Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Swallowed Star - SS 185: Beyin Gücü ‘21’


 

 

Çeviri ve Düzenleme: madShy

 

 

“Son iki saat mi? Görünen o ki arkeolojik harabe #9’a sadece belli zamanlarda girilebiliyor.” Luo Feng kendi kendine düşündü. Bu sırada sessizliğini koruyarak yedi savaş tanrısı ile birlikte gümüşümsü asansöre girdi.

Kırmızı cübbeli yaşlı adam butona bastı!

Biiiippp!

Asansör kapıları kapandı ve gümüşümsü asansör dalışa geçti. “ÇHİÇHİ~~” giriş çabucak kapandı ve yağmur ormanlarının derinlikleri sessizliğe gömüldü! Durum böyle olsa bile yağmur ormanlarının çeşitli canavarlarından hiçbirisi bu yerin yakınlarına gelmeye cüret etmedi!

HUA! Asansörün kapısı açıldı.

Önlerinde demir alaşımlarla güçlendirilmiş bir koridor bulunuyordu. Yol boyunca ışıklar vardı.

“Herkes arkeolojik harabe #9 insan kampına merhaba desin.” kırmızı cübbeli adam akıcı Çincesi ile konuştu ve akıcı İngilizcesini de ekledi, “Şuan oldukça acelemiz var bu yüzden ben devam etmeyeceğim. Herkes lütfen beni takip etsin!”

Kırmızı cübbeli adam ileri yürüdü ve diğer sekiz kişi de arkasından takip etti.

Siyah koridor boyunca dokuz kontrol noktası bulunuyordu. Sonunda yüz metre civarı genişlikte boş bir lobiye ulaştılar.Lobide bilgisayarları önüne dünyanın her yerinden toplanmış neredeyse yüzlerce kişi vardı.

“Hoş geldiniz savaş tanrıları!”

“Savaş tanrıları başarınıza duacıyız!”

“Hadi hadi hadi, döndüklerinde savaş tanrılarına sevgilerinizi iletirsiniz. Kesinlikle devasa bir şampanyamız olacak!”

Yer altı üssündeki  çeşitli üyeler fazla tutkulu görünüyorlardı. Ancak Luo Feng ve diğerleri sessizliğini korudu. Kırmızı cübbeli adam kenardan gülümsedi: “Bu çocukları görmezden gelin. Hepsi burada çok uzun süredir bulunuyorlar o yüzden dışarıdan gelen birini gördüklerinde biraz heyecanlandılar. Pekala--sekiziniz hazır mısınız?”

Çince ve İngilizce söyledi.

Luo Feng ve diğerleri sessiz kaldılar. Sadece ona baktılar.

“Çok iyi.Girişi açın!” kırmızı cübbeli yaşlı adam yüksek sesle bağırdı.

KRAAAAAKK~~

Lobinin önündeki yay şeklindeki bir kısım alaşımlı duvar açılarak dairesel bir tünel oluşturdu.

“Ne!”

“Tanrım!”

Onca zaman sessizliğini koruyan sekiz savaş tanrısı dairesel tüneli gördüklerinde şok içerisinde baktılar. Gözleri bile şaşkınlıkla doluydu. Luo Feng de şaşkınlığını gizleyemedi.Tünel açılmaya başladığında ilk 2-3 metresi yine alaşımdan yapılmıştı. Diğer yandan ilerledikçe…..tuhaf koyu kahverengi bir renk, sanki ağaç dalı üzerine dal geçerek tüneli oluşturuyordu.

Tünelin sonunda sürekli ışık yansıtan bir ayna bulunuyordu. Muhtemelen bir aynaydı.

“Tünel boyunca ilerlemeye devam edin ve şu ışık yayan aynaya girin. Bu aslında bir ayna değil daha ziyade arkeolojik harabe #9’un girişi!”

“Bir defa girdiğinizde geri dönüş yoktur.”

“Savaş tanrıları umuyorum ki canlı olarak çıkabilirsiniz!” kırmızı cübbeli yaşlı adam Luo Feng ve diğer yedi savaş tanrısına baktı. Boş lobideki kişiler de Luo Feng ve diğer yedisine baktılar.

İçeri girdikten sonra hayatları kaderlerine bağlıydı!

Sekiz savaş tanrısı bir miktar sessiz kaldı. “Herkes.” Luo Feng tünele doğru yürüdü, “İlk ben gidiyorum.”

“Girin.”

“Hadi!”

Luo Feng’in ilerlemesiyle diğer savaş tanrıları da bir bir tünele girdiler.

“KRAAAAKKK~~” arkalarındaki alaşımlı duvar kapandı. Geri dönüş yoktu.

Koyu kahverengi karmaşık dallardan oluşan bu tuhaf tünelde garip bir koku yayılıyordu. Luo Feng bunu kokladı: “Hm, bu koku şu ağaç dallarından mı geliyor? Nasıl oluyor da Kara Tanrı seti gibi kokuyor?” Ancak Kara Tanrı seti size yapıştığında hafif hiç dinmeyen kokusunu alabilirdiniz.

“Parlayan ayna? Arkeolojik harabenin girişi mi?” Luo Feng önündekine baktı.

“Kardeş Luo Feng, iyi şanslar dilerim.” Ta Ba Yan kenardan bağırdı.

“Sana da iyi şanslar!”

Luo Feng güldü ve sonrasında parlayan aynaya tereddüt etmeden adımını attı. Suyun yüzeyi gibi ayna kolayca Luo Feng’i yuttu.

“Sıradaki benim.” siyahi adam ana dilinde konuştu dişlerini sıktı ve sonra dairesel aynaya adımını attı.

Birer birer…...tüm sekiz kişi girdi.

Bu siyah bir lobiydi. Lobinin önündeki kısım yarım daire şeklindeydi. Tüm lobi birkaç yüz metre genişlikteydi. Hayali bir ışık siyah lobinin tavanında parlayarak tüm lobinin rüyamsı bir havaya bürünmesine sebep oluyordu.

“Arkeolojik harabe #9 bu mu ?”

Luo Feng lobinin içerisinde durdu ve etrafına baktı. İfadesi hafifçe değişti, “Diğer herkes nerede?”

.....

Bu sırada Ta Ba Ya ve diğer savaş tanrıları da kendi siyah lobilerinde ortaya çıktılar.Bu siyah lobiler tam olarak aynıydı.

// tek kişilik zindan görevine girmişsiniz beyler, inşallah Mor ekipmanlarınızı almışsınızdır hahaha

“Tam da arkeolojik harabeden umulduğu gibi.”

“Tam içeri adım attığımda her şey bulanıklaştı ve sonrasında bu lobide ortaya çıktım. Diğer herkesten ayrı bile düştüm!” Ta Ba Ya etrafına merakla baktı.Söylemeye lüzum yoktu her biri her savaş tanrısının harabe içerisinde farklı şeylerle karşılaşacağını girmeden önce biliyordu.

Aniden--

hayali bir ışık Ta Ba Yan’ı kapsülledi.

“jfsjghdfhbn” karmaşık bir ses lobide çalındı.

“Şükürler olsun ki bir çeviri yazılımı var.” Ta Ba Yan başını eğdi ve taktiksel iletişim saatine baktı. Sadece birkaç saniye sonra taktiksel iletişim saati çeviriyi yaptı-- “Lütfen a türü tünele giriniz.” Hepsinden sonra taktiksel iletişim saatinin ekranında çeviriyle eşleşen birkaç antik harabe dilinden kelime belirdi.

Siyah lobi şu anda hafifçe titriyordu. Yalnızca yarım dakika kadar sonra siyah bir tünel belirdi. Tünelin yanında birkaç karmaşık harf bulunuyordu.

“Ah buradaki kelimeler de aynı öyleyse burası a türü tünel olmalı. Her ne şekilde olursa olsun buradaki tek tünel de bu zaten!” Ta Ba Ya direkt olarak tünele daldı. Girdikten sonra tüm siyah lobi bir anda kayboldu.

.....

Aynı anda sekiz savaş tanrısının yedisinin de arkeolojik harabenin derin tünelinin içerisinde ilerlediğini söyleyebilirdiniz.

Siyah lobide hayali bir ışık Luo Feng’in etrafını sardı.

“Neler oluyor? Bu renkli ışık çoktan 60 saniyedir beni sarıyor. Nasıl olur da bir cevap vermez?” Luo Feng epeyce şaşırmış bir şekilde başını kaldırdı ve renkli ışığa baktı. Diğer yedi savaş tanrısının çoktan ilerlediğini ve kendilerine ayrılan tünellerin derinlerine doğru yolculuklarına başladıkları hakkında en ufak bir fikri yoktu.

Sadece Luo Feng!

“sfgjfj,sfkgjfjsdbnb,shgfg……” yırtıcı bir ses aniden siyah lobinin ortasında çalındı.

“Çeviri yazılımı.” Luo Feng başını eğdi ve taktiksel iletişim saatine baktı. Yazılım çalışıyordu ve taktiksel iletişim saati bir ses duyuldu-- “Uyarı, uyarı, uyarı…..”

“Uyarı mı?” Luo Feng donup kaldı.

Luo Feng arkeolojik harbe #9 da insanlığın daha önce hiç böyle bir sorun yaşamadığını bilmiyordu.

Luo Feng’in etrafını saran hayali ışık aniden kayboldu. Bu sırada parmak kalınlığındaki kristaller siyah lobinin duvarlarından düştü. En az yüz kristal dizisi şimşek gibi ateşlenmişti. Önceden sisli adada olan asmalardan bile daha hızlılardı.

“İyi değil.” Luo Feng savuşturmak istedi.

Ne yazık ki bu kristal dizileri inanılmaz biçimde hızlıydı bu yüzden Luo Feng karşılık vermesine fırsat olmadan aniden onlar tarafından sarıldı. Kristal diziler Luo Feng’i meyveli çörek gibi sarmıştı.

“Neler oluyor?”

“Nasıl oldu da hemen girdikten sonra bağlanıldığını hiç duymadım?” Luo Feng hızlıca sırt çantasındaki yüce mekiği kontrol etti. Altı bıçak parçası sırt çantasından çıktı ve kristal dizileri şimşek gibi kesti.

Çeliği muhallebi gibi kesen Yüce mekiğin bıçak parçaları kristaller üzerinde en ufak bir iz bile bırakmadı.

“Yarıp geç” Luo Feng tüm gücüyle zorladı.

“PU!” “PU!” “PU!” “.......

Bıçaklarıyla kesmeye devam etti.

Ne yazık ki küçük bir çocuğun zorlayışı gibi kristal dizisinde gıdım değişim yoktu. Luo Feng sonunda anladı…..arkeolojik harabede onun gücünün anlamı yoktu! Mantıklıydı.Kara tanrı seti ardına kara tanrı seti oluşturan bir arkeolojik harabenin rakibi olabilir miydi?

“Arkeolojik harabeler gerçekten gizemlerle dolu. Bir yığın durumun meydana geleceğini kim bilebilirdi ki. diğer yandan kristal diziler sadece hareketimi engelliyor. Beni öldürmek istiyor gibi değiller.” Luo Feng kendi kendine düşündü.

Bu sırada kristal dizilerden akan bir ışık Luo Feng’i bağladı ve siyah lobinin tavanına doğru götürdü! Bir makine sinyal gönderirmiş gibi. Bu süreç 30 saniye sürdü. Aniden---

Vııııın! Vıııııın! Vııııınn!

Tüm kristal diziler hızlıca ayrıldı ve duvara geri çekildi.

“safglfklgfdkg,asdgsfkjvgsfm…..” siyah lobide bir dizi keime çalındı.

Luo Feng taktiksel iletişim saatine baktı. Aynı sırada çince konuştu--

“Tebrikler. Beyin gücünüz 21, 18den daha yüksek. Eğitim üssündeki seçkin tünele girmek için yeterli niteliktesiniz. 5000 seneden beri seçkin tünelin açıldığı ilk sefer olduğundan lütfen 15 dakika bekleyin.”

Luo Feng siyah lobide bekledi, düşünceleri kaybolmuştu.

Kraliyet muhafızı Cazibe şöyle dememiş miydi….arkeolojik harabe #9’da sadece a türü ve b türü tüneller bulunuyor diye? Nasıl oldu da bir anda seçkin tünel ortaya çıkmıştı?

Ve bu 5000 senedir ilk seferdi?

Ve hatta biraz beyin gücünden bile bahsetmişti.

“Beyin gücü ne?” Luo Feng şaşırmıştı, “Beyin gücüm 21, 18den yüksek? Görünen o ki beyin gücü 18 yeterliliğin alt sınırı. Arkeolojik harabenin sözlerine göre buraya girip çıkmış hiçbir savaş tanrısı seçkin tünele girememiş.”

Bu iyi mi yoksa kötü müydü?

İyi kısmı seçkin tünel orijinal olan a türü ve b türü tünelden farklı olduğundan dolayı beklenmedik bir mükafatı olabilirdi.

Kötü kısmı bir defa seçkin tünele girdiğinde önceki dövüşçülerin tecrübeleri ona yardımcı olmayacaktı!

5000 senedir açıldığı ilk sefer olduğundan kimse seçkin tünele girdikten sonra neler olacağını bilmiyordu.

“15 dakikanın geçmesi gerçekten fazla zaman alıyor.”

“Taktiksel iletişim saatimde hiçbir sinyal yok. Görünen o ki harabenin içerisindeyken dışarıyla irtibata geçemiyorsun.” Luo Feng saatine baktı. Ancak şaşırmamıştı. Eğer dış dünya harabe içerisindeki kişilerle bağlantı kurabilseydi o zaman Sınırların Dojosu ,Yıldırım Dojosu v.b arkeolojik harabe hakkında daha fazla bilgi sahibi olurdu.

Zaman yavaşça geçti….

Luo Feng sessizce bekledi.

“asdfjdhfhghg….” siyah lobi içerisinde bir dizi kelime yankılandı. Aynı sırada lobi hafifçe sarsılmaya başladı.

Luo Feng başını eğerek taktiksel iletişim saatine baktı, cümleyi çevirmişti: “Lütfen seçkin tünele ilerleyin.”

Başını kaldırdı!

Sonu görülmeyen karanlık bir tünel siyah lobinin duvarında görülebiliyordu.Tünelin dışında taktiksel iletişim saatindeki kelimelerle eşleşen bazı karmaşık kelimeler bulunuyordu.

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1146

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1026

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 673

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 616

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 584

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 528

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 308

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13167 Üye Sayısı
  • 386 Seri Sayısı
  • 18063 Bölüm Sayısı


creator
manga tr