“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Sonsuzluk Tanrısı - VARİS - 51. Bölüm - Merkezi Kule(2)


[Antik Sonsuzluk Boyutu, Merkezi Kule]

Merkezi kulenin ilk katında ki Monarch, bağdaş kurmuş bir şekilde meditasyon yapıyordu. Vücudunda bir çok renkte yarıklar vardı. Her bir yarık dantian kısmında son buluyordu. Monarch Ateş okunu oynadığı kumar sayesinde dantiana sokabilmişti. Tam Ateş Okunu özümsemeye çalışacağı zaman, diğer element okları da harekete geçmiş ve aynı anda vücudunun farklı bölgelerine saplanmıştı.

İlk başta yoğun acı yüzünden bilincini kaybetme noktasına gelmişti. Fakat mutlak azmi ve dayanıklılığı sayesinde her bir oku, dantianına sokmayı başarmıştı. Fiziksel acısı tahmin ettiği gibi kesilmesine rağmen, bu sefer de Yıldırım Elementinin yoğun çalışması yüzünden ruhsal acı çekmeye başlamıştı. Adeta zihnine binlerce iğne parçacıkları batırılıyormuş gibi hissediyordu.

Dantianda durum daha fenaydı. Yıldırım ve Hava Elementi Adası dışarısında her bir adanın üstünde fırtına oluşmuş ve adaları yıldırım seline boğmaya başlamıştı.

[Göksel Evrenin Bilinmeyen bir kısmı]

Bir odada ki iki kişi önünde ki bir görüntü veren ekrana bakıyorlardı. Görüntü de bir gencin bedeninde rengarenk yarıklar bulunuyordu. Buna rağmen genç bunlara aldırmadan meditasyon yapıyordu. Bu iki kişi ise merakla onu izliyorlardı. Bir süre sonra sessizliği, iki kişiden kız olanı bozdu. Bu kızın siyah saçları ve masmavi gözleri vardı. 25 yaşlarında gözükmesine rağmen, bakışları bir o kadar da yaşlı gibiydi.

"Ne dersin ? Yakında kişisel kütüphanesine gidecek. Bir çok gücünü geri alacağı gibi, tecrübelerine de sahip olacağı için gelişim hızı artacak. Göksel Evren bilgilerini de oraya koymuş mudur ?"

Kızın sorusuna bir süre cevap gelmemişti. Yanında ki erkek olanın 1.90 boyu, gümüş saçları ve kırmızı gözleri vardı. Vücudu bir savaşçının bedenini andırıyordu. Kırmızı gözlerini Monarch'a odaklamıştı.

"Bilemiyorum... Bir düşünsene, Göksel Evrende bile yaptıklarının bir sınırı yoktu. Onu durdurabilecek hiç kimse yoktu. O ise onca karşıtlığa rağmen, türüne yardım etmek istedi... Ne yazık ki o kız olmasaydı belki de kazanabilirdi. En sonunda belki de o bilgileri koymamıştır. Sonuçta yetişim yaparken, kişinin zihninin berrak olması gerekiyor. Yetişim yaparken türünün sonuncusu olduğunu öğrenmek pekte iyi bir olay olmazdı."

Bu sözler üzerine kızda ona katılarak konuşmasına başladı.

"Evet, Göksel Evrenin en eski, en yüce kadim ırkı... Ne var ki kaderleri kötü bitti. Monarch'ın tüm hafızasını geri kazanacağına eminim. Hatırlamak istemese bile, eminim yedek bir plan yapmıştır. Göksel Evren yeniden yapılanıyor. Multiverse yaratıldığından beri, Göksel Evren için umut kalmadığını düşünmüştüm. Şimdi ise şaşırtıcı bir şekilde savaş sırasında oluşan uzay-zaman köprüsü yeniden açıldı. İşin tuhafı Göksel Evren, yapılanmak için Multiverse'den enerji çekiyor olması. Bu Multiverse için iyi bir olay olmayacaktır."

Erkek olan bir süre daha Monarch'ı izledikten sonra elini sallayarak ekranı kapattı.

"Multiverse'nin oluşması bile büyük bir hata. Özünde Multiverse'nin sahibi Monarch desek bile yanlış olmaz. Zira yaratımında rol oynayan enerjinin büyük bir kısmı onun. Bu yüzden ileri de Monarch, Göksel Evren için gelirse şaşırmam. Ayrıca düşmanının neden bu kadar tutuştuğunu daha iyi anlıyorum. Çünkü görünüşe göre Monarch'ın eskisine göre daha fazla potansiyeli var. Ayrıca eski hayatında olmayan ve bu sefer ona ihanet etmeyecek birisine sahip." derken kafasını yukarı kaldırdı. Bir tür bir şey hissetmişti.

"Gitmemiz gerekiyor. Araştırmamız gereken konular var." diyerek kızı kolundan tuttu ve birden hiçliğe karıştılar.

[Antik Sonsuzluk Boyutu, Merkezi Kule]

Monarch son element bilgisini de kavradıktan sonra tüm vücudu parlamaya başlamıştı. Her bir yarası hızlıca iyileşmeye başlarken, birden gözlerini açtı ve izleniyormuş hissine kapıldı.

"Uh... Tüylerim diken diken oldu. Sanki birisi beni izliyormuş hissine kapıldım." derken vücudunu kontrol ediyordu. Element oklarının açtığı yaraların her birisi iyileşmeye başlarken, harcadığı zihin enerjisi bile yenilenmeye başlamıştı. 

[Ateş Elementi Aşaması tamamlandı. Ödüller; Ateş Elementi Niyeti ve Bilgileri, Demircilik Temel Bilgileri.]

[Su Elementi Aşaması Tamamlandı. Ödüller; Su Elementi Niyeti ve Bilgileri, Tılsım Temel Bilgileri.]

[Toprak Elementi Aşaması Tamamlandı. Ödüller; Toprak Elementi Niyeti ve Bilgileri, Antik Simya Temel Bilgileri.]

[Karanlık Elementi Aşaması Tamamlandı. Ödüller; Karanlık Elementi Niyeti ve Bilgileri, Rün İşleme Temel Bilgileri.]

[Işık Elementi Aşaması Tamamlandı. Ödüller; Işık Elementi Niyeti ve Bilgileri, Multiverse tüm Canavar ve Türlerin Bilgileri.]

[Toplam Ödüller; 5 adet Antik Yetişim Dengeleme Hapı.]

[İkinci kata geçiliyor.]

Monarch duydukları ile mutlu olmuşken, ikinci kat sesini duyduğunda yine sinirleri hoplamaya başlamıştı.

"Lanet olası kartal ile yine görüşeceğiz demek ki..." derken elleri kaşınmaya başlamıştı.

İkinci kat ortamı oluştuktan sonra Monarch etrafını incelemeye başlamıştı. Yine dümdüz bir ortam söz konusuydu. Otlak bir yerin tam ortasında dikilirken, gökyüzünde sıralı bir şekilde uçan 5 kartal gözüne çarpmıştı. Her bir kartalın yüzünde de bir piç sırıtması vardı. Monarch bu gülümsemeyi nerede görse tanırdı.

Gözleri kırmızının tonlarına dönmeye başlarken, bu kartalın kendisi ile dalga geçmesini hatırlıyordu. Diğerlerinin aksine şimdi 5 kartal vardı. Bu 5 ağız olması anlamına da geliyordu...

Bu sırada kartallar sırası şeklinde birbirlerinin cümlelerini tamamlayarak konuşmaya başladılar.

"Efendim."

"Hoş Geldiniz."

"Bugünkü rakibiniz yine benim."

"Dikkatli olun."

"Birleşik saldırılar yapabilir ve elementlerin zayıf yönlerini, diğer elementler ile kapatabilirim." derken dönmeyi kestiler ve yan yana dizilerek Monarch'a bakmaya başladılar.

Monarch'ın sinirden gözleri seyirmeye başlamıştı. Dişlerini sıkarak "Kardeşim sizi bana sırayla mı  gönderiyorlar. Be-" derken gerçekten de bu manyakların harekete geçerek sıraya dizildiklerini görmüştü. Bunu gördüğünde ipler hepten kopmuş ve kanatlarını açarak bir hışımla yanlarına uçmuştu.

"Lan sen benle dalga mı geçiyorsun kuş kafalı!"

Normalde kartal gibi gökyüzüne hakim olan bir türe, normal bir kuş demek hakaret sayılırdı. Ama Kartal, Monarch'ın onu yarattığını bildiği için gram alınmamıştı.

"Efendim."

"Beni yaratırken."

"Yapıma mizah."

"Ekleyen sizdiniz."

"Kısaca bu sizin suçunuz sayılır." derken her biri gülmeye başladı. Birbirlerinin sözlerini tamamlamaları oldukça sinir bozucuydu. 

Monarch sinirden titreyen elini kaldırdı ve kartalları işaret ederek "Sıçtım ulan ağzınıza..!" diyerek tüm elementlerini ve Mutlak Sonsuzluk Tanrısı aurasını serbest bıraktı.

Tüm ikinci kat sallanmaya başlarken, kartallar da işin ciddiye bindiğini anlamış ve savaş pozisyonu almışlardı. Savaşı izleyen Supreme ve Kule Bilinçleri ise kendi aralarında konuşuyorları.

"Bu salak yine efendimizi sinirlendiriyor..."

"Bu harbiden akıllanmayacak ya!"

"Efendimiz geçmişte ki gibi tüylerini yolmadan bu kuş kafalı akıllanmaz."

"Ben diyorum ki bunu azıcık yolalım sonra bir kaç on yıl bir kavanozda bekletelim. Aklı başına gelir."

Bu sırada Supreme konuşarak "Bence gerek kalmayacak. Çünkü canlı canlı pişmek üzereler." derken tüm bilinçler savaş alanına bakmıştı.

Savaş Alanında kartallar elementlerini kullanarak korunma kalkanlarına sığınmışken, karşılarında Sonsuz Ateş Yıldırımlarını serbest bırakmış ve bir fırtına yaratmış olan Monarch, kan kırmızısı gözleri ile önünde ki rakiplere bakıyordu.

Monarch tam saldırıya geçecek iken, aklına gelen fikirle durakladı ve turuncu yıldırımları geri çekti.

"Şimdi baktım da... Sen ne tokatlanmaktan ne de yok edilmekten çekinmeyen bir kardeşe benziyorsun. Şöyle bir alıcı gözle incelersek, senden güzel kukla olur he. Hem de Element bazlı saldırı ve savunma yapabilen kuklalar. Ehm, bir çok bilgi edindim. Siz kuklaların üzerinde denemezsem olmaz demi..." diyerek kahkaha atmış ve yeryüzüne inmişti.

Bu sıradakartalların hala daha inmediğini gören Monarch, gökyüzünde ki fırtınadan Hava elementini kullanarak şiddetli bir rüzgar akımı ortaya çıkarmış ve tüm kartalları yeryüzüne gömülmesine sebebiyet vermişti.

"Eh, aranızda Hava Elementi olmadığına göre, gökyüzünde benimle kapışamazsınız. Benimde elementlerimi denemek için yeryüzünde savaşmam lazım." derken fırtınayı işaret etti.

"Ciddi söylüyorum. Yükselmeye çalışandan veya kanatlarını kullanmak isteyenden ızgara kartal yaparım bilginize!"

Kartallar korku içerisinde gökyüzünde ki fırtınaya bakarken, Monarch şiddetli şimşekler çaktırarak onların gözlerini korkutuyordu.

Durumun kendileri için kötü olduğunu gören kartallar, kendi aralarında anlamış gibi enerji ile dolmaya ve tüm vücutlarını ışık ile doldurmaya başlamışlardı.

Monarch bile şaşkınlıkla kartalların üzerlerine dolan ışığa bakıyordu.

"Bu garip... Bu kartalların sadece birisinde Işık Elementi var. Her birine Işık Elementini böylesine yoğun bir şekilde uygulayamaz. İşin daha da garip yanı, bu ışıktan Işık Elementi aurası hissedemiyorum. Ehm, bu aura..." derken zihninde ki yeni bilgileri inceliyordu.

"Dönüşüm Aurası!" 

Monarch şaşkınlık ile haykırdığında kartalların vücutları değişmeye başlamıştı. İlk başta kanatlar gitmiş, hemen ardından boyları uzayarak iki ayaklarının üzerlerinde durmaya başlamışlardı. Kaybolan kanatların yerine bir çift kol çıkarak elleri de oluşturmuştu. En son ise kartal kafası değişerek bir insan kafası haline gelmişti.

Şu anda Monarch'ın karşısında farklı göz renklerinde birbirlerinin tıpatıp aynısı olan 5 kişi duruyordu.

"Demek değişme özelliğinde vardı..."

"Evet efendim. Böyle bir formda dediğiniz karşılaşmaya daha fazla uyum sağlayabilirim."

Monarch gelen cevap üzerine sağ elini çenesine koyarak;

"Hmm... Peki birleşme özelliğin var mı ?"

İnsana dönüşmüş olan kartallar tek kaşlarını kaldırarak "Demek istediğiniz tek bir kişi haline gelip, 5 elementi birden kontrol eden tek insan halinde dövüşmemi istediğiniz mi ?"

Monarch ellerini "Aynen öyle." şeklinde birbirine çırptıktan sonra onayladı. Kartal ise gülümseyen ve azıcık dalga geçen bir ifade ile "Efendim, bu isteğinizi yapabilirim. Ama yenilirseniz beni suçlamayın." derken her biri 32 diş sırıtıyordu.

Monarch'ın az önce geçen öfkesi yeniden parlarken, "Dönüş ulan, Seni kukla olarak bir döveyim hemen ardından senden kartal ızgara yapmazsam bana da Eternal demesinler! DÖNÜŞ ULAN DÖNÜŞ" 

Monarch'ın öfkesi bilinçleri bile korkuturken, kartalların gülümsemeleri silinmiş ve birleşmeye başlamışlardı.

*Ben bu bölümü yazarken gerçekten keyif aldım. Şaka maka kartalın karakterini ben yaratmama rağmen, ben bile nefret ettim he :D Bu arada hafiften gizemli olaylara giriş yaptık. Bakalım neler olacak :)

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1384

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1158

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 778

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 738

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 697

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 515

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 128

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 125

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 122

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 121

Site İstatistikleri

  • 19915 Üye Sayısı
  • 565 Seri Sayısı
  • 28091 Bölüm Sayısı


creator
manga tr