Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Stellar Transformations - Bölüm 5.17: Yeniden Buluşma


 

Çeviri: Renfro

 

Yeşil ışıkla sarılı olan mor balığın vücudundaki yaralar hızla iyileşerek şaşırtıcı bir şekilde sanki hiç yaralanmamış gibi bir hale gelmişti .

 

“Kız kardeş Li'er harika,” kaşlarının arasında altın balık pulu olan küçük kız heyecanla konuştu.

 

Canlılığını yeniden kazanmış olan mor balık Bayan Li'er'in etrafında coşkuyla yüzüyordu. Bayan Li'er mor balığa şefkat ve biraz kızgınlıkla bakarak: “Yan Zi, şimdi köpekbalığının ne kadar tehlikeli olduğunun farkındasın, değil mi? Bir daha boyunu aşan işlere sakın karışma.”

 

Mor balık ilgi meraklısı bir çocuk gibi gözlerini hareket ettirirken kuyruğunu çırpıyordu.

 

Bayan Li'er gülümsedikten sonra Qin Yu’ya döndüğünde biraz afallamıştı, ama ardından yine gülümseyerek: “Bay Liu Xing, neden bana bakıyorsun? Acaba yüzümde bir leke mi var?” dediğinde ses tonundaki neşe belli oluyordu.

 

“Ah.” Qin Yu şaşıp kalsa da kendini toplayarak şöyle dedi: “Bayan Li’er, az önce mor balığı tedavi ettiğiniz sırada gördüklerim beni şaşırttı. Bu yeşil enerji alışılmadık özelliklere sahip ve yaraları iyileştirmede oldukça etkili.”

 

Gizlice iç çektikten sonra böyle bir cevap bulabildiği için kendine hayran olmaktan da kendini alamadı.

 

Bayan Li'er rahat bir gülümsemeyle: “Yeşil enerji aslında benim klanımın özel yeteneği. Yabancılar bunu öğrenemez. Gerçekten hastaların tedavisinde oldukça etkili. Hasta hala hayatta olduğu müddetçe onu iyileştirebilir.”

 

“Oh, gerçekten muhteşem.” dedi Qin Yu hızlıca.

 

Bayan Li'er gülümseyerek geri döndü ve odasına gitti. Qin Yu alaylı bir şekilde kendine güldü. Mor balığı tedavi ederken beklenmedik bir şekilde bayan Li'er'in cazibesine kapılmıştı ve neredeyse kendini aptal gibi gösterecekti, ama neyse ki hızlı tepki verebilmişti.

 

“Hey, büyük kardeş Qin Yu, benimle bir daha kapış, tamam mı?” Hou Fei siyah sopasını sallarken böyle dedi.

 

Şu anda Qin Yu hiç Hou Fei ile dövüşme havasında değildi. Ayrıca, orta aşama Yuanying seviyesinde olan bu ilahi canavarla dövüşmek, kendisine dayak atması anlamına gelmiyor muydu? Her ne kadar dövüşmeyi sevse de dayak yemeyi seviyor değildi.

 

……

 

Zaman uçup gidiyordu. Qin Yu göz açıp kapayıncaya kadar vadide yarım ay geçirmişti. Yarım ayda dövüşmeye can attığı zamanlarda Hou Fei’nin yanına gitmişti. Geri kalan zamanlarını ise Yıldız Dönüşümleri ve Xiumo gizli tekniği Kuzeyin Karanlığına çalışarak geçirmişti.

 

Boş zamanlarında yaparken çok hoşlandığı bir şey daha vardı: Zither dinlemek.

 

Bayan Li'er'in müziğini bir kez bile dinleyebildiği için kendinin çok şanslı olduğunu kabul etmişti. Müziği uzunca bir müddet dinleyebilmişti çünkü Amca Lan ve Bayan Li'er ona karşı çok iyiydiler. Hou Fei’ye göre, onun bile bambu evde yaşamasına izin verilmezdi.

 

Hou Fei onun gibi bir yabancının bambu evde kalmasına akıl sır erdiremiyordu.

 

Qin Yu Amca Lan ve Bayan Li'er'in kendisine karşı çok iyi davrandıklarının farkındaydı. Elbette, Bayan Li'er hiç kimseye cimrilik etmeyerek nezaketini gösterse de Amca Lan farklı bir şekilde şeytani canavarlara karşı çok katı ve ciddi davranıyordu.

 

“Orta aşama Yuanying seviyesi bir ilahi canavarı yanlarına almasalar bile beni yanına aldılar. Acaba bu… benim insan olduğumdan olabilir mi?” Uzun bir müddet kafa yorduktan sonra bu sonuca ulaşmıştı.

 

Aslında bir başka seçenek de var olsa da Bayan Li'er ve Amca Lan'ın öyle kişiler olmadığını düşünüyordu.

 

Diğer seçenek, Meteorik Gözyaşını çalmak istemeleri idi.

 

Qin Yu hala Bayan Li'er'in onu kurtarıp buraya getirdiği vakitte yaralarının ne kadar iyileştiğini bilmiyordu. Eğer Bayan Li'er ölümcül yaralanmalar geçirdiğini biliyorsa şimdi de tamamen iyileşmiş olduğu gerçeğine dayanaraktan bir hazineye sahip olduğu sonucuna ulaşabilirdi.

 

Diğer insanlar Meteorik Gözyaşının bedeniyle birleşmiş olduğunu bilmeseler de bir hazineye sahip olduğunu tahmin edebilirlerdi.

 

“Umarım Amca Lan ve Bayan Li'er Meteorik Gözyaşı nedeniyle bana iyi davranmıyorlardır.” Kalbinin derinliklerinde Qin Yu hala buz gibi soğuk ve kararlıydı. Qin klanının her erkeğinin kalbinde azim vardı. Çocukluğundan beri yalnız yaşayan ve hiç anne sevgisi tadamayan Qin Yu’nun kalbi daha katı fikirli ve mertti.

 

Kalbinin dibinde hala bu iki Xiuxianiste karşı temkinliydi.

 

Derin bir nefes aldıktan sonra yavaşça geri verdi. Bu düşünceyi kalbinin derinliklerine gömdükten sonra hemen kendini sakinleştirdi ve tekrar gizli Xiumo tekniği Kuzeyin Karanlığını çalışmaya başladı. Bu teknik şu an için en büyük önceliğiydi.

 

Bir Xiuxian adasına kaçabilse bile Kan Kırmızısı Mağaranın efendisi Cha Hong peşine düştüğü takdirde yine ölümden kaçamayacaktı.

 

Bunun birkaç nedeni vardı. İlk olarak su altı Xiuyaoistleri genel itibariyle Xiuxianist ve Xiumaoistlerden daha güçlülerdi, bu yüzden, hangi sıradan Xiuxian okulu Cha Hong gibi sekiz milyon li yarıçaplı bir bölgeyi kontrol eden Xiuyaoiste karşı koyabilirdi?

 

İkincisi bir Xiuxian adasına denk gelse bile adalılar onu kabul etmeyeceklerdi. Cha Hong’a karşı hangi Xiuxianist onu koruyarak Cha Hong’u gücendirmeye cesaret edebilirdi?

 

Bu iki önemli nedenden ötürü mutlaka Kuzeyin Karanlığı tekniğini öğrenmeliydi. Cha Ge'yi öldürerek Cha Hong'u çileden çıkardığına göre başka bir yolu yoktu.

 

……

 

Qin Yu'nun başındaki alan sanki sınırsız sisli bir yer gibiydi. Qin Yu burada dalgalanan ruhsal enerjiyi hissedebiliyordu. En dıştaki yüzde onu kendisinin kontrolünde ve stabil bir haldeydi.

 

Ancak geri kalan ruhsal enerjisi tam bir kaos içerisindeydi. Ya büyük girdaplar oluşturuyor veya hızlıca akmaya başlıyor ya da birbirlerine çarpıyorlardı. Disk şeklindeki ruhu bölgenin tam merkezindeydi. Çeşitli elektrik kıvılcımları ruhunun etrafında zikzak çiziyor ve yanıp sönüyordu.

 

Son derece zayıf bir yıldız enerjisi ipliği kafasının içine akıyordu.

 

Qin Yu kafasına çok fazla enerji göndermeye cesaret edemiyordu çünkü daha fazla enerji kontrolü zorlaştırıyordu. Bu nedenle mümkün olan en küçük yıldız enerjisini kullanmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı ve sadece tek bir enerji ipliğini çekti. Ancak bu sadece bir yıldız enerjisi parçası olsa bile hala onu ruhsal enerjisi ile birleştiremiyordu.

 

Tekrar tekrar denedi.

 

6 saat çabucak geçip gitti. Qin Yu altı saat boyunca kaç deneme yaptığını bilmiyordu. Sürekli sanki iğneyi ipliğe geçiremiyormuş gibiydi. Altı saatlik başarısızlıktan sonra Qin Yu gibi biri bile sinirlenirdi.

 

Aslında bu zihnini de eğitmesi için mükemmel bir yöntemdi.

 

“Yine başarısız oldum. Yarım ay oldu bile, ne zaman Kuzeyin Karanlığını başarılı bir şekilde öğrenebileceğim? Başarılı olamazsam, bir kaplumbağa gibi kabuğuma mı çekileceğim?” Şu anda gözlerindeki öfke okunabiliyordu.

 

Neden Qian Long kıtasını terk etmişti? Nedeni uçsuz bucaksız olan gelişim yolunda yürümek değil miydi? Xiuzhen dünyasında açık bir şekilde dolaşmak istiyor korkak biri gibi düşmanlarından saklanmak istemiyordu..

 

"Ting !"

 

Zither telleri titreşirken zitherden bir müzik yükseldi.

 

Bayan Li'er yeniden zither çalmaya başladığında Qin Yu Kuzeyin Karanlığını öğrenememedeki başarısızlığına olan kızgınlığını bir kenara bıraktı ve gözlerini kapatarak ruhani müziğin tadını çıkardı. Müzik kesildiğinde hala kendini gün batımı sonrasındaki kızıllığa kaptırıp gitmişti.

 

“Liu Xing.” Lan Amca Qin Yu'ya ilerlerken onu bu halde görünce hemen bir kahkaha atarak: “Oh benim Li'er'imin müziği seni böyle etkiledi demek. Sen gerçekten de…”

 

“Amca Lan, sadece Bayan Li'er'in müziği beni böyle mest edebilir. Sıradan zither ustalarının beni mest edebileceğini hiç zannetmiyorum.” Qin Yu gülümseyerek böyle dedi.

 

Amca Lan'ın gözleri parıldadı: “Oh … diğer zither ustaları seni mest edemez mi? Görüyorum ki Li'er'in müziği tarafından büyülenmişsin. Bana içtenlikle söyleyebilirsin evlat, Li’er'le ilgileniyor musun?” dedi tam bir mizahşör gibi.

 

“Bu gülünç.” Qin Yu takmamıştı bile.

 

Amca Lan gülerek: “Şaka yapıyorum. Sakın ciddiye alma ha evlat.”

 

Qin Yu gülümsemesine gülümsemeyle karşılık verse de yanıt vermemişti. Amca Lan'ın ifadesi birden ciddileşti: “Liu Xing, sen ve ben bunca zamandır epey sohbet ettik, bu nedenle benim nasıl bir insan olduğumu az çok biliyorsun değil mi?” Yüzünde böyle bir ciddiyet görmek çok nadirdi.

 

Amca Lan’ın bu ifadesini görünce Qin Yu hemen ciddileşerek başını salladı ve: “Amca Lan, herhangi bir husus varsa beni bilgilendir lütfen.”

 

Amca Lan uyarıcı bir şekilde: “Liu Xing, seni uyarıyorum. Li'er ile ilişki kurmayı umut bile etmemelisin. En iyisi de ondan hoşlanmaman. Aksi takdirde hayatının geri kalanında sadece acı çekmez ,aynı zamanda her an ölümle burun burna olabilirsin.”

 

Qin Yu şaşırmış kalmıştı.

 

Sonrasında ise bir kahkaha patlatmıştı: “Sen ne diyorsun Amca Lan? Mutlaka şaka yapıyor olmalısın.”

 

Ama Amca Lan’ın dudağının kenarında hafif bir gülümseme vardı: “Şaka yapmıyorum. Dürüst olmak gerekirse önünde parlak bir gelecek var. Xiuyao dünyasında seninle karşılaştırılabilecek kimse yok, ama bir şey söylememe izin ver , eğer Li’erden hoşlanıyorsan, ne kadar yetenekli olursan ol umutsuzluğa düşeceksin. Aslında, seni uyarmak zorunda olmasam da mahvolduğunu görmek istemiyorum.”

 

Qin Yu şaşkına dönmüştü.

 

“Pekala, her şeye burnunu sokan biri gibi görünsem de umarım bugün dediklerimi hatırlarsın. Bu benim sana tavsiyem.” Amca Lan Qin Yu ya bakarak böyle dedi.

 

Qin Yu kalbinde bir ürperti hissetti.

 

Amca Lan’ın dedikleri gerçekten de şok ediciydi. İlk başta Qin Yu’nun çok umut verici olduğunu ve tüm Xiuyao dünyasında hiç kimsenin Qin Yu'yla karşılaştırılamayacağını söylemişti. Amca Lan kendini ne sanıyordu da insanları kesin bir şekilde değerlendirebileceğini düşünüyordu.

 

“Aklımda tutacağım, Amca Lan.” Qin Yu gülümseyerek konuştu.

 

Ancak ne Amca Lan ne de Qin Yu hiç bir şeyin olmayacağı konusunda emin olamazlardı, nitekim sevgiyi kontrol etmek, temelde imkansızdı. Bir an geldiğinde olayların etkisinde durdurulmaz hale gelebilirdi.

 

“Pekala, daha fazla çalışman lazım.” Amca Lan hafifçe omzuna vurdu ve ayrıldı.

 

Amca Lan giderken Qin Yu düşünceli bir şekilde sırtını izledi.

 

Amca Lan'ın bu sözleri söylemesinin nedeni neydi? Görünüşe göre Bayan Li'er'den hoşlanırsa muhtemelen mahvolacaktı. Böyle kesin bir şey var mıydı? Amca Lan ve Bayan Li'er'in davranışlarını göz önünde bulundurursak kesinlikle özel bir klanın üyeleriydiler..

 

“Ha-ha, belki de Amca Lan ve Bayan Li'er epey muhteşem bir klanın üyeleridirler. Ama eğer ben birinden hoşlanırsam bırak onların klanını ölümsüzler gelse beni durduramazlar. Ayrıca kimseden hoşlanmış da değilim.”

 

Qin Yu ilgisizce gülümsüyordu. Hiç bir zaman ürkek veyahut kuzu gibi itaatkar biri olmamıştı.

 

Hiç kimse kendisini korkutmayı başaramamıştı. Kan Kırmızısı Mağaranın efendisi gibi, hatta ondan daha güçlü kişilerle savaşmak zorunda kalacak olsa bile burada sadece gizlice çalışmak için kalıyordu. Kimliğini gizleyebildiği takdirde bir an bile vakit kaybetmeden dışarı çıkardı. Sonuçta Qin Yu korkusuz olsa bile kesinlikle bir aptal değildi.

 

……

 

“Kolum Patron Hou tarafından kırıldı.” İki hançer ve bir zırh takımı kullanan adam yüzünde acı dolu bir ifade ile konuştu. Kolu değişik bir açıyla bükülmüştü. Açıkçası normal bir kolun böyle bükülmesinin imkanı yoktu.

 

Hou Fei ateşli gözleriyle kötü kötü bakarken hırıltıyla: “Heh heh, hala kız kardeş Li'er'e yakınmaya cüret edebiliyorsun. Karides kabuğu gibi parçalarına ayırmamı ister misin?!”

 

“Fei Fei, gürültü yapma.”

 

Üzerindeki kıyafetleri beyazlarıyla değiştirmiş olan Bayan Li'er Hou Fei'ye bağırdı. Hou Fei hemen konuşmayı keserek hatalarını kabul etmiş gibi başını indirdi. Bayan Li'er neşeyle kolu kırık adama döndü ve elini kırık kola uzattı.

 

Qin Yu avluya girdiğinde gözlerinin parlamasına engel olamadı.

 

Bayan Li'er yeşil ışığın içinde kaybolmuştu. Yüzü çok saf görünüyor ve cildi yeşim gibi parlayarak etrafa yeşil ışık yayıyordu. Qin Yu kolunun iyileşmesini izlediği esnada kalbinin derinliklerini de etkilemişti.

 

Qin Yu hiç anne sevgisi hissetmediğinden çocukluğundan beri katı fikirli biriydi. Sadece babasının sevgisi kalbinin derinliklerine girebilmişti. Ama şu anda Bayan Li'er'in anne gibi parlaklığı kalbinin derinliklerine az da olsa nüfuz etmişti.

 

Göz açıp kapayıncaya kadar aklını başına getirmişti.

 

“Liu Xing, seni uyarıyorum. Li'er ile ilişki kurmayı umut bile etmemelisin. En iyisi de ondan hoşlanmaman. Aksi takdirde …” Amca Lan’ın o zamanki uyarısı yine aklına gelince hemen bu duygulardan kurtuldu.

 

“Pekala, bundan sonra Fei Fei ile tekrar dövüşmemelisin. Eğer onunla dövüşürsen sadece kendine zarar verirsin.” Bayan Li'er tavsiye verdi.

 

Adamın sakatlığı tamamen iyileştiğinde hayal kırıklığıyla konuştu: “Onunla dövüşmek mi? Onunla dövüşmek istediğimi mi düşünüyorsun? Bu sadece Patron Hou … Ah, bana göre, Patron Hou ile ağız dalaşını girmek bile büyük onurdur. Çok mutlu ve heyecanlıyım.” Hou Fei'nin gözlerinin içine bakınca hemen gözlerini devirdi.

 

Bayan Li'er geri döndüğünde Qin Yu’yu gördüğünde gülümsedi.

 

“Bay Liu Xing, nasılsınız?”

 

Qin Yu da kibar bir şekilde: “Bayan Li'er asıl siz nasılsınız? Özel iyileştirme yeteneğinizi tekrar görebileceğimi düşünmemiştim. Bu gerçekten harika bir şey.” Aniden Xiao Hei’nin aceleyle bu yöne doğru ilerlediğini fark edince yüzünde bir mutluluk emaresi oluştu.

 

“Bay Liu Xing, bir şeye sevinmiş gibi görünüyorsunuz?” Bayan Li'er merakla sordu.

 

Qin Yu heyecanla başını sallar: “Benim kardeşim Xiao Hei hızla buraya geliyor. Belki birkaç güne burada olur.”

 

“Oh, tebrikler, Bay Liu Xing. Kardeşin geldiğinde lütfen beni bilgilendir. Uçurumun dışında bir sürü kısıtlayıcı büyüler var bu nedenle içeriden bir tarafından yönlendirilmediği takdirde dışarıdan birinin girmesi çok zordur.” Bayan Li'er gülümseyerek konuştu.

 

“O zaman sizi haberdar ederim, Bayan Li'er.” Qin Yu gülümserken başını salladı.

 

Bayan Li'er gülümseyerek: “Bay Liu Xing, siz meşgul olduğunuza göre ilk ben odama dönüyorum.” Dedikten sonra zerafetle geri dönerek odasına gitti.

 

Qin Yu odasına dönene kadar Bayan Li'er'i izledikten sonra kendi odasına çalışmaya devam etmek için geri döndü. Tembellik etmeden her gün Yıldız Dönüşümlerini ve Xiumo gizli tekniği Kuzeyin Karanlığına çalışıyordu.

 

Birkaç gün sonra...

 

Qin Yu Xiao Hei’nin kendisine çok yaklaştığını hatta bu uzaklığın 100 li olduğunu açıkça hissediyordu. Ancak Xiao Hei aniden durdu. Qin Yu bunun sebebin girişteki kısıtlayıcı büyüler olduğunu biliyordu. Hemen ayağa kalktı ve yardım istemek için Bayan Li'er'e gitti.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 918

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 865

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 715

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 680

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 561

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 500

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 468

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 467

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 412

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 410

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 174

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 136

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 135

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 133

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 119

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 114

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 48

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 45

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 42

Site İstatistikleri

  • 7768 Üye Sayısı
  • 162 Seri Sayısı
  • 11991 Bölüm Sayısı


creator
manga tr