"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Sovereign of the Three Realms - Bölüm 181: Dan Fei’nin Karmaşık Duyguları


“Hehe, küçük Dan, sorun nedir? Yüzündeki ifadeden bir şeylerin yanlış olduğu okunuyor. Jiang Chen mi seni sinirlendirdi?” Eğitmen Ye gülerek sormuştu.

 

“Hayır, sadece onun havalı yapısından hoşlanmıyorum. Kendini ne sanıyor? Eğitmenim, bu çocuk sizin harika birisi olmanıza rağmen onu mürit olarak yanınıza alma isteğinizi reddetti!”

 

“Küçük Dan, sen farklı davranıyorsun, bu sen değilsin.” Eğitmen gülümsedi: “Benim küçük Dan’ım böyle küçük meselelerden ne zamandan beri rahatsız oluyor?”

 

Dan Fei gerçekten de rahatsız bir yüz ifadesindeydi: “Eğitmenim, sizin küçük Dan’ınız sizin iyiliğiniz için uğraşıyor fakat siz yine de bana gülüyorsunuz.”

 

“Haha! Küçük Dan’ın başkentteki bütün gençlerin gönlünde olduğunu düşününce, eğer gençler senin bu halini görseler fikirlerini değiştirirlerdi.”

 

“Bırakalım da değiştirsinler. O salak gençlerin gönlünde olmayı ben mi istedim?” Dan Fei etkinlikteki halinden oldukça farklıydı, eğitmenin önünde böyle rahat konuştuğuna göre eğitmen onu oldukça şımarık yetiştirmişti.

 

“Pekâlâ küçük Dan, şaka bir yana, Jiang Chen beni reddetti çünkü yanlışın ve doğrunun ayrımını yapabiliyor. Dürüst olmak gerekirse ben onun askeri Dao’su için bir ya da iki ipucu verebilirim ama uzun vadede onun eğitmeni olmak için yetersizim.”

 

Dan Fei şaşkınlıktan birkaç saniye donakaldıktan sonra konuştu: “Eğitmenim, bu söyledikleriniz biraz abartılı değil mi?”

 

Dan Fei küçük yaşında Eğitmen Ye tarafından evlat edinilmişti ve o zamandan beridir eğitmenin yanından hiç ayrılmamıştı. Bu zaman zarfında eğitmenin bir başkası için böyle övgü dolu sözler söylediğini hiç duymamıştı. Eğitmen sadece bazen başarılı gördüğü gençlere bir iki iltifat etmişti, fakat samimi değildi.

 

“On altı krallık içinde böyle bir genç için, Anka-Ejderin köklü soyundan ve Dokuz Muhteşem Çiy Şarabından böyle rahat bilgili şekilde konuşabilen bir genç için bu övgülerin hiçbiri abartı olmaz.”

 

“Fakat, bu çocuk sadece bilgin bir ustayla karşılaşacak kadar şansıymış, bu durum onun yeteneği değil ki!” Dan Fei bir türlü kabullenmek istemiyordu.

 

Eğitmen gülümsedi: “Küçük Dan, sen bu dünyada böyle bilgin kişilerin çok sayıda olduğunu ve bir yerde oturup karşılaştıkları kişilere öylece eğitim verdiklerini mi sanıyorsun? Dünya üzerinde milyarlarca insan varken neden Jiang Chen? Neden Ye Dai değil de Jiang Chen? Ya da neden Ye Rong değil? Neden başka hiç kimseye bu bilgin kişi eğitim vermemiş de Jiang Chen’e vermiş?”

 

Dan Fei tereddüt ederek: “Sadece şans.”

 

“Haha! Şans! Şans diye bir şeyin var olduğuna ben de inanıyorum. Fakat Jiang Chen’in böyle bilgin bir ustayla karşılaşması şans değil.” Yaşlı eğitmen gülüyordu.

 

“Her neyse, ben onun çok kibirli olduğunu düşünüyorum ve bu huyu yüzünden bence ileride çok acı çekecek. Bundan sonra uslu duracak olsa bile, bugün yaşananlardan sonra birinci prens ve grubu onun peşini bırakmayacaktır.”

 

“Ye Dai mi?” Yaşlı eğitmen hala gülüyordu: “Eğer Ye Dai zeki olsaydı Jiang Chen’i en başta kızdırmazdı. Ye Dai gerçekten bugün davrandığı gibi saf davranırsa veliaht prens olma hayalleri boşa demektir. Ye Rong düşük profil sergiliyor gibi görünse de, on binlerce li mesafe kat edip Doğu Krallığı’na gidip Jiang Chen’i takipçisi olarak yanına almış. Bu Ye Rong denen çocuk da basit birisi değil elbette.”

 

“Eğitmenim, Ye Rong’un da mı kötü durumda olmadığını söylüyorsunuz?” Dan Fei’nin prensler arasındaki favorisi Ye Rong’du.

 

Ye Dai her ne kadar uzun boylu, yakışıklı ve güçlü olsa da, Dan Fei bu tarz özelliklere değil, zekâya ve kibarlığa önem veriyordu.

 

Asıl gözü açık olan kişi Ye Rong’du.

 

“Ye Rong Jiang Chen’in arkasında durup ona destek vererek doğru hamleyi yaptı.” Eğitmen bunları söyledikten sonra konuyu değiştirmek istedi: “Küçük Dan, Güney Sarayı’na git ve benim için birkaç eşya al. Benim Anka-Ejderim, zavallı Anka-Ejderim daha fazla bekleyebilecek durumda değil.”

 

Yaşlı eğitmen Anka-Ejder için endişeleniyordu. Kısırlaştırma prosedürü her ne kadar karmaşık bir iş olmasa da bu işi güvendiği birine vermek istiyordu.

 

“Evet, küçük Dan’ınız hemen bu işi yapacak.” Dan Fei ustasının ne amaçla kendisini gönderdiğini biliyordu fakat bir kadın olduğu için sorgulamaktan çekinmişti.

 

“Acele etme, sana bir liste hazırlamam lazım, yoksa ne alacağını nereden bileceksin?”

 

 

Dan Fei’nin Güney Sarayı’ndaki Kadim Ning ile bağlantısı vardı.

 

Bundan dolayı Güney Sarayı’nda işi olduğu zaman hep Kadim Ning’i sorardı. Maalesef, Güney Sarayı’na geldiğinde Kadim Ning’in dışarıda olduğunu öğrendi.

 

Dan Fei elindeki listeyi Kadim Ning’in yanında barınan kişilerden birine verdi: “Bunlar Eğitmen Ye’nin istediği malzemeler, en iyilerinden verin ve ücreti dert etmeyin.”

 

“Evet Bayan Dan Fei, sizin söylemenize gerek kalmadan size zaten en kaliteli malzemelerden hazırlarız. Bu malzemelerin hazırlanması biraz zaman alır.”

 

Dan Fei kafasını salladı: “Olabildiğince erken hazırlayın.”

 

Lobinin köşesine doğru ilerledi ve kendine oturacak bir yer buldu. İnsanların gelip geçtiği yerde dikilmeyi sevmiyordu.

 

Özellikle de erkekler geçerken sürekli bakışları ile onu süzüyorlardı. Dan Fei her ne kadar açık görüşlü ve hoşgörülü birisi olsa da, böyle aç kurt gibi bakan kişileri sevmiyordu.

 

Dan Fei gibi güzellikteki bir kadın Gök Ağacı Krallığı’nda nadir görülürdü. Kenarda köşede beklese bile her zaman çapkın bakışlar onu bulurdu. Her bakan kişi onun vücudunu baştan aşağı süzerdi. Eğer Dan Fei’nin aynı zamanda dış görünüşü güçlü bir havaya sahip olmasaydı, yanından geçen çoğu erkek onunla sohbet etmek için dururlardı.

 

Aslında Dan Fei insan içine çok nadir çıkardı. Zamanının çoğunu eğitmenin yanında çalışarak geçirirdi. Karşılaştığı çoğu erkek Gök Ağacı Krallığı’nın soylu müritleri olurdu.

 

Bu erkekler her ne kadar Dan Fei’nin güzel olduğunu düşünseler de, onun statüsünü bilirler ve saçmalıklardan uzak dururlardı. Eğitmenin durumu öğrenip kendilerine sinirlenmesinden çekinirlerdi.

 

Fakat, halk arasında Dan Fei’nin kim olduğunu bilen kişi sayısı çok azdı.

 

Dan Fei dışarı çıktığında üzerine gelen bakışlardan rahatsız oluyordu.

 

O esnada iki kişi daha içeri girdi. Bu gelenler Güney Sarayı’nın Kadim Ning’i ve Qiao Baishi’ydi.

 

“Dan Fei?” Kadim Ning bir iş kadınıydı ve etrafındaki olayları gözlemlemeye alışmıştı, lobiye girer girmez etrafı kolaçan etmiş ve köşede bekleyen Dan Fei’yi anında fark etmişti.

 

Dan Fei köşede oturuyor olmasına rağmen o kadar dikkat çekici bir kadındı ki Kadim Ning onu henüz içeri girer girmez fark etmişti.

 

Bu oturan kişi Kadim Ning’in iyi geçinmek isteyeceği birisiydi. Dan Fei’yi selamlarken yüzünde samimi bir ifade vardı: “Dan Fei, ben de bu sabah neden bu kadar çok dedikodu duyduğumu düşünüyordum. Meğer burada onurlu bir misafirimiz varmış. Neden öyle uzakta oturuyorsun? Çalışanlarım ne kadar da kaba! Gel, gel hadi, benim evimde oturalım.”

 

Dan Fei Kadim Ning’i gördüğünde şaşırmıştı. Neredeyse onu tanıyamayacaktı: “Sen… Sen büyük kardeş Ning misin?”

 

Kadim Ning bir kahkaha patlattı: “Benim taklidimi yapacak kadar işsiz birisi mi var bu dünyada?”

 

Kadim Ning çok mutlu gözüküyordu. Böyle tepkiler görmek hoşuna gidiyordu. Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacını aldıktan bu yana gençliğinin en güzel çağlarına geri dönmüş gibi gözüküyordu ve gittiği her yerde güzelliği ile alakalı yorumlar almak hoşuna gidiyordu.

 

Bu tepkiler Kadim Ning’in kendine olan güvenini daha da arttırıyordu.

 

“Büyük kardeş Ning… Sen…” Dan Fei söyleyecek uygun sözleri bulamıyor gibiydi.

 

“Pekâlâ, daha önce çok yaşlı göründüğümü söyleyeceksen problem değil, devam et hadi, söyle! Ben alınacak değilim haha!” Kadim Ning sıcakkanlı bir şekilde Dan Fei’nin ellerini tuttu: “Baishi, Baishi! Bu benim kız kardeşim Dan Fei! Dan Fei, bu kişi de benim yeni işe aldığım asistanım, ismi Qiao Baishi. Onun potansiyeli çok yüksek.”

 

“Baishi bayan Dan Fei’yi selamlar.” Qiao Baishi gülümseyerek konuşmuştu.

 

Dan Fei de kafasını hafifçe sallayarak: “Merhaba.”

 

O sırada çalışanlar malzemeleri tamamlamıştı ve bir tanesi Dan Fei’ye yaklaşarak: “Bayan Dan Fei, istediğiniz malzemeler hazır, kontrol etmek ister misiniz?”

 

Dan Fei kısırlaştırma işlemi için gerekli malzemeleri Kadim Ning ve Qiao Baishi’nin önünde nasıl kontrol edebilirdi? Bu utanç verici olurdu.

 

Hafifçe kafasını sallayarak: “Hayır, kontrole gerek yok.”

 

Daha sonra hafif utangaç şekilde Kadim Ning’e sordu: “Büyük kardeş Ning, Baş Usta’nın halletmesi gereken işler var. Ben geri dönmeliyim.”

 

Dan Fei bugün oldukça garip şeyler yaşadığını düşünüyordu.

 

Zaten gariplikler onurlu ustanın doğum günü etkinliğinde Jiang Chen’in belirmesiyle başlamıştı, bu durum Dan Fei’nin garibine gidiyordu.

 

Ve şimdi, önceden tanıdığı Kadim Ning ile karşılaşmıştı ve bu kadın neredeyse yirmi yaş gençleşmiş gibiydi. Bu durum daha da garipti.

 

Bugün neler oluyordu böyle? Neden bugün yaşanan her olay saçma sapan şekilde yaşanıyordu? Dan Fei rüyada olduğundan şüphelenmeye başlamıştı.

 

Kadim Ning Dan Fei’yi kapıya doğru yolcu ederken sordu: “Dan Fei, gerçekten bu kadar acelen mi var? Benim güzellik sırlarımı seninle paylaşmak istiyordum. Sen şu cildine ve güzel biçimli vücuduna baksana. Vah vah, pürüzsüz şekilde doğmuş bir cilt. Eğer erkek olsaydın seni yerdim!”

 

Dan Fei bu sözleri duyunca anında kırmızıya dönmüştü: “Büyük kardeş Ning, lütfen böyle şakalar yapma. Kaşla göz arasında çok gençleşmişsin, o kadar gençleşmişsin ki ben senin büyük kız kardeşin gibi görünüyorum. Eğer daha fazla böyle şakalar yaparsan seni kıskanmaya başlayacağım.”

 

“Hehe! Bunda kıskanacak ne var? Ben sadece Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacına sahip olacak kadar şanslıydım, hepsi bu. İlk duyduğumda inanmamıştım ama ilacı kullandıktan sonra iki saat içerisinde yirmi yaş kadar gençleştim.”

 

“Dört Mevsimli Sonsuz Bahar İlacı mı?” Dan Fei’nin şaşkın gözleri titriyordu: “Büyük kız kardeş Ning, benim gerçekten gitmem gerek.”

 

Dan Fei aceleci davrandığı için özür diledi ve bir at arabasına atlayarak rüzgar gibi ayrıldı.

 

“Dan Fei’nin bugün nesi var böyle? Çok dikkati dağınık görünüyordu. Her zamanki Dan Fei’den farklı birisiydi sanki.” Kadim Ning de şaşkınlık içindeydi.

 

Eğitmen malikânesine ulaşır ulaşmaz Dan Fei elindeki malzemeleri yere bıraktı. Ön taraftaki avluya yöneldi ve cazibeli gözleriyle bir arayış içine girdi.

 

“Burada olmalı, sinirlenince buraya fırlatmıştım, burada olmalı!”

 

Dan Fei biraz da pişmanlık hissediyordu. Neden bu kadar aceleci davranıp ilacı atmıştı ki?

 

Neyse ki, ilacın şişesi neredeyse bir yumruk kadar büyüktü. Bulmak çok da zor olmamalıydı.

 

Bir süre aradıktan sonra Dan Fei’nin alnından ter damlıyordu ve saçı başı dağılmıştı. Hatta kafasına yapışmış birkaç ot tanesi de vardı.

 

Dan Fei bir anda bir şey hatırladı.

 

“Oh hayır! Acaba benim dışarıda olduğum süre içinde teyze Lan burayı temizleyip şişeyi de çöpe mi attı?”

 

Bu korkutucu düşünce Dan Fei’yi oldukça germişti.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16642 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr