“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 16. Bölüm - İlgi Çekmek


Monarch elini kristale koyduğu anda, kristal rengarenk parlamaya başlamış ve çıldırmış gibi sistemden daha fazla güç emmeye başlamıştı. Güç testinin sonuçlarının bu kadar geç çıkmasının genellikle iki tane yolu vardı. Ya kişinin gücü ve potansiyeli yüksekti yada tamamen sakattı. 

Tabi ki kısa bir süre geçmeden bilgiler ekrana yansımıştı. Bilgilerle beraber Anka Hanedanı başta olmak üzere büyük şaşkınlık ve inançsızlık nidaları yükselmeye başladı.

Ad: Monarch

Soyad: Eternal ----- Terk edilmiş Soyad: Anka

Yaş: 17

Seviye: Enerji Ustası Yüksek Seviye

Element: Ateş, Özellik:Anka, Su, Toprak, Hava, Karanlık, Işık, Yıldırım, ******.

Unvan:Düşmüş Veliaht... Halkın Gözdesi, Tanrıların Gözdesi, Varis, Anka Veliahtı, *******

6 temel elementin de bir kişinin bünyesinde olması, tüm arenayı ayağa kaldırmıştı. Bir an sonra ise Monarch, kapşonunu açarak yüzünü açığa çıkardı ve  kanatlarını dışarıya salarak aurasını belli etti. Güçlerini ortaya çıkardığı için kılcal damarlara enerji akışını devam ettirmiş ve kanatlarda ki elementlerin tekrardan görünür hale gelmesini sağlamıştı.

"B-Bu gerçek mi ? Düşmüş Anka Veliahtı sakat bırakılmamış mıydı ? Bu nasıl gerçek olabilir..."

"Belli ki sürgünde bazı şeyler yaşanmış, mucizevi şeyler!"

"A-Ama yinede mantıksız... Bir kişinin zıt elementleri kulanması mı ? Enerji Damarları buna dayanamaz ve çökerler. Bir kişi zıt elementlerin her ikisinde de tam güç ortaya çıkaramaz."

"Onun da çıkarabildiğini bilmiyoruz. Bence iş bir unvanda bitiyor..."

"Tanrıların Gözdesi..."

"Peki yıldızlı olan ve görünmeyen şeyler nedir ?"

"Biz nereden bilelim ? Yakında öğreniriz..."

Chloe'de Monarch'ın sonuç ekranına kitlenmişti. Aklında ise tek bir düşünce vardı.

"Altın Karga ruhunun bahsetti kişi o olmalı... Buraya gelmekle iyi etmişim. Eğlenceli olabilir."

Monarch bir an sonra yaşlılara döndü. Yaşlılar da binlerce yıllık hayatlarında böyle bir şey görmemişlerdi. Şaşkınlık içerisinde gitmesi için izin verdiler.

Bu sefer kanatları ile havalanan Monarch, kendi yerine gitmeden önce Anka Hanedanının bölgesine doğru uçtu ve kardeşlerinin önünde havada süzülmeye başladı.

İlk konuşan kardeşler arasında en duygusal olan Lunaydı.

"Abi... Yaşıyorsun, sapasağlamsın ?"

Ned ise olaya biraz daha tedbirli yaklaşıyordu. Zira gezegende vücut ele geçirmeler sık yaşanan bir olaydı ?

Ned'in tepkisini fark eden Monarch, kardeşinin zekasını beğenmişti.

"Merak etmeyin kardeşlerim. Her bir şeyi size anlatacağım. İlk önce akademiye girmemiz gerekiyor. Fakat önce..." diyerek yan koltukta oturan Şimdi ki 'Anka Veliahtı'na döndü.

"Merhaba kuzen... Görüşmeyeli nasılsın ?"

Yaşlılarda dahil olmak üzere herkes bu diyaloğa dikkat kesilmişti. Seçimler bile biraz aralanmıştı. Zira eski veliaht ile yeni veliaht arasında bir öfke sorunu yaşanıyordu.

"Sen nasıl ölmedin ? Sakat bırakıldığını biliyorum. Babam seni sürgün etti.  Tekrardan güç sahibi olabilmen imkansız olmalıydı !"

Monarch ise kibirli bir şekilde gülümseyerek "Hmpf! Şu anda işgal ettiğin makam benim makamımdır. Babanın tahtı da sende büyük tehlike altındasınız. Hissediyor musun Kuzen ?" derken Anka Aurasını güçlendirmeye başlamıştı. "İçinde ki Anka Kuşu Aurasının nasıl titrediğini hissediyor musun ?"

Gerçekler aynen dediği gibiydi. Sadece aura değil, tehlike hissettiği için de titriyordu. Bir an sonra yaşlılar kendilerine gelerek Monarch'ı uyarmışlardı.

"Katılımcı Monarch Eternal... Lütfen yerinize geçiniz. Kişisel mevzularınızı buralara taşımanız hoş değil. Yarışma devam ediyor. 1218 Numara!" diyerek yarışmaya devam etti.

Monarch ise kardeşlerine göz kırparak vücudunda ufak bir Anka Ateşi ateşleyerek yerine geçti. 

Scree...!

Tüm arenada bir Ankanın sesi yankılanırken, Altın Karga Bölgesi, tuhaf duygular içerisindeydi.

Aradan geçen 2 saatin sonunda güç testleri birmiş ve göğüs dekolteli kadın tekrardan meydana çıkmıştı.

"Sayın Katılımcılar, ilk aşamamız başarılı bir şekilde son bulmuştur. İstatistiklere göre 5000 kişi girilen aşamaya, 4000 kişi olarak devam ediyoruz. Toplamda 1000 kişi elenmiştir. İkinci aşama ise Enerji Canavarları ile savaşmak olacaktır. Bu arada her bir savaş teker teker olacak ve herkes tarafından seyredilecektir. Bu yüzden arenanın tümünü kapsayacak bir zaman formasyonu kurulmasına karar verildi. Şu anda zaman dışarıya göre 100 kat yavaş akacaktır."

"Biyolojik Fonksiyonlarınız için sizlere Enerji Hapları ve Besin Hapları verilmesine karar verilmiştir." Dendiğinde herkesin elinde 10 Enerji Hapı ile 10 Besin Hapı belirmişti. Tüm arena yapılan cömertliğin karşılığında alkışlamaya başlamışken, sunucu tekrardan konuşmaya başlamıştı.

"Pekala 1 numara sahaya geliniz!"

Bir numara her zaman ki gibi ilk çıkan elemandı. John Gord...

Karşısına ise Enerji Ustası Orta seviyede bir kaplan çıkmıştı. John tedirgin bir biçimde kılıcını çıkartarak savunma pozisyonuna geçti. Kaplan ise kafasını yan çevirerek rakibine daha doğrusu yeni yemeğine bakıyordu.

Bir süre sonra bakışmalar bittiğinde, kaplan hırlayarak rakibine atlamıştı. İlk bir kaç dakika, karşılıklı kapışmalar olsa da bir anlık dikkat kaybı sonucu kaplan John'un boğazına saldırmış ve onu katletmişti...

"Uh... Elemana yazık oldu. Fakat yaşına göre gücü gerçekten düşük..."

Yarışma 2. numaraya geçmeden önce sunucu tekrardan konuştu.

"Oh... Söylemeyi unutmuşum. Bu aşamada ölüm-kalım durumların yaşandığı kısımdır. Bu yüzden katılmak istemeyenler olursa şimdi ayrılabilirler."

Herkesten isyan sesleri gelirken, bir kısımdan şaşkınlık nidaları yükseliyordu. Zira Dünya Akademisi tarihinde bir ilk yaşanıyordu. İlk defa seçim aşamalarının birisinde ölüm riski taşıyan bir aşama bulunuyordu.

Yapılan açıklamanın üzerine katılımcıların üçte biri arenayı terk etmişlerdi.

"Numara 2..!"

Monarch ilk katılımcıdan sonra yarışmaya pek dikkat etmemeye başlamıştı. Zira az önce 30 yaş sınırında olan insanların güçlerini incelemişti. Aralarında tahmin ettiği gibi Üstad olan elemenlar bulunuyordu.

Saatler saatleri götürürken, arena kan gölüne dönmeye devam ediyordu. Katılımcıların bir kısmı katledilirken, bir kısmı savaşarak galibiyet alıyordu. Gayet güzel bir eleme yöntemiydi.

"Numara 1125!" dendiğinde Monarch'ın bakışları tekrardan sahaya dönmüştü. Zira bu numara kendisi için önemli birisine aitti.

"Ned..."

Monarch'ın bakışlarını hisseden Ned'de abisine dönmüş ve bakışları ile onaylayarak önünde ki kanlı bakışları olan canavara dönmüştü.

Karşısında Karanlık Elementi kullanabilen bir kurt vardı. Monarch'a biraz nostaljik hissettirmişti. Ned, kurdun saldırmasını beklemeden saldırmaya karar verdi.

"Anka Tanrısı Teknikleri; Anka Tezahürü..!"

Scree...! 

10 metrelik bir Anka Kuşu, tüm ihtişamı ve aurası ile arenaya baskı yaparken, Altın Karga taraftarları yüzlerini buruşturmuşlardı. Ankayı değil görmek, adını bile duymak midelerini bulandırıyordu. Sadece Chloe ilgili gözler ile izliyordu.

Kurtta köken saldırı yeteneğini kullanarak karşı saldırı yaptı. 

BOOOMM..!

Fiuvvv..!

Her ikisinin de saldırı eşitti. Bu yüzden saldırı sırası kurda geçmişti.

Ağzında oluşturduğu karanlık dalga, kılıç şeklini alarak Ned'e doğru uçmaya başladı.

"Anka Tanrısı Teknikleri, Anka Kanatları Koruması..!"

Monarch'ın aksine Ned'de gerçek kanatlar olmadığından dolayı, sırtında Anka Ateşlerinden Kanatları oluşmuş ve saldırıyı engellemişti.

Derin nefesler veren Ned, bu işi hızlıca bitirmek için harekete geçmişti.

"Anka Tanrısı Teknikleri; Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı !"

Fiuv...!

Scree..! Scree...!

Ned'in çevresinde şiddetli bir Anka aurası birikmeye başlarken, 40 metrelik bir Anka Kuşu oluşmaya başlamış ve Ned'i çevrelemeye başlamıştı.

Bu sırada Monarch'ta düşünceler içindeydi.

"Bu garip... Ben Enerji Çırağı Düşük seviyedeyken 100 metrelik oluşturabiliyordum. Neden Ned'in sadece 40 metrelik oluştu ? Enerji Damarları ile ilgili bir fark mı acaba ?"

Bir an sonra Anka, çığlıklar atarak kurda çarptı ve tüm arenaya sıcak hava dalgası yayılmasına sebebiyet verdi. Kurt, Anka Ateşinin içinde cayır cayır yanarken, tüm arena coşmaya başlamıştı.

"Vay be..! İşte ateş diye buna derim. İlahi alevlerin arasında yer almayı kesinlikle hak ediyor."

"Anka Tanrısı Teknikleri basitçe çok güçlüler... Hiç zorlanmadan karşısında ki canavarı indirdi."

"Bu kardeşler birer canavar..."

Ned canavarı indirdikten sonra abisine bakmadan kendi yerine geçti. Hala daha içinde şüpheler vardı. Anka Tanrısı tekniklerini kullandığını görmeden de rahat edemeyecekti. Zira vücut ele geçirilse bile bazı teknikler, Anka Tanrısı teknikleri gibi bilgiler, ele geçiren kişi tarafından öğrenilemiyordu.

Ned'den sonra Luna da sahaya çıkmış ve aynı olaylar vuku bulmuştu. Mutlak galibiyet.

Monarch'ın aklında ise tek bir düşünce vardı.

"Kardeşlerim yokluğumda gelişmişler... Her anlamda hemde."

Aradan geçen bir kaç on kişiden sonra sıra arenanın diğer favorisine gelmişti Chloe Golden...

Chloe'nin düşmanı, bir tür Karanlık tipli aslandı.

"Anlamıyorum... Neden Ateş elementlerinin karşısına Karanlık Tipi getirip duruyorlar." diye düşünen sadece Monarch'ta değildi. Tüm arena aynı şeyi düşünüyordu.

Chloe hiç beklemeden tekniklerini harekete geçirdi.

"Altın Karga Etki Alanı..!" diye haykırdıktan sonra tüm arenada altın alevler patlamış ve tüm arenayı baskı altına almıştı.

Monarch ise kendi içinden "Zihinsel Baskı Tekniği..." diyerek haykırmıştı.

Hemen ardından ruhsal olarak baskılanmış kurda bir teknik daha uyguladı.

"Altın Karga Tezahürü..!" dedikten sonra sağ elinden bir altın hüzme çıkarak 40 metrelik bir Altın Karga görüntüsü uçmaya başlamıştı.

Fiiiiuvvv..!

Altın Karga, hiç dolaşmadan direk kurda saldırdı ve etrafı altın huzmelerine boğdu.

Monarch'ta hayranlıkla Chloe'yi izliyordu.

"Enerji Büyük Ustası seviyesinde... Altın Karganın hakkını veriyor. İlahi Alevler arasında Altın Kargı saldırı yönüyle tanınan bir alev. Anka ise daha dengeli... Vermiliondan bahsetmiyorum bile... en kudretli olan ilahi alev."

Bir süre sonra altın alevlerin sönmesi ile birlikte kurdun yanmış bedeni ortaya çıkmıştı. Ankanın yakıcılığından bile daha kudretli bir alevden bahsediyorduk. Bu yüzden bu sonuç normaldi.

"Chloe Golden ikinci aşamayı başarılı bir şekilde geçmiştir. Yerinize dönebilirsiniz. Numara 1217!" 

Sırasının geldiğini anlayan Monarch, kanatlarını açarak arenaya zıplamıştı. Tam konuşacakken dantianında ciddi bir Anka Aurası birikmeye başlamıştı. Bir an sonra ise zihninde bir imge belirmişti.

"N-Ne ? Nasıl yani... Benden Enerji Büyük Ustası Orta aşama canavar çağırmamı mı istiyorsun ? Ama neden ?" dedikten sonra Anka aurası bir kez daha hareketlenmiş ve bir imge daha yollamıştı.

İmgede Chloenin Enerji Büyük Ustası Orta Aşama seviyesinde ki bir canavarı yenmek için kullandığı Altın Karga Alevleri yer alıyordu.

"Bu basit bir kıskançlık mevzusu değildir umarım Anka... Güçlerimizi ortaya çıkarmamız gerekecek ?"

O sırada Anka ile birlikte tüm elementler de parlamış ve toplu bir imge yollamışlardı. İmgenin mesajı basitti.

"BUNU HALLEDEBİLİRİZ..! BİZE GÜVEN."

"Bu tuhaf... Güçlerimin bilinci olduğunu biliyordum. Fakat duygulara da sahip olduğunuzu beklememiştim. Bu yolda beraberiz. Dediğiniz gibi olsun." dedikten sonra Anka aurası ile birlikte kanatlarda ki tüm elementler aktif olmuştu. Bir tek yıldırım kendini göstermemişti.

Monarch, Chloe'ye bir bakış attıktan sonra kıdemliye döndü ve konuşmaya başladı.

"Kıdemli... İsteğim üzerine kendi seviyemin üstünde bir canavar talep ediyorum. Enerji Büyük Ustası orta aşama seviyesinde bir canavar..."

Monarch'ın isteği tüm arenada yankılanırken, kimseden ses çıkmıyordu. Zira kendi seviyende bir canavarı bile yenmek zor iken, Enerji Ustası Yüksek aşama birisinin Büyük Usta orta aşama canavar istemesi delilikten başka bir şey değildi.

Ned sessiz kalırken, Luna ayağa kalkarak bağırmaya başlamıştı.

"Abi! Bunu yapma... Bana bir sözün var. Akademiye başarı ile girmen gerekiyor. Neden kendini ve akademiye girme şansını tehlikeye atıyorsun !?"

Bunun üzerine Monarch kardeşine dönerek bir cümle söylemişti. "Bana güven."

Kıdemliler ise bir süre düşündükten sonra cevap vermişlerdi.

"Bu isteğini kabul edebiliriz. Ama umarım bu olayın sonuçlarının farkındasındır. Güçlerin ile kendi seviyende canavarı yenmek kesin gibi bir şey. Bu isteğin ile akademiye girme olasılığını düşürüyorsun." 

Monarch ise söylenilen sözlerin üzerine gözlerini masmavi parlatarak konuştu.

"Farkındayım ve kabul ediyorum!"

Kıdemliler de Monarch'ın isteğini kabul ettikten sonra "Getirin!" diyerek komut verdiler.

Canavar kapısının açılması ile birlikte şiddetli bir kükreme tüm arenayı sarmalamıştı.

"ROAAARR!!!"

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17266 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr