“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Stellar Transformations - Bölüm 2.19 Savaş Hileleri (2)


 

Bölüm 2.19 Savaş Hileleri (2)

 

Başkentte bulunan imparatorluk sarayının çalışma odasında...

“Ha-ha…” Elindeki iki mektubu tutan Xiang Guang sesli bir şekilde gülmeden edemedi.

“Zhen Zu gerçekten beni hayal kırıklığına uğratmıyor. Qin De’nin gizli olarak tuttuğu 200,000 asker, bu kadar fazla askerin masrafları çok büyük bir miktar para demek. Eğer Qin De isyan çıkarmak istemiyorsa neden bu kadar fazla askere sahip olmak istesin ki? Yoksa Qin De fazla para kazanmak istemiyor mu?” Xiang Guang soğukça gülüyor.

Zhen Xu sadece yarım yıldır 3 Doğu Bölge Vilayetinin gizli istihbarat servisinin başına geçmişti ama birçok şeyin arkasındaki gerçekleri çoktan fark etmişti.

“Majesteleri, şimdiye kadar Qin De gizlice 200,000 askeri daha askere almış ama Siyah Su Haydutları onu tutmak için bekliyor. Onun bütün ordusunu hareket ettirmeye cüret etmesine imkân yok. Diğer türlü, Siyah Su Haydutları onun bölgesini kaosa sürükleyecektir. Bu yüzden, temel olarak hiçbir şey hakkında endişelenmemize gerek yok.” Onun arkasındaki karanlık köşede duran kanca burunlu adam konuştu.

Xiang Guang elindeki mektubu bıraktı ve konuştu, “Ne biliyorsun ki? Kara Su Haydutlarının liderleri bazı asi astlar tarafından etkisiz hale getirilmiş olsa da onlar sonuç olarak sadece haydutlar. Onlara sadece birkaç yarar vermesi gerekiyor ve onlar daha fazla belaya neden olmayacaklardır. Qin De hala 800,000 askeri ile Xiang Klanına karşı bir savaş çıkarabilir.”

“Majesteleri çok zeki.” Kanca burunlu adam saygıyla eğildi ve konuştu.

“Zhen Xu 3 Bölge Vilayetindeki orduların erzak, materyal ve diğer şeylerden belirli bir ölçüde hazırlandığına dair kanıtlar buldu. Daha da fazlası olarak 200,000 kişiyi 5 yıldan daha uzun bir süredir askere aldırlar ve onlar 1. Sınıf askerler haline geldiler. Buradaki her şey açıkça Qin De’nin isyan çıkarmak istediğini gösteriyor.”

Kanca burunlu adam ses bile çıkarmaya cesaret edemedi.

Çok güzel, bu bir isyan.” Xiang Guang’ın yüzünde hiç beklenmedik memnuniyet belirtileri vardı. “Unutma, Siyah Su Haydutlarıyla anlaşmak için çabucak birini gönder ve onlara altın, mücevherler, hazineler ve benzerlerini sunarak onlara şunu söyle. Savaş çıktığında Qin De’nin bölgesini kaosa sürüklemeliler.”

Kanca burunlu adam bir süre düşündükten sonra konuştu: “Eğer o haydutlar çok açgözlü davranırlarsa?”

“Aptal!” Xiang Guang aniden etrafında döndü ve kanca burunlu adama baktı. “Değeri ne olursa olsun onlarla anlaşmak zorundasın. Hatta onlara savaştan sonra bir vilayet vermeyi bile söz olarak verebilirsin.”

“Bir vilayet önermek?” Kanca burunlu adam şaşkında döndü. Ancak sonradan bunu da anladı. “Sizin emrinizdeki bu astınız çoktan anlıyor. Eğer onlara her şeyi versek bile, onlarla eğlenmek gibi bir şansları olmayacak.” Xiang Guang’ı uzun yıllardır takip eden biri olarak Xiang Guang’ın karakterini çok iyi biliyordu.

Xiang Guang başını memnuniyet ile salladı. “Zekisin. Qin De’den kurtulduktan sonra, onlar önemsiz Siyah Su Haydutlarından daha fazla bir şey olamayacaklar. Sadece bir emir vermem sonucunda onların hepsi silinip atılırlar. Ama şimdilik onları sadece kullanacağım.”

“Majesteleri çok zeki. Şimdi ne yapacağımı biliyorum.” Kanca burunlu adam cevap verdi.

Xiang Guang diğer mektubu okudu ve konuşmaya devam etti: “Shangguan Amcanın mektubu da ayrıca Zhen Xu’nun bulduğu her şeyi onaylıyor.”

Kanca burunlu adam gözlerini daire şeklinde hareket ettirdi ve hemen konuştu: “Başka bir alternatif daha var Majesteleri. Asileri yakalamak için en iyisi ilk olarak liderlerini yakalamaktır. Biz gizlice Qin De’ye suikast yapmak için birini yollayabiliriz. Bu yolla beraber onlar lidersiz bir grup haline gelirler ve bundan sonra ordumuzu gönderirsek Qin Klanını kesinlikle yok edebiliriz.”

“Aptal!” Xiang Guang soğuk bir gülümseme ile konuştu.

Kanca burunlu adamın vücudu anında titremeye başladı.

“Eğer şimdi bir suikastçı gönderirsek başaracağından kesinlikle emin olamayız ve eğer başarılı olsa bile Qin Klanı liderleri hemen değişebilir. Sahip olduğum bilgilere göre 3 oğlu arasında 3. oğlu dışındaki diğer 2 oğlu gerçekten olağanüstü kişiler. Daha da fazlası suikast gerçekleştiğinde Qin Klanı delirecektir ve bu delilikle bize saldıracaklardır. 800,000 kişilik güçlü bir ordu kesinlikle şaka değil.” Xiang Guang soğuk bir kahkahayla konuşmuştu.

“Dahası eğer şimdi ona suikast yaparsak Qin Klanı kesinlikle Shangguan Hong’un onları nehirden aşağı attığını fark ederler ve bu yüzden kazandığımızdan fazlasını kaybederiz. Anlıyor musun?” Xiang Guang kanca burunlu adama bakarak söylendi.

“Geri zekâlılık ettim.” Kanca burunlu adam aceleyle konuşmuştu.

Xiang Guang’ın yüzünde gönül rahatlığını ifade eden birkaç ipucu ortaya çıktı: “Ona suikast gerçekleştirmeyeceğiz. Qin Klanının isyan çıkarmasına ve Shangguan Klanının onlara yardım etmesine izin vereceğiz. Qin Klanı gardlarını tamamen indirdikten sonraki savaşın en kritik anda Shangguan Klanı aniden taraf değiştirecek ve Qin Klanını arkadan bıçaklayacak. Hmph, hadi görelim bakalım Qin Klanı hala yok oluşu engelleyebilecek mi?”

Kanca burunlu adamın gözleri tekrar parladı. Ve aceleyle konuştu: “Majesteleri çok zeki. Eğer devam eden savaşın kritik bir anında onları arkadan bıçaklayabilirsek o zaman zırhlı süvarilerimiz ile yapacağımız saldırı Qin Klanını kolayca yok etmek için yeterli olacaktır.”

Xiang Guang kendi ürettiği savaş hileleri hakkında oldukça memnundu. O başını sallarken değişik bir şekilde konuşmaya başladı: “Tamam, şimdi kendi işini halletmek için gitmelisin. Siyah Su Dağının haydutlarını bizim tarafımıza çekmek için her yolu dene. Altın, mücevher, güzel kadınlar, hazineler ve daha fazlası, her şey kullanılabilir. Onların savaş sırasında Qin Klanının bölgesinde karışıklık çıkaracağına emin olmalısın. Qin Klanı ve Shangguan Klanının arasındaki konuşma hakkında ise, sanki hiçbir şey bilmiyormuşuz gibi davranmaya devam edeceğiz.”

// ÇN: Yağcılar en pis yalancılardır. Bu şerefsizde de bir şeyler var bakalım hayırlısı…

“Anlıyorum. O zaman şimdi ayrılıyorum.” Kanca burunlu adam başını eğerek selam verdi ve konuştu. Ardından onun vücudu flaş gibi kayboldu.

Bir süre sonra kanca burunlu adam bir malikânede ortaya çıktı.

“Feri gelmişsin hayatım.” Güzel, evli bir kadın ona doğru yürüdü.

// ÇN: Bakarak evli olduğu mu anlaşılıyor, peki.

“Babacığım.” O sırada tatlı bir çocuk da ona doğru koştu. Kanca burunlu adam oğlunu sarılarak kaldırdı. O ayrıca karısına da sarıldı ve dedi: “Tatlım, odamıza geri dönelim. Buradaki hava soğuyor.” Malikânedeki her bir hizmetçi ona karşı oldukça saygılıydı.

Odaya girdikten sonra güzel evli kadın sessizce sordu: İmparatordan senden bir şey yapmanı istemedi mi tatlım? Ne zaman sana söylenileni reddedebileceksin? Her zaman böyle oluyor ve ben her zaman endişeli hissediyorum.”

Kanca burunlu adam evli kadını göğsüne yumuşakça bastırdı ve: “Merak etme tatlım. Bu işin tehlikeli olduğunu nasıl bilmem. Ama imparatorun sırlarından çok fazlasını biliyorum bu yüzden bana söylenenleri reddedemiyorum. Endişe etme. Xiang Guang’ın bilgeliği az olduğundan ben onunla hala başa çıkabileceğimden eminim.”

Kanca burunlu adam aniden kaşlarını çattı ve düşündü: “Xiang Guang’ın karakterine bakarsak Qin De’nin isyan edeceğinden tamamen emin olduğunda hemen Qin De’yi öldürmek için birini gönderirdi. Nasıl oldu da bu sefer beklenmedik bir şekilde sakinleşti ve Shangguan Klanının taraf değiştirmesine imkan sağlamak için hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranmaya karar verdi?”

Xiang Guang’ın gizli servisinin lideri olarak kanca burunlu adam nasıl bu kadar aptal olabilirdi?

Onun imparatorluk çalışma odasında yaptığı her şey sadece bir oyundu. Xiang Guang tarafından güvenilmek istiyorsa Xiang Guang’ın onun zayıflıklarının farkında olmasına izin vermeliydi. Ama nasıl imparatorun onun gerçek zayıflıklarının farkında olmasına izin verebilirdi? Bundan dolayı sanki birkaç zayıflığı varmış gibi davranmak en iyisiydi.

Kanca burunlu adamın tahmini doğruydu. Aslında Xiang Guang’ın arkasında hala biri vardı. Eğer Xiang Guang gerçekten bu kadar zeki olsaydı, geçmişte o aptalca şeyi yapmazdı.

Eski avluda Qin De elleri arkasında kenetlemiş bir şekilde gökyüzüne bakıyordu.

“Xiang Guang’ın karakteri göz önüne alındığında belki de beni doğrudan öldürme çalışacaktır.” Qin De bir gülümseme bırakıyordu. Onun fikirlerinde Xiang Guang kesinlikle dikkat edilmeye layık birisi değildi. Xiang Guang bir aptal olmasa bile strateji konusunda bir uzman olarak kâle alınmaktan çok uzaktaydı.

Yanındaki Xu Yuan konuştu: “Majesteleri, Xiang Guang bir suikastçı gönderse bile, biz hala Shangguan Klanının güvenilmez mi yoksa güvenilir mi olduğunu anlayamayız. Çünkü Zhen Xu bir miktar bilgi edinebileceğinden, Xiang Guang bunu Zhen Xu’nun verdiği bilgilerden de hesaplayıp bizim bir isyan çıkarmak istediğimizi fark edebilir. Ve bu yüzden siz Majestelerini öldürmek için bir suikastçi yollayabilirler.”

Aslında...

Eğer gerçekten bir suikast girişimi olsa bile Shangguan Klanının onlara ihanet ettiğinden emin olmak mümkün değildi.

“Biz gerçekten Shangguan Klanının bize ihanet edip etmediğinden emin olmalı mıyız?” Qin De yüzündeki gülümsemeyle konuştu.

Xu Yuan da bir kahkaha patlattı.

Evet, açıkçası bunu bilmek zorunda değiller mi?

Bu görüşmenin sebebi Shangguan Klanını kendi taraflarına çekmek değil, bunun yerine bazı yanıltmalara neden olmaktı. Onun sadece Qin Klanı tarafından istenilenleri üretmesi gerekmekteydi.

//ÇN: Son cümleyi ben de pek anlamadım.

//FN: Sadece Qin klanının istediklerini yapacaklar diyo kısaca.

Xu Yuan başını salladı ve konuştu: “Aslında biz bu görüşmeleri sadece bazı yanıltmalara sebebiyet vermek için yaptık. Shangguan Klanının bize ihanet edip etmemesi önemli değil çünkü çoktan o klanın ortadan kaldırılmasına karar verildi. Shangguan Klanına savaş sırasında bizi arkadan bıçaklamak için herhangi bir şans vermeyeceğiz.”

Neyin nasıl olduğu önemli değildi, Qin Klanı hatalardan hoşlanmazdı. Shangguan Klanına aslında hiçbir şans verilmeyecekti.

“Benim tahminlerime göre, Xiang Guang Siyah Su haydutlarına biraz materyal ve benzerlerini önerecek.” Qin De kahkaha atarken konuştu.

Ayrıca Xu Yuan da kahkaha atıyordu.

“Prens Konağından gizli bir mektup var, Majesteleri.” Bir adam avluya doğru koştu ve gizli mektubu uzattı. Xu Yuan mektubu hemen aldıktan sonra onu Qin De’ye verdi.

“Prens Konağında yine ne oldu?” Qin De gizli mektubu açtı ve ona bir bakış attı. Ardından gözleri hemen parladı. “Ha-ha, gökler bana yardım etti. Yu’er bu sefer gerçekten büyük bir hizmet verdi. Ben her zaman Xiang Klanının iki Shangxian’ı hakkında endişeliydim. Şimdi, paha biçilmez bir hazineye sahip olduğumdan dolayı daha da eminim. Ha-ha, bu gerçekten çok harika.”

Şu anda Qin De’nin heyecanı basitçe tarif edilemez boyutlara ulaşmıştı.

“Çok sevindirici bir şey mi oldu?” Yan taraftaki Xu Yuan oldukça meraklıydı. Qin De hemen mektubu ona okuması için verdi. Xu Yuan mektubu okur okumaz, oldukça mutlu oldu. Tek seferde konuştu: “Tebrikler, Majesteleri. Tebrikler, Majesteleri.”

Qin De sesli bir kahkaha attı ve konuştu: “Yu’er bu sefer benim için çok önemli bir şey yaptı. Geri döndüğümde onu kesinlikle cömertçe ödüllendireceğim. Xu Yuan, insanlara çabucak haber ver. Hemen Prens Konağına geri dönüyoruz.”

“Evet!” Xu Yuan hemen başını eğerek selam verdi ve konuştu. Qin De ise gülmeden edemedi. O 3.oğlunun ona bu kadar büyük bir sürpriz yapacağını hiç düşünmemişti. Aslında en başta sadece yüksek Xian derece bir cevher yığını bulunduğunu düşünmüştü ama şimdi bunun aslında kutsal silahlara dönüşebilecek bir hazine olduğu ortaya çıkmıştı.

Kutsal silahlar, daha azı değil!

Yan tarafta duran Xu Yuan da bu Kaya İçinde Yanan Demirin Qin De için ne kadar değerli olduğunu anladı. Önem açısından o iki yüz bin askere bile denk sayılabilirdi. Bu yüzden Qin De nasıl deli gibi heyecanlanmazdı ki?

Çevirmen Notu;

[1] 2.Kitabın Sonuna Kalan Bölüm Sayısı; [5]

[2] Bir sonraki küçük arkın ismi; Kutsal Silahların Tamamlanması

[3] Aksiyona doğru yaklaşıyor muyuz yoksa…


Fullbringer Notu: Bu Qin Klanı büyük ipnelik yapacak.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 977

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 919

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 760

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 722

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 603

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 516

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 492

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 446

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 71

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8843 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13721 Bölüm Sayısı


creator
manga tr