"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 13. Bölüm - Enerji Ustası Seviyesine Geri Dönüş


Monarch, Antik Element Enerjisi Toplayıcısı hapını eline aldı ve bir süre inceledikten sonra yuttu. Hap mideye iner inmez, enerjisini salmaya başladı.

Dantianda manevi damarlarını kullanarak özümseme yapmaya başladı.

"Tüm bu süreç ortalama 1 gün sürecek. İşin güzel yani hiç bir şey yapmama gerek yok. Seviye atladıktan sonra adayı terk etmem gerekecek. Güçlerimi aldığımdan beri yerime oturmadım. Bunun için biraz dinlemem gerekiyor. Uh... Daha adadan kurtulmak var."

________________________________________________________________________________

[Anka İmparatorluğu, Anka Sarayı]

Taht odasında gergin bir telaş söz konusuydu. Anka İmparatoru, sinirli bir şekilde tahtında oturuyor ve karşısında duran kurula bakıyordu.

"Ne demek abimin çocuklarını Dünya Akademisi seçmelerine yollamak istiyoruz ? Delirdiniz mi siz ? Veliaht Monarch'ın isyanından ve sürgününden sonra halk az kalsın isyan ediyordu. İktidarımız bir ipin inceliğine bağlı. Abim ile birlikte çocuklarının da tahtta hakkı var. Hayır onları saraydan göndermeyi reddediyorum."

İmparator Joffrey endişelerinde haksız değildi. İşin ucunda tahtsız kalması vardı. Bu sırada kuruldan birisi ayağa kalkarak konuşmaya başladı.

"Majesteleri, bunu sizin güvenliğiniz için yapıyoruz. Tehlikenin büyüklüğünün henüz farkında değilsiniz. Halk, Veliaht Monarch'ın isyanına ve sürülmesine beklediğimizden daha fazla tepki verdi. İşin kötü yanı askerlerde aynı tepkiyi paylaşıyorlar. Hatta kulağımıza gelen dedikodulara göre karşılık olarak eski imparatoru tekrardan tahtta geçirmek gibi söylentilerde var."

Ayağa kalkan kişinin konuşması bittikten sonra bir başkası devam etmişti.

"Bu yüzden yeni Veliaht Daniel ile seçkin öğrencilerimizin yanında Monarch'ın kardeşleri Ned ve Luna'yı gönderirsek gayet güzel bir göz boyaması olur. Ayrıca eski imparatora ve ailesine zinhar dokunulmayacağı ile ilgili bir bildiri yayınlarız. Böylelikle tahtınızı güvenli hale getiririz."

Son kişinin konuşmasından sonra bile imparator tatmin olmamış gibi hissediyordu. Esasında bu durumun tahtına yeni rakiplerin yetiştirmek gibi algıladığı bir gerçekti.

"İmparatorum... Bu düzlemde yaşayan bir imparatorluğuz. 3 ilahi alevlerden birisi olan Anka Ateşinin varisi olduğumuz için oldukça güçlü sayılırız. Fakat aldığımız haberlere göre Altın Karga İmparatorluğunun yaşadığı düzlemde işler oldukça iyi gidiyormuş. Ayrıca bizim yaşadığımız iş karışıklığı da bildiklerinden dolayı bir saldırı söylentileri kulağıma geliyor. Bu yüzden İmparatorluk bir iç karışıklığı kaldıramaz. Tek çareniz bunu kabul etmek olacaktır."

İmparator, Altın Karga lafını duyar duymaz sinirlenmeye başlamıştı. Zira Altın Karga 3 İlahi Alevin bir diğerini temsil eden Alev türüydü. Bu iki imparatorluk ayrı düzlemlerde yaşamasına rağmen düşman sayılırlardı.

Düzlemler bir aynanın iki farklı tarafı gibi düşünülebilirdi. Özel taşıma araçları ile düzlemler arası seyahat edilebilirdi. Her ne kadar Monarch bilmese de İmparatorluk içinde ciddi taraflaşma başlamıştı.

İmparator tahtın koluna vurarak herkesi susturdu.

"Pekala... Dediğiniz gibi olsun. 1 ay sonra ki Dünya Akademisi seçmelerine belirlediğiniz kişileri göndereceğim. Fakat, iç karışıklıklar biter bitmez hanedanım ile ilgili olaylara karışmaya son vereceksiniz. Anlaşıldı mı ?"

Kurulun başkanı saygıyla eğilerek soruyu cevapladı.

"İç karışıklıkların bitmesi durumunda Anka Hanedanı ile ilgili olan emirlerinize uyacağız."

________________________________________________________________________________

[1 gün sonra]

Monarch her şeyden habersiz hapı özümsemesine devam ederken, kendisini derin bir meditasyonda bırakmış ve dinlenmeye çekilmişti.

Bir süre daha meditasyon hali devam ettikten sonra tüm vücudundan bir enerji patlaması meydana geldi ve gözlerini açtı.

İlk olarak algısını kullanarak tüm vücudunu kontrol eden Monarch, herhangi bir sıkıntı olmadığını görünce rahatlayarak aurasını kontrol etti.

Czzzzhh....

"B-Bu beklediğimden de iyi! Enerji Ustası Yüksek Aşama... Hatta biraz daha zorlarsam Zirveye geri dönebilirim. Fakat buna gerek görmüyorum. Bir an önce geri dönmeliyim." diyerek son kez Antik Sonsuzluk Dünyasına baktı.

"Portal!"

Önünde açılan portaldan geçen Monarch, gözüne vuran ışıktan gündüz olduğunu anlamış ve derin bir nefes almıştı.

"Oh... Eski yetişimime yakın olmak güzel bir his. Şimdi, bir an evvel bu adadan ayrılmam gerekiyor. Yetişimim uzun bir süre seyahat etmek için yeterli olacaktır." diyerek kanatlarını açtı. Fakat bir süre sonra göz ucuyla kanatlarına baktı.

"Bir insanda kanat görülmesi... Tamam oldukça nadir bir olay olması dışında çok pahalı ve tehlikeli bir olay olduğundan dolayı çok nadir. Olasılık olarak milyarda bir bile değildir. Fakat üstünde element mühürlerinin olması fazla dikkat çekici. Bunları nasıl görünmez yapacağım ben ?"

Bu konuda hakkında bir süre düşündükten sonra kanatlara komut vermeyi denedi. Fakat başarısız olmuştu. Bir kaç başarısız denemesinden sonra aklına son bir fikir gelmişti.

"Dantianımdan çıkan damarlar, kanatlara da gidiyor. Aynı zamanda onlara güç veriyor. Fakat bu damarlardan daha ince birer kılcal damar ayrılıyor. Belki de mühürlerin enerjileri buradan gidiyordur. O zaman burayı kesersem mühürler görünmez hale geçecektir. Buda olmazsa yapacak bir şey yok." diyerek gözlerini kapattı ve enerji akımını takip ederek kanatlarda ayrılan kılcal damarları kapattı.

İlk başta kanatlarda herhangi bir değişiklik olmaması üzerine hafif hayal kırıklığına uğrayan Monarch, bir süre sonra mühürlerin parlamasının azaldığını ve silinmeye başladığını görmüştü.

"Bu harika! Kanatlar şu anda daha az dikkat çekiyor. Tabi ki kanatlarımın içinde küçük bir uzay görüntüsü olsa da olsun. Muhtemelen uzayı sevdiğimi ve böyle dizayn ettirdiğimi düşünceklerdir. O zaman gidelim.!" diyerek hızla ufka doğru uçmaya başladı.

Herhangi bir yöne kasten gitmiyordu. Zira burası keşfedilmemiş bir bölgeydi.

[1 Ay sonra]

Monarch bir ay boyunca belirli bir yöne doğru uçmaya devam etmişti. Ara ara yine gerisinde bıraktığı adalar gibi adacıklar vardı. Bu yüzden dinlenmek için buralara giriyor ve biraz dinlendikten sonra yolculuğuna devam ediyordu.

Son dinlenmesinden bu yana bir hafta geçmişken, Monarch'ın yüzünü güldüren bir görüntü gözükmüştü.

"Sonunda! Bir ana kara... Bu sefer ki s*ktimin bir ada değil. Sonunda medeniyete geri dönüyorum." dedikten sonra hızını daha da arttırmıştı.

Çok uzun bir süre geçmeden karanın sahiline giriş yaptı. Burası bir tür limana benziyordu. Çeşitli gemiler limanda demirlemişti. Bazı insanlarda onlara bakım yapıyordu.

Monarch'ın kanatlarını olduğunu gören bir takım insan hayretler içerisinde kalarak Monarch'ı süzüyorlardı. Genetik aktarımlardan onlarında haberleri vardı. Bu yüzden Monarch'ı aşırı şanslı ve zengin olarak nitelemişlerdi.

Monarch ise birisini gözüne kestirerek yanına gitti.

"Affedersiniz efendim. Ben bir gezginim, şu anda nerede olduğumuzu söyler misiniz ?"

Monarch'ın konuştuğu kişi 40lı yaşlarda birisiydi. Hafif kirli sakalı ve ortalama bir vücudu vardı. Vücudundan çeşitli bitki auraları geliyordu.

"Merhaba genç adam. Burası Dünya Şehri, bulunduğumuz yerde Dünya Şehri Limanı. Benimde bir bitki siparişim vardı. Onları almak için gelmiştim. Yaşına bakacak olursak Akademi seçmeleri için gelmiş olmalısın."

Monarch adamın konuşması ile birlikte aklına bir çok bilgi dolmuştu.

"Dünya Şehri, akademi, genel akademi, bağımsız şehir, bitki? Simya Birliği..."

"Efendim, akademi seçmelerinin ne zaman olacağını biliyor musunuz ? Ayrıca Simya Birliğinden misiniz ?"

Simya birliğinin adının geçmesi ile birlikte bakışları ciddileşen adam cevap verdi.

"Akademi seçmeleri yarın olacak. Diğer soruna gelirsek, bunu neden sorduğuna bağlı değişir ?"

Monarch, adamın kendini tehlikeye atmak istemediğini anlayınca depolama yüzünden yeni yetişen bir Gümüş Taçlı Hava Bitkisi çıkarmıştı.

Ortaya çıkan bitkinin aurası, etrafa yayılmaya başlarken, adamın gözleri pörtlemişti.

"Hemen onu geri koy evlat! Böyle açık yerlerde bu tip bitkileri ortaya çıkarma... Yoksa bu gücünde eli... Yuh! Sen Enerji Ustası Yüksek Aşamadasın... Kaç yaşındasın sen ?"

"Bu yıl 17 yaşıma girdim efendim. Yaşadığım yerden ilk defa ayrılışım. Bu yüzden altın karşılığında bir takım bitkiler satmak istiyorum. Yardımcı olabilir misiniz ?"

Monarch'ın saygılı tavrını beğenen adam, yanına birisini çağırarak gelen malları takip etmesini emretti ve Monarch'a döndü.

"Tavrın hoşuma gitti evlat. Benim adım Dan. Sen bana Simyacı Dan diyebilirsin. Senin adın nedir ?"

"Benim Adım Monarch Ank... Eternal."

Soyadını değiştirmesi her ne kadar biraz garibine gitse de çocuğu bunaltmak istemedi.

"Pekala Monarch... Gel bunları dükkanda konuşalım. Birde gece sana yatacak yer ayarladık mı tamamdır. Yarında seçmelere hazırlanırsın."

Monarch başıyla durumu onayladıktan sonra dükkana doğru harekete geçtiler. Simyacı Dan'in dükkanı şehrin merkezlerinde yer alıyordu. Aslında Dünya Şehri oldukça büyük bir şehirdi. Şehir denmesine rağmen, bu şehirden küçük krallıklar mevcuttu. Şehrin merkezinde akademi, onunda dış kısmında da şehrin kalan kısımları bulunuyordu.

Yarın yapılacak seçimler nedeniyle, şehir ağzına kadar dolup taşmıştı. Zira Dünya Akademisi oldukça ünlü bir akademi olması ve seçimlere katılmak için belirli bir gereklilik istememesi yüzünden herkes şansını denemek istiyordu.. 30 yaşını geçmeyen herkes seçimlere katılabilirdi.

Kısa bir müddet sonra dükkana varan ikili iş hakkında konuşmaya başlamıştı.

"Şimdi evlat, altına ihtiyacın olduğunu biliyorum. Senin gibi birisini kandıracak veya düşük fiyat verecek değilim. Bu yüzden satmak istediklerini göster."

Monarch adamın dürüst olduğunu düşünse de aklından başka cümleler de geçiyordu. "Sanki gerçekten kazıklayabilirmiş gibi peh..."

Bir an sonra masada 4 parça bitki belirmişti. ikisi parlak mavi parlıyorken, birisi gümüş, birisi de kırmızı rengindeydi.

"Kıdemli Dan, elimde kaliteleri gayet iyi olan Parlak Mavi Sarmaşık, Parlak Mavi Çiçek, Kanayan Gül ve Gümüş Taçlı Hava Çiçeği var. Ne fiyat veriyorsunuz ?"

İlk üç bitkiye normal derecede yaklaşan Dan, son bitkinin limandaki bitki olduğunu görünce sevinmeden edememişti.

"Sana dürüst davranacağım evlat. Parlak Mavi Sarmaşık ve Çiçek set olarak kabul edilir. Fiyatı 100 altındır. Kanayan Gül ise orta nadir bir bitki olması nedeniyle fiyatı 50 altın. Gümüş Taçlı ise aşırı nadirliğinden dolayı 500 altın. Eğer kardeşi olarak kabul edilen bitkide burada olsaydı o zaman set olacaklar ve değeri 2000 Altın olacaktı." dedikten sonra sustu ve Monarch'a bakmaya başladı.

Monarch ise elini sallayarak masaya kahverengi parlayan bir bitki belirmesini sağladı.

"Sanırım bundan bahsediyorsunuz. Hesabınıza göre masada ki bitkilerin değeri 2150 altın. Fiyatta anlaştık mı ?"

Dan ise Monarch'ın dediklerini duyamıyordu.

"Kahverengi Taçlı Toprak Bitkisi..." Bir an sonra dikkatini topladı ve bir kese ortaya çıkardı.

"Anlaştık evlat. Burada 2150 altın var. Ayrıca içerisine bir adres kartı koydum. Orada ki handa kalabilirsin. Merakımdan soruyorum, elinde daha fazla bu tür bitki var mı ?"

Monarch, keseyi boyutuna attıktan sonra Dan'e bakarak konuşmaya başladı. İfadesi bile ciddileşmişti.

"Merak etmeyin kıdemlim... Bu bitkilerin gerçek değerini zaten biliyordum. Beni genç veya güçsüz görüp kazıklayacak mısınız diye test ettim. Dediğiniz gibi dürüst bir insanmışsınız. Elimde bunlarla beraber daha farklı nadir türler var. Fakat bende aynı zamanda bir simyacıyım. Gerekli görmediğim bitkileri satacak olduğumda ilk size geleceğim." diyerek cevap beklemeden kalktı ve kartta ki adrese doğru ilerlemeye başladı. Uzun bir yolculuk olmuştu ve yarına hazır olarak girmek istiyordu.

"İntikamım için gelişmeye başlama dönemi..."





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17265 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr