"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Sovereign of the Three Realms - Bölüm 241: Evlilik Teklifi ve Evlilik


Mademki Güney Sarayının başkanı sosyal statüye önem veren, paraya ve güce önem veren birisiydi, Jiang Chen Qiao Baishi’nin basit görünmesine müsaade etmeyecekti.

 

Jiang Chen mesele kendi yoldaşları olunca kesinlikle taviz vermek istemiyordu.

 

Yaşlı Fei ile ilgilendikten sonra Jiang Chen kendi eliyle yazdığı mektupları korumalarına vererek Devasa Hazine Sarayının yardımcı başkanı Shi Xiaoyao’ya, veliaht prens Ye Rong’a ve Ejder Dişi Muhafızlarından Tian Shao’ya göndertti.

 

Eğitmen Ye’nin malikânesindeki Dan Fei bile bu mektuplardan birini almıştı.

 

Güney Sarayının başındaki kişi olayları madem karıştırmak istiyordu, bakalım şimdi de bu fikrinde ısrarcı olacak mıydı?

 

 

Jiang Chen ertesi gün uyandığında korumalardan biri gelerek Ejder Dişi Muhafızlarından Tian Shao’nun ziyarete geldiğini söyledi.

 

Söylemek gerekirdi ki Tian Shao, Jiang Chen’i ölümüne savunacak kadar sadık birisiydi.

 

Jiang Chen Ejder Dişi Karargâhına giderken Tian Shao’yu yanına almıştı, ona güveniyordu. Her ne kadar Tian Shao olaylara fiziki olarak karışmamış olsa da geri adım da atmamış ve Jiang Chen’i desteklemişti.

 

“Genç usta Chen, dün gece mektubunuzu aldığımda hemen yanınıza gelmek istedim fakat kapalı alan yetişiminden henüz yeni çıktığınızı öğrendim. Dolayısıyla sizi geç saatte rahatsız etmek istemedim…”

 

“Haha! Yaşlı Tian, neden bana karşı bu kadar kibar davranıyorsun?”

 

Tian Shao gülümseyerek cevapladı: “Oh, evet genç usta Chen, yardımcı müdürümüz Zhou Kai beni size bir şey sormam için gönderdi. Mektubunuzda benden bir arkadaşınızın evlilik teklifine yardımcı olmamı istemişsiniz, yardımcı müdürümüz de bunu öğrendi ve kendisi de yardım etmekten mutlu olacağını söyledi.”

 

Yang Zhao’nun ölümünden sonra en büyük avantaj sağlayan kişilerden birisi de elbette yardımcı müdür Zhou Kai olmuştu.

 

Önceden Yang Zhao’nun üstü kapalı nüfuzu yüzünden Zhou Kai’nin gücü sınırlanıyordu, şimdi Yang Zhao öldüğüne göre artık gerçekten de yardımcı müdür olduğunu hissedebiliyordu.

 

Jiang Chen’e karşı hissettiği duygu sadece minnettarlık değil, aynı zamanda hayranlıktı da.

 

Zhou Kai zaten yıllardır Yang Zhao ile sürtüşme halindeydi ve şu anda Jiang Chen ile yakınlaşmak için daha iyi sebepleri vardı, bu yüzden de evlilik meselesi için yardım teklifinde bulunuyordu.

 

Zhou Kai her ne kadar Ejder Dişi Muhafızlarının yardımcı müdürü olsa da, biliyordu ki Jiang Chen gibi bir dâhinin gözünde kendisi aslında sadece bir osuruktu.

 

Sonuçta Yang Zhao da yardımcı müdürdü ve kendisinden daha güçlüydü, fakat şimdi Yang Zhao mezardaydı. Jiang Chen’e bulaşmış olmanın cezasını ödemişti.

 

Zhou Kai’nin hassas algıları Jiang Chen’in geleceğinin çok parlak olduğunu hissetmişti. Kesinlikle iyi ilişkiler kurulması gereken birisiydi Jiang Chen.

 

Jiang Chen Tian Shao’nun sözlerini duyunca Zhou Kai’nin kendisine zeytin dalı uzattığını anladı. Gülümseyerek cevapladı: “Yardımcı Müdür Zhou Kai’nin böyle bir teklifte bulunması nadir rastlanan bir şey olmalı. Yardımcı Müdür Zhou Kai’nin de yardımıyla, evlilik teklifinin gücü daha da artacaktır.”

 

Tian Shao ile Jiang Chen konuşurken Dan Fei gelmişti, yüzünde hafif bir makyaj vardı.

 

“Kız kardeş Dan Fei, sen ruhani bir tanrıça olarak benim yardım talebimi kafana takmıyorsun umarım?”

 

Dan Fei’nin yay gibi kaşları yukarı kalktı: “Benimle uğraşıp durma, sanki kafama taksam ne yapabilirsin ki?”

 

Jiang Chen güldü: “Eğer kafana takıyorsan ben de senin evliliğinin vakti geldiğinde dünürlük yaparak senin varlığını yükseltebilirim! Haha!”

 

Dan Fei bu sözleri duyunca irrite olmuştu, çenesi kasılmış ve burun delileri genişlemişti.

 

Tam ağzını açmıştı fakat bir şey söylemekten vaz geçti, gözlerini yuvarlamakla yetindi.

 

Bir müddet sonra veliaht prens Ye Rong, Başkan Shi Xiaoyao ve Yardımcı Müdür Zhou Kai Jiang Malikânesine geldiler.

 

Aynı zamanda yaşlı Fei de gelmişti.

 

Jiang Chen’in davet ettiği herkes gelmişti.

 

Qiao Baishi bu gruba baktıkça sevinmeden duramıyordu, çok duygulanmıştı. Biliyordu ki onurlu ustası dünür kafilesini güçlendirmek için birçok kişiyi davet etmişti.

 

Gök Ağacı Krallığı sınırlarında, bu dünür kafilesiyle kim başa çıkabilirdi ki?

 

Qiao Baishi’yi küçümseyen Güney Sarayının başındaki kişi, Qingyan’ın annesi değil miydi?

 

Qiao Baishi ustasının bu zahmete yoldaşlarını güçlü göstermek için girdiğinin farkındaydı.

 

 

Güney Gök Kubbe Sarayının kaderinde bugünün acele ve telaşlı geçirilmesi yazılmıştı.

 

Kadim Ning halka açık bir törenle damat seçecekti, bu durum başkentteki en büyük olaylardan biriydi.

 

Dört büyük bölgeden biri olarak Güney Sarayının başkentteki yeri sıradan değildi. Güney Sarayının başındaki kişinin kızının, kadim kişilerden birinin damat seçimi vardı!

 

Güney Sarayının başındaki kişinin kızına kim layık olabilirdi ki?

 

Bu esnada Güney Sarayının kapılarına bir dünür kafilesi gelmişti.

 

Bu kafile Kuzey Gök Kubbe Sarayından geliyordu.

 

Bu gelen damat adayı Kuzey Gök Kubbe Sarayının en güçlü üç müridinden biri olan Xiao Yu’ydu.

 

Bu Xiao Yu denen adam Liu Can gibi basit birisi de değildi, Liu Can şans eseri yarım adımlı ruh âlemi uygulayıcısı olmuştu, fakat Xiao Lu ikinci seviyede ruh âlemi uygulayıcısıydı.

 

Bu adamın Kıymetli Ağaç Topluluğuna girecek olması öngörülen bir şeydi.

 

Fakat Xiao Yu’nun amacı sadece Kıymetli Ağaç Topluluğuna girmek değildi, aynı zamanda topluluk seçmeleri sırasında ortamdaki herkesi şaşırtmak ve daha yüksek bir şöhrete sahip olmak istiyordu.

 

Topluluğa girmek artık onun için temel amaç değildi.

 

Asıl amacı topluluğa girdikten sonra durmaksızın yükselmekti.

 

Bu evlilik teklifine gelirken kendine güveni oldukça fazlaydı. Dürüst olmak gerekirse, aslında Güney Sarayı ile arasındaki bağı güçlendirmek için böyle bir evlilik yapıyor olmak onun isteyeceği bir şey değildi.

 

Saraydaki kıdemliler onun evlenmesi gerektiğini söylediğinde mutsuz olmuştu.

 

Fakat Kadim Ning’in dış görünüşüne bir kez bakınca, arzularına yenik düşmüş ve evlenmeyi kabul etmişti.

 

Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacının etkisiyle Kadim Ning’in güzelliği felaket gibi olmuştu. Bir de bunun üzerine Kadim Ning’in havalı duruşu eklenince yaşıtlarındaki kişilerden çok daha güzel görünüyordu.

 

Xiao Yu normalde gördüğü kadınlar karşısında soğukkanlı davranırdı fakat Kadim Ning’i görünce normalden daha farklı bir tutum sergilemeye başlamıştı.

 

Kuzey Gök Kubbe Sarayındaki kıdemli üstlerinin evlilik planlarıyla hemen işbirliği kurmuştu.

 

Zaten Liu Can ve diğerlerinin daha evvel bulaştıkları olaylar sayesinde Kuzey Sarayı diğer üç büyük bölge tarafından dışlandığını ve hor görüldüğünü hissediyordu.

 

Bu düşüncelerinden dolayı bu evliliğin içinde bulundukları çıkmazdan onları kurtaracağını düşünmüşlerdi.

 

Diğer üç bölgenin birlik olup kendilerini dışlamalarını istemiyorlardı. Eğer dört büyük bölge olmaktan kovulurlarsa, diğer gruplar tarafından haksız şekilde rekabete maruz kalıp yok olmaları an meselesi olurdu.

 

Kuzey Gök Kubbe Sarayının kıdemli yöneticileri bu olaydan elbette kaçınmak istemişlerdi.

 

Bundan dolayı evlilik yoluyla bir ittifak kurma planı yapmışlardı.

 

Bu iş için ise Xiao Yu seçilmişti. Kadim Ning’den birkaç yaş küçük olmasına rağmen, Xiao Yu’nun eğitim seviyesi yüksek olduğu için aralarındaki yaş farkının çok da önemi kalmıyordu.

 

Özellikle de Xiao Yu, Qingyan’ın güzelliğine vurulmuşken aralarındaki yaş farkını önemsemiyordu zaten.

 

Bir tarafın eksikliğini diğer taraf dolduruyordu; bir taraf yaşça büyük, diğer taraf eğitim seviyesi olarak büyüktü. Böylece eşit sosyal statüde sayılıyorlardı.

 

Xiao Yu’nun dünür kafilesi neredeyse bütün Kuzey Sarayının kıdemli kişilerini barındırıyordu. Hatta eğitim seviyesini övmeleri için birkaç mürit bile getirmişti yanında.

 

Görünüşe göre bu evlilik işini gerçekten de istiyordu.

 

Xiao Yu kıyafetlerini seçerken oldukça dikkatli davranmıştı. Oldukça şık ve enerjik görünüyordu, pahalı ve göze çarpan elbiselerinin içindeyken aklındaki düşünce oldukça kibirliydi: “Bu evliliği benimle değil de başka kimle yapabilir ki?”

 

“Kuzey Gök Kubbe Sarayı müridi Xiao Yu Güney Gök Kubbe Sarayının başkişisi Ning’i selamlar!”

 

Güney Sarayının başkişisinin soyadı da Ning’di.  Bu, Ning Qingyan’ın annesinin soyadının aldığı anlamına geliyordu.

 

Güney Sarayının başkişisi Ning, karşısındaki yakışıklı adama baktıkça doğru bir karar verdiğini düşünüyordu: “Hehe! Fena değil… Senin hakkında çok şey duydum. Sen Kuzey Sarayının dâhi kişilerindenmişsin. Eğer Kıymetli Ağaç Topluluğu’na girersen ileride seni sınırı olmayan fırsatlar ve çok parlak bir gelecek bekliyormuş!”

 

Xiao Yu bu sözleri duyunca gururlanmıştı, gözünün ucuyla yaşlı kadının arkasındaki Ning Qingyan’a baktı, göz alıcı seksilikteki vücudunu izliyordu. Cildi o kadar pürüzsüzdü ki neredeyse şeffaf gibiydi. Yüz hatlarındaki cazibe onu izleyen bir erkeği kendinden geçiriyordu.

 

“Qingyan, Xiao Yu seni de selamlar!”

 

Ning Qingyan hafifçe kaşlarını çattı. Bu karşısındaki adam her ne kadar centilmen birisi olsa da, ona karşı zerre kadar ilgi duymuyordu.

 

Hatta ona karşı negatif duygular besliyor bile denilebilirdi, çünkü eğer bu adam olmasaydı, annesi Baishi’ye karşı çıkmazdı belki de!

 

Bunları düşünüyor olmasına rağmen ortamdaki kişilere rezil olmamak için kafasını sallayarak cevapladı: “Merhaba.”

 

Qingyan konuştuktan sonra gözleri ile odanın uzağındaki kapıya doğru baktı, beyaz bir kuğu gibi uzanan boynu kafasını çevirdikçe esniyordu.

 

Xiao Yu’nun tavırlarından anlaşıldığı üzere, Kuzey Sarayı bu evliliği çantada keklik olarak görüyordu, bu evliliğe kesin gözüyle bakıyorlardı.

 

Qingyan inanıyordu ki Baishi kaçıp gitmeyecek ve mutlaka bir dünür kafilesi ayarlayarak gelip evlilik teklifi yapacaktı.

 

Eğer bugün Baishi kendisini kaçırmayı bile istese, Qingyan buna karşı koymayacaktı.

 

Sonuçta Baishi’ye aşıktı, onun her kelimesine, duruşuna, konuşmasına, görünüşüne… Her şeyine aşıktı!

 

Baishi kendisine o ilacı verdiğinden bu yana gözü başka bir erkek görmüyordu.

 

“Qingyan, otursana. Bugün bir sürü onurlu misafirimiz var fakat senin dikkatin oldukça dağınık.”

 

Bu esnada sarayın dışından birisi bir şey raporlamak için içeri girdi: “Saray başkişisi, bir başka dünür kafilesi geldi, dışarıdalar.”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1335

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 945

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 704

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 576

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17734 Üye Sayısı
  • 481 Seri Sayısı
  • 23937 Bölüm Sayısı


creator
manga tr