Korku dağları bekler. #Atasözü

Stellar Transformations - Bölüm 4.19: Karar


Çeviri: Pervane

  

Abi!

Qin Yu heyecanla sandalyeden fırladı.

Fakat asıl şaşıran kişi Qin Yu değil Qin Feng idi. Qin Yu’nun öldüğünü duyduğundan beri ızdırap içindeydi. Bu savaşa da bir nevi kardeşinin intikamını almak için katılmıştı ama şimdi kardeşi sapasağlam karşısındaydı.

Xiao Yu…” Kelimeler Qin Feng’in boğazında düğümlendi.

Feng’er otur hadi. Yu’er’in başından neler geçtiğini birazdan öğreneceksin. Kendine gel artık. Karşındaki üçüncü kardeşin, o yaşıyor.” Qin De keyifle kahkaha attı. Uzun zamandır böyle mutlu kahkaha attığı görülmemişti.

Qin Feng sertçe başını salladı. Kardeşi yaşıyorsa her şey muhteşemdi. Nasıl hayatta kaldığı fark etmeksizin…

Qin Feng hemen masada kendine yer buldu. 5 kişi masayı çevrelemiş durumdaydı. “Yu’er, Yaban’da başından geçenleri anlatmaya devam edebilirsin.” dedi Qin De. Qin Yu şu ana kadar aslında ışınlama düzeneği olan ışık huzmesinin kendisini Yaban’a ışınladığı kısma kadar anlatmıştı. Sonrasında olanlardan henüz bahsetmemişti.

Qin Yu gülümsedi. “Ustamın Yaban’daki evine ışınlandıktan sonra hiçbir şeyi umursamadım ve eğitimime odaklandım. 9’da 4’lük felaketimin yaklaştığını hissettim. Gel gör ki Xiao Hei 9’da 4’lük felaketle benden de erken yüzleşti.” Gülümserken Xiao Hei’ye baktı.

Diğer 4 kişi de hayranlıkla Xiao Hei’ye baktı.

Qin Yu’nun 7 yaşındayken yavru bir kartal aldığını herkes bildiğinden Xiao Hei’nin ne kadar zamandır pratik yaptığını anlayabiliyorlardı. Genellikle zekası düşük şeytani hayvanların pratik hızı insanlardan düşük olurdu ama Xiao Hei şaşırtıcı şekilde 10 yılda 9’da 4’lük felaketle yüzleşmişti.

Xiao Yu.” dedi Feng Yuzi merakla. “Geçmişte kartalının cinsini anlayamamıştım ancak Jindan aşamasına bu kadar hızlı ulaştığına göre çok özel bir türe mensup olmalı.

Xiao Hei sevinçle kanat çırptı. Diğer insanlarla kutsal sezgi kullanarak konuşmuyordu.

Ha-ha, Xiao Yu da kartalı da canavar. Genç yaşımda ileri Xiantian aşamasında olmamın muhteşem olduğunu söylüyorlar ama Xiao Yu henüz 20 yaşına gelmeden 9’da 4’lük felaketi atlattı bile. Xiao Hei de öyle. Bu adam ve bu kartal cidden… canavar!!!” Qin Feng şarabını yudumladıktan sonra kahkaha attı.

Qin De de şarabından bir yudum aldıktan sonra Qin Feng’e döndü. “Feng’er, kardeşin yalnızca 9’Da 4’lük felaketi atlatmakla kalmadı, artık ileri Jindan uzmanları bile ona rakip olamazlar. Buraya gelirlerken Kardeş Feng ve ben onları kutsal sezgilerimizle tespit ettiğimizde benim uçan kılıcım üzerindeki uçuş hızımdan 10 kat daha hızlı uçuyorlardı.

Qin Yu Yıldız Dönüşümlerine çalışıyordu. Yıldız enerjisi vücudundan vücudunun dışındaki nebuladan dantianındaki nebulaya giriyor, sonrasında tekrar dışardaki nebulaya dönüyor ve mükemmel bir döngü oluşuyordu. Yıldız enerjisi bu döngüde etinden ve kemiklerinden geçtiğinden sürekli olarak vücudunu arıtıyordu. Bu sayede Qin Yu’nun vücudu şu an kutsal silahlarla aynı seviyedeydi.

Orta Nebula aşamasındaki Qin Yu uçan kılıç kullanmadan Qin De’yi hız konusunda geride bırakıyordu. Uçan kılıç kullanınca çok daha hızlı oluyordu. Vücut-Silah Birleşimi tekniğini de kullanırsa Qin De’den onlarca kat daha hızlı uçabilirdi.

Xiuzhenistin uçuş hızı onun gücünün bir yansımasıdır. Qin Yu çok hızlı olduğundan Qin De ve Feng Yuzi onun gücüne inanıyorlardı.

Baba, daha fazla konuşursan utancımdan yerin dibine gireceğim. Ben yalnızca ileri Xiantian uzmanıyken o çoktan ileri Jindan uzmanları yenebilecek güçte. Neyse ki onun abisiyim.” Böyle konuşmasına rağmen Qin Feng kardeşi adına çok mutluydu.

Xu Yuan da muhabbete dahil oldu. “Yeter ama tevazuyu bir kenara bırakın artık. Qin Feng eğer bu genç yaşında ileri Xiantian aşamasında olduğun için utanıyorsan benim gibi bir bunak evine gidip matem tutmalı.

Xu Yuan böyle deyince istisnasız herkes kahkaha attı.

Xu Yuan’ın dövüş sanatlarında pek yeteneği yoktu. Yıllardır pratik yapmasına rağmen hala Xiantian aşamasına ulaşamamıştı.

Pekala, Qin Yu hikayene devam et. Yaban’da neler oldu?” Qin De gülümseyerek sordu. Diğerleri de gözlerini Qin Yu’ya dikmişlerdi. Hepsi de Yaban’daki gizemleri merak ediyordu. Qin Yu derinlere girmeyip yalnızca 100bin li içerde bulunmuş olsa da daha önce hiçbir Shangxian o kadar içeri girememişti.

Qin Yu şarabını yudumlayıp boğazının kuruluğunu giderdikten sonra hevesle devam etti. “Xiao Hei ve ben 9’da 4’lük felaketlerimizle yüzleştik. Aslında Xiao Hei’nin felaketi çok tehlikeliydi. Felaket sırasında 1000 kadar Mavi Alev kurdu etrafımızı sarmıştı. En güçlüleri ileri Xiantian aşamasındaydı, Jindan aşamasına ulaşan yoktu. Ayrıca sayıları da çok fazlaydı. Xiao Hei felaketiyle yüzleşirken bu 1000 kadar kurt hep birlikte bize saldırdı.

Avludakiler yeme içmeyi kesmişlerdi.

Qin Yu ve Xiao Hei 1000 tane Xiantian seviyesindeki şeytani yaratığın tuzağına düşmüştü. Üstüne üstlük kurtlar onların Xiantian seviyesinde olduklarını biliyorlardı. Şimdi ikisi de karşılarında olsalar da olay zihinlerinde canlanınca avludakiler endişeye kapılmışlardı.

Abi ırsi anılara sahip olduğumu söyleme.” Qin Yu’nun zihninde Xiao Hei’nin sesi duyuldu. Qin Yu gülümseyerek yanıtladı. “Kaygılanma, sırrını kimseye söylemem.

Ne olduğunu anlatmaya devam etti. “Neyse ki alevli kılıcım ve alevli eldivenlerim vardı. Xiao Hei felaketini atlattıktan sonra çok güçlendi ve çok sayıda kurdu tek nefeslik sürede öldürdü. Sonrasında kurtlar kaçıp gittiler.

Avludaki herkes rahat bir nefes aldı. Ama biliyorlardı ki Qin Yu ne kadar basit anlatmış olursa olsun, o zamanki durum epey tehlikeli olmalıydı. Az değil 1000 kurt, her yandan etrafını sarmış olmalıydılar.

 

Uzun zaman sonra nihayet Qin Yu’nun Yaban’daki hikayesi bitmişti. Tabii ustası Lei Wei’nin farklı bir evrenden geldiğinden veya Yıldız Dönüşümleri ve ona benzer gizli tekniklerden hiç bahsetmemişti.

Kutsal hayvan Ejder Kayalı Aslan! Kutsal hayvan Hong Luan!” Feng Yuzi soğuk bir nefes aldı.

Hikayenin son kısmını dinlerken yalnızca Qin Yu’nun sözlerinden bile kutsal hayvanların ne kadar dehşet verici olduğunu anlamışlardı. Kutsal hayvanlar güçlü iç yeteneklere sahip oldukları için öyle çağırılırdı. Fakat yeni doğdukları zaman onlar da zayıf olurdu.

Feng Yuzi ve diğerlerine için Yuanying aşamasındaki kutsal hayvanlar yenilmez varlıklardı.

En az Yuanying aşamasındalar. Artı birisi muazzam savunmaya sahip Ejder Kayalı Aslan, diğeri de anka kuşuna benzeyen Hong Luan. Bu kutsal hayvanlar Yuanying aşamasında olsalar da Dongxu aşamasındaki Xiuzhenistlerle karşılaştırılabilecek güçteler.” Kendisi de Xiuzhenist olduğundan Feng Yuzi kutsal hayvanlar hakkında bilgi sahibiydi.

Qin De ve diğerlerinin sesi çıkmıyordu.

Dongxu aşamasındaki Xiuzhenist mi?

Bu hayal ettiklerinin de ötesindeydi. Yuanying aşamasından Dongxu aşamasına geçmek için 9’da 6’lık göksel felaketle yüzleşmek gerekirdi. 2 aşama arasında devasa bir güç farkı vardı. Buna karşın erken Yuanying aşamasındaki Xiang Yang, Qin De ve Feng Yuzi’nin nazarında yenilmezdi.

Dongxu aşamasındaki Xiuzhenistlerin yanında Qin De ve Feng Yuzi bebek gibi kalıyorlardı.

Çok şükür.”Qin De oğlu hayatta olduğu için mutluydu.

Elimden bir şey gelmezdi. Çok güçlülerdi. Allahtan Hong Luan ortaya çıkıp Ejder Kayalı Aslan ile savaşmaya başladı. Aksi takdirde Xiao Hei de ben de o Ejder Kayalı Aslanın yemeği olmuştuk. Çok… güçlüydü.

Qin Yu o zamanı hatırlayınca kendini garip hissetti.

Yalnızca güçlü değiller. O Ejder Kayalı Aslanın savunması ejderhalardan bile fazla. Yüksek seviye bir uçan kılıç olmadan Dongxu aşamasındaki Xiuzhenistler bile onun savunmasını geçemez. Yuanying aşamasındaki Xiuzhenistler ise yüksek seviye uçan kılıçları olsa dahi ona tek bir çizik atamazlar. Hong Luan’a gelirsek, sıradan uçan kılıçlar daha ona dokunamadan Hong Luan’ın alevleri tarafından eriyip giderler.” Feng Yuzi heyecanla durumu açıkladı.

Bir süreliğine avlu sessizliğe gömüldü.

Jindan aşamasında sıkışan Feng Yuzi gibiler bu kutsal hayvanlara yalnızca uzaktan bakabilirlerdi.

Pekala, bu kutsal hayvanlar Yabanı terk etmezler, yani endişeye mahal yok.” Diğerlerinin ifadesini görünce Feng Yuzi onları yatıştırdı. Ardından gülümseyerek devam etti. “Demek bu yüzden, çok fazla şeytani hayvan olduğundan Deniz Aşırı Ölümsüz Adalardaki Xiuzhenistler Yabana girmekten sakınıyorlar ve çevresinden dolaşıyorlar.

Fazla derine girmeden 2 tane Yuanying aşamasındaki kutsal hayvanla karşılaşabiliyorken kim bilir en derinlerde neler yatıyordur?

Yabanın derinlerine girmeye muhtemelen Dacheng aşamasındakiler bile cesaret edemezler.” Qin Yu kendi kendine düşündü. Lei Wei’nin bıraktığı kitaplar ve notlar sayesinde Yabanda ne tür tehlikeler yattığını biliyordu. Gücü Dacheng aşamasına denk olan Lei Wei bile derinlere girmeye cesaret edememişti.

 

Qin Yu’nun Yabandaki maceralarını dinledikten sonra savaşın gidişatı hakkında konuşmaya başladılar. Uzun zaman sonra, gökyüzünde ilk ışık belirdi. Şafak sökmüştü.

Fakat gecenin geç saatlerinde başlayan ziyafet henüz sona ermemişti.

Baba, neden saldırıyı yasaklayıp yalnızca savunma yapma emri verdin? Şu ana kadar 11 eyaleti aldık. 3 taraftan saldırırsak Ba Chu eyaletini de almak işten bile değil.” Qin Feng ancak şimdi neden geldiğini hatırlamıştı.

Qin De soruyu duyunca zoraki bir gülümseme takındı.

Xu Yuan açıkladı. “Qin Feng, dün gün içinde Xiang klanından Xiang Yang buraya geldi.

Xiang Yang!

Xiang Yang!

Qin Yu ve Qin Feng aynı anda tepki verdiler. Ardından Qin Yu devam etti. “Xiang Yang Chu hanedanlığını kuran ve ilk imparatoru olan kişi değil mi?” Qin Feng de Qin De ve Xu Yuan’a şaşkınlık dolu bir bakış attı.

Ta kendisi.” Qin De başıyla onayladı. “Erken Yuanying aşamasına ulaşmış.

Qin Yu’nun yüzü renk değiştirdi ama zihninde düşünceler dolaşmaya başlamıştı bile.

Xiang Yang erken Yuanying aşamasındaydı lakin kendisi erken Nebula aşamasındayken ileri Jindan aşamasındaki Siyah Rüzgar leoparıyla baş edebilmişti. Şimdi orta Nebula aşamasındaydı. Yani teoride Xiang Yang ile savaşabilecek güce sahipti.

Ancak Jindan aşaması ve Yuanying aşamasının farkı yalnızca kaba güçte değildi, göklerin yolu hakkındaki anlayış da önemli bir etmendi. Güç farkını kapatmak hiç de kolay değildi. Bu sebepten Qin Yu zaferinden emin olamıyordu.

Xiao Hei ile güç birliği yapıp özel yeteneklerimizi kullanırsak zafere ulaşma ihtimalimiz var.” Zihni analiz yapmakla meşguldü.

Qin De açıklamaya devam etti. “Xiang Yang çok küstah. Utanmadan bizi 3 doğu eyaletine geri çekilmeye zorladı.” Yüzünde soğuk bir gülümseme belirdi. “Humph, o yalnızca 1 Xiuzhenist ama kaba güçle beni tehdit edip vazgeçirmeye çalıştı. Bu nasıl mümkün olabilir?

Qin Feng ayağa fırladı. “Korkacak ne var? Ordularımız 3 taraftan saldırdığında onun şahsi gücünün ne önemi var?

Qin De derince iç çekti. “Haklısın. Kalabalık ordularımıza karşı bir şey yapamaz. Ama… Qin klanını katledebilir.” Qin Feng tek kelime daha edemedi. Onun gibi bir Yuanying uzmanı sinirlenirse bütün Qin klanını öldürmesi işten bile değildi.

Hal böyle olunca anlaşmaktan başka şansım yoktu. Ordularımızı kullanarak onu tehdit ettim. Eğer Qin klanından birini öldürecek olursa bu yolda yok olsak bile Xiang klanının kökünü kazıyacağımı söyledim.” Qin De iç çekti.

Qin Feng artık babasının neden sıkıntılı olduğunu anlıyordu.

Önceden Qin klanını bitirebilirdi ama artık yapamaz!” Qin Yu’nun sesi buz gibiydi.

Avludaki herkes ona baktı. Qin Yu’nun öyle sözler söylediğine inanmakta güçlük çekiyorlardı. Ancak vahşet dolu havası ve buz gibi bakışları kararlılığını gösterir nitelikteydi.

Xiao Yu, onun dengi değilsin.” Feng Yuzi açıkça konuştu. “İleri Jindan aşamasındakileri öldürebilecek güçte olsan da Yuanying aşamasıyla Jindan aşaması çok farklı şeyler. Bu fark yalnızca güçle giderilebilecek bir şey değil. o 1000 yıl pratik yapmışken sen 20 yıl bile pratik yapmış değilsin. Anlayış seviyen onunkiyle nasıl boy ölçüşebilir?

Qin Yu Feng Yuzi’yi anlamıştı ama ses etmedi.

Xiang Yang’ın seviyesini bilmiyordu ama kesin bildiği bir şey vardı. O da Meteorik Gözyaşının berrak akımlarıyla beslenen ruhu sayesinde kendisinin durmaksızın geliştiğiydi.

Süreç yavaş olsa da hiç durmuyordu.

Yu’er kaygılanma. Dayanabiliriz. Sen burada değilken ne yapmam gerektiğini bilmiyordum ama sen gelince bir çözüme ulaştım. Öncelikle kendini dizginlemelisin. Bulunduğun seviyeye 20 yılda ulaştın. Pratik hızını göz önüne alırsak 10-20 yıl kadar daha pratik yapmalısın. Sen zaferden emin olana kadar harekete geçmesek bile geç kalmış olmayız.” Qin De biliyordu ki bu çözüm dışında bir şey söyleseydi oğlunun huyu gereği onu durdurmak mümkün olmayacaktı.

Qin Yu başıyla onayladı ama bir şey söylemedi. Babasını endişelendirmek istemiyordu.

Xiao Hei, el ele verirsek erken Yuanying aşamasındaki bir Xiuzhenisti yenebilir miyiz sence?” Kutsal sezgisini kullanarak Xiao Hei ile iletişime geçti.

Ejder Kayalı Aslan gibi bir kutsal hayvan karşısında bile hayatta kaldık. Abi, erken Yuanying aşamasındaki bir Xiuzhenistten korkacağını hiç düşünmezdim.” Xiao Hei’nin sesi Qin Yu’nun zihninde yankılandı. Qin Yu bunu duyunca hafifçe gülümsedi.

Tabii ki kendisi de bu kararı çoktan vermişti.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 785

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 752

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 607

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 586

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 452

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 422

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 411

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 381

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 345

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 108

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 98

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 71

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 37

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6317 Üye Sayısı
  • 132 Seri Sayısı
  • 10264 Bölüm Sayısı


creator
manga tr