Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Sovereign of the Three Realms - Bölüm 318: İkinci Seçmelerin Kuralları, Sonsuz Ruh Dağı


Önceki seçmelerden kalan üç bin beş yüz katılımcı devasa bir dağın önüne getirilmişti.

 

Dağ geniş ve uzundu, etrafı sis bulutu ile çevrilmişti, dışarıdan bakan kişiye sanki kutsal bir yere bakıyormuş gibi bir his veriyordu.

 

Dağdaki tepelerin arasında birkaç yapı görünüyordu, köşke benzer yapılardı bunlar.

 

“Şunu görüyor musunuz? Burası Sonsuz Ruh Dağı, ikinci kademe seçmelerin yapılacağı yer. Bu dağ kadim zamanlardan beridir Miras Bölgededir. Miras Bölgenin oluşumundan bu yana uzun zamanlar geçmiştir ve değişmeden kalan tek şey Sonsuz Ruh Dağıdır.”

 

Organizatörün sesi saygı doluydu, bu dağa hayranlık duyduğu belliydi.

 

“Söylemeliyim ki, hepiniz de şanslı insanlarsınız. Sizler ilk kademe seçmeleri geçtiniz ve bu dağda üç yıl boyunca eğitim yapma şansını yakaladınız. Buradaki üç yıl dış dünyadaki otuz yıla denktir.”

 

Buradaki üç yıl dış dünyadaki otuz yıla mı denkti?

 

Bu demek oluyordu ki bu dağdaki qi gücünün yoğunluğu dış dünyadakinden on kat daha güçlüydü. Bu sözleri duyan bütün katılımcıların suratı şaşkınlıkla dolmuştu.

 

Katılımcılar önceki seçmelerde elenmemiş olmanın verdiği mutluluğu tekrar yaşamışlardı. Topluluğa giriş kazanamasalar bile burada geçirecekleri üç yılda otuz yıllık yetişim elde edebilirlerdi.

 

“Sonsuz Ruh Dağı toplamda dört çeyrek kısımdan oluşur, bunlar göksel ruh çeyreği, yeryüzü ruh çeyreği, gizemli ruh çeyreği ve sarı ruh çeyreğidir. Şüphesiz, göksel ruh çeyreği bunlar arasındaki en iyi olanıdır. Fakat sizler henüz bunun hakkında düşünmemelisiniz. Göksel ruh çeyreği toplulukların önde gelen müritleri içindir, müritlerden sadece yüz tanesi bu seçmelerde göksel ruh çeyreğine geçmeyi başarabilmiştir. Bu bahsettiğim kişilerin hepsi de topluluklar tarafından özenle seçilmiş müritlerdi, bu kişiler buradaki herhangi bir katılımcıyı rahatlıkla ezebilir.”

 

Organizatörün sesi hafifti, fakat yine de toplulukların müritlerinin sesi gibi gururlu çıkıyordu.

 

Jiang Chen içinden söylendi: “Hepimizi ezmek mi?” Jiang Chen bu sözlere inanmıyordu elbette, fakat çok üstüne düşmedi.

 

Sadece bir savaşın sonunda kimin kimi ezeceği anlaşılabilirdi. Birinin sözü ile olacak iş değildi bu.

 

“Sizler sıradan uygulayıcılarsınız, her ne kadar ilk kademe seçmelerde başarılı olmuş olsanız da sonuçta topluluk müritleri ile kapışabilecek durumda sayılmazsınız. Topluluklar tarafından tanınmak istiyorsanız her halükarda bazı testlerden geçmek zorundasınız. Topluluklar tarafından gerçekten fark edilmek istiyorsanız en alttan başlamalısınız. Bundan dolayı hepiniz sarı ruh çeyreğinden başlayacaksınız.”

 

Göksel, yeryüzü, gizemli ve sarı… Toplamda dört seviye.

 

Sarı ruh çeyreği en düşük seviyeydi.

 

Buradaki katılımcılar birinci kademe seçmeleri geçmiş olsalar da, organizatörün de söylediği gibi, gerçekten de toplulukların asıl testlerini henüz görmemişlerdi. Bundan dolayı bu katılımcıların en düşük seviyeden başlaması garip bir durum değildi.

 

Katılımcılardan birkaç mırıldanma dışında ciddi bir itiraz gelmemişti. Bu durumu kabul etmek istemiyor olsalar da, sonuçta askeri Dao yolunda bir hiyerarşi vardı ve bu kurallara uymak zorundaydılar.

 

Sonuçta sıradan bir katılımcının toplulukların dikkatini çekmesi gerçekten de zordu.

 

“Elbette, herkes sarı ruh çeyreğinden başlayacak demiyorum. Bir önceki kademe seçmelerde üstü başarı sergileyenler direkt olarak gizemli ruh çeyreğine gönderilecekler. Gizemli ruh çeyreği ortalama olarak sarı ruh çeyreğinden iki kat daha fazla qi yoğunluğuna sahiptir. Yani şüphesiz ki sarı ruh çeyreğinden çok daha güçlüdür.”

 

Jiang Chen bunu duyunca gülümsedi. Demekki kendisi gizemli ruh çeyreğinden başlayacaktı. En azından başlangıç noktası çok düşük değildi.

 

Organizatör konuşmasına devam etti: “Elbette bu seviyeler değiştirilemez değildir. Hepiniz bu seçmelerde kaderinizi değiştirme hakkına sahipsiniz. Kaderinizin ne olacağı size bağlıdır. Şu anda sarı ruh çeyreğinde olabilirsiniz, fakat sıkı çalışırsanız elbette gizemli ruh çeyreğine geçiş yapabilirsiniz. Aynı şekilde, eğer ki gizemli ruh çeyreğinde başladıysanız yine sıkı çalışmanız gerekir, çünkü orada başarısız olursanız anında bir alt seviye olan sarı ruh çeyreğine gönderilirsiniz. Bu arada, ilerlemenin kurallara bağlı olup olmadığını merak ediyor olmalısınız, evet kurallar var! Üstelik de bu kurallar açık ve net. İlerlemeniz için her üç ayda bir şansınız olacak, bunun için ise gücünüz ve yetenekleriniz göz önünde bulundurulacak. Daha açık konuşmak gerekirse, sizin savaş kabiliyetiniz burada bir yansıtıcı görevi görecek. Her çeyrekteki kişi ayda toplamda yüz adet mücadeleyi tamamlamak zorundadır. Bu yüz adet mücadelenin kaç tanesini kazanmış olduğunuz sizin ilerlemenize ya da gerilemenize yol açacak. En başarılı on kişi bir sonraki seviyeye geçerken, en başarısız on kişi ise bir alt seviyeye geçecek. Aklınızda sarı ruh çeyreğindeki birinin nasıl alt seviyeye geçeceği sorusu takılmış olabilir, sarı ruh çeyreği zaten en düşük seviye. Burada başarısız olan son kırk kişi üç ayın sonunda diskalifiye olacak. Yani her yıl yüz atmış kişi diskalifiye olacak. Bu demek oluyor ki üç yılda toplamda beş yüz kişi diskalifiye olacak. Bundan dolayı sarı ruh çeyreğinde olan kişilerin dikkatli davranmasını söylemeliyim.”

 

Her döngü üç aylık bir süreyi kapsıyordu. Her bir döngüde toplamda yüz adet mücadele tamamlamak gerekiyordu. Bu durumda başarı sıralamaları yapılacaktı.

 

Bu durum adil gibi görünüyordu, fakat ilerlemek oldukça zordu.

 

Her üç ayda sadece on kişi bir üst seviyeye geçecekti.

 

Bu sayı her ne kadar küçük görünse de, sonuçta olması gereken buydu. Sonuçta bir katılımcı ait olduğu grubun ilk on kişisi arasına giremiyorsa zaten başarısız demekti.

 

Zaten üç ayık süreç bir döngü demekti, bu durumda bir yılda dört döngü olacaktı. Üç yılda ise toplamda on iki döngü olacaktı. O halde bu katılımcıların ilerlemek için toplamda on iki defa şansları olacaktı.

 

Eğer bir katılımcı kendisine verilen on iki şansı da değerlendiremiyorsa o halde kendisi zaten başarısız demekti.

 

Fakat kesin olmayan bazı şeyler vardı hala, içeride nasıl mücadeleler olacaktı ve bu katılımcılar kimlerle rekabette olacaklardı?

 

Jiang Chen de etrafındaki katılımcılar gibi kafası karışmış hissediyordu.

 

Üç aylık döngü demek toplamda doksan güne denk geliyordu, doksan gün içerisinde yüz adet mücadeleyi tamamlamak zordu.

 

Kalabalığın aklındaki sorular sesli olarak duyulmaya başlanmıştı.

 

“Usta organizatör, içeride kiminle rekabet edeceğiz?”

 

“Sayın organizatör, mücadeleler nasıl olacak?”

 

“Evet, hedeflerimizi de anlatsanız çok iyi olur.”

 

Elbette, katılımcıların en çok endişe duyduğu konular bunlardı asıl.

 

Organizatör hafifçe gülümsedi: “Ben bunu soracağınızı tahmin etmiştim. Öncelikle sınırları açıklayayım, bahsettiğim çeyrekler göksel, yeryüzü, gizemli ve sarıdır. Fakat bu bölümler elbette genel yapılardır. Katılımcıların bölünmesi ise yine dörde ayrılacak, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. Mesela sarı ruh çeyreğini ele alalım, üç bin beş yüz kişi bu dört seviyeye bölünecek, bu bölünmeler elbette katılımcı belgenizdeki skorlara göre yapılacak. Topluluk müritlerine gelince, onlar potansiyellerine ve güçlerine göre ayrılacaklar, bu şekilde en adil yapıyı oluşturmuş oluruz.”

 

Toplamda dört çeyrek, göksel, yeryüzü, gizemli ve sarı.

 

Toplamda dört seviye, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü.

 

Bu demek oluyordu ki katılımcılar aslında toplamda on altı ayrı bölüme ayrılmışlardı.

 

Birinci seviye sarı çeyrek, ikinci seviye sarı çeyrek… ve dördüncü seviye göksel ruh çeyrek.

 

“Yani toplamda dört çeyrek ve her çeyreğin de dört seviyesi olacak. Her çeyrekteki her seviye için yirmi beş mücadele olacak, bu şekilde dört seviyedeki yirmi beş mücadeleyi bitiren kişi toplamda bir döngüdeki yüz mücadeleyi bitirmiş olacak, anladınız mı?”

 

Katılımcılar artık seviyeleri anlamıştı. Her seviyede yirmi beş mücadele olacaktı, yani her çeyrekte yüz mücadele.

 

Seviyeler de anlaşılmıştı fakat bu katılımcılar hala kiminle rekabet edeceklerini bilmiyorlardı.

 

“Aynı zamanda rakiplerinizi nasıl seçeceğiniz konusunu da merak ediyor olmalısınız. Basit, seviyeler kendi aralarında rastgele şekilde eşleşecek. Her katılımcının hakkının korunması adına, hiçbir katılımcı diğeri ile iki defa eşleşmeyecek.”

 

Rastgele seçim!

 

Bu demek oluyordu ki, her katılımcı bir çeyrekte kendisine toplamda yüz farklı rakip bulabilirdi.

 

Bu demek oluyordu ki, bazı katılımcılar şanslı olacakken, bazıları şanssız olacaktı. İyiki yirmi beşli olan mücadeleler seviyelere göre ayarlanmıştı. Bir defa şanssız olmak her daim şanssız olmak demek değildi.

 

Özetle konuşulursa, bu durum oldukça adil görünüyordu. Her mücadele bir zorlu bir kolay rakiple olacaktı. Toplamda yüz adet mücadele olması ise beklenmedik olasılıkların ortaya çıkmasını engelliyordu.

 

“Unutmayın, skorlarınız galibiyet oranınıza göre tutulacak. Şunu söylemeliyim ki eğer birisi size mücadele için meydan okuduysa, bunu kabul etmek zorundasınız, bu durumda kaybetmeniz ya da kazanmanız durumunda skor tutmayacağız. Sadece sizin mücadele için meydan okuduğunuz zamanlarda skor tutacağız! Yani şunu söylemek istiyorum, bunun adı yüz adet mücadele olabilir, ama aslında yüzden fazla defa mücadele edeceksiniz.”

 

Jiang Chen’in aklında da bu soru vardı, bu sözler üzerine aklındaki soruların cevabını bulmuş oldu.

 

Demekki savaşların sıklığı çok fazla olacaktı. Katılımcılar hem yüz adet mücadele için meydan okuyacak, hem de kendilerine yapılan meydan okumalarda da savaşacaklardı.

 

Yani ortalama olarak, her kişi toplamda iki yüz adet mücadeleye girecekti.

 

Bu durum çok daha zordu.

 

“Sanıyorum ki herkesin aynı sayıda mücadele etmeyeceğini anlamışsınızdır. Eğer şansınız yoksa çok fazla mücadeleye girersiniz. Fakat bu illaki kötü bir şey değildir, şunu demek istiyorum, eğer iki katılımcının galibiyet oranları aynıysa, o halde kendisine en çok meydan okunan kimse o daha başarılı sayılacaktır. Bu avantajı unutmayın. Bizim tahminlerimize göre çoğu kişi aynı sayıda galibiyet sayısına erişmiş olacak. Bundan dolayı üst seviyeye çıkacak on kişinin galibiyet sayıları da muhtemelen aynı olacak, fakat arlarından kendilerine en çok sayıda meydan okunmuş olanları seçeceğiz.”

 

Bu kurallar oldukça detaylıydı, her kural sonucu etkileyici nitelikteydi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1140

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 885

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 773

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 724

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 689

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 623

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 586

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 506

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 147

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 93

Site İstatistikleri

  • 18903 Üye Sayısı
  • 547 Seri Sayısı
  • 26410 Bölüm Sayısı


creator
manga tr