Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Tales of Demons & Gods - Bölüm 173: Öfkeli Vuruş


 

Çeviren: AllenWalker  Düzenleyen: Dunklesplatz

 

Güneş ışıkları yavaşça etrafı aydınlatmaya başlamıştı. Ye Ziyun uyandığı zaman Nie Li biraz ilerde bağdaş kurmuş pratik yapıyordu. Akşam yaptıklarını hatırlayınca yüzü kıpkırmızı oldu. Nie Li'ye doğru baktı ve onunla artık nasıl yüz yüze geleceğini düşündü.

 

Sessizce elbiselerini giymeye başladı. Elbiselerini tam giymek üzereyken Nie Li arkasını döndü ve nazik bir şekilde gülümseyerek "Uyandın mı?" diye soru.

Ç.N: Piç :)

 

O anda Ye Ziyun dondu kaldı. Tamamen giyinmemişti ve iki eliyle açıkta kalmış yerlerini kapatmaya çalıştı fakat hepsini tam kapatamadı. "Nie Li, seni sapık..."

 

Ye Ziyun bir yastık aldı ve Nie Li'ye doğru fırlattı.

 

Kıyafetleri dağılmıştı. Elbiseleri tam giyemediği için eliyle göğüslerini kapatmaya çalışmıştı ve göğüslerinin sıkıştırılmış görünüşü onu daha da çekici yapmıştı. Tüm bunlara bir de karın bölgesinin beyazlığı daha da güzel bir görüntü ortaya çıkartmıştı.

 

Nie Li yastığı hızlıca yakaladı ve gözlerini kapattı. "Yatağıma çıplak bir şekilde yatan kimdi acaba? Sapık olan ben mi oldum şimdi?" dedi ve gülümsedi. Ye Ziyun'u bu kadar sinirli görmek her zaman gerçekleşen bir olay değildi.

 

"Ben..." Ye Ziyun insanların yüzüne daha fazla bakamayacağını düşünüyordu. Dün gece nasıl şeyler düşünmüştü de böyle bir şey yapmıştı? "Nie Li, eğer bir kere daha dün gece hakkında konuşursan, seninle bir daha konuşmam." dedi.

 

Ye Ziyun'un utangaç halini görünce gülümsedi ve omuzlarını silkerek "Tamam, bir daha asla bu konu hakkında konuşmayacağım." dedi Nie Li.

 

Ye Ziyun kıyafetlerini giydi ve kızarmış yüzüyle hızlıca odadan çıktı. Çıkarken kafası başka yerdeydi. Ye Ziyun, Nie Li'nin diğerleri gibi olduğunu düşünmüştü. Bir kere istediklerini aldıkları zaman o şeye karşı ilgilerini kaybederlerdi. Eğer böyle bir şey olsaydı Ye Ziyun, Nie Li'ye olan borcunu da ödemiş olurdu fakat olaylar hiç istediği gibi gitmemişti. Nie Li tüm gece yanında yatmıştı.

 

Ye Ziyun bu durum karşısında biraz şaşırmıştı, Nie Li neden kendisini bu kadar çok seviyordu? Ning'er'den daha çok seviyordu. O, Ning'er'le daha fazla vakit geçirmişti. Neden Ning'er değil de kendisini daha çok seviyordu?

 

Bu durum kendisini biraz şaşırtmıştı. Fakat ne olursa olsun Nie Li babasını kurtarmıştı. Eğer bir gün bu iyiliğin karşılığını isterse her ne isterse istesin tereddüt etmeden isteğini yerine getirecekti.

 

Kanatlı Ejder Ailesi;

Xiao Ning'er'in bedeni savaştan sonra iyileşip geri döndüğünden beridir eski haline göre daha iyi bir gelişim gösteriyordu. Ayrıca gelişim seviyesi atılım yapacakmış gibi duruyordu. Yıldırım Ejderi Tekniğinin çok güçlü olduğunu kabul etmişti. Gelişim seviyesi İki Yıldız Altın Seviyesinin zirvesine çıkmıştı ve yakında Üç Yıldız Altın Seviye olacaktı.

 

Her gün, ruh bölgesi çevredeki ruh gücünü çılgınca absorbe ediyordu. Hızı basitçe söylemek gerekirse şaşırtıcıydı.

 

Nie Li'nin kendisine ne tür bir gelişim tekniği verdiğini hayal etmesi zordu. Xiao Ning'er, Yıldırım Ejderi tekniğiyle Altın Seviye duvarını* kırmanın zor olmayacağını düşünüyordu. Belki Efsane Seviye duvarını bile kırmayı başarabilirdi.

Dn: Büyük ihtimal Altından Kara Altın seviyesine geçerken olan duvardan bahsediyor.

 

Xiao Ning'er pencereden dışarıyı izlerken aklına Nie Li'nin gülümsemesi gelmişti. Gülümsedi ve 'Nie Li şu anda ne yapıyor acaba?' diye düşündü.

 

Bir hizmetçi hızlı bir şekilde içeri girdi ve "Küçük hanım, Patrik sizi görmek istiyor?" dedi.

 

"Tamam." dedi ve kafasını onaylama anlamında salladı. Ayağa kalktı ve Kanatlı Ejder Ailesinin ana salonuna doğru yürümeye başladı.

 

Kanatlı Ejder Ailesinin Ana Salonu;

Xiao Yunfeng ve altı kıdemli sandalyelerinde oturuyordu. Xiao Ning'er içeri girince altı kıdemlide ayağa kalktı ve saygılı bir şekilde Ning'er'e bakarak gülümsediler.

 

Xiao Ning'er bu altı kıdemliyle Mor Sis Bitkisi hakkında ki tartışmalarını hatırladı. Yüzünde soğuk bir ifade vardı. Ning'er, Xiao Yunfeng'e doğru baktı ve "Baba, benimle konuşmak istediğin mesele nedir?" diye sordu.

 

Altı kıdemli Xiao Ning'er'in onlara cevap verme konusundaki isteksizliğini görünce, utangaç bir şekilde gülümsediler. Fakat içlerinde öfkeli dahi olsalar da dışarıya yansıtamazlardı. Xiao Ning'er'in çoktan İki Yıldız Altın Seviye olduğunu duymuşlardı. Bu hızda bir gelişim kapasitesi Kanatlı Ejder Ailesinin tarihinde bir ilkti. Bu hızdaki bir gelişim kapasitesine sahip olunca Efsane Seviye olmak sadece zaman meselesi olarak görülüyordu.

 

Durumlar böyle olunca gelecekte Efsane Seviye uzman olacak bir kişiye nasıl olurda karşı çıkabilirlerdi ki?

 

Xiao Yunfeng önce altı kıdemliye baktı daha sonra Xiao Ning'er'e döndü. Kalbi neşeyle doluydu. Xiao Ning'er'in daha önce yaşananlardan dolayı bu altı kıdemliyle uğraşmak istememesi şaşılacak bir durum değildi.

 

"Ning'er biz bir karar aldık. Yaşımız kemale erdi. Bundan dolayı Patrik Pozisyonunu sana devretmek istiyorum. Ne dersin?" dedi Xiao Yunfeng nazik bir şekilde gülümseyerek. Kanatlı Ejder Ailesinin tarihinde hiç kadın Patrik olmamıştı fakat Ning'er söz konusu olunca bir istisna yapmak şart olmuştu. Sahip olduğu yetenekten dolayı kimse bu duruma karşı çıkmamıştı.

 

"Baba, Patrik Pozisyonuna karşı bir ilgim yok. Ben sadece eğitimime odaklanmak istiyorum." dedi. O babası gibi olmak istemiyordu, çok fazla insanla uğraşmak sıkıntı bir durumdu. Özellikle kötü niyeti olan insanlarla uğraşmayı hiç istemiyordu. Ning'er'in tek istediği şey sevdiği kişiyle birlikte sonsuza kadar huzurlu bir şekilde yaşamaktı.

 

"Madem istemiyorsun söylediklerimı unut gitsin." dedi Xiao Yunfeng. Doğal olarak Xiao Ning'er'i bu konu hakkında zorlamak istemiyordu. Şu anda, Ailenin içinde Xiao Ning'er'e istemediği şeyleri yapmaya zorlayacak güç kimsede yoktu.

 

"Yeğenim Ning'er, biz aramızda ufak bir muhabbet ettik. Göksel İşaret Ailesindeki dahi olan Nie Li'yi tanıyor musun? Şu anda onun gücünün astronomik seviyelere ulaştığını duyduk, hatta Simyacılar Derneği bile onun söylediklerini dinliyormuş.  Senden 'Simyacılar Derneği bize bir iyilik yapabilir mi' diye sormanı istiyoruz." dedi Xiao Yi.

 

Xiao Ning'er buz gibi bir ifadeyle Xiao Yi'ye baktı ve "Kıdemli Xiao Yi, acaba Mor Sis Bitkisini Nie Li'den geri isteme konusunu hatırlıyor mu? Şimdi ise gidip ona yalvarmamı mı istiyorsunuz?" dedi.

 

"Bu...." Xiao Yi çok utanmıştı. "O zamanlar onun kimliğini bilmiyordum. O zaman Mor Sis Bitkisini onun için aldığından dolayı onun sana borcu var değil mi?"

 

"Borç mu? O benim hastalığımı tedavi etti. Ben hala onun borcunu ödeyemedim. Ben kesinlikle böyle bir şey yapmayacağım. Eğer bu kadar çok yalvarmak istiyorsan git kendin yalvar." dedi Xiao Ning'er.

 

Xiao Ning'er'in kendisine söyleyecek laf  bırakmamasından dolayı Xiao Yi içinden öfkelenmişti fakat dışarı vurmaya cesaret edemedi. Sadece özür dilemeliydi ve "Yeğenim Ning'er, sinirlenme. Sadece olabilir mi diye sordum. Eğer istekli değilsen hiç söylemedim farz et."

 

Tam Xiao Yi susmuştu ki bir ses tüm salonda yankılandı.

 

"Xiao Ning'er, seni sefil kadın. Sen gerçekten de arkamdan bir adamı baştan çıkartıp beni sap gibi ortada mı bıraktın. Aziz Ailemin bu kadar basit bir şekilde zorbalığa maruz kalacağını mı düşündün? Bugün, Kanatlı Ejder Ailesinin bana bu konu hakkında bir açıklama yapmasını istiyorum!" diye bağırdı Shen Fei.

 

Shen Hong'un herhangi bir soruna sebep olma ikazına rağmen Shen Fei kendini daha fazla tutamayacak gibi duruyordu. Xiao Ning'er'in ailesinin yanına döndüğü öğrendiği an direk buraya gelmişti. Aziz Ailesinin öz torunlarından birisi olmasına rağmen nişanlısının başka bir adamla kırıştırmasına nasıl göz yumabilirdi ki?

 

Shen Fei'nin söylediklerini duyan Xiao Ning'er'in yüz ifadesi direk buz soğukluğuna geçiş yaptı. Shen Fei'ye sinirli bir şekilde bakarak "Shen Fei, burası Kanatlı Ejder Ailesinin Ana Salonu, buradan dayak yiyip gitmek istemiyorsan derhal kaybol gözümün önünden!" dedi.

 

"Beni mi döveceksin? Görünüşe göre senin Kanatlı Rüzgar Ailenin cesareti biraz artmış. Kanatlarınız biraz büyüyünce direk nişanı mı bozmaya çalıştınız? Yok öyle bir dünya." dedi ve en yüksekte büyük bir sandalyede oturan Xiao Yunfeng'i eliyle işaret edip "Xiao Yunfeng, Aziz Ailem Kar Rüzgarı Ailesinin soruşturmasına tabi tutulurken bile senin Kanatlı Ejder Aileni ortadan kaldırabilir."

 

Xiao Yunfeng, Xiao Yi'ye gözünün ucuyla baktı sinirlenmesine engel olamamıştı. Eğer geçmişte Xiao Yi onu zorlamasaydı şu anda Xiao Ning'er'i Shen Fei ile nişanlandırmamış olacaktı. Şu anda ise Aziz Aile Xiao Ning'er'in Shen Fei ile nişanlanmasını istiyordu.

 

"Bay Shen Fei, bu meselenin hala tartışılması gerekiyor. Ben, Patrik Shen Hong'a bilgi vermek için bir kaç adam yollayacağım. Sizin gitmenizi öneririm." dedi Xiao Yunfeng. Bunları söylerken yüz ifadesi çok ciddiydi ve heybetli bir aura bedeninden yayılıyordu.

 

"Hmph! Xiao Yunfeng sen benim buradan sadece senin sözlerinle mi gideceğimi düşündün? Bugün Aziz Ailemin yanına Xiao Ning'er ile birlikte gideceğim aksi takdir de benim elimde acı çekeceksiniz." dedi.

 

Shen Fei'nin sözlerini duyan Xiao Ning'er'in iki eli de yumruk halini almıştı. Şu anda sinirden bedeni titriyordu. Bu evlilik anlaşması onun çok acı çekmesine sebep olmuştu ve onun hayatını kül grisine çevirmişti. Karanlıkta sayısız kere gözyaşı dökmüştü. Nie Li'nin kendisini bu acıların hepsinden azat edinceye kadar hayatı çok kötüydü. Şu anki yeteneğiyle, ailesindeki kıdemlilerin ona bu konuda baskı yapacak gücü kalmamıştı. Fakat bu seferde Shen Fei peşini bırakmıyordu.

 

Xiao Ning'er, Shen Fei'ye bakıp soğuk bir ses tonuyla "Shen Fei bugün senin rakibin ben olacağım. Eğer beni yenirsen Aziz Aileye seninle birlikte geri döneceğim. Eğer kaybedersen, hmph, kusuruma bakma. Seni bir daha görmek istemiyorum." dedi.

 

"Hahaha! Komik şey seni. Xiao Ning'er benimle tek başına mı karşılaşmak istiyorsun. Sen çıldırdın falan mı?" dedi Shen Fei Xiao Ning'er'e bakarak. Yüzündeki ciddi ifadeyi gördükten sonra Xiao Yunfeng ve diğer altı kıdemliye baktı. "Onun ne söylediklerini duydunuz. Eğer ben yenersem hiçbiriniz karışmayacak bu ikimiz arasında bir mesele oldu artık." dedi.

 

Roaaarrrr!!

 

Shen Fei direk dönüşüm geçirmeye başladı ve Kızıl Siyah Kaplanla birleşti. Nie Li ile savaşından sonra kalbine bir korku yerleşmişti. Şimdi her kimle savaşırsa savaşsın saldırmadan önce direk olarak şeytan ruhuyla birleşiyordu. Şu anki gücü eskisiyle kıyaslanamazdı. Çoktan Bir Yıldız Altın Seviyeye ulaşmıştı, üstüne bir de Kızıl Siyah Kaplanı eklersen, Ye Han, Nie Li ve bir kaç kişi dışında akranları arasından kimseye kaybetmeyeceğini düşünüyordu. Xiao Ning'er gibi bir kadını yenmek basit bir şeydi.

 

"Bugün bazı ailelerin infazını gerçekleştireceğim." Zalim siyah alevler etrafı kapladı.

 

Sıcak hava dalgası tüm salona etki etmişti.

 

Xiao Ning'er, Shen Fei'ye baktı. O Shen Fei'nin Bir Yıldız Altın seviye gücünde olmasını beklemiyordu üstüne birde çok güçlü savaş tekniklerine sahip Kırmızı Siyah Kaplana sahipti. Shen Fei'nin onun teklifini bu kadar çabuk kabul etmesine şaşırmamak gerekirdi.

 

Fakat;

 

Xiao Ning'er'in bedeni çok hızlı bir şekilde değişim geçirmeye başladı ve  Cennetin Yıldırım Serçesiyle birleşti. Ansızın gözleri kamaştıran bir ışık yayıldı.

 

Xiao Ning'er'in Cennetin Yıldırım Serçesiyle birleşmesine Xiao Yunfeng ve diğer altı kıdemli bile şaşırmıştı. Havada yanıp sönen ışıklar onların bile baskı hissetmesine sebep olmuştu. Daha önceden Xiao Ning'er'in bu kadar güçlü bir şeytan ruhuyla birleştiğini düşünmemişlerdi.

 

Shen Fei şeytan ruhuyla birleştikten sonra bu karşılaşmanın cepte olduğunu düşünmüştü. Fakat, beklentilerinden tamamen farklı bir şekilde Xiao Ning'er'in Altın Seviye olduğunu hatta bir de çok güçlü Cennetin Yıldırım Serçesiyle birleştiğini öğrendi.

 

Booom!! Boooom!!! Booooommmmm!!

 

Yıldırım okları havadan Shen Fei'nin vücuduna doğru düşmeye başladı. Bu baskı Shen Fei'nin bedeninin biraz uyuşmasına sebep olmuştu.

 

Shen Fei zar zor karşılık verebilmişti. Xiao Ning'er'in gücü beklentilerinden daha fazla çıkmıştı. Öfkeli bir şekilde kükredi ve ağzından kızıl ateşler fırladı.

 

Kızıl ateşler Xiao Ning'er'e doğru yol alırken Xiao Ning'er'in ifadesi bir anda sakinleşmişti. Shen Fei gibi bir insan, iyi bir yeteneğe sahip olsa bile, çok fazla çalışmıyordu ve aylak aylak etrafta dolaşıyordu.

 

Cennetin Yıldırım Serçesi kanatlarını çırptı, kalın bir yıldırım oku gelen kızıl alevlere doğru ilerlemeye başladı.

 

Booom!!!

 

Yıldırım, kızıl alevlerle çarpıştı, anında yıldırım kızıl alevleri parçalamıştı ve durmadan Shen Fei'ye doğru yol almaya başlamıştı.

 

Bu mutlak bir galibiyetti. Shen Fei'nin gücü Xiao Ning'er'in gücünden daha düşüktü.

 

Her ikisinin de Altın Seviye olmasına rağmen Shen Fei'nin gücü akranları arasında üst seviyelerde yer alsa da Xiao Ning'er'in gücünün yanında sönük kalmıştı.

 

Yüksek seste bir patlama sesi ana salonda yankılandı ve Shen Fei bu patlamadan dolayı uçmaya başladı. Salonun sütunlarından birine ağır bir şekilde çakıldı.

 

Sütunda çatlaklar oluştu ve Shen Fei daha sonra yere düştü. Bu yıldırımlar onu ağır bir şekilde yaralamıştı.

 

Xiao Ning'er'in gücünün kendisinden daha fazla olacağını hiç düşünmemişti.

 

Cennetin Yıldırım Serçesi alan savaşlarında en iyi şeytan ruhlarından bir tanesiydi. Alan genişledikçe daha fazla yetenek kullanabiliyordu. Fakat bu salonda tüm gücünü kullanamıyordu fakat  hala Shen Fei'yi yenmeye yetecek kadar bir güce sahip olabiliyordu.

D.N: Selaaam gençler yeni 3 bölümle karşınızdayız bölümlere yorum yapan arkadaşları selamlamak istiyorum buradan güzel yorumları için SexyBug, bannakaffalatta( Sen yorum yaparsında biz sana selam vermezmiyiz bro), Hasan Mert Çatak( Naaaah canım kardeşim :D ), Oxyjen, sungur yılmaz, Bozkurt Murat( Uyarın için teşekkür ederim düzeltildi hacım ), (ve yorumları amacı dışında kullanarak teorik ıvır zıvırlar tartışan) Schrödinger ve VERNIAN, Rilqu3 ( evet kesin bizim Nie Li şaşırtıcı değil mi? ), Emre ( her bölümde yorumlarıyla aramızda saolsun ), HallonaTR Gamer ( Bu zamana kadar yorum yapmadıysan işte sana bol bol yorum fırsatı bro yardır ), Eyüp Ediz ( Saolasın kardeşim sende güldürdün ), Deather(süt bükücü) ( Seni sadece bir bölüme yorum yaptığın için kınıyorum :/ ), Hakan Özenc ( 400 bölümü çevirmeye yardım edersen neden olmasın ki ? :D ) veee İki bölümün Firstünü kapan İllumii son bölümün First sahibi Arine ve burada ismini anamadığım diğer yorum yazan arkadaşlara çok çoook teşekkür ediyorum 

Hepinize iyi okumalar diliyorum.

Lütfen yorum yapıp bizi sevindirmeyi unutmayınız :D






Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 938

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 742

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 694

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 446

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 86

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17326 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 23449 Bölüm Sayısı


creator
manga tr