Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Tales of Demons & Gods - Bölüm 323: İhtilaf


 

Çevirmen: AllenWalker Düzenleyen: Asile

 

Nie Li son günlerde Jindan'ı kandırabilmek için ona sürekli Ruhani Taş veriyordu. Sonunda Jindan ile sağlam bir bağlantı kurabilmişti. Bundan sonra Jindan'ı kontrol etmekte herhangi bir zorluk yaşamayacaktı.

 

Jindan resmin içine girdiği zaman bölgede bulunan zengin Cennet Enerjisini hissetmişti ve anında uyanmıştı. Çok heyecanlanmıştı. Ağzını açtı ve bölgede bulunan enerjiyi içine çekmeye başladı. Jindan bir an sonra normal boyutunun iki katına çıkmıştı. Yüzü bile görünmüyordu artık.

 

Küçük adam o kadar şişmişti ki hareket bile edemez hale gelmişti. Daha sonra tepelerin arasındaki bir düzlüğe indi. İçine çektiği Cennet Enerjisini özümsemesi biraz zaman alacak gibi duruyordu.

 

Bu küçük adamın Cennet Enerjisi özümseme yeteneği çok korkutucuydu. Normalde Nie Li, Jindan'ın resmin içindeki Cennet Enerjisini kurutmasından korkuyordu. Fakat buraya geldikleri zaman Jindan resmin içindeki enerjinin sadece ufak bir kısmını özümsemişti. Üstüne birde resim eksilen enerjiyi tamamlamak için enerji üretimine anında başlamıştı.

 

Jindan her ne kadar çok küçük olsa da Nie Li onun gelişim seviyesinin Üç Kader civarında olduğunu düşünüyordu. Onun fiziksel gücü ise çok çok fazlaydı. Dövüş Atası Alemindeki bir uzman bile Jindan'ı öldürmekte baya bir zorlanırdı.

 

Şu anda Jindan asıl formunda değildi. Bundan dolayı da herhangi bir savaşa katılamazdı. Ama Jindan buradaki Cennet Enerjisini özümsemeye devam ederse sonunda neler olacağını Nie Li bile tahmin edemiyordu.

 

Yu Yan, resmin içine girdiği zaman çok heyecanlanmıştı. Bedenideki altın renkli alevler dış dünyaya kıyasla burada daha da parlak bir şekilde yanmaya başlamıştı.

 

Onun gelişimi çok hızlı artıyordu. Şu anda en az Üç Kader gücündeydi. Onun gerçek seviyesini Nie Li bile hissedemiyordu. Üstüne onun bedeninde bulunan altın renkli alevlerin gücü sıra dışıydı. Nie Li bile bu altın alevlerin kaynağını bilmiyordu.

 

"Büyük Abla Yu Yan, burada kalıp gelişim yapabilirsin." dedi Nie Li.

 

Yu Yan gözlerini açtı ve gülümseyerek "Tamam." dedi.

 

Nie Li, uzaklara doğru bakmaya başladı. Burası onun bölgesiydi! Burayla ne yapacağını düşünmeye başladı.

 

Nie Li'nin aklında birkaç fikir oluşmuştu bile.

 

Nie Li resimden dışarı çıktı. Daha sonra odasından da dışarı çıktı.

 

Xiao Ning'er kapının önünde bekliyordu. Nie Li dışarı çıktığı zaman rahatlamıştı. "Nie Li nasıl gitti?" dedi.

 

"Hallettim. Çoktan ruh bölgemle birleşti." dedi Nie Li gülümseyerek.

 

Xiao Ning'er biraz da olsa şaşırmıştı. Ning'er Nie Li'nin On Bin Mil Nehirler ve Dağlar resminin üzerinde bulunan yazıt desen mühürlerini kırabileceğini düşünmüyordu. Bu olaydan sonra Ning'er Nie Li'ye öncesinden daha çok hayranlık duymaya başladı. Bu yazıt desen düzenlerini çok güçlü uzmanlar bile kırmayı başaramamıştı. Nie Li onların lideriydi. Hem Minik Dünya’da hemde Ejderha Kalıntıları Bölgesi’nde! Bundan dolayı kalbinde Nie Li'ye karşı bir hayranlık hissi vardı.

 

Nie Li, Ning'er'le takılmaya devam etti. Birkaç davet teklifini de geri çevirmişti bu süre boyunca. Xiao Ning'er'de Nie Li ile birlikte olabildiğince çok zaman geçirmeyi istiyordu.

 

Nie Li ve Xiao Ning'er sohbetlerine devam ederken Gu Bei'nin avlusuna gelmişlerdi. Nie Li, sahte resmi Gu Bei'ye verdi ve bu resmi kaybetmesini istedi.

 

Nie Li, Dövüş Atasının resmin içine gizlice niyetini koyduğunu fark ettiği zaman bu sahte resmi çizmişti. Gu Bei bunları öğrendiği zaman Nie Li'ye daha fazla hayranlık duymaya başladı. Nie Li'ni bu durum karşısında bu kadar iyi bir fikir düşünmesi gerçekten de takdire şayandı.

 

"Anladım. Bana bırak. Bu arada bunlarda yeni şeytan ruhların." dedi Gu Bei ve uzaysal yüzüğü Nie Li'ye uzattı.

 

Şeytan Ruhlarını aldıktan sonra Nie Li resmin içine girdi ve rafine etme işlemine başladı.

 

Hava yavaşça karardı.

 

Diğer günlerin aksine enstitünün içi bu akşam oldukça hareketliydi. Enstitüde bulunan birçok öğrenci ormanlık yoldan bir yerlere gidiyorlardı.

 

Gökyüzü Alevi Tarikatı’nın ve İlahi Tüyler Tarikatı’nın dahileri büyük bir buluşma düzenlemişlerdi.

 

Söylentilere göre bu toplantıda dahiler arası karşılaşmalar yapılacaktı. Ayrıca tarikatın güçlü uzmanları bu karşılaşmayı kazanan dahilere oldukça iyi ödüller vereceklermiş.

 

Böyle bir etkinlik Nie Li'nin ilgisini çekmemişti.

 

Nie Li ve Xiao Ning'er avluya girdikten kısa bir süre sonra Xiao Yu'da avluya gelmişti. Xiao Yu kafasını kaldırdı ve ikisini gördü.

 

"Ning'er sende mi buradasın?" dedi Xiao Yu. Ning'er'i görünce biraz şaşırmıştı.

 

"Evet. Tekrar karşılaştık." dedi Xiao Ning'er.

 

"Xiao Yu son iki gündür nerelerdeydin? Seni hiç görmedim!" dedi Nie Li ve hemen ardında bir şey fark etmişti. Xiao Yu'dan yayılan aurada bir sıkıntı var gibiydi. "Bekle sen en sonra Dört Kader olmamış mıydın? Şu anda neden Üç Kadersin? Dış Dünya’ya mı çıktın yoksa?" dedi Nie Li.

 

"Evet." dedi Xiao Yu daha sonra acı bir şekilde gülümsedi. Bunu gizlemek istemişti fakat Nie Li hemen hissetmişti.

 

"Kimdi?" dedi Nie Li. Nie Li'den ölüm niyeti yayılmaya başladı. Daha sonra Xiao Yu'ya sıkıntı çıkaracak tek bir kişinin olduğunu hatırladı. "Hua Ling miydi?"

 

Nie Li önceki hayatında çok fazla şey yaşamıştı. Onun tahammül edemediği tek bir konu vardı, o da birilerinin arkadaşlarına zarar vermesiydi!

 

"Evet." dedi Xiao Yu gerçeği daha fazla saklayamayacağının farkına varmıştı. "Dış dünyaya çıkmıştım. Niyetim amcama bir takım eşyalar götürmekti fakat Hua Ling beni tuzağa düşürdü. Biraz çatıştıktan sonra onun adamlarından birini öldürmeyi başardım." dedi.

 

Xiao Yu, dış dünyaya çıkmadan önce Kader Ruhlarından birini Ruh Salonunda bırakmıştı.

 

"Hua Ling'in dış dünyada ne kadar adamı var? Ve onlar nerede duruyor?" dedi Nie Li kaşlarını çatarak.

 

"Hua Ling ve adamları dış dünyanın kuzeyinde yer alan Ling Jade Tanrı Gölü’nün yakınlarda konuşlanmış. Altmış civarı adamı var, adamlarının hepsi Göksel Kader Alemi gücünde. Adamlarının yüzde doksanı Küçük Cennet Bölgesi’nden." dedi Xiao Yu. Nie Li'nin sinirlendiğini görünce biraz etkilenmişti. Xiao Yu, Nie Li'nin sinirlendiğini fark edince aynı zamanda onun içinde endişelenmeye başladı. Onun düşünmeden hareket edeceğinden korkmuştu. "Unut gitsin bu olayı. Hua Ling’in çok fazla adamı var. Sahip olduğumuz güçle onunla baş edemeyiz."

 

Xiao Ning'er de Nie Li'yi sakinleştirmeye çalışıyordu "Nie Li, henüz İki Kader olmayı başaramadın. Dış Dünya’ya çıkmak senin için çok tehlikeli olur. Üstelik karşı taraf bu kadar güçlüyken onlara karşı savaşmak salaklık olur." dedi.

 

Nie Li, Ling Jade Tanrı Gölü’nü daha önce duymuştu. Kurumanın eşiğinde olan düşük seviyeli bir Tanrı Gölüydü. Normalde Hua Ling'in bu kadar güçlü bir Tanrı Gölünü kontrol etmesi çok zordu. Hua Ling'in bu gölü kontrol etmesinin tek sebebi gölün çok az miktarda Ruhani Taş üretmesiydi.

 

Dış Dünya’da güçlerin birbirleriyle kavga etmelerinin tek sebebi Tanrı Gölleriydi. Ne kadar çok Tanrı Gölü elde edebilirsen o kadar çok Ruhani Taşın olurdu. Ruhani Taşın ne kadar çok olursa adamında o kadar çok olurdu. Hua Ling'in grubu gibi küçük gruplar Dış Dünya’daki güç sıralamasının en altında yer alıyorlardı.

 

"Onlar benim arkadaşlarımdan birini öldürdü! Onlara bu yaptıklarını kesinlikle ödeteceğim!" dedi Nie Li sinirli bir şekilde. Daha sonra Xiao Yu'nun omzuna vurdu ve "Endişelenme. İntikamını almanda sana yardım edeceğim!" dedi.

 

Nie Li, Xiao Yu'nun omzuna dokunduğu zaman Xiao Yu'nun yüzü hafif bir şekilde kızarmıştı. Bu kızarıklığı ne Nie Li ne de Xiao Ning'er fark edebilmişti.

 

"Nie Li, ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu Ning'er. Nie Li'nin düşünmeden hareket etmesinden korkuyordu. Sonuçta Nie Li hala Bir Kader gücündeydi.

 

"Endişelenme. Sınırlarımı biliyorum. Onlara saldıracak kişi ben olmayacağım." dedi Nie Li bir süre sessiz kaldıktan sonra "Beni takip edin. Biriyle buluşmaya gidiyoruz." dedi.

 

Nie Li, Xiao Yu ve Xiao Ning'er'le birlikte Li Xingyun'un evine doğru yola çıktı.

 

Li Xingyun'un avlusunda.

 

Li Xingyun adamlarından biri olan Li Hu, onları içeri almıştı. İçeri girdikleri zaman içeriden gelen tartışma sesleri duymuşlardı.

 

"Genç Efendi Li'nin misafirleri mi var?" dedi Nie Li, Li Hu'ya bakarak.

 

"Evet." dedi Li Hu. Ruh hali çok iyi durmuyordu. Daha sonra Nie Li'ye baktı ve "Lütfen burada bekleyin." dedi.

 

Nie Li içeriye doğru bakmaya başladı ve dikkatini bu tartışmaya verdi.

 

Salonun içinde iyi giyimli kıdemli gibi görünen iki tane adam vardı. İçlerinden birisi Li Xingyun ile tartışıyordu.

 

Kıdemli ciddi bir ses tonuyla "Xingyun, biz senin oldukça iyi bir yeteneğinin olduğunu kabul ediyoruz. Fakat Li Yunfeng'e kıyasla hala geridesin. Kül Alevi Ailesi’nde bulunan on kıdemlinin altı tanesi bir sonraki Patrik olacak kişinin Li Yunfeng olmasını istedi. Geri kalan dört kıdemlinin ikisi Li Liushui'yi bir tanesi seni destekledi. Son kalan kıdemli ise tarafsız kalmayı tercih etti. Li Liushui çoktan geri çekildi ve Li Yunfeng'i desteklemeye karar verdi. Bizler senin büyük resmi görmeni istiyoruz." dedi.

 

Li Xingyun hiçte ikna olmamış gibi duruyordu. "Üçüncü Kıdemli, Li Liushui geri çekildiyse bende geri çekiliyorum. Fakat sizin benden istediğiniz şeyi asla yapmam. Neye dayanarak benden tüm güçlerimi ve işimi Li Yunfeng'e teslim etmemi istiyorsunuz. Kardeşlerime ve işime nasıl hükmedebilir?"

 

Üçüncü kıdemli soğuk bir ses tonuyla "Kül Alevi Ailesi’nde sadece bir tane Patrik olur!" dedi.

 

"Bende ailede iki tane Patrik olsun demiyorum zaten! Önceki Patrik adaylarından hiçbiri güçlerini Patrik olacak kişiye devretmezken ben neden devredeyim?" dedi Li Yunfeng.

 

"Li Xingyun bilmezden gelme!" dedi Üçünü kıdemli.

 

"Bilmezlikten gelmek mi? Anlamıyorum. Li Yunfeng güç açısından benden daha güçlü olsa da onun adamları acınacak adamlardır. Bütün kardeşlerimin kendisini takip etmesini mi istiyor? Elbette! Bütün kardeşlerimin rızasını alması lazım. O zaman kimsenin yoluna çıkmayacağım."

 

Üçüncü Kıdemli kaşlarını çattı. Li Xingyun’un bütün adamları ona çok bağlıydı. Daha önce onun adamlarını tehdit veya rüşvet yoluyla kendi saflarına çekmeye çalışmışlardı fakat hiçbiri Li Yunfeng'e katılmamıştı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 741

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17353 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23472 Bölüm Sayısı


creator
manga tr