“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Tales of Demons & Gods - Bölüm 163: 2 Yıldız Altın Seviye


 

Çeviri: AllenWalker Düzenleme: Dunklesplatz

 

Booom!!!!

 

Bir ışık demeti dışarı fırladı. Yıldırım Şeytan Canavarına çarptı bundan dolayı taze kan etrafa dağıldı.

 

Altın Seviye Şeytan Canavarı bu ağır darbeden dolayı bir kaç adım geri gitti ve kükredi. Ağzını sonuna kadar açtı ve Xiao Ning'ere doğru atıldı.

 

Şeytan Canavarının oluşturduğu fırtınadan dolayı savaş alanının bir anda sıcaklığı bir kaç derece düştü ve bundan dolayı Xiao Ning'er'in bedeni biraz sertleşti.

 

Beş Yıldız Altın Seviye Kar Rüzgarı Dev Kertenkelenin oluşturduğu kana susamışlık baskısı Xiao Ning'er'i çok fazla baskı altında bırakmıştı.

 

Xiao Ning'er ruh gücünü harekete geçirmek için söylediği kelimeleri söylemekte zorluk çekmeye başladı. Üç demet yıldırım bir anda Şeytan Canavarına doğru harekete geçti.

 

Bang! Bang! Bang!

 

Üç yıldırım Kar Rüzgarı Dev Kertenkelenin bedenine çarptı ve etrafa kan sıçramasına sebep oldu. Dev Kertenkele acı içinde çığlık attı fakat hareketlerinde herhangi bir değişiklik olmadan Xiao Ning'er'e doğru koşmaya devam etti.

 

Görünüşe göre bu şeytan canavarı çıldırmıştı ve ölmekten ufak bir tereddüt dahi etmeden Xiao Ning'er'e doğru koşmaya devam etti. Xiao Ning'er hızlı bir şekilde Dev Kertenkelenin saldırısını karşılamak istedi fakat saldırı çok hızlıydı.

 

Boooom!!!

 

Dev Kertenkele Xiao Ning'er'e vurmayı başarmıştı. Bundan dolayı Xiao Ning'er'in ağır bir şekilde yaralanıp uçmasına sebep oldu.

 

Dev Kertenkele hiç durmadan Nie Li'ye doğru saldırmaya başladı.

 

İyi Değil!! Nie Li tehlikede!!!

 

Bu sahneyi gören Xiao Ning'er ruh bölgesindeki son ruh gücünüde kullanarak yıldırım zinciri yeteneğini kullandı ve Dev Kertenkeleyi ön pençelerinden yere bağladı.

 

Xiao Ning'er'in kalbi şu anda tek bir duyguyla doluydu oda endişe duygusu. O bütün ruh gücünü tüketmişti. Dev Kertenkele ondan çok güçlüydü bu şeytan canavarı onun tamamen üstünde gelebileceği bir şeytan canavarı değildi. Fakat Nie Li hala karşısında bağdaş kurmuş bir şekilde oturuyordu. Onun Nie Li'nin ne zaman ruh gücünü toplayacağına dair bir fikri yoktu ve Xiao Ning'er daha fazla şeytan canavarını ondan uzak tutmayı başaramayacaktı. O tüm ruh gücünü tüketmişti, ağzının kenarından kanlar gelmeye başlamıştı ve içsel organları büyük bir hasar almıştı.

 

"Ne olursa olsun, Nie Li'ye zarar vermene izin vermeyeceğim!!" Xiao Ning'er'in gözlerinde kararlılık hakimde, Dev Kertenkeleyi bağlayan zincirleri ruh bölgesindeki ruh gücünün her bir kırıntısını dahi kullanarak olduğu yerde tutmaya çalışıyordu.

 

Fakat, yıldırım zinciri kısa zaman içinde kırılmıştı.

 

Tam Dev Kertenkelenin pençeleri Nie Li'ye çarpacaktıki Nie Li gözlerini açtı. Dantianına hücum eden tüm ruh gücünü başarıyla rafine etmişti ve bundan dolayı ruh bölgesi bir kaç kat genişlemişti.

 

Ruh gücü bir dönüşüm geçirdi ve Nie Li artık İki Yıldız Altın Seviye Şeytan Ruhçusu oldu!!!

Ç.N: Lan iki yıldız olucam diye iki güzelim hatunuda harcıyordun :(

 

Nie Li bedenindeki değişiklikleri hissetmeye başladı. İki Yıldız Altın Seviyenin gücü kalbinin hızlanmasına sebep oldu. O ölen Şeytan Canavarlarının ruh gücünü absorbe edip bir atılım yapabileceğini hiç düşünmemişti.

 

Nie Li sağ elini oynattı ve Kızıl Hançer elinde belirdi. Daha sonra Dev Kertenkelenin pençesine doğru salladı ve Dev Kertenkelenin sağ kolu tamamen parçalandı. Kızıl Hançer, Dev Kertenkelenin elinden girip beyninin içinden geçip kafatasının arkasından çıktı.

Roooaaarrr!!

 

Kar Rüzgarı Dev Kertenkelesi acı bir çığlık attı ve ağır bir şekilde yere kapaklandı ve bedeninin altından kanlar yayılmaya başladı.

 

İki Yıldız Altın Seviyeye ulaşan Nie Li'nin Kızıl Hançeri kullanma kabiliyeti daha keskin bir hal almıştı. Korkutucu yanı ise Beş Yıldız Altın seviye Şeytan Canavarını çok kolay bir şekilde öldürmesi olmuştu.

Ç.N: Bunun neresi korkutucu onu bilemedim:(

DN: Vuuuv bele bi elameeeet :X

 

Sağ elinin ufak bir hareketiyle hançer tekrar eline geldi. Nie Li, Ye Ziyun'un surların dibinde İki Tane Altın Seviye Şeytan Canavarı ile mücadelesini gördü. Nie Li'nin bedeni hızlı bir değişim geçirdi ve Uzun Dişli Panda ile birleşti. Yerçekimi yeteneğini anında aktif hale getirdi. Ardından ağzını açıp bir beyaz bir siyah küre fırlattı.

 

Ye Ziyun sert bir savaşın tam ortasındaydı ve aniden mücadele ettiği şeytan canavarları surlardan aşağı düştü. Bu bir anda gerçekleşen olaylardan dolayı biraz şaşırmıştı. Daha sonra Nie Li'ye baktı ve neler olduğunu anladı.

 

Yanında bir siyah bir beyaz küre patladı ve iki altın seviye şeytan canavarını etkisi altına aldı.

 

Ye Ziyun rahat bir nefes aldı ve yavaşça yere doğru inişe geçti. Daha sonra Nie Li'nin olduğu tarafa dikkatli bir bakış attı ve onun ağır yaralanmış Xiao Ning'er'i taşırken bir yandanda ruh gücüyle onun yaralarını tedavi ediyordu.

 

Güneş ışıkları parlamaya başlamıştı ve Nie Li ve Xiao Ning'er'in olduğu yeri altın bir ışık demeti şeklinde aydınlatmaya başlamıştı. Bu sahne ölümle dolu olan bir savaş meydanına göre çok muhteşem ve güzel gözüküyordu.

 

Ye Ziyun bu sahneyi gördükten sonra kalbinde neden olduğunu bilmediği keskin bir acı hissetti. onları izlemeye devam etti.

 

"Ning'er senin için herşeyden vazgeçebilir. Senden çok fazla hoşlanıyor. Peki ya ben senin için ne ifade ediyorum? Bizim aramızda hiç derin ve unutulmaz hisler oluşmadı. Seni Ning'er'in ellerinden çalmak için herhangi bir hakkım yok." Ye Ziyun'un gözleri sulandı. Kalbi sanki yırtılıyormuş gibi hissediyordu. Biraz zaman geçtikten sonra yüzünden gözyaşlarını sildi ve "Nie Li, bugünden sonra sadece arkadaş kalalım. Sen ve Ning'er benim en iyi arkadaşlarımsınız. Ona iyi davranmalısın." diye söylendi Ye Ziyun, az ilerde duran Nie Li ve Xiao Ning'er'e bakarak.

Ç.N: Tabi canımm!!

DN: Mal la bu kız

 

O kendi yalnızlığını düşünmeye başladı. Belki de hayatının sonuna kadar yalnız kalmak onun kaderinde vardı. Şehir Lordunun kızı olarak onun omuzlarında başa çıkması gereken çok fazla yük vardı. Hayatta olduğu süre boyunca Şanlı Şehri koruması gerekiyordu ve Ning'er gibi kendini aşka adayacak bir vakit bulamazdı.

 

Tam o anda, Ye Ziyun kalbindeki Nie Li'ye karşı olan hislerin hepsini yakmaya karar verdi. Fakat, kalbinin neden bu kadar çok ağrıdığına dair herhangi bir fikri yoktu.

Ç.N: Siz Ye Ziyun'a benzemeyin bu hayatta hiç bir şey sizden değerli değildir. :(

DN: Bakim harbi mal

 

Nie Li ruh gücünü Ning'er'in bedenine aktarıyordu, onun hasar görmüş meridyenlerini uyarıyordu. Bir kaç dakika sonra inleyerek uyandı ve zorlukla gözlerini açtı.

 

Xiao Ning'er'in yüzü kül beyazı gibiydi. Derin bir nefes aldı zayıfça gülümsedi "Nie Li, çok şükür iyisin..."

 

Nefesi çok zayıf çıkıyordu, onun güzel yüzünde herhangi bir kan akmıyormuş gibi soluk bir ifade vardı. Çok şükür ki onun sadece ruh gücü tükenmişti ve herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyordu.

 

"Konuşma. Hiç ruh gücün kalmamış. Daha fazla savaşacak durumda değilsin. Seni Ye Ziyun'un yanına götüreceğim. İkinizde hiç bir şey yapmadan sadece ruh güçlerinizi onaracaksınız." dedi Nie Li. Xiao Ning'er'in şu anda bulunduğu durumu gören Nie Li'nin kalbi biraz acımıştı. Kendisinin yüzünden Xiao Ning'er bu duruma düşmüştü ve onun Ning'er'e istediklerini verebileceği bir durumu yoktu. Ning'er'den önce bir önceki hayattaki borçlanlarını ödemek zorundaydı. Nie Li kalbi suçlulukla dolu bir şekilde Ye Ziyun'un yanına doğru yürümeye başladı.

 

"Ning'er'i bana bırak."  dedi Ye Ziyun. Kafasını yer eğdi ve Nie Li'ye bir kere bile bakmadı.

 

"Ben..." Nie Li, Ye Ziyuna kendisini İki Tane Altın Seviye Şeytan Canavarından kurtardığı için teşekkür etmek istemişti.

 

"Eğer bir şey söyleyeceksen daha sonra konuşalım. Ning'er'in durumu burada seninle konuşmaktan daha önemli. Onu hemen götürmem lazım." Ye Ziyun, Nie Li'ye konuşma fırsatı vermemişti. Ning'er'i destekleyerek hemen savaş alanından uzaklaşmaya başladı.

 

Nie Li hafif bir duraksadı. Ye Ziyun'un yüzüne bakınca garip bir şeylerin olduğunu az da olsa hissetmişti. Tam olarak neyin yanlış gittiğini söyleyemezdi ama bir şeyler yanlıştı. Fakat daha fazla kafa yormadı Şeytan Canavarları hala saldırıyordu ve başka şeyi düşünecek zamanı kalmamıştı. Kızıl Hançer elinden havalandı.

 

Wooooshhh!!! Wooooshhh!!! Woooshhh!!!

 

Şeytan Canavarları Nie Li'nin Kızıl Hançerinden dolayı bir biri ardına yere kapaklanmaya başladı.

 

Arkasını dönüp baktığında Ye Ziyun ve Xiao Ning'er'in gözden kaybolduğunu gördü.

 

Şu anda İki Yıldız Altın Seviyeye ulaştığından dolayı Beş Yıldız Altın Seviye bir şeytan canavarıyla karşılaşsa bile bir problem yaşamazdı. Üstüne bir de Kızıl Hançer'i kullanarak bir dakikada sayısız Şeytan Canavarını öldürebiliyordu.

 

Kar Rüzgarı Şeytan Canavarı sürüsünün saldırısı başlayalı yaklaşık otuz saat olmuştu. Şehir Muhafızları sürekli yer değiştirerek savaşmaya devam ediyorlardı.

 

Bir Milyon Şeytan Canavarının üçte birini öldürmeyi başarabilmişlerdi.

Ç.N: He amk. Otuz saatte üçte birini öldürdüler. Birde Nie Li olmasaydı :((

 

Bu şiddetli savaşın tam ortasında, uzaklardan kulakları sağır edebilecek bir kükreme yankılandı. Kar Rüzgarı Şeytan Canavarları, birden bire surların bir kaç kilometre gerisine çekilmeye başladılar.

 

Şeytan Canavarı sürüsü geri mi çekiliyordu??

 

Bu basitçe inanılmaz bir olaydı. Geçmişte böyle bir saldırı olduğunda Şeytan Canavarı hiç geri çekilmemişlerdi.

 

Şeytan Canavarlarının surların bir kaç kilometre ilerisinde durduklarını gören Ye Zong, Ye Xiu ve diğer Patrikler birbirlerine bakmaya başladılar. Neden birden durdular der gibi birbirlerine bakıyorlardı.

 

Az önceki kükremeden dolayımı geri çekilmişlerdi? Az önceki kükreme keskin ve netti, bu kükreyen Şeytan Canavarı en azından Kara Altın Seviye olmalıydı. Acaba bu sıradan Şeytan Canavarlarını komuta eden Şeytan Canavarı bir Kara Altın Seviye Şeytan Canavarı mıydı?

 

Ye Zong'un aklına birden bir fikir geldi ve "Kara Altın Seviye Şeytan Canavarı galiba Ruhani Bilgeliğini açtı!!" dedi.

 

Bilgeliğini mi açtı? Ye Xiu'nun kalbi titredi. Efsanelerden birinde bunu duymuştu. Şeytan Canavarları arasında bir kaç tanesinin olağanüstü bir bilgeliğe sahip olabiliyordu. Ruhani Bilgeliğini açtıkları zaman bir insan gibi zekaya sahip oluyorlardı. Fakat normal koşulları altında Efsane Seviye Şeytan Canavarları sadece Ruhani Bilgeliklerini açabiliyor olmaları lazımdı.

 

Ye Zong uzaklara daldı ve "Yıllar geçtikçe Şanlı Şehrin uzmanlarının sayısı git gide azaldı. Fakat Şeytan Canavarlarının gelişimi sürekli artmaya devam etti. Şu anda bile Şanlı Şehrin çevresindeki Şeytan Canavarları eskisinden daha güçlüler."

 

Ye Zong'un söylediklerini duyunca Shen Hong'un ağzının kenarı kıvrıldı. O bunu çok önceleri öngörmüştü. Şiddetle Şanlı Şehri korumaya devam etselerdi enin sonunda yok olacaklardı. Hayatta kalmaları için tek çara Kara Loncaya katılmalarıydı. Antik Düzeni açtıkları zaman  Kara Loncaya teslim olmaktan başka çareleri kalmayacaktı.

 

Diğer Patriklerde biraz üzgün hissediyorlardı. Fakat genç neslin şu anda gösterdikleri performansları göz önüne aldıkları zaman Şanlı Şehrin bir umudu var gibi görünüyordu.

 

Kıdemlilerin zamanı yavaş yavaş geçiyordu. Genç nesil sabit bir şekilde büyümeye devam ediyordu. Gelecekte Şehir bu genç neslin ellerinde yaşamını sürdürecekti.

 

Kıdemliler olarak tek amaçları genç nesile daha iyi bir gelişim ortamı hazırlamaktı.

 

Ne olursa olsun Şanlı Şehir kendi yönetim süreleri süresince yıkılmamalıydı.

 

Şeytan Canavarları geri çekildikten sonra bir çok Patrik Kırmızı yağları surların üstüne taşımaya başladılar. Aynı zamanda Simyacılar Derneği çok sayıda  Kan İnfilakı Şeytani Şişesini tamamlayıp Bambu Mızrakların ucuna yerleştirmişti. Şeytan Canavarı sürüsüyle mücadele etmek için tüm Şanlı Şehir yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyordu.

 

"Bir sonraki saldırılarını ne zaman yapacaklar acaba?" Nie Li kafasında tek bu soru vardı.

 

"Ne  yapıyorlar!!" heyecanlı bir ses surların üstünde yankılandı!!

 

Şeytan Canavarı sürüsü harekete geçmeye başlamıştı. Dev bedenlere sahip Şeytan Canavarları ellerinde büyük taşlarla dağlardan aşağı surlara doğru geliyorlardı. Bu sahneyi gören herkesin yüzü solmuştu.

 

"Onlar Şehre kaya atmayı planlıyorlar!!!"

 

"İşte şimdi sıçtık :(!!!"

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1210

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1050

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 871

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 809

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 686

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 640

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 545

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 517

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 339

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14691 Üye Sayısı
  • 447 Seri Sayısı
  • 19322 Bölüm Sayısı


creator
manga tr