“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 21. Bölüm - Üstat Seviye İle Karşılaşma


Sunucunun duyurusu ile birlikte Monarch ve Robert harici herkes arenadan uzaklaştırılmış ve katılımcılar kısmına yollanmışlardı. Bu son savaş hangi grubun birinci sınıfın liderleri olacağını karar verecek nihai savaştı.

Kıdemli yaşlılar, güvenlik nedeniyle kalkan ve mühür sayılarını arttırmaya başlamıştı. Zira katılımcılardan birisi, en yüksek gelişim seviyesini elinde tutarken, birisi de tarihte bir ilk olarak neredeyse tüm elementlere hükmediyor ve seviyesinin çok yukarısında bir güç sergiliyordu.

Ding... Ding... Ding...

Üç katmanlı bariyer tamamlandıktan sonra arenanın iç tarafı ve seyirciler kısmı birbirinden ayrılmıştı.

"Bariyer tamamlandı. Bir Enerji Lordu seviyesinde birisi bile bu bariyeri geçmekte zorlanacaktır. İstediğiniz gibi güçlerinizi açığa çıkartabilirsiniz." dedikten sonra arenadan ayrılmışlar ve ikiliyi arenada yalnız bırakmışlardı.

Tüm arenada adeta ölüm sessizliği vardı. Her biri neler olacağını kestirmeye çalışıyor ve kimin kazanacağını düşünmeye çalışıyorlardı. Bu sırada Robert'de incelemesini bitirmiş ve konuşmaya başlamıştı.

"Vay be... Bir zamanlar Anka İmparatorluğunun Veliahtı olan Monarch Anka... Babanın tahttan indirilmesi ile birlikte ne hallere düştüğüne bak. Şu anki haline bakıyorum da, sürgünün işine yaramış gibi gözüküyor... Seninde gördüğün gibi herhangi bir elemente sahip değilim. Sende ise bunlardan oldukça var. Sanki yaratıcı benden almış ve sana vermiş gibi... Sen ne düşünüyorsun ?"

Monarch ise yüz ifadesini bozmadan tek bir soru sormuştu.

"Neden karşılaşmalarda kolayca yenebileceğin rakipleri öldürdün ?"

Soğukkanlılık ile gelen bu soru karşısında tek bir basit cümle gelmişti.

"Öldürdüm zira onlar zayıftı! Bu hayatta yaşamayı hak etmiyorlar! Fakat sen rakip olarak saygımı kazandın. Bu yüzden seni öldürmeyeceğim. Sen yaşamayı hak edenlerdensin."

Gelen cevap üzerine tüm arena yuhalamaya başlarken, çeşitli küfürler havada uçuşuyordu. Monarch bile bu cevap karşısında sinirlenmeden edememişti.

"S-Sen kendini ne zannediyorsun ulan ? Tanrı mısın sen ? Kimin yaşayıp yaşayamayacağına karar veriyorsun ? Senin aksine ben seni rakip olarak değil, sadece öldürülmesi gereken bir or-spu çocuğu bir p*ç görüyorum!"

Robert ise bu konuşma faslından sıkılmış olarak yüzünü buruşturdu.

"Buna gücün yeterse gel ve canımı al... Şimdiye kadar şansın iyi gitti. Kendinden bir alem yüksekte ki kişileri yendin. Fakat senin ile benim aramda derin bir uçurum var zavallı çocuk. Beni o ufacık Usta seviyenle yenemezsin. Karşında bir Üstat var senin. Gerçekten elementlerine mi güveniyorsun ? Güvenme... Onlarla bile bu maçı kazanamazsın."

Robert'in haklı çıkarımlarından sonra arena tekrardan sessizliğe bürünmüştü. Bu durum fırtına öncesi sessizlik denilen durumlardan bir tanesiydi. Bu derin sessizliği ise şiddetli bir Anka çığlığı bölmüştü.

Monarch havaya uçarak elini havaya kaldırdı ve söylendi.

"Görelim bakalım. Söylediklerini yapacak kudrete sahip misin ?"

"Anka Tezahürü...!" diye haykırdıktan sonra Hava Elementini de aktif ederek güçlendirme yapmıştı. Bu sırada Monarch çıkarım yapmaya devam ediyordu.

"Bu ilginç... Ne zaman Anka Tezahürünü ortaya çıkarsam, Hava Elementi de direk aktif oluyor. Resmen birbirleri arasında bir bağlantı var gibi..."

Screee....!

Bir an sonra 75 metrelik Anka Kuşu, Monarch'ın elinden çıkarak son hızla Robert'e doğru inişe geçmişti. Tüm arena Anka Ateşleri ile kavrulurken, Robert en ufak tedirginlik hissetmiyordu.

BOOOOMM...!

Anka büyük bir kuvvetle Robert'e vurduktan sonra etraf Ateş Cehennemine dönüşmüştü. Her yerde Anka Ateşleri yanıyordu.

Bir an sonra Anka Ateşlerinin içerisinden hiç bir şey olmamış gibi yürüyen Robert çıkagelmişti. Etrafında beyaz bir kalkan vardı.

Monarch'ta gözlerini kısarak kalkana bakıyordu. Robert'de Monarch'ın şaşkınlığına gülerek cevap vermişti.

"Neden bu kadar şaşırdın ki ? Elementleri kullanamasam bile bu durum enerji kullanamayacağım anlamına gelmez. Fakat üzülme... Koskoca turnuvada bu kalkanı ilk defa sen kullandırabildin. Durma devam et... Tekniklerini kullan! Bakalım bu kalkanı kırabilecek misin?"

Robert'in açık açık kendisi ile dalga geçmesi üzerine öfkelenen Monarch, dişlerini sıkarak nihai teknik uygulamaya başladı.

"ANKA... TANRISININ... MUTLAK... YIKIMI..!"

Fiuvvvvv...

Screee...

Monarch'ın tüm vücudunu merkez alarak oluşan 500 metrelik Anka, Monarch'ın öfkesinden güç alarak tüm arenaya Ruhsal Baskı yaratıyordu. Anka'nın parlak alevleri o kadar şiddetliydi ki 3 katmanlı bariyerin ilki hafiften tutuşmaya başlamıştı.

"O-O zaman bunu da tut görelim. Hah!" diyerek Anka ile birlikte dalışa geçti.

Scree...!

GÜÜMMM...!!

Anka ile birlikte Monarch'ta saldırıya geçmişti. Her seferinde saldırdığı kişinin içinden geçip yere yıktığı için bu seferde aynısı olacağını düşünmüştü. Fakat bu sefer tam tersi olmuş ve kalkana çarpar çarpmaz arenanın ters köşesine doğru fırlatılmıştı.

Robert ise yüzüne alaycı bir gülümseme koyarken, konuşmaya devam etti.

"Vah vah... Yazık oldu bak şimdi... Kudretli Anka Kuşun basit bir kalkanı bile geçemiyor sanırım. Fakat sonuçta bu bir karşılaşma... Bu yüzden seviyeyi arttıralım. Bir kalkan daha ekleyelim." dedikten sonra ikinci kalkan oluşmuştu.

Monarch'ın çarptığı duvar ise paramparça olmuş ve çok büyük miktarda toz havaya kalkmıştı.

Ohm...

Ohm...

Bir an sonra tozun arasından yüksek miktarda Işık Elementi Aurası yükselmeye başlamıştı. Zaman geçtikçe artmaya devam eden aura ile birlikte tozun içinden bembeyaz parlayan Monarch çıkmıştı. Üzerinde herhangi bir hasar gözükmüyordu. Fakat Monarch bile içten içe şaşırmıştı.

"Uh... Az önce ne oldu öyle ? Anka ile saldırıya geçtim... Bir an sonra darbe vurulduğu anda aynı hızda arenanın ters tarafına uçtum. Yüzeysel yaralanmaları geçtim, bir kaç kemiğim bile kırıldı... İyi ki Işık Elementine sahibim. Hızlıca beni düzeltti. Fakat problem hala devam ediyor. O kadar elementim olmasına rağmen, tekniklere sahip değilim."

Bu sırada Robert, Monarch'a dönerek alay edercesine konuşmaya başladı.

"Monarch, bak ne diyeceğim. Şu Kara Anka ile saldırsana. Az önce güçlü gözüküyordu. Belki işe yarar." Bu dalga geçmenin ve rezil etmenin son derecesiydi.

Bu son cümleler ile öfkesini kaybeden Monarch, Yıldırım elementinin yardımı ile Kara Anka Ateşlerini salmaya başladı. Etrafında derin bir karanlık katman oluşmaya başlamıştı. Bir an sonra gözleri de mor bir şekilde parladıktan sonra ellerini öne doğru uzattı ve düz bir şekilde bağırdı.

"Kara Anka Ateşi.!"

Monarch'ın ellerinden çıkan Kara Anka Ateşinden oluşan bir sarmal, son hızıyla Robert'e ilerlerken, Monarch durmamış ve bir teknik daha uygulamıştı.

"Kara Anka Tezahürü..!" ve "Kara Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı...!"

Tüm arenaya Monarch'ın ardışık saldırıları ile çoşmaya başlarken, Monarch'ın elinden çıkan 75 metrelik bir Kara Anka çıkarak Robert'e saldırıya geçmişti.

Scree...!

Scree...!

Hemen ardından da Monarch'ı merkez alan 500 metrelik bir Kara Anka Tezahürü oluşmaya başlamış ve hızla saldırıya geçmişti.

GÜÜÜMM..

BOOOOMMM..!!

KAAA--BOOOOMMM..!

Ardışık 3 Kara Anka Ateşi saldırısı sonrası geriye çekilen Monarch, karşısında ki tüm arenayı sallayan büyük Kara Anka Ateşi Yangınına bakıyordu. Arenanın Robert'in tarafı resmen Kara Anka Ateşi denizine dönmüştü. Tüm arena ayaklara kalkmıştı.

"Oha!!! Gördün mü lan..!"

"Ne ardışık saldırı ama... Robert bile buna dayanamaz."

"Ben anlamıyorum. Bu çocuk daha Enerji Ustası aleminde. Nasıl bu kadar güç çıkarabiliyor ?"

"Bende anlamıyorum. Fakat adam mucizeler ortaya çıkarıyor. Usta Aleminde bırak bu kadar güç çıkarabilmeyi, bu kadar yoğun enerji gerektiren saldıraları art arda ortaya çıkarması ayrı bir olay."

"Bakın... Kara Anka Ateşleri dağılıyor..."

Son kişinin söylediği cümle üzerine herkesin bakışları, Robert'in olduğu tarafa dönmüştü. Fakat görülen sahne karşısında herkesin ağzı iki karış açılmıştı.

Kara Anka Ateşinin ardışık saldırısı, sadece ikinci kalkanı parçalayabilmiş, ilk kalkanı da biraz çatlatmıştı. Robert 'in yüzünde ise yine aynı piç gülümsemesi vardı.

Monarch'ın aklında ise bir kaç düşünce vardı.

"Kara Anka mühürlü olduğu olduğu için sadece %70 gücünü kullanabiliyorum. Fakat ardışık saldırı yaparak bu açığını kapatmaya çalıştım. Yinede sadece bir kalkanını başarılı bir şekilde kırabiliyorum. Diğeri ise birazcık çatlamış... Bu nasıl mümkün olabilir. Üstat aleminde işler biraz fazla değişiyor sanırım. Şu saldırıyı Büyük Usta birisine yapsaydım çoktan yok olmuşlardı.

Bu sırada Robert, Monarch'tan gözlerini çekerek bakışlarını Chloe'ye çevirdi ve şeytani gülümseme ile konuşmaya başladı.

"Kara Anka ile sınırın buradaysa şimdiden pes etmelisin. Açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Senin yerine Chloe çıksaydı en azından maç sonunda biraz eğlenme fırsatım olabilirdi. Seninle ise sadece öldürmekle yetinmek zorundayım. Duyduklarıma göre Altın Karga Prensesi bir bakire imiş. Ah, her şeyin ilki en zevkli olanıdır. Sende buna katılmıyor musun ? Özellikle turnuvada ki karşılaşmalarda rakip pes edene kadar karışmama kuralı da olduğuna göre... Uf, hayal etmesi bile muhteşem."

Robert'in sapkın düşünceleri tüm arenada yankılanırken, Altın Karga üyeleri birden ayağa kalkmış ve şiddetli auralarını serbest bırakmışlardı.

"Sen ne hakla prensesimiz ile alakalı bu şekilde konuşabilirsin."

"Derhal özür dile! Yoksa Altın Karganın mutlak adaleti ile yüzleşeceksin."

Tüm bunlar yaşanırken Monarch'ın kaşları çatılmış ve tüm gökyüzü birden kapanmaya başlamıştı. Şimşek yüklü kara bulutlar tüm Dünya Şehrini sarmalamaya başlarken, şiddetli gök gürültüleri tüm şehri kasıp kavuruyordu.

Tüm şehir, yoğun bir Yıldırım Elementi aurası ile kaplanmışken, herkes yıldırımlar ile kaplanmaya başlayan Monarch'a dikkat etmeye başlamıştı...

"S-Sen...!"






Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17265 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr