Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 17. Bölüm - Anka Hiddetlenir, Altın Karga Baskılanır!


İçten içe Monarch'ta böyle bir güç gösterisi istiyordu. Zira karşılaşmaların bir kaçına dikkatini vermişti. Özellikle Anka Öğrencilerinin ve Altın Karga öğrencilerinin karşılaşmalarına...

Tabi ki Anka üyeleri, Ned ve Luna kadar teknikleri iyi uygulayamıyordu. Aynı şey Altın Karga grubu içinde geçerliydi. Onlarda Chloe kadar iyi teknikleri uygulayamıyordu.

Fakat görülene göre Altın Karga öğrencileri, Anka öğrencilerinden daha baskın ve tekniklere daha hakimlerdi. Bu yüzden arenada Altın Karganın Anka'dan üstün olduğu ile ilgili söylentiler yayılmaya başlamıştı.

ROOOAARR...!

Canavar kapısı açılmaya başlarken, içeriden Enerji Büyük Ustası Orta Aşama seviyesinde aura yayılıyordu. Bir süre sonra içeriden karanlık bir aurayla kaplı bir canavar ilerlemeye başladı.

Görünüşü bir ata benziyordu. Fakat vücudunun kaotik aurası ve bedeninden geçen turuncu huzmeler onu tehlikeli göstermeye yetmişti.

Bu sırada kıdemli konuşmak için hazırlandı.

"Yukarıdan yeni bir bilgi geldi. Şu anda gördüğünüz canavar, Arena içerisinde ki en güçlü canavardır. Savaş gücü, kendi seviyesinden bile yüksektir. Yukarıdan gelen emirler doğrultusunda bu canavarın gelmesi uygun bulundu. Ayrıca bu nadir bir canavar türü olması ile birlikte asıl elementi Karanlık Elementidir. Fakat ufakta olsa Ateş Elementini kullanabiliyor. Eğer bu canavarı yenebilirsen, aşamayı geçmekle beraber çekirdeğini de almaya hak kazanacaksın. Canavarın Adı ise Kaos Ateşinin Ulu Atı..."

İsminin okunması ile birlikte at savaş için hazırlanmaya başlamıştı. Diğerlerinin aksine bilinç seviyesi daha yüksek olan bir canavardı.

Monarch ise kendine duyduğu mutlak güven ile önünde ki canavarı incelemeye başladı. Aynı Ulu Kanatlı Karanlık Kurt ile karşılaştığında ki gibi bu canavarında gözlerinde küçümsemeyi görebiliyordu.

"Yapma... En son bana böyle bakan canavar, şu anda yaşamıyor! Oda senin gibi benden yüksek seviyedeydi." dedikten sonra elini havaya kaldırdı ve muhteşem bir Anka Aurası patlaması meydana geldi.

"Anka Tanrısı Teknikleri, Anka Tezahürü!"

Anka Ateşi birden Dantiandan çıkarak Monarch'ın ellerine sıçradı ve hızla şekil alarak 50 metrelik bir Anka Kuşu oluşturdu. O sırada Hava Elementi de kendi kendine çalışarak Anka'yı güçlendirdi. Ankanın Boyutu artmaya başlarken, boyutu 75 metreye ulaşmıştı.

Screee....!

Abisinin başarılı bir şekilde Anka Tanrısı Tekniklerini kullandığını gören Ned, göz yaşlarının düşmesine izin vermişti.

"Abi..."

Anka'nın Hiddetli Ateşi, tüm arenayı kavururken, ruhsal baskısı, Altın Karga bölümünü rahatsız ediyordu. Arena ise çoktan ayaklara kalkmıştı.

"B-Bu harika bir şey... Prens Ned'in Mutlak tekniğinde bile anca 40 metreye ulaşan Anka, sadece tezahür sanatı ile 75 metre oldu..."

"Hayır... İlk oluştuğunda 50 metreydi. Tamam bu bile büyük bir başarı... Özellikle Usta seviyesinde."

O sırada orada bulunan bir kıdemli konuşmuştu.

"Hava Elementini de kullanıyor. Kanatlarına bakın."

Kıdemlinin sesi o kadar yüksek çıkmıştı ki herkes Monarch'ın kanatlarında ki parlayan Hava ve Ateş mühürlerine bakmıştı.

O sırada Anka'nın baskısı ile yüzleşen canavar, kendisine iki katmanlı bir Ateş aurası sarmalamıştı. Bunu gören Monarch'ın yüzü ise yeniden düşmüştü.

"Yine mi Kalkan bazlı Türsel Teknik. İyice sıkıldım lan sizden.!" diyerek elini ata doğru savurdu.

Monarch'ın elinden büyük bir hızla çıkan Anka, ata gitmeden önce Altın Karga üyelerinin olduğu bölümün tepesinde uçarak ata doğru saldırıya geçti. Özünde bulundurduğu kibri gösteriyordu.

O sırada Chloe bile hayranlık içerisinde Anka'yı izliyordu.

Scree...!

BOOOOMM!!!

Anka'nın yakıcı alevleri ile Canavarın kalkanının çarpışması sonucu büyük bir şok dalgası ve sıcak hava dalgası tüm arenayı titretmişti. Öyle ki zeminde çatlaklar belirmeye başlamıştı. Büyük bir toz arenanın zemininden kalkmıştı.

O sırada Monarch büyük bir dejavu hissine kapılmıştı. "Bu sahne aşırı tanıdık geliyor." diyemeden alevlerin içerisinden bir Karanlık Elementi ile oluşturulmuş bir mızrak saldırısı gelmişti.

"Anka Tanrısı Teknikleri, Anka Kanatları Koruması!"

Anka Ateşleri hızlıca Monarch'ın kanatlarını kaplarken, kanatlar hızlıca Monarch'ın üzerine kapandı ve mızrağı engelledi.

Monarch ise bu oyunlardan çok sıkılmıştı. Üstüne bu at kafalı arkadaşta saldırıdan oluşan zamanda 3. kalkanı oluşturunca, Monarch'ın ipler tamamen kopmuştu.

"Ulan hepiniz aynı mısınız ? Canavar dediğin durmadan saldırır. Ne bu pusu atmalar felan... Fakat işin özünde bu iyi oldu... Gel! Sana gerçek gücün karşısında böyle hareketlerin hiç bir fayda getirmediğini öğreteyim..."

Tüm arena Monarch'ın sinirini aura yoluyla hissetmeye başlamıştı.

"Yuh! O 75 metrelik Anka bile atı durduramadı. Üstelik Monarch karşı saldırı mı yedi ?"

Sadece Arena değil aynı zamanda Anka ve Altın Karga bölgesi bile tuhaf gözler ile canavara bakmaya başlamıştı.

Bu sırada Monarch'ın kanatlarında ki toprak elementi aktif olmaya başlamıştı. Arena da ciddi bir toprak aurası yükselmeye başlarken, arenanın zemini çatlamaya ve yükselmeye çalışıyordu.

"İlk önce seni bir kısıtlayalım dimi ?" dedikten sonra düşüncesi ile topraktan kazıklar çıkararak atın 4 bacağını birden kapladı. Hemen ardından Kanatlarda ki Su Elementi de parlamaya başlarken Arenanın köşelerinden Basınçlı Su dalgaları gelmeye ve Atı Spiral bir şekilde sarmaya başlamıştı.

Şu anda Su Elementi, atı boğmaya çalışan bir Su Yılanı gibi duruyordu. Monarch ise sinirle hareket etmeye çalışan ata bakıyordu. Elementleri bu şekilde kullanmak hoşuna gitmişti.

"Bir bakalım... Seni hareketsiz bırakıp böyle çırpınman hoşuma gitmiyor değil ama sinirimi geçiremiyorum. Bu şeye benziyor... Heh, buldum. Yemeği yaptım ama tuzu eksik olayına... Hadi tuzunu da ekleyelim." dedikten sonra Kanatlarda ki Yıldırım mührü parlamaya başlamıştı.

Bir an sonra Monarch'ın tüm vücudu beyaz yıldırım arkları ile kaplanmaya ve elinde yoğunlaşmaya başlamıştı.

Chloe, Luna ve Ned ile birlikte tüm Arena ve yetkilileri sahneye odaklanmıştı. Daha önce gezegende kullanılmayan, doğanın gücü olarak nitelendirilen bir güç, bir ölümlü tarafından kullanılacaktı.

Yıldırımlar, Monarch'ın elinde birikmeye başlarken, boyutunu uzatmaya ve bir kırbaç haline gelmeye başlamışlardı.

O sırada canavar burnundan duman soluyarak elementlerden kurtulmaya çalışıyordu. Fakat elementlerin kullandığı kişinin gücünü taşıdığı düşünüldüğünde kurtulması imkansız bir olaydı.

Yıldırım kırbacının tamamlanması ile birlikte şeytani gözler ile canavara bakmaya başlayan Monarch, bir sonra ki an kırbacı sallayarak havaya kıvılcımlar saçılmasına sebebiyet vermişti.

Zzzhhttt..!

"B-Bu bildiğimiz yıldırım.... Hani bulutlarda olan ?"

"Ne zamandan beri doğanın yıkıcı gücü böylesine rahat bir şekilde kullanılabiliyor ?"

O sırada kardeşlerde şaşırmışlardı.

"Abim ne zaman beri diğer elementleri ve yıldırımı kontrol edebiliyor ? Sürgünde neler yaşadı böyle ?"

Luna'nın sorusuna Ned cevap vermişti.

"Ne önemi var ? Abimin görkeminin tüm Dünya Akademisini sardığını göremiyor musun ?" Monarch'ın abisi olduğundan emin olduktan sonra eski haline geri dönmüştü.

Bu sırada Chloe'de yıldırımları inceliyordu.

"Güçlere çok hızlı uyum sağlamışa benziyor. Şu anda bir Mutlak Tanrıdan tek eksiği yetişim seviyesi ve deneyimi olsa gerek..."

Bu sırada Monarch Yıldırım Kırbacını salayarak konuşmaya başladı.

"Şunu da tut bakalım at kafalı arkadaşım. Bir sonra ki aşamamıza geçelim." derken Yıldırım kırbacı, yüksek hızla ata saplanmıştı.

Yıldırım Arkları hızla atın üzerinde dolaşmaya başlarken, geçtiği yerleri yakıyor ve hissizleşmesine neden oluyordu.

ROOOARRR!!!

Bu sırada beklenenin aksine canavar bayılmak yerine yüksek sesle kükredi ve üstünde ki tüm elementleri dağıttı. Gözleri şu anda ateş gibi turuncu parlıyordu. Etrafında bir Ateş halkası oluşmuştu.

Savaşta ki bu değişim Monarch ile beraber herkesi de şaşırtmıştı. Herkesin aklında tek bir cümle vardı.

"İşte bu güçlü bir canavar."

Monarch, fırtınayı kullanmaya hazırlanırken, birden bu planından vazgeçti.

"Hayır, daha birebir karşılaşmalar var. Tüm kozlarımı hemen çıkartmayalım. Hmm...Ne yapabiliriz bir düşünelim. Örneğin Anka Tanrısının Mutlak Yıkımını 2 element ile desteklesem.? Saldırı anlamında güçlü olacak bir Anka, bu at kafalıya tek atacaktır... Daha önce hiç denemedim veya denenmedi." derken gülümsemeye başladı.

"Ne demişler, Her şeyin ilki en iyisidir..." derken şeytanice gülümsüyordu.

Bir an sonra tüm arenayı mutlak bir Anka Aurası kaplamışken çeşitli sesler yükseliyordu.

"Tekrar mı Anka Tezahürünü deneyecek..?"

Bu sefer cevap Ned'den gelmişti. Gözlerinde ciddi bir ifade vardı.

"İyi izleyin millet. Bu sefer gerçek bir Anka'nın Mutlak Yıkımını izleyebilirsiniz..!"

Monarch'ta gaza gelerek kafasında ki planı uygulamaya başladı.

"Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı...!"

Fiiuvvv...!

Screee..!!!

Bu sefer Hava Elementi ile güçlendirilen Anka, Arenanın üstünde 500 metrelik boyutuyla kükrüyordu. Anka'nın çığlığı tüm şehirde yankılanırken, Arena da olmayanlar bile o tarafa bakmaya başlamıştı. Anka'nın merkezinde ise kanatları ile ihtişamlı bir şekilde Monarch bulunuyordu.

Anka'nın soy baskısı, Ned ve Luna hariç tüm Anka Bölgesi öğrencilerini özellikle Daniel'i baskılarken, Altın Karga tarafında Chloe hariç herkes baskılanmıştı.

Hemen ardından Monarch'ın kanatlarında ki Karanlık Elementi sembolü parlamaya ve salınım yapmaya başlamıştı.

Kanatlardan yayılan Karanlık Aura, Anka Kuşu ile birleşmeye başlamıştı.

"B-Bu delirmiş olmalı !"

"Anka İlahi bir canavardır. Başka bir element ile kaynaşmayı kabu... Ne!"

"Gözlerim bana oyun oynuyor olmalı!"

Herkesin düşündüğünün aksine Anka Kuşu, hiç bir zorluk çıkarmadan Karanlık ile birleşmiş ve Ateşleri, Karanlık Ateşlere dönmüştü. İkinci bir çığlık atan Anka, bu seferki sesinde kudret ile birlikte bir miktar korku ve ezicilikte bulunduruyordu.

Monarch'ta arenaya dönerek konuşmaya başladı.

"Millet, Kara Anka Ateşleri ve Karanlık Anka Kuşu ile tanışın... Bu dünyada bu gücü ilk sizler görüyorsunuz." dedikten sonra at kafalı arkadaşa döndü.

"Bence parlayan gözlerini söndür ve artistliği bırak ta kendine kalkan kur. Zira tekniğimin gücüne dayanıp dayanamayacağını merak ediyorum."

Monarch'ın ata tanıdığı zamanda At kendisine 4 tane kalkan kurmuştu ve yutkunarak hazır olduğunu belirten konuma gelmişti.

"Pekala... Başlayalım... Git!"

"Anka Tanrısı Tekniği; Kara Anka'nın Mutlak Dehşet Yıkımı..!"

500 metrelik Kara Anka, biraz daha havalanarak önünde ki 4 kalkanlı canavara doğru inişe geçti.

GÜMMM...!

BOOOOMMM..!

Muhteşem bir şok dalgası, Arenanın zemini ile birlikte duvarlarını çatlamaya başlamıştı. Ardı ardına kalkan kırılması sesleri ile birlikte bir takım kemik kırılma sesleri buna eşlik etmişti.

Saldırı sonucu ortaya çıkan toz, tüm arenayı kaplamaya yetmişti.

Aradan geçen bir süreden sonra kıdemlilerden birisi tozu dağıtmış ve sonuç ortaya çıkmıştı.

Arenanın içerisinde Monarch, açık kanatları ile birlikte vücudunda dolaşan Kara Anka Ateşleri ile birlikte sabit bir şekilde bekliyordu. Az önce yarattığı tekniği düşündüğü belliydi.

Kıdemli ise sonucu belli etmek için bağırmıştı.

"K-Karşılaşmanın galibi Monarch Eternal... Üçüncü aşamaya geçmeye hak kazandınız.. B-Bir sonra ki numara gelsin!"

Böyle demiş olsa bile herkesin aklında iki tane cümle geziniyordu. Daha doğrusu soru geziniyordu.

İlki "Kaos Ateşinin Ulu Atına ne oldu ?"

İkincisi ise "Yenildiyse bedenine ne oldu ?"

Zira ortada attan tek bir ibare bile kalmamıştı. Sadece Kara Anka'nın vurduğu yerde biraz siyah küller ile büyük bir göçük bulunuyordu...





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17265 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr