Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Sonsuzluk Tanrısı - VARİS - 50. Bölüm - Merkezi Kule


[Bir Hafta Sonra]

Yıldırım Kulesinin üçüncü katında geniş bir düzlük bulunuyordu. Bu düzlüğün hemen merkezinde ise kapkaranlık bir sis dikkat çekiyordu. Daha da önemlisi bu sisin içerisinde şimşek arkları patlayıp, içeriyi aydınlatıyordu. 

Bu Monarch'ın oluşturduğu Sis Yıldırımı idi. Sisin içinde ise sürekli hareket halinde olan bir varlık gözüküyordu. Hareketleri düzensizdi. Bir kayboluyor, başka bir yerde ortaya çıkıyordu. Veya hızlıca tüm sisi turluyordu. Dikkatli bakmayanlar, hızını ölçemezlerdi bile. Hemen ardından hızlıca manevralar yaparak kaçış hareketleri sergiliyordu. Tabi ki bu Monarch'tan başkası değildi. Bir haftadır Sonsuzluk Adımları tekniğine çalışıyordu. Vücudunu ve hücrelerini belirli bir doyum oranına getirmeyi başarmıştı.

Bir süre sonra sis dağılmaya başlamış ve gün ışığı tekrardan Monarch'ın yüzüne vurmuştu. Bir süredir bu hareket tekniğinin pratiğini yaptığı için nefes darlığı çekmeye başlamıştı.

"Uh... Sonunda temel pratiğe kavuşmayı başardım. Bu sayede şu lanet kuleden kurtulabileceğim." derken sağ eline hava ve yıldırımı topladı. Hemen ardından sağ eli hızlıca titreşerek bulanık bir görüntü sergilemeye başladı.

"Tahmin ettiğim gibi. Şu anda Temel Ustalık alanında olmalıyım. Bu yüzden de kendimden yarım alem üstümde ki kişilerden korkmam gerekmiyor. Yalnız bu kule olayları çok can sıkıcı olmaya başladı..." derken Yıldırım Kulesinin bilinci konuşmaya başladı.

[Sonsuzluk Adımlarını başarılı bir şekilde tamamladığınız için tebrik ederim usta. Yıldırım Kulesini başarılı bir şekilde bitirdiniz.] derken çıkış kapısını açmıştı.

Monarch hiç bir şey demeden dışarıya çıktı ve kanatlarını açarak merkeze, Mutlak sonsuzluk Tahtına doğru uçtu. Aklında bir düşünce vardı.

Bir süre sonra merkeze ulaştıktan sonra gösterişli tahtına oturdu ve "Supreme." diyerek seslendi.

Çok gecikmeden "Efendim usta." diye cevap gelmişti.

"Supreme, benim bu kuleleri yaparken çok canım sıkılıyor. Tek ayrı teknik olan Sonsuzluk Adımlarını öğrendim. Geri kalan vücut geliştirme ve kılıç tekniğini ise tamamı olmadan uygulayamam. Bunu hızlandırmak için bir yol yok mu ?"

"Usta, her bir kule element bilgileri ile birlikte ilk katında ayrı bir gelişim bilgisi veriyor. Örneğin Hava Kulesi Mutlak Alfabe vermişti. Yıldırım Kulesi ise Formasyon bilgilerini verdi. Fakat bunları hızlıca halletmek için bir yol olabilir."

Monarch işlemin daha hızlı olabilecek bir yolu olduğunu duyunca heyecanlanmadan edememişti. Bir an evvel gelişmek istiyordu. Zira önceki hayatında 17 yaşında iken İlahi Dao Alemleri denilen bir seviyede olduğunu biliyordu. Bu gerçek bile onu yetişim açısın kötü etkiliyordu.

"Neymiş o yol ?"

"Usta tüm kuleleri yıkarak tek bir merkezi kule kurabiliriz. Böylelikle her bir katın aşamaları birleşir. Böylece tek bir kuleyi geçerek, her bir kulenin ödüllerini ve kazanımlarını alabilirsiniz. Fakat bu işlemin oldukça zor olacağını söylemek zorundayım."

Monarch duyduğu şeyle enine boyuna düşünmek zorunda kalmıştı. Kulelerin tekinde zorlandığını pek söylenemezdi. Fakat işin ucunda kalan 5 elementin birden kulesine aynı anda girmek gibi ilginç ve bir o kadar tehlikeli bir olay bulunuyordu. Bir an için reddetmek üzereyken, aklına 17 yaş ve İlahi Dao Lordu kelimeleri geldi.

"Ayarlamalarını yap Supreme. Merkezi Kuleye gireceğim." dedikten sonra tüm boyut sallanmaya başlamıştı.

"Usta komutun üzerine tüm habitatları yıkıyorum ve merkezi bir habitat kuruyorum. Bu merkezi habitatın tam ortasına ise Merkezi Kuleyi koyuyorum. Birazdan işlemler tamamlanacak. İşlemden zarar görmemen için Taht Bölgesinin etrafına kalkan yerleştirdim." diyerek işine devam etti.

Her ne kadar Monarch'ın bulunduğu alan zarar görmese de, Antik Sonsuzluk Boyutunun her bir tarafı sallanıyordu. Her bir habitatı yıkıp, tekrardan tek bir habitat olacak şekilde ayarlamak kolay bir iş değildi.

Kısa bir süre sonra sallantılar durmuş ve işlemler bitmişti. Monarch, Supreme'den gelecek bildiriyi bekliyordu.

"İşlemler tamamlandı usta. Tüm Kule Bilinçlerinin birleşmesi ile tek bir merkezi bilinç oluşturuldu. Kuleye gidebilirsiniz." diyerek sessizliğe büründü.

Monarch ise yüzünde ne mutlu ne de üzgün bir ifade ile tahtından kalkarak kanatlarını tekrardan açtı ve merkezi habitata uçmaya başladı. Habitatın büyüklüğü o kadar fazlaydı ki, baya bir alanı kaplıyordu.

"Supreme, bu kuleyi geçtikten sonra bu kısmın enerjisini tek bir formasyon ile taht odasına yönlendir. Habitatlarda ki enerjilerin hepsi Mutlak Sonsuzluk Tahtına gelsin. Öğrendiğime göre Primordial gezegeni, düşük seviye materyal bir gezegen. Bunun anlamı enerji seviyeleri ve yoğunluğu çok düşük. Bu yüzden gezegende daha Enerji Tanrısı bile çıkmamış. Yüksek Seviyeli gezegenlere gidene kadar bu enerji işimi görecektir."

Ding...

[İsteğinizi ayarladım usta.]

Bir süre sonra Merkezi Kulenin girişine gelen Monarch, kanatlarını kapatmadan kendiliğinden açılan kapıya bakmıştı. Geçen sefer yaptığı uyarısı işe yaramıştı. Kibirli bir ses yerine uysal şekilde açılan kapıları tercih ederdi.

İçeriye girer girmez tüm mekan beyazın tonlarından doğru değişmeye başlamış ve bir orman habitatına dönmeye başlamıştı. Yukarı da ise Ateş, Su, Toprak, Karanlık ve Işık Elementlerinin cisimleri bulunuyordu. Hava ve Yıldırım tamamlandığı için onların niyetleri hazırlanmamıştı.

[Merkezi Kulenin ilk testine hoş geldin usta. İsteğin üzerine her bir elementin, niyetlerini ve bilgilerini tek seferde almak istedin. Bu yüzden bu hazırlığı yaptık hazır mısın ?"

Monarch üstünde ki rengarenk ordu misali nesnelere bakıyordu. Bunların akış hızıyla, çok fazla yoğunlukta kalacağını hissetti. Bu yüzden az ve sürekli acı yerine, çok ama kısa süreli acıyı tercih edeceğini düşünerek konuşmaya başladı.

"Her bir elementin nesnelerini ve enerjilerini birleştirin. Her bir elementin tek bir nesnesi olsun. Bu sayede kısa sürede yüksek acıyla bu işi bitirebiliriz."

Monarch'ın çılgın fikrinden sonra bilinçten kısa bir süreliğine ses gelmemişti.

"Usta, buna dayanamayabilirsin. Bu kararından emin misin ?"

Gulp..!

Gulp..!

Monarch üstünde ki nesnelere bakarken iki kere yutkundu ve "EMİNİM!" diye kükredi. Bir an sonra tüm aynı renkten nesleler birleşerek ok şekline büründüler. Şu anda gökyüzünde 5 tane birer metrelik ok bulunuyordu. Boyutları küçük ama enerjileri aşırı yoğundu. Fakat işin özünde her bir okta bulunan bilgi ve niyet gücü, bir Enerji Tanrısının sahip olduğu türden bilgiler ile kıyaslanabilirdi.

"Gönder gelsin!"

Bunun üzerine ilk önce Ateş Oku harekete geçerek son hızıyla Monarch'a doğru uçmaya başladı.

Fiiiiuvvvv...!

Zınk...!

Monarch'ın tam göğsüne yerleşen ok, saplandığı anda şiddetli bir acı yaymaya başlamıştı. Acıdan dolayı anında diz çöken Monarch, ilk defa bu kadar acıyla karşı karşıya kalmıştı. Adeta atomlarına ayrılıyor gibi hissediyordu. Tüm vücudu parlak turuncu bir şekilde titriyordu.

"Bilincini kaybetmemen lazım usta. Yoksa Ateş Elementinin niyeti tarafından ciddi geri tepme alacaksın."

Bilincin uyarısı ile kendisine gelen Monarch, acıdan dişlerini sıkmaya başlamıştı. Dişlerinin kırılmaması için ağzına sarılmış bir mendil tıkan Monarch, aklına gelen fikirler ile harekete geçti.

Scree...!

Monarch'ın vücudundan şiddetli bir Anka aurası çıkmaya başlarken, yeni edindiği Ateş Elementi bilgileri ile Anka Aurası git gide güçleniyordu. Bir an sonra Anka Aurasını sağ elinde toplayan Monarch, çılgınca fikri uygulamaya başladı.

"U-Umarım işe yarar..." diyerek sağ eli ile ihtişamlı Ateş Okuna uzandı. İlk başta elinin Ateş Okunun içinden geçeceğini düşündüğü için titreyen eliyle oku kavrandığından gözleri şaşkınlık ile açıldı.

Dişlerini daha sıkarak derin nefesler vermeye çalıştı. "Huh...Huh... Bu çok fazla canımı acıtacak." diyerek oku çıkarmadan göğsünden dantianına doğru derisini yardırarak indirmeye başladı. Okun geçtiği her yerde lav misali turuncu yarıklar oluşuyordu. Bunun adeta derinin canlı canlı soyulup haşlanmasından bir farkı yoktu.

"Arghh...!!"

Derin nefesler vererek kalan mesafeyi de götüren Monarch, dantianının üstüne geldiği anda, Dantian bir kara delik misali oku içerisinde çekmiş ve Ateş Adasına göndermişti. Ateş Adasında okun çözünme hızı daha hızlı olsa da, Monarch'ın anlık titremeleri artmış ve görüşü bozulmaya başlamıştı.

"Hadi artıkk....!" 

Monarch'ın planladığı şey olmadığı için yavaştan bilinci kapanmaya başlamıştı. Görüşü gitgide daha da bulanık hale gelirken, Ateş Adasında ki alevler coşmuş ve dantianında ki denize baskı yapar hale gelmişti.

Monarch'ın Işık ve Su Elementi birden devreye girerek, Monarch'ı az da olsa iyileştirmeye çalışmışlar ve bilincini korumaya çalışmışlardı. Bu durumda bile Monarch'ın bilincinin kaybolmasına çok bir süre kalmamıştı.

Ateş Adasında ki faaliyetler sonucunda, adada bulunan yanardağ patlamış ve tüm dantiana ciddi bir baskı kurmuştu. 

Monarch tam "Bu sefer işe yaramadı..." diye düşünürken dantianda başka bir şiddetli aura patlamış ve dantian savaş alanına dönmeye başlamıştı.

Fiiiuuvvv...!

Crraaacckkk...!

Sonunda beklediği şeyin gerçekleştiğini anlayan Monarch, acının dinmesi ile ağzında ki mendili çıkardı ve dantianına bilincini yerleştirerek, Ateş Adası üzerine oluşmaya başlayan fırtınaya bakmaya başladı.

"Tahminlerim doğru... Her bir element, benim çocuklarım gibi olsa da, her biri eşit değil. Güçleri aldığımdan beri şunu fark ettim. Ne zaman bir element hizadan çıksa veya dantianda ters bir şey olsa, her zaman diğer elementleri baskılayan ve düzen getiren bir Element oluyordu. Yıldırım Elementi!" derken fırtına oluşmuş ve ciddi bir yıldırım seli, Ateş Adasını vurmaya başlamıştı. Adeta bunu ne cüretle yaparsın der gibi ceza vermeye başlamıştı.

"Ehm... Yıldırım adeta bir abinin kardeşini cezalandırmasına benzer bir davranış sergiliyor." dedikten sonra Işık ve Su Elementinin iyileştirmeye başladığı göğsüne bakmıştı.

"Ciddi bir kumar oynadım. Ama tek seferlik ciddi bir acı ve işlemin kusursuz gitmesi güzel şeyler..." derken zihnine dolan Ateş Bilgilerine bakıyordu. 

Fakat olan olaylardan sonra gökyüzünde ki her bir okun, aynı anda kendisine doğru hareket etmek üzere olduğunu görememişti...

Fiuvvv...

Fiuvvv...

Fiuvvv...

Fiuvvv...

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1385

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1162

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 781

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 740

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 698

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 520

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 129

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 127

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Site İstatistikleri

  • 20212 Üye Sayısı
  • 570 Seri Sayısı
  • 28274 Bölüm Sayısı


creator
manga tr