Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Swallowed Star - SS 17 - Hapishanede Gecenin Geç Saatleri


 

Çeviri: Kharsmi Düzenleme: Sapphire

 

Bölümün Şarkısı: Yojou-han Shinwa Taikai (www.youtube.com/watch?v=lMQK5MbIb1E)


Gece yarısı. Ay ve yıldızlar bugün gökyüzünde görünmüyordu, bu yüzden Luo Feng’in hücresi kapkaranlıktı. İçeri düşen tek ışık hücrenin dışındaki koridordan geliyordu.


[HU~~~]


Horlama sesleri hücre boyunca yankılanıyordu,  bu neredeyse herkesin derin uykuda olduğunu gösteriyordu.


Aniden——


Sol yatakta yatan Luo Feng oturma pozisyonuna geçti. Bağdaş kurdu, ayak ayaları karşıya bakıyordu. Elleri bacaklarının üzerinde dinleniyordu ve sırtı dimdikti.


“Limit Salonunda gördüğüm makaleye göre, dünyada genetik enerji yetişimi yapmanın sadece bir yolu var——Wu Xin Xiang Tian tekniği. Bir kere bir dövüşçünün fitness seviyesine ulaştığında, genellikle genetik enerji yetişimine hemen başlayabiliyorsun.” Luo Feng derin bir nefes aldı, “Makalede kozmik enerjiyi hissetmeye başlamanın işin en zor kısmı olduğunu yazıyordu!”


Kozmik enerjiyi emebilmek için önce hissedebilmen gerek.


Makaleye göre, bu enerji tüm dünyaya yayılmıştı. Evrendeki yıldızlar bile bu enerjiye sahiptir. Ancak….. çoğu insan bu enerjinin varlığını algılayamaz.


“ ‘Hissedebildiğim’ sürece, kolayca enerjiyi emebilirim.”


“Yetenekli insanlar enerjiyi eğitimlerinin ilk gününde hissetmeye başlayabiliyor. Daha yeteneksiz dövüşçülerin enerjiyi hissetmesi bir buçuk yılı bulabiliyor.” Luo Feng nefesini ayarladı ve Wu Xin Xiang Tian tekniği için aldığı pozisyonu korudu. Wu Xin* ‘iki ayak ayası, iki avuç ve kafadaki ana arteri’ temsil ediyordu.


İ.Ç.N: Wu Xin Beş Kalp anlamına geliyor.


Nefes…..


Luo Feng’in nefes alış verişi yavaşça dengelendi. Luo Feng nefes alış verişini dengelerken, kalbinin sakinleştiğini hissedebildi.


“Vücudumu gevşetmeliyim. Wu Xin Xiang Tian doğal bir süreç. Kalbimi sakinleştirmeliyim, kalbim bir aynanın yansımasındaki göl kadar sakin olmalı.” Luo Feng’in iradesi güçlüydü, bu sayede kendini yavaşça sakinleştirebildi.


Tamamen sessizdi. Nefesi zorlukla duyulabiliyordu.


Bir dakika, iki dakika….. otuz dakika, bir saat…..


“Hm?” Luo Feng aniden gözlerini açtı, “Enerji denilen şey nerede? Nasıl hissedemedim? Kalbim ve vücudum tamamen sakinleşmiş durumda. Belki de makalenin dediği gibidir, yetenekli bir insan ilk gününde bunu başarabilirken yeteneksiz bir insanın enerjiyi hissetmesi bir buçuk yılı alabiliyordur?”


“Tekrar deneyeceğim.” Luo Feng gözlerini kapattı ve makalenin açıkladığı şekilde enerjiyi hissetmeye çalıştı.


Rahatlama ve sessizlik.


Bunlar Wu Xin Xiang Tian tekniğinin en çok vurguladığı şeylerdi.


“Bir şeyi yanlış yapıyor olmalıyım.” Luo Feng yarım saat sonra gözlerini açtı.


Luo Feng genetik enerji yetişiminin ilk aşaması olan——hissetmenin çok zor olduğunu kabul etmek zorundaydı.


“Son bir kere daha deneyeceğim. Olmazsa yarın gece denemeye devam ederim. Umarım bu sefer yaparım.” Luo Feng kalbinden diledi, gözlerinin kapattı ve enerjiyi hissetmek için kendini tekrar sakinleştirmeye başladı.


Zaman yavaşça geçti, on dakika….. otuz dakika….. elli dakika….. bir saat yirmi dakika…..


“Neden işe yaramıyor?”


Neredeyse meditasyon durumuna girmiş olan Luo Feng’in düşünceleri de yavaşlamaya başladı.


Yavaşça…..


Neredeyse meditastasyon durumunu girmişti. Luo Feng’in kalbinde azda olsa enerjiyi hissetme umudu vardı. Ancak zaman geçtikçe Luo Feng dalmaya başladı! Normal bir kişi gece yarısı hiçbir şey düşünmeden bir buçuk saat gözlerini kaptırsa uykuya dalardı. Luo Feng neredeyse üç saattir enerjiyi hissetmeye çalışıyordu.


\\ Benim böyle uyumuşluğum çoktur. Çok güzel oluyor. Tamamen dinlenmiş uyanıyorsun.


Uykuya dalmak üzereyken Luo Feng enerjiyi hissetmeyi unutmuştu.


\\ Dört şerefsizi dövdükten sonra güzel bir uyku :D


“Çok rahat.”


Uyuya kalmış Luo Feng ayak ayalarından, avuçlarından ve kafasındaki ana arterden giren zayıf bir enerji hissetti. Yavaş ama sabit bir hızda bedenine giriyordu.


“Bu da ne?” Luo Feng hala yarı uykudaydı.


“Bu genetik enerji!!!” Luo Feng aniden uyandı ve gözlerini açtı. Az önceki his hemen kayboldu.


Luo Feng uyumak üzereyken enerjiyi hissedebileceğini asla düşünmemişti.


“Onu hissettim, onu gerçekten hissettim, bu hissetmeye çalıştığım enerji olmalı.” Luo Feng aşırı derecede mutluydu, “Makaleye göre, aday dövüşçü sınavını geçen birçok insan genetik enerji yetişimine başlayabiliyor. Bilinçli olarak hissedemezseniz bile vücudunuz yavaşça enerjiyi emer.”


\\ Büyük ihtimalle canavarlar da böyle emilim yapıyor.


Luo Feng bu hissin sadece enerjiyi emdiği anlamına geldiğini biliyordu. Ancak bu tür bir emmenin hızı çok yavaştı.


“Bu tür bir his ha.”


Luo Feng gözlerini kapattı ve tekrar hissetmeye çalıştı. Nefesini dengeledi ve kalbini sakinleştirdi. Bilincini ayak ayalarına, avuçlarına ve kafasındaki artere odakladı. Demin hissettiği enerjiyi tekrar hissetmeye çalıştı.


Enerjiyi hissettiğini hissetti ama aynı zamanda tam anlamıyla hissedemediğini hissetti.


\\ Bazen böyle cümleleri iyice karıştırasım geliyor. Öyle bir karışık çevireceksin ki kimse çözemeyecek :D


D.N: Lütfen böyle şeyler denemeyin sevgili çevirmenler daha sonra o cümleleri anlayıp anlatması gereken insanlar var :D


Yavaş yavaş his netleşmeye başladı.


İşte bu!


Çok küçük bir şey bir nefes gibi yavaşça süzüldü. Bu şey Luo Feng’in ayak ayasına yaklaşınca yavaşça bedenine sızıyordu.


“Bu enerji.” Luo Feng ‘Wu Xin’e odaklandı ve enerjiyi emmeye başladı. Doğal olarak ‘Wu Xin’indeki emme hızı arttı: bir anda emiş hızı yüz kat yükseldi.


\\ Yetişim yolu açıldı sonunda :D


Başlangıçta sızan enerjiyi bir su borusundaki çatlaktan damlayan su damlalarına benzetirsek...


Şimdi o çatlak büyümüştü ve enerji küçük bir nehir gibi durmaksızın Luo Feng’in bedenine akıyordu.


“Ah~~~” His onu kemiklerine kadar titretti. Şekilsiz ve renksiz enerji Luo Feng’in bedenine girdi. Aç ve susuz hücreleri beş farklı yoldan gelen enerjiyi çılgınca silip süpürdü.


Hücrenin içinde.


\\ Bu vücuttaki hücre hapishane hücresi değil :D


Enerji hücrelerine girerken hızla mitokondriler tarafından emildi ve garip bir enerji ortaya çıktı. Bu enerji çekirdek tarafından emildi ve dünya parçalayıcı değişikliklere sebep oldu. DNA kodları da hafifçe değişmeye başladı ve hücre bölünmeye başladı.


Zaman yavaşça geçti…..


Luo Feng’in bedeni değişmeye başladı. Cilt yüzeyi, kasları, kemikleri ve hatta vücudundaki her bir hücre katmanı ve vücudunun tüm parçaları değişti. Bu değişim yaşamın evrimi, yaşamın genlerinin geliştirilmesi!


“Yetişim rehberine göre, insanlar bu enerjiyi ememeyecek şekilde doğarlar. Bu açlık yüzünden ilk emişte mümkün olan en yüksek miktarı emersin. Bu aynı zamanda en hızlı güç artırıcıdır!” Luo Feng fitness seviyesinin değiştiğini hissediyordu.


Dünyada ve tüm evrende sonsuz miktarda miktarda enerji vardı. Luo Feng’in demin emdiği enerji okyanusta sadece bir damlaydı.


Ancak Luo Feng’in şimdiye kadar yaptığı en büyük güç sıçramasını yapmasını sağladı.


Kemiklerinin yoğunluğu arttı, hücrelerinin büyüklüğü azaldı ve ikiye bölündü. Kas lifleri kendilerini güçlendirdi ve Luo Feng’in vücut ağırlığı artmaya devam etti.


Hayat çok tuhaf!


Beyinde.


\\ Söylemeye gerek duymuyorum :)


Luo Feng’in hissedemediği bir yerde enerji beyninin derinliklerine aktı. Doğumundan şimdiye kadar beyninin derinlikleri üç komayla sarsılmıştı. Ve bu gece devasa miktarda enerji beyninin derinliklerine akıyordu.


Ancak bu değişiklik önceki üçünden farklıydı, bir şekilde daha soluktu….. Yetişimiyle meşgul Luo Feng bunu hiç fark etmedi.


××××××


[DING~~DONG~~]


Şafak, saat 5 6 civarı. Güneş yeni yeni kendini gösteriyor. Hapishanedeki tüm ziller çalıyordu. Mahkumlar bir bir uyanmaya başladı. Baya bir süredir bağdaş kuran Luo Feng sonunda gözlerini açtı ve gülümsedi: “Tek seferde bundan daha fazla enerji ememezdim. Bedenimin dolması için neredeyse 2 saat enerji emdim.”


Luo Feng eskisine göre çok daha güçlü olduğunu hissedebiliyordu.


“Dün gece baya ilerleme katettim, sınavda girdiğim komada bile fitness seviyem bu kadar yükselmemişti.” Luo Feng kendi kendine düşündü, “Yumruk gücüm 1500 kg civarında muhtemelen, daha fazla bile olabilir.” Test makinesi olmadan kesin bir rakam söylemek mümkün değildi.


“Kahvaltı zamanı, kahvaltı zamanı.” Çok az mahkum yemek için hücresinden çıktı.


Luo Feng yatağından zıpladı, dişlerini fırçaladı ve kahvaltıya gitmeden önce yüzünü yıkadı.


\\ Adam kendini evinde hissediyor :D


Bu sırada——


Üniforma giyen üç mahkum koridorda Luo Feng’in hücresine doğru yürüdü. İçlerinden biri seslendi: “Kel Huang, senin hücrene çok yetenekli birinin geldiğini duydum. Tek başına dört elit üyeyi dövmüş.”


“Kardeş Liu, o kesinlikle sert.” Luo Feng’in hücresindeki kel kabadayı güldü ve kafasını salladı.


“Oh”


Üç mahkum bakıştı ve içlerinden biri alçak bir sesle konuştu: “Hata yok. Hücre numarası, yaşı ve gücü tutuyor. Kardeş Zhou bahsettiği o.”


Sonraki Bölümün İsmi: Çete Savaşı

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1263

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 662

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15595 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21004 Bölüm Sayısı


creator
manga tr