Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Tales of Demons & Gods - Bölüm 169: Ejderha Dili Otu


Çeviri: Allenwalker

Düzenleme: Dunklesplatz

 

Ye Han'ın elinde bir hançer belirdi ve acımasız bir şekilde Ye Zong'un sırtına saplandı. Bir anda her taraf kan oldu.

Dn: O.Ç :/

 

Ye Zong hızlı bir şekilde Ye Han tarafından suikasta uğramıştı, kalbine doğru ilerleyen bir zehri hissetti. Kalbi bir anda öfkeyle doldu ve Ye Han'a avuç içiyle vurdu bu da onun bir kaç metre geriye doğru uçmasına yol açtı. Kendi de bir kaç adım geri gitti ve gözlerinde Ye Han'a bakarken müthiş bir öfke vardı "Sen.. Seni sefil!!"

 

Ye Han yere düştükten sonra kan tükürdü. Ye Zong'a bakarken çıldırmış bir ses tonuyla "Lord Baba, Bunu yapmaya beni sen zorladın. Şu anda yolumu kaybettim ve bunu yapmaktan başka hiç çarem kalmamıştı."

 

"Neden?" Ye Zong ufakta olsa ruh gücünü toplamaya çalıştı, fakat ruh gücünün tamamen dağıldığını fark etti ve bundan dolayı toplayamadı. Yüz ifadesi değişti. Hançerdeki zehri tamamen arıtacak durum yoktu.

 

Aslında, Ye Zong'un şu anki gücüyle kendisine Altın Seviye birisi tarafından suikast girişimi olsa hiç zarar göremezdi.  Fakat Ye Han, onun en yakınlarından biriydi bundan dolayı gardını tamamen indirmişti. Kim Ye Han'ın çaresizlikten böyle yapabileceğini düşünebilirdi ki.

 

"Neden mi? Hahahaha komik olma! Anlamadın mı? Seni öldürünce Şehir Lordu koltuğu benim olacak!" Ye Han çıldırmış gibi gülüyordu ve ağzının kenarından dökülen kanlar onu daha da garip gösteriyordu.

 

"Beni öldürsen bile, Şehir Lordu koltuğu senin olmayacak!" diye bağırdı Ye Zong.

 

"Son sözün bu olmayacak! Bir kaç gün sonra senin Kara Loncadan bir kaç kişi tarafından öldürüldüğün haberi yayılacak. Ve ben seni öldüren kişiyle kavga edip onu öldürmüş olacağım. Seni öldüren katil ise Kara Loncanın adamı Nie Li'den başkası olmayacak. Bu olaydan bir kaç gün sonra Kara Lonca, Kar Rüzgarı Ailesine saldıracak. O zaman Kar Rüzgarı Ailesi ortada kalkacak ve daha fazla Şanlı Şehri kontrol edemeyecekler. Ben ise Aziz Ailenin desteğiyle Şehir Lordu olacağım." dedi ve çıldırmış bir şekilde güldü Ye Han. "Lord Baba eğer bana Şehir Lordu pozisyonunu verseydin bunların hiç biri yaşanmamış olacaktı!" dedi.

 

"Sefil!! Sen Kara Loncayla iş birliği mi yaptın?" Ye Zong bu cümleyi kurduktan sonra nefes nefese kalmıştı. Zehir hızlıca tüm bedenini kaplamıştı. Şu ana kadar zehirle ruh bölgesinin yardımıyla mücadele ediyordu fakat zehrin bu kadar etkili olacağını düşünmemişti.

 

"Öyleyse ne olmuş? Kara Loncayı takip etmek seni takip etmekten daha iyi. Sen beni sadece kukla bir Şehir Lordu yapmak istiyordun."

 

"Kara Loncanın kuklası olmayacak mısın?"

 

"Hahaha! Senin kuklan olarak Şehir Lordu olsaydım, seni her gün tatmin edecek işler yapmak zorunda kalırdım, sürekli görevleri yerine getirmeye çalışarak tüm günümü heba ederdim. Ye Zong, böyle bir yaşam sıkıcı olmaz mıydı? Fakat Kara Loncanın kuklası olursam İstediğim her şeyi yapabilirim. Nasıl da eğlenceli olur değil mi?" dedi Ye Han.

 

Ye Zong tüm bedeninde pişmanlık hissetti. O asla bu kadar sene Ye Han'ı beslemişti fakat şu anda kadar felakete sebep olacak bir kaplan yetiştirdiğini fark etmemişti. Belki de bu onun cezalandırılma şekliydi.

 

"Ye Han, senin hain planın asla işe yaramayacak!" Ye Zong buz gibi gözlerle Ye Han'a baktı. Son ruh gücünü toplamıştı.

 

"Başarılı olacak veya olmayacak. Lord Baba sen bunu göremeyeceksin! Beni bu kadar sene büyüttüğün için teşekkür ederim baba. Şimdi seni öldürme zamanı!" Ye Han adım adım Ye Zong'a yaklaşmaya başladı. Yavaş ilerlemesinin sebebi zehrin Ye Zong'un bedenini iyice ele geçirmesini istemesiydi.

 

Kendini desteklemek için mücadele eden Ye Zong'u görünce "Boş yere uğraşma. Kullandığım zehir Ejderha Dili Otudur. bu tip zehir bir insanı yarım saat içinde öldürmeye yeter bir de Ejderha Soyundan gelenlerin üstünde çok daha etkilidir. Lord Babam Siyah Pullu Yeryüzü Ejderiyle birleştiğinden dolayı on beş dakika içinde ölmüş olacaksın. Şu anda korkarım ki Lord Babam hiç ruh gücü toplayamıyor değil mi?"

 

Ye Han, Ye Zong'a iyice yaklaştıktan sonra hançeri havaya doğru kaldırdı ve ileri doğru salladı.

 

Ye Zong öfkeli bir şekilde kükredi ve hızlı bir şekilde Kar Rüzgarı Dev Maymuna ile birleşip Ye Han'a bir yumruk salladı.

 

Ye Hab, Ye Zong'un dövüşmek için enerjisi kaldığını tahmin etmemişti. Kısa bir süre de olsa şaşırmıştı fakat hemen Altın Boynuzlu Toprak Ejderi ile birleşti.

 

Booom!!!

 

İki yumruk havada çarpıştı ve etrafa büyük bir enerji dalgası yayıldı. Ye Han bedeninin uçmasına engel olamadı ve ağır bir şekilde çalışma odasının duvarına çarptı. Tüm duvar çöktü ve Ye Han uçmaya devam etti. Onlarca metre uçmuştu.

 

Ye Han'ın gözlerinde korku belirtileri oluştu. Yumruklar çarpıştıktan sonra ağır bir şekilde yaralanmıştı fakat yaralarına aldırış etmemişti. Bakışları Ye Zong'un üstüne kitlenmişti.

 

"Neden Kar Rüzgarı Dev Maymunu, Siyah Pullu Yeryüzü Ejderi değil?" Ye Han öfkeli bir şekilde bağırmıştı. Gördüklerine inanmak istemiyordu. O asla Ye Zong'un bu kadar hızlı bir şekilde Siyah Pullu Yeryüzü Ejderinden ayrılıp Kar Rüzgarı Dev Maymunu ile birleşeceğini düşünmemişti. Eğer Siyah Pullu Yeryüzü Ejderi olsaydı şu anda onun kullanacak hiç ruh gücü kalmamış olacaktı. Fakat, Kar Rüzgarı Dev Maymunu ile birleştiğinden dolayı zehir yavaş bir şekilde yayılmıştı ve tüm bunların yaşanmasına sebebiyet vermişti.

 

Plan kusursuz bir şekilde işlemişti fakat sonuçları farklı olmuştu. Kim düşünürdü ki Ye Zong'un uzun süredir birleşmiş olduğu Siyah Pullu Yeryüzü Ejderinden ayrılıp Kar Rüzgarı Şeytan Canavarı ile birleşeceğini.

 

Çalışma odasından gelen seslerden dolayı Şehir Lordu Konağında bir hareketlenme olmuştu.

 

"Suikastçı!!"

 

"Suikastçıyı yakalayın!!" Şehir Lordu Konağının uzmanları çalışma odasına doğru hareketlenmişti.

 

Ye Han'ın yüzü donuklaşmıştı. Ye Zong'u öldürmek için başka bir şans elde etmesi imkansızdı. Arkasını döndü ve hızlıca koşmaya başladı, direk karanlığa doğru koşmaya başladı.

 

Onun gidişini gören korumalar "Genç efendi, nereye gidiyorsunuz?" diye sordu.

 

"Gidin ve babamı koruyun. Ben suikastçının peşinden gidiyorum." dedi.

 

Çalışma odasında!1

 

Ye Xiu hızlı bir şekilde içeri girdi, Ye Zong'u gördükten sonra kalbini bir korku kapladı. Ye Zong'u tuttu ve biraz salladı "Şehir Lordu nasılsınız?"

 

"Ye Han'dı. O sefil çocuk Kara Loncayla iş birliği yapmış. Ben Ejderha Dili Otu tarafından zehirlendim çok bir vaktim kalmadı. Çabuk Ye Ziyun ve Nie Li'yi buraya getirin." dedi nefes alırken kan tükürdü.

 

Ejderha Dili Otu mu? Ye Zong'un söylediklerini duyan Ye Xiu daha da endişelenmişti. Ejderha Dili Otunun zehrini tedavi edecek bir yöntemleri yoktu. Ye Zong'un büyük ihtimalle yarım saat bilemedin en fazla bir saati kalmıştı.

 

"Çabuk, küçük hanımı ve Nie Li'yi buraya getirin!" dedi muhafızlara Ye Xiu. Kalbi tamamen perişanlık hisseyle dolmuştu. O asla Ye Han'ın böyle bir şeye cüret edeceğini tahmin etmezdi. Ye Han'ın kıskanç kalbini açığa çıkartamadığı için kendisine kızıyordu. Ye Xiu çok fazla pişmanlık hissediyordu.

 

Çık kısa zaman içinde Ye Ziyun gelmişti. Babasını görünce olduğu yerde donup kalmıştı.

 

Ye Ziyun, Ye Zong'un olduğu tarafa doğru koştu ve onu tutarak ağlamaya başladı. "Baba!!"

 

Ye Zong, Ye Ziyun'un omzuna yaslandı. O asla Ye Han tarafından suikasta uğrayacağını tahmin etmemişti. Eğer ölürse Ye Ziyun kendi başına kalacaktı. Bunları düşününce Ye Zong'un kalbini bir acı hissi kaplamıştı. Geçmişte kızıyla daha fazla ilgilenemediği için kendisini pişman hissediyordu.

 

Ye Zong, Ye Xiu'ya baktı ve zayıf ses tonuyla "Nie Li nerede?" diye sordu.

 

"Görünüşe göre Nie Li, Simyacılar Derneğine gitmiş. Onu getirmesi için birilerini görevlendirdim." dedi.

 

Yarım saat sonra Nie Li hızlı bir şekilde içeri girdi.

 

Ye Ziyun'la göz teması kurunca ikisinin de yüz ifadeleri garip bir hal almıştı. Fakat tek kelime dahi etmediler.

 

"Kayınbabamla ilgili sorun nedir?" diye sordu Nie Li Ye Xiu'ya bakarak.

 

"Ye Han bize ihanet etti. Şehir Lordunu Ejderha Dili Otuyla zehirledi." Ye Xiu'nun yüzünde tarif edilemez bir üzüntü vardı. Ejderha Dili Otuyla zehirlenmek ölmekle aynı anlama geliyordu.

 

"Oh, Ejderha Dili Otu mu?" Nie Li oldukça sakin duruyordu. O bunu yapanın Ye Han olacağını düşünmemişti. Ye Ziyun'un önceki hayatında Ye Han'dan bahsetmemesinden onun hakkında bir kaç fikri oluşmuştu. Bir insanın içinde iğrençlik varsa her ne olursa olsun sonuç o insanın ihanet etmesiyle sonuçlanırdı.

 

Ye Ziyun'un göz yaşları güzel beyaz tenine düşüyordu. Ye Zong her zaman ona katı davranmış olsa da kalbinde en saygı duyduğu kişi hala babasıydı. Babasını her gördükten sonra uzun bir süre beklemesi gerekiyordu bir daha görebilmesi için. Asla görüşmesinden sonra bir dahaki görüşmesinin son görüşmelerinin olacağını düşünmemişti. Annesinin öldüğü zamanı hatırlamıştı. Babası da annesi gibi mi olacaktı? Onu sonsuza kadar terk mi edecekti?

 

"Yun'er" Ye Zong kan öksürdü. "Hayatım boyunca en çok borcumun olduğu iki kişi var. Birisi sen, diğeri annen. Babalık görevimi layıkıyla yerine getiremediğim için özür diliyorum. Sana iyi bakamadım." dedi. Daha sonra kafası kaldırdı, Nie Li'ye baktı ve yalvaran bir ses tonuyla "Nie Li,ben, Ye Zong hayatım boyunca kimseye yalvarmadım. Bundan sonrada sadece sana yalvarıyorum, Yun'er'e iyi bakmalısın!" dedi.

 

Bu sözleri duyduktan sonra Nie Li'nin kalbinde biraz üzüntü hissi oluştu. "Kayınbaba, ölümle yüzleştiğin zaman gerçekten de neyin doğru olduğunun farkına vardın. Senin istediğine gelirsek, Yun'er'e iyi davranacağıma sana söz veriyorum. Sende gelecekte ona iyi davranacaksın ve her zaman onun yanında olacaksın." dedi.

 

Ye Ziyun'un ağlayan yüzüne baktı ve kafasını iki yana sallayarak üzüntülü bir ses tonuyla "Ejderha Dili Otu tarafından zehirlendiğim için benim sadece yarım saatlik ömrüm kaldı. Korkarım ki bu dediklerini yapma şansım olmayacak." dedi.

 

Görünüşü git gide bulanıklaşmaya başlamıştı. Kızının yüzüne son bir defa yakından bakmayı istiyordu.

Ç.N: Üzdün be Ye Zong :(

 

Ye Ziyun'un elini tuttu ve kendisine doğru çekerek "Yun'er, keşke senin düğünü görebilseydim, senin çocuklarını ve senin kutsanmış hayatını. Korkarım ki bunların hiç birini göremeyeceğim."

 

Ye Zong gibi birisi ölümle yüzleştiğinde bile korkmuyordu. Fakat bugün, korkuyu hissetti.Ölmek, sonsuz bir karanlık!!

Ç.N: Ölümden sonra hayat varla sıkma canını :(

 

"Baba! Hayırrr! Lütfen ölme! Yun'er senden ayrılmak istemiyor!!" Ye Ziyun hıçkırıklara boğulmuştu, Ye Zong'un kıyafetlerinden sıkıca tüm gücüyle onu sallıyordu.

 

Ye Zong ve Ye Ziyun'a bakan Nie Li'nin önceki hayatından anılar bir anda gözünde canlanmıştı. Kendisi de aynı durumda bulunmuştu, babasının elinden tutmuştu ve babası da yavaş bir şekilde gözlerini kapatmıştı, göz yaşları kontrolsüze onun yüzünden aşağı dökülüyordu. Yüzündeki göz yaşlarını sildi ve gülümseyerek "Ne ölmesi? Ne kadar garip bir durum? Ejderha Dili Otu tarafından zehirlenmek sadece adamı ölüymüş gibi gösterir!" dedi.

 

Nie Li'nin söylediklerini duyan Ye Ziyun ve Ye Xiu donup kalmışlardı.

 

"Şehir Lordunu kurtarabilir misin?" diye sordu Ye Xiu gözlerinde bir anda umut belirmişti.

 

"Nie Li, babamı kurtarabilir misin? Yalvarırım sana onu kurtar!! Babamı kurtarırsan eğer sen ne istersen yaparım!" dedi Ye Ziyun.

Ç.N: Olmadı şimdi ablacım. Koşullu seveceksen sevme :(

 

Ye Ziyun'u bu halde görmek Nie Li'nin kalbinin ağrımasına sebep olmuştu. Sabah yaşanan olayı unutmuştu. Ye Ziyun'un göz yaşlarını sildi ve sakince gülümseyerek "Sakin ol, Sadece Ejderha Dili Otu, o ölmeyecek. O benim kayınbabam, evliliğimize tanık olmak zorunda. Eğer erken ölmek isterse bile ben buna izin vermeyeceğim." dedi Nie Li.

 

Konuştuktan sonra Nie Li, az bir miktar ruh gücünü parmağında topladı ve Ye Zong'un omzuna dokundu.Yavaşça bastırarak "Ejderha Dili Otunun zehri güçlü olsa da ölümle sonuçlanmaz. Sadece kişinin tüm bedeninin felç geçirmesine sebep olur, kafasına kalbinin durduğu yalanını söyler ve sahte bir ölüm yaşamasını sağlar. Kara Altın Seviye bir uzman olduğu için on gün sonra etkisi geçecektir." dedi.

Dn: Zaaa beyler bölümler bitti sonraki bölüm yok artık ne zaman gelirse :D . O değilde güzel yerde kesildi. Şimdi diceksiniz ki hani ölmücekmiş öğrendik ama sonraki bölüm Ziyun her şeylerini verecek :D sizde biraz bekleyeceğniz :D


Bol bol yorum yapın bizi gaza getirin şimdiden teşekkürler beyler yorumlarınızı tek tek okuyorum.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1213

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1051

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 871

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 810

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 687

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 641

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 545

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 517

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 341

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14713 Üye Sayısı
  • 449 Seri Sayısı
  • 19366 Bölüm Sayısı


creator
manga tr