"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Sovereign of the Three Realms - Bölüm 244: Saray Başkişisi Tereddütte


Devasa Hazine Sarayının pazarlama yetenekleri sayesinde ‘fani’ dereceli Dokuz Muhteşem Çiy Şarabı bile başkentte çok büyük bir etki yaratmıştı. Herkes ‘o şarap’ diyerek bahsediyordu bu şaraptan.

 

Herkesin düşündüğü şey bu şarabın Devasa Hazine Sarayı tarafından üretiliyor olduğuydu. Bu şarabın arkasındaki asıl ismin Jiang Chen olduğunu kimse düşünmemişti!

 

Ayrıca Shi Xiaoyao’nun bu sözlere tavrı ilginçti, şarabı başkasının ürettiği iddiasını yalanlamamış, yaşanan diyaloglara hafif bir gülümseme ile karşılık vermişti. Jiang Chen’e bakışı minnettarlık doluydu, hatta bir nebze tapınma bile gözlemlenebilirdi.

 

Evet! Tapınma!

 

Shi Xiaoyao Jiang Chen’le ilk tanıştığı andan itibaren onda değişik bir hava olduğunu anlamıştı.

 

Yabancı bir çocuk altı ay gibi kısa bir sürede koca krallığın başkentinde kökten değişikliklere yol açmıştı.

 

Başkentin kaos düzenine ışık tutmuştu.

 

 Herkes biliyordu ki Ye Rong’un veliaht prens olmasının ardındaki en büyük katkı Jiang Chen’den gelmişti.

 

Shi Xiaoyao, Jiang Chen’e karşı büyüklük taslamıyordu. Aralarındaki ilişki, eşit düzeydeki iki arkadaş gibiydi. Hatta kendisini Jiang Chen’den biraz aşağıda bile görüyordu.

 

Her şeyi göz ardı etse bile, şarabın Devasa Hazine Sarayına getirdiği kârı hiçe sayamazdı. Saraydan ziyade, kendisine, Shi Xiaoyao’ya ne kadar çok başarı getirdiğini hiçe sayamazdı!

 

Jiang Chen, Devasa Hazine Sarayının şans tanrısı gibiydi, Shi Xiaoyao ona nasıl olur da dalkavukluk etmezdi?

 

Saray başkişisi Ning’in kalbi şu anda oldukça düzensiz bir ritimdeydi.

 

Bugünden önce Qiao Baishi’ye hiç ciddi bir gözle bakmamıştı, onu damat olarak hiç düşünmemişti.

 

Fakat şu anda sanki karşısında başka birisi var gibiydi.

 

Bir kere her şeyden önce çok sayıda ve önemli karakterler onun dünür kafilesinde buraya gelmişlerdi ve evlilik teklifine destek oluyorlardı.

 

Bu kadar önemli şahsiyet Qiao Baishi’nin yanında yer alıyorsa, belli ki bu adam aslında önemli birisiydi.

 

Baishi’nin yanında getirdiği dünür kafilesine bakan saray başkişisi Ning bu kafileyi reddetmenin imkânsız olduğunu düşünmeye başlamıştı. Eğer reddederse Güney Gök Kubbe Sarayı dört bir yandan kuşatılmış gibi tehlikede olacaktı.

 

Eğer reddederse açık şekilde Devasa Hazine Sarayını ve Qingyang Vadisini gücendirmiş olacaktı.

 

Veliaht prens Ye Rong’a gelince, kendisi burada asil hanedanı temsilen bulunuyordu.

 

Bayan Dan Fei ise Ye Chonglou’yu temsilen buradaydı.

 

Zhou Kai ve Tian Shao ise Ejder Dişi Kurumunu temsilen buradaydı. Saray başkişisi bir süre bunları değerlendirdikten sonra eğer Kuzey Sarayının lehine davranırsa kesinlikle kendi sarayı büyük belaya girecekti.

 

Eğer Kuzey Sarayını reddederse, kendi sarayı bu işten en az zararla kurtulmuş olacaktı. Zaten düşünüldüğünde, bu iki saray arasındaki ilişkiler her daim en iyi derecede olmamıştı ki!

 

Fakat Baishi’nin tarafını reddederse, bu mesele elbette burada kapanmaz ve ileride çok büyük sıkıntılar doğururdu.

 

Başkişi bir başka faktörü de göz önünde bulunduruyordu, en önemli faktör…

 

Jiang Chen!

 

Elbette saray başkişisi Ning’i en çok şaşırtan şey Qiao Baishi’nin Jiang Chen’in takipçisi olmasıydı.

 

Jiang Chen kimdi? Jiang Chen’i ilk defa görüyor olmasına rağmen daha önce onun hakkında çok şey duymuştu.

 

Hatta şu anda aklındaki dilek şuydu: “Keşke kızım on yaş daha genç olsaydı da Jiang Chen ile evlenebilseydi.”

 

Eğitmen Ye’nin bile uğuruna Kadim Demir’i gücendirmeyi göze aldığı bir dâhi! Bu dâhinin elbette sınırsız ve parlak bir geleceği vardı!

 

Saray başkişisi Ning’in gözlem yetenekleri iyiydi, bunu öngörebiliyordu.

 

Kadim Demir Jiang Chen ile tartışmasında kaybetmişti, sonra ne olmuştu? Kadim Demir topluluğa döndükten sonra bile misilleme yapmak için geri dönememişti.

 

Belki de bu durum dışarıdan görüldüğü şeklinden bile daha karmaşıktı, belki de Kadim Demir’in babası olan Demir Long, Ye Chonglou ile açık şekilde düşman olmaktan çekindiği için hamle yapmamışlardı.

 

Şu anki duruma getirilebilecek en mantıklı açıklama buydu!

 

Saray başkişisi Ning’in Jiang Chen gibi dâhi bir kişiyi gücendirmek için hiçbir sebebi yoktu.

 

Örnek olarak Yang Zhao düşünülebilirdi. Yang Zhao’nun otoritesi oldukça genişti, başka bir şey söylemeye gerek var mıydı? Fakat görüldüğü gibi Ejder Dişi Muhafızlarının Yardımcı Müdürünün bile gücü Jiang Chen karşısında yetersiz kalmıştı.

 

Zaten Jiang Chen’in sahip olduğu güç bir yana, yaşlı Fei’nin sözleri de başkişi Ning’in dikkatini çekmişti.

 

Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacı, Dokuz Muhteşem Çiy Şarabı, Kutsal Kader İlacı… Bütün bunlar başkişi Ning’in aklında yer edinmişti.

 

Güney Sarayı gelişmek için neyi kullanıyordu?

 

İnsanlar ve kaynaklar!

 

Güney Sarayının Jiang Chen gibi bir kişiyi bünyesine alma şansı yoktu, Qiao Baishi ise Jiang Chen’in yoldaşıydı ve şimdi kapılarına dayanmış, saraydan bir kızla evlenmek istiyordu. Eğer Qiao Baishi’yi şimdi de reddederse, bu sadece ve sadece ego tatmini yapmak için olurdu. Bataklıktaki haliyle bir kayayı kucaklamak gibi bir şeydi bu!

 

Jiang Chen’in üretebildiği bu kıymetli ürünlerden bir tanesi bile Güney Sarayında üretilebilirse eğer, saraya çok büyük bir kâr getireceği aşikârdı.

 

Dokuz Muhteşem Çiy Şarabı Devasa Hazine Sarayına aitti, dolayısıyla onu alamazdı.

 

Fakat eğer ki Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacı sarayda seri üretime geçebilirse, işte o zaman en az şarap kadar piyasayı sallardı!

 

Erkekler Dokuz Muhteşem Çiy Şarabının peşindeydi, kadınlar ise Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacının!

 

Mesele para harcama meselesi olunca kadınlar erkeklerden daha hevesliydi. Üstelik de konu güzelliğe harcanan para olunca, neden birkaç güzellik ilacı almak için para harcanmasındı ki?

 

Bu kadın sarayın başkişisiydi. Kadının aklına bu düşünceler geldikçe kalbi tek bir yöne doğru kayıyordu.

 

Karşılaştırma yaparsa, Xiao YU her ne kadar iyi bir adam olsa da, sonuçta kızıyla sadece güzelliği için evlenmek istiyordu. Kızına karşı herhangi bir romantik duygu beslemiyordu.

 

Xiao Yu’nun potansiyeli her ne kadar yüksek olsa da, onun geleceği az çok belli oluyordu. Topluluğa girip bir mürit olacaktı, kıdemli mürit bile olamayacaktı belki.

 

İlk başta kızını Xiao Yu ile evlendirmek istemişti çünkü bu ikisinin eşit sosyal statüde olduğunu düşünmüştü. Fakat evliliğin temelinde bulunması gereken karşılıklı sevgi yoktu.

 

Qiao Baishi arkasındaki gücü şu ana kadar belli etmemiş olsa da, sosyal statü açısından Xiao Yu’dan eksik kalır yanı yoktu. Hatta Baishi’nin arkasındaki güç Xiao Yu’nun arkasındaki güçten daha kuvvetliydi.

 

Eğer Qiao Baishi hakkında bir kusur aranacak olursa, tek kusuru şu anki askeri Dao eğitim seviyesinin Xiao Yu’dan daha düşük olmasıydı.

 

Fakat zaten Güney Sarayının kendi yüksek seviyeli uygulayıcıları vardı.

 

Güney Sarayında eksik olan şeyler yetenek, kaynak ve para kazanma fırsatıydı.

 

Qiao Baishi ve onun ustası Jiang Chen Güney Sarayının bu eksikliklerini tamamlayabilecek kapasitedeydi.

 

Saray başkişisi bir an Xiao Yu’ya baktı, kişi kibar ve dâhi olabilirdi, fakat kesinlikle yakışıklı değildi.

 

Bu adamı yukarıdan aşağı, sağdan sola hatta arkadan öne bile gözlemlese, eskisi gibi gözüne mükemmel gözükmediğinin farkındaydı.

 

Daha önce hiç beğenmediği Qiao Baishi’ye şimdi bakıyordu, şu anda bu adam güvenilir ve kibar görünüyordu, gururlu ve telaşlı birisi değildi. Karşısına çıkan zorluklara boyun eğmemiş ve pes etmemişti.

 

Ayrıca şu anda kendisini destekleyen bunca önemli şahsiyet varken hiçbir şekilde gururlu ve havalı hareketlere girişmemişti.

 

“Hmm, Qingyan’ın zevki gerçekten de iyiymiş. Bu Qiao Baishi denen adam gerçekten de bu kadar güçlü şekilde buraya geldiği halde gururlu hareketler yapmıyor, kibarlığını koruyor. Ayrıca daha önce ben bu adamı reddettiğim halde pes etmedi ve zorlamaya devam etti. Olduğu kişilikten taviz vermedi. Güzel! Çok güzel! Bu adam kesinlikle ileride çok büyük şeyler başarabilecek birisi!” Saray başkişisinin daha önce onaylamadığı bu adam hakkındaki düşünceleri değişmeye başlamıştı.

 

Liu Chengfeng bu esnada saray başkişisinin gözlerini takip ediyordu ve onun Qiao Baishi’ye onaylayıcı şekilde bakışlar atmasından dolayı endişelenmeye başlamıştı.

 

Kendilerinden sonra gelen bu dünür kafilesinden dolayı yaptıkları planlar bozulmak üzereydi.

 

Liu Chengfeng bu evliliği çok istiyordu, böylece Güney Sarayı ile aralarındaki ittifakı güçlendirecekti, bunun için uzun zamandır gece gündüz planlar yazıp çiziyordu.

 

Eğer bu evlilik olmazsa, Kuzey Sarayını ileride çok daha zor günler bekliyordu.

 

“Saray başkişisi Ning, yaşlı Fei her daim saçma sapan konuşmayı seven birisi olmuştur. Onun sözlerine güvenmek zor iştir. Ayrıca, buraya evlilik teklifi için gelmiş olan kişi Qiao Baishi. Bence evlilik teklifi yapan kişinin kendisi önemlidir, arkasındaki güçler değil.”

 

Saray başkişisi bir süre konuşmadan güldü.

 

Yaşlı Fei bu sözlere teki veren kişi oldu: “Liu Chengfeng, sen kendi sözlerinle kendine saldırıyorsun! Mademki evlilik teklifi yapacak kişinin arkasındaki güç önemli değil, Kuzey Sarayının böylesine kalabalık bir kafileyle buraya gelmesinin sebebi nedir? Sizin buraya kalabalık ve havalı şekilde gelişinizin sebebi Xiao Yu’ya yardım etmek değil mi yani? Vah vah! Demek sizin müritleriniz arkasındaki gücü söyleyip hava atabilir fakat diğerlerinin bunu yapması yasaktır öyle mi?”

 

Yaşlı Fei bir süre güldükten sonra konuşmasın devam etti: “Mademki sizler buraya Xiao Yu’yu desteklemek için geldiniz, ben de Qiao Baishi’yi desteklemek için geldim. Onun sevdiği kadını elinden almak isteyenler karşısında beni bulur!”

 

Liu Chengfeng bu yaşlı adamın böyle konuşmasına sessiz kalmak istemedi: “Yaşlı Fei, burada bulunmanıza bir şey demiyorum ki zaten. Anlatmak istediğim şey evlilik meselesinin gençlerin kendi meselesi olduğu konusu ve onlar bu meseleyi kendi aralarında halletmeliler. Herkes adil rekabete tabii tutulmalıdır. Benim görüşüme göre bu gibi meselelerde konuyu açıklığa kavuşturacak olan şey askeri Dao’dur! Bırakalım da Qiao Baishi ve Xiao Yu askeri Dao konusunda kapışsınlar. Kazanan kimse, gelini alır!”

 

Yaşlı Fei tükürük saçarak konuştu: “Utanmaz! Qiao Baishi’nin odaklandığı nokta ilaç Dao’su! Sen askeri Dao eğitimi olan birisi ile İlaç Dao’su eğitimi olan birisini nasıl askeri Dao konusunda kapıştırmak istersin? Liu Chengfeng, senin adil rekabet anlayışın bu mu yani? Neden İlaç Dao’su konusunda kapışmıyorlar ha söylesene!”

 

Liu Chengfeng hafifçe gülümsedi: “Sonuçta, dünyanın düzeni askeri Dao ile yürüyor. Eğer bir erkek askeri Dao’da yeterince güçlü değilse, başka birinin gelip onun karısını çalmasını nasıl durdurabilir ki?”

 

Qiao Baishi’nin askeri Dao eğitim seviyesi hala gerçek qi ustası âlemindeydi. Zaten askeri Dao konusu Xiao Yu’dan korktuğu tek konuydu.

 

Kuzey Sarayının ise tek umudu askeri Dao’ydu.

 

Bunca süre sessiz kalan Dan Fei birden konuştu: “Hem askeri Dao hem de İlaç Dao’su muhteşem şeylerdir. Hangisinin daha üstün olduğunu söylemek kimsenin harcı değildir. Mademki bir anlaşmazlık söz konusu, neden kız kardeş Qingyan’a da fikrini sormuyoruz? Sonuçta evlilik dediğimiz şey erkek ve kadın arasında geçiyor, kadının da söz hakkı olmalı. Ne dersiniz saray başkişisi Ning?”

 

Saray başkişisi Jiang Chen’e ve Liu Chengfeng’e bakarken gülümsüyordu.

 

Bu sırada yine yerinde duramayan yaşlı Fei atıldı: “Harika! Harika! Bayan Dan Fei Onurlu Usta’nın müridi olduğunu ne kadar da hoş şekilde belli ediyor! Onun fikri harika! Verdiği tavsiyeler mükemmel! Mademki hangi Dao alanında rekabet edileceğini belirleyemiyoruz, o halde üçüncü bir fikir lazım tabii ki!”

 

Liu Chengfeng’in yüz ifadesi çirkinleşmişti. Karşı taraftan gelen bu öneri adildi, karşı çıkmak için bir sebep bulamadı. Arkasına dönüp hayatı boyunca kendisini destekleyen silah arkadaşlarına bakmakla yetindi.

 

Liu Chengfeng’in elinde bir koz kalmıştı sadece, yanında getirdiği Kıymetli Ağaç Topluluğu müritleri!

 

Meselenin gelişimi Liu Chengfeng’in aleyhine işliyordu, son çare olarak topluluk müritlerini görmüştü. Topluluk müritleri zeki olurdu, belki de bu karşısındaki kafileyi alt etmek için bir yol bulabilirlerdi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 707

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17756 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24027 Bölüm Sayısı


creator
manga tr