğe bürünmüştü fakat Şehir Lordunun Konağındaki bütün ışıklar hala yanıyordu.


Şu anda Şehir Lordunun Konağında ziyafet salonu hariç diğer bölgeler sıkı bir gözetim altındaydı. Tüm muhafızlar tüm zırhlarını kuşanıp nöbet tutuyorlardı. Muhafızların elinde oklar, mızraklar, dev kalkanlar vardı ve hepsinin gözünde soğuk bir öldürme niyeti saklıydı.


Şehir Lordu Konağının ana kapısına gri cüppe giymiş bir adam koşarak gelmişti. Muhafızlar tarafından durdurulduğu zaman yüzüne garip bir ifade yerleşmişti.


"İçerden birine bakmaya geldim."


"Burası Şehir Lordunun konağı statüsü olmayan insanlar elini kolunu sallayarak giremez." dedi muhafız soğuk bir ifadeyle.


"Ben Patriğimize bir şeyler söylemek için geldim." dedi gri cüppeli adam.


"Sen hangi ailedensin?"


Adam gözlerini yuvarladı ve endişeli bir ses tonuyla "Huyan Ailesi." dedi.


Muhafız grubu birbirine bakmaya başladı. Daha sonra "Bizi takip et seni Patriğin yanına götüreceğiz." dedi.


"Teşekkürler. Bu yadigar bizim ailemizin simgesi." dedi ve elinde ki ruh sikkesini iki muhafıza doğru uzattı.


İki muhafız ruh sikkeleri aldı ve sakin bir ses tonuyla "Bizi takip et." dediler.


"Tamam, tamam." dedi gri cüppeli adam ve gülümsedi.


İki muhafız gri cüppeli adamla birlikte yürümeye başladı. Uzun bir koridordan geçtikten sonra karanlık bir bahçeye geldiler.


"Beni nereye götürüyorsunuz? Burası hiçte ziyafet salonun yoluna benzemiyor." dedi gri cüppeli adam. Konuşmasını bitirdikten hemen sonra muhafızlardan birisi adam ağzını tuttu ve diğer muhafız adam beline kılıcını geçirdi. Adam muhafızın kolları arasında debelenmeye başladı fakat gözleri yavaş yavaş karardı daha sonra nefes almayı bıraktı.


"Hmph! Aziz Ailedeki isyancıların hepsi ölmeyi hak ediyor! Kendini Huyan Ailesindenmiş gibi gösterip bizi kandırmaya çalışırsın ha! Seni tanımayacağımızı mı düşündün? Geri zekalı!! Aziz Ailedeki her bireyin görünüşü bütün muhafızlar tarafından ezberlenmiştir!!"


İki muhafız cesedin üstünü karıştırmaya başladı fakat sonun hiç bir şey bulamadılar. Bu adam sadece haberleri iletmek için gelmişti. Ziyafet başlamadan önce Şehir Lordu tüm muhafızlara ziyafet başladıktan sonra giriş çıkışları kapamaları için emir vermişti. Eğer Aziz Aileden birisi ziyafet başladıktan sonra içeri girmek isterse tereddüt etmeden öldürme emri almışlardı.


Hava alacakaranlıktı. Havadaki sis bile etraftaki öldürmeye niyetiyle dolup taşıyordu.


Şehir Lordu Konağının ziyafet salonundan gürültü gelmeye devam ediyordu. Ailelerdeki uzmanların hepsi birbirleriyle sohbet ediyorlardı.


Huyan Xiong ve Shen Hong bir kaç düzine şarap bardağını bitirmişlerdi. Huyan Xiong aniden kahkaha atmaya başladı. Kahkaha atarken ruh gücü serbest kalmıştı ve elindeki bardağı yere düşürmüştü. Bardak anında parçalarına ayrılmıştı.


Bu ani sesten dolayı normalde sessiz olan Aziz Ailenin uzmanları şaşkınlık geçirmişti. Aziz Ailenin uzmanları aniden ayağa kalktı ve uzaysal yüzüklerinden silahlarını çıkardı. Bir anda etraf silahların parıltısıyla aydınlanmaya başladı ve ortam bir anda gerildi. Buraya gelmeden önce Shen Hong ailesindeki bütün uzmanlar ziyafet başladıktan dikkatli olmaları için uyarmıştı. Kar Rüzgarı Ailesinin kendilerine karşı bir saldırıya geçebileceklerini söylemişti. Bundan dolayı sürekli elleri tetikte bekliyorlardı. Huyan Xiong'un bu ani hareketinin Kar Rüzgarı Ailesine bir işarete olacağını düşünmüşlerdi ve direkt olarak silahlarına davranmışlardı.


Etraftaki diğer ailelerin uzmanlarının bakışları direkt olarak Aziz Ailenin uzmanlarının üstüne kilitlenmişti. Uzmanları her biri bu sahne karşısında şok geçirmişlerdi. Neden Aziz Ailenin uzmanları bir anda silahlarına davrandılar ki? Çeşitli ailelerden uzmanların yüzüne bir gülümseme konmuştu.
Ziyafet Salonundaki ortam bir anda gerilmişti.


Huyan Xiong tamamen ne olduğunu bilmez bir tavırla güldü ve "Gerçekten iyi içtin kardeş Shen. Seni takdir ediyorum. Takdir ediyorum."  Huyan Xiong ne olduğuna anlam verememiş bir ifadeyle bakmaya başladı. Gözleri Aziz Ailenin uzmanlarının üstünde kayıyordu. "Ohh? Kardeş Shen, Senin Ailenin uzmanlarının bu davranışı nedir? Neden silahlarınızı çektiniz?"


Huyan Xong onlarla oynuyordu. Shen Hong bu duruma sinirlenmişti. Onun soğuk bakışları uzmanların üstüne döndü ve "Beyler siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Neden silahlarını çektiniz? Burası Şehir Lordunun Konağı, Şehir Lordunun verdiği ziyafettesiniz. Neden bu kadar heyecanlı davranıyorsunuz?" dedi.


Aziz Ailenin Uzmanları silahları geri kaldırıp oturmaya başladılar.


Huyan Xiong gülerek "Aziz Ailedeki kardeşlerimden gerçekten çok korktum. Neden ziyafette silahlarını çektiler ki? Bu hareketten dolayı onların bir isyana kalkışacağını düşünseydik neler olurdu acaba? Fakat Aziz Aile isyan çıkartır mıydı ki? Tabi ki çıkartmazdı. Bu dünya üzerinde şu ana kadar yapılmış en büyük şakadır büyük ihtimalle. Aziz Ailenin isyan etmekte ki çıkarı ne olabilirdi ki?"

 

Dn: Selamın Aleyküm arkadaşlar uzunca bir aradan sonra geri geldik hem de güzel geldik inşaAllah  bu topludan sonra haftalık 3-4 er bölüm arayla sabit bir şekilde devam edeceğiz inşaAllah. Bir önceki bölümlere yorum yapan herkese hem kendim hem çevirmen arkadaşlarım adına çok çok teşekkür ediyorum. Bu toplu bölümlerinden sonra güzel yorumları buraya taşımaya devam edeceğim şuan çok yoğun olduğumdan kusuruma bakmayın. Bu arada fazla sövmeyin yeni gelen çevirmen arkadaşlarla beraber bir sistem kuracağız nasipse, üzmeyecez sizi :DD


İyi okumalar. Lütfen yorum yapıp bizi mutlu etmeyi unutmayın.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 742

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17357 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23479 Bölüm Sayısı


creator
manga tr