"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Tales of Demons & Gods - Bölüm 347: Satın Alma


Çeviren: Allen Walker Düzenleyen: Asile

 

Li Yufeng Eserlere bakmaya devam etti.

 

Nie Li de duvarda asılı olan Eserlere bakmaya devam etti. Bir süre sonra gözleri bir Eserin üstünde durdu. Seviye Altı Gümüşi Ay Kılıcı.

 

"Kardeş Xingyun için de bir kılıç alalım." dedi Nie Li, Cai Die'yeye gülümsedi ve "Bayan Cai Die lütfen benim için o kılıcı getirir misin?" dedi.

 

"Bu Kılıç Seviye Altı Gümüşi Ay Kılıcıdır. Fiyatı ise elli bin Ruhani Taştır." dedi Cai Die kılıcı duvardan alırken. Korkutucu pazarlığı bir yana Nie Li oldukça iyi bir müşteriydi. Diğer müşterilerin aksine para harcarken fazla düşünmüyordu.

 

Nie Li sakin bir şekilde gülümseyerek "Otuz bin Ruhani Taş. Bu Eserin satılıp satılmayacağı size bağlı Bayan Cai Die." dedi.

 

Cai Die, Nie Li'nin söylediklerinden sonra ona sanki bir hayalete bakıyormuş gibi bakmaya başladı. Bu Gümüşi Ay Kılıcının alt sınırı tam olarak otuz bin Ruhani Taştı. Ne eksik ne fazla! Cai Die ilk başta Nie Li'nin yirmi beş bin Ruhani Taş önermesini bekliyordu. Eğer yirmi beş bin Ruhani Taş teklif etseydi direkt olarak teklifini reddedecekti. Nie Li'nin alt sınır fiyatını teklif etmesini beklemiyordu.

 

Reddetmek mi? Eğer bu fiyatı kabul ederse çok fazla kârları olmayacaktı. Çok fazla kârları olmasa da yine de ellerine para geçmiş olacaktı.

 

Göksel Hazine Köşkü ne kadar para kazanırsa o kadar fazla Tanrıların Sanat Köşkü'nden Eser alabilirlerdi.

 

Cai Die bir süre düşündükten sonra acı bir şekilde gülümseyerek "Genç Efendi Nie Li'nin gerçekten de keskin gözleri var. Çok keskin! Otuz bin Ruhani Taş kabul edilmiştir." dedi.

 

Nie Li hafifçe gülümsedi. Böyle bir Eser Tanrıların Sanat Köşkü'nden yirmi yedi bin Ruhani Taşa satın alınabilirdi. Göksel Hazine köşkü bu Eserden hala üç bin Ruhani Taş kar elde ediyordu. Eğer Nie Li bu teklifin altında bir teklif verseydi direkt olarak reddedilirdi.

 

Li Xingyun ve Gu Bei bu durum karşısında biraz şaşırmışlardı. Cai Die'nin yüzündeki ifadeden yola çıkarak Nie Li'nin alt sınır fiyatını verdiğini tahmin etmişlerdi. Bu andan sonra ne zaman alışverişe çıkarlarsa Nie Li'yi yanlarına alacaklarına karar vermişlerdi. Nie Li gerçekten de nasıl pazarlık yapılacağını bilen birisiydi.

 

"Bayan Cai Die, peki ya şuradaki Seviye Altı set olan Karabulut Savaş Zırhını ne kadar satıyorsunuz?" dedi Nie Li.

 

"Genç Efendi lütfen siz teklifinizi verin. Eğer fiyat uygunsa sizin olacaktır." dedi Cai Die. Nie Li karşısında ilk teklif fiyatını söylememeye karar vermişti. Diğerleri Göksel Hazine Köşkü'nün ne kadar fazla kâr elde ettiğini öğrenebilirdi. Ayrıca bir de Nie Li'nin Eserlerden ne kadar iyi anladığını öğrenmek istiyordu.

 

"Kolluk, göğüslük, eldiven ve kemer; hepsi içinde yüz otuz bin Ruhani Taş." dedi Nie Li.

 

Cai Die şaşırmış bir şekilde Nie Li'ye bakıyordu. Bir kaç saniye sonra kafasını onaylama anlamında sallayarak "Satıldı." dedi. Başka ne söyleyebilirdi ki?

 

Bu kadar parça alırken bile Nie Li alt sınırın sadece beş bin Ruhani Taş üstünde bir fiyat söylemişti. Tam olarak ne tür bir canavar bu Nie Li?  

 

Fakat Nie Li yine de diğerlerine göre tereddüt etmeden ürünleri satın alan bir müşteriydi. Direkt olarak yüz otuz bin Ruhani Taşı çıkarıp vermişti.

 

Cai Die "Genç Efendi acaba devam edecek misiniz?" diye sordu.

 

Nie Li "Şuradaki sete, yüz yirmi bin Ruhani Taş. Oradakine yüz yirmi beş bin Ruhani Taş. Şuna da yüz otuz beş bin Ruhani Taş." diye devam etti.

 

"Genç Efendi hepsini almak mı istiyorsunuz?" diye sordu Cai Die afallamış bir şekilde. Nie Li'nin aldığı ürünlerin toplam fiyatı çok fazla olmuştu.

 

"Evet." dedi Nie Li kafasını aşağı yukarı sallayarak. "Benim için onları hazırlar mısın?"

 

Cai Die anında "Tamam." dedi.

 

Cai Die cömert bir genç efendiye denk geldiği zaman bazen onlarca bazen de bir kaç yüz Ruhani Taş kazanç elde ediyordu. Nie Li ile ilgilendiği için şu ana kadar bir kaç bin Ruhani Taş kazanmıştı bile. Nasıl olurda heyecanlanmazdı ki?

 

Li Yufeng ile ilgilenen Wu Die, Cai Die'ın ne kadar heyecanlı olduğunu gördüğü zaman biraz üzülmüş biraz da sinirlenmişti. Yarım güne yakın bir süredir Li Yufeng'e sürekli olarak Eser göstermesine rağmen henüz bir tane bile Eser satamamıştı. Cai Die ise çok kısa sürede çok fazla Eser satmıştı. O kadar fazla satmıştı ki onun bir yılda sattığı miktardan daha fazlaydı.

 

Neden kendisi de Nie Li gibi bir zengin birisine denk gelmemişti ki?

 

Wu Die, Li Yufeng'e hayal kırıklığına uğramış bir şekilde bakmaya devam etti. Li Yufeng gösterilen her Eserin fiyatını çok fazla düşürüyordu. Artık onun bir Eser alıp almayacağından emin olamıyordu Wu Die.

 

Li Yufeng çok utanmıştı. Wu Die'ın gösterdiği bütün Eserlere Nie Li'yi örnek alarak teklif veriyordu ama bütün teklifleri Wu Die tarafından reddediliyordu. Baktığı Eserlerin hepsi çok pahalıydı. Canının istediği gibi onları alamıyordu.

 

Fakat onun tam tersine Nie Li durmadan bir şeyler almaya devam ediyordu. Li Yufeng bu durumdan çok içerlenmişti.

 

İlahi Tüyler Tarikatı'ndaki bir Büyük Kıdemli bile Nie Li kadar savurgan olmaya cesaret edemezdi.

 

Li Yufeng'in bilmediği şey ise altı yüz bin Ruhani Taş Nie Li için hiçbir şey ifade etmiyordu. Onun çantasında şu anda milyonlarca Ruhani Taş vardı ve bu miktar On Bin Nehirler ve Dağlar resminin içinde durmadan artmaya devam ediyordu.

 

Cai Die arkasını dönüp duvara baktığı zaman Nie Li'nin Seviye Altı Eserlerin yüzde altmış veya yetmişini satın aldığını fark etti.

 

Nie Li gerçek bir para torbasıydı! Tek bir seferde altı yüz bin Ruhani Taş harcamıştı!

 

Li Yufeng, Nie Li'yi incelemeye başladı. Onun tam olarak kim olduğunu ve Cennetin Yolu Birliğinde nasıl bir konuma sahip olduğunu çözmeye çalıştı. Li Xingyun ile aralarında nasıl bir ilişki vardı acaba?

 

Eğer böyle bir kişi Li Xingyun'un yanında durmaya devam ederse Li Yufeng'in konumu hiçte sağlam kalacak gibi değildi.

 

Li Yufeng burada daha fazla kalıp kendisini küçük düşürmemeye karar verdi ve ayağa kalktı.

 

"Genç Efendi Li gidiyor musunuz?" dedi Wu Die Li Yufeng'e bakarak. Bu eleman hiçbir şey almadan gidiyor! İçinde ne kadar sinirli olsa da dışarıya karşı nazik olmak zorundaydı! "Görünüşe göre elimizdeki ürünler Genç Efendi Li'nin dikkatini çekmeyi başaramadı. Yeni Eserler geldiği zaman sizi kesinlikle haberdar ederim. Bu seferlik bizi maruz görün lütfen." dedi.

 

Li Yufeng'in yüzü kızarmıştı. Nasıl olurda buradaki Eserler onun ilgisini çekmemiş olabilirdi ki? Gerçek gün gibi ortadaydı onun sadece parası yoktu!

 

"Peki. Şimdilik ben gidiyorum o zaman. Yeni ürünler gelince haber edersiniz." dedi Li Yufeng ellerini önünde birleştirerek. Çıkarken Nie Li ve diğerlerine buz gibi bir bakış attı.

 

Li Yufeng gitmişti.

 

"Li Yufeng kin tutan bir insandır. Gelecekte ona karşı dikkati elden bırakmayın." dedi Li Xingyun. Li Yufeng'in gidişini izlerken geçmişte yaşananlar aklına gelince Li Xingyun ellerini yumruk yapıp sıkmaya başladı.

 

"Tamam." dedi Nie Li. Li Xingyun ve Li Yufeng arasında olanları gayet iyi anlamıştı.

 

Nie Li çok fazla set almıştı. Şu anda burada bulunan dörtlünün her biri iyi bir sete sahipti. Gu Bei, Lu Piao ve Li Xingyun ayrıca kendilerine uygun güzel birer silah da edinmişlerdi. Nie Li ise kendisine herhangi bir silah almamıştı. Onun zaten Yıldırım Tanrısının Meteor Kılıcı vardı!

 

Yıldırım Tanrısının Meteor Kılıcı, Nie Li'nin gücü arttıkça güçlenmeye devam ediyordu. Şu anda Yıldırım Tanrısının Meteor Kılıcının Seviye Yedi bir Eserden altta kalır bir yanı yoktu. Bundan dolayı Nie Li kendisine bir silah almamıştı.

 

"Bu setlerden sonra Dış Dünya'da Göksel Mihver Alemi gücündeki uzmanlardan korkmamıza gerek kalmadı." dedi Lu Piao. Lu Piao, Alev Meteoru Savaş Setinin saldırıya maruz kaldıktan sonra etrafında bir enerji kalkanı oluşturduğunu fark etmişti.

 

Her ne kadar Göksel Mihver Alemi gücündeki bir uzman karşısında kazanamasa da kaçmaya yetecek bir savunmaya sahip olmuştu.

 

Üstüne bir de bu setler normal kıyafetlerin altından fark edilemeyecek kadar iyiydiler. 

 

Dışarıda normal kıyafetle gezmek isteseler bile bu zırhlar onlara bir sorun teşkil etmeyecekti. Bir de zırhların verdiği güven duygusu da vardı. Sonuçta hepsinin Seviye Altı Eser Seti vardı! Giydikleri setin verdiği güvenden dolayı göğüslerini kabartarak gezmeye başlamışlardı!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1300

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1107

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 917

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16564 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22350 Bölüm Sayısı


creator
manga tr