Korku dağları bekler. #Atasözü

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 12. Bölüm - Antik Element Enerjisi Toplayıcı Hap (3)


Scree...! Screeee...!

Auuuu...! Grrrrr...!

Ormanın derinliklerinde Monarch'ı çepeçevre saran 100 metrelik bir hiddetli Anka Kuşu bulunuyordu. Hemen karşısında ise Yarı adım Enerji Ustası aleminde 100 metrelik bir Karanlık Kurt vardı.

Her ikisi de düşmanının açığını arıyorlardı. Zira mutlak tekniklerini aktif etmişler ve saldırmaya hazır hale gelmişlerdi. En ufak hatalarında tüm bu savaş kaybedilebilirdi.

"YETER..! Bir ankanın kavurucu sıcaklığını ve mutlak hiddetini hissetme zamanın geldi!" diyerek haykırdıktan sonra düşüncesi ile birlikte havaya yükselmeye başladı.

100 metrelik Anka Kuşunun hiddetli alevler ile ormanın tepesine çıkması, tüm ormanı aydınlatmaya yetmişti. Kurt ise kan kırmızısı gözler ile tüm odağını ona vermişti.

"İşte Sonun Başlangıcına geliyoruz... Git! Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı!!!"

Bir an sonra Kaotik Anka aurası ile birlikte Anka Kuşu alçalmaya ve hızla Kurda saldırmaya başlamıştı.

Scree...!

Daha Anka Kuşu gelemeden Anka'nın yanıcı aurasını hissetmeye başlayan Kurt, etrafında ki karanlık aurayı kuvvetlendirerek savunma yapmayı tercih etmişti.

GÜMMMM..!

BOMMMM...!

ZzzHHttT..!

Anka Kuşunun Hiddetli Alevleri ile birlikte Karanlık Kurdun ön görülemez Karanlık aurası çarpıştığında, ortaya şiddetli bir şok dalgası çıkmış ve ormanda ki 5 kilometrelik alanda ki her ağacın devrilmesi ile sonuçlanmıştı.

Enerji Ustası Aleminde olan canlılar bile bu bölgeden korkuyla kaçmaya başlamışlardı. Çarpışmanın sonucu olarak ta hem Monarch hemde Ulu Kanatlu Karanlık Kurt zıt köşelere doğru uçmuşlardı.

Monarch'ın geçirdiği evrim üzerine vücudu eskisinden de dayanıklı hale geldiği için herhangi bir sıkıntısı yoktu. Sadece yoğun bir yorgunluk hissediyordu. Bazı yerlerinde de yüzeysel kanamaları vardı. Meraklı gözler ile kurdun uçtuğu bölgeye bakıyordu.

"B-Bu işe yaramış olmalı..." dedikten sonra temkinli adımlar ile aura kontrolü yapmadan kurdun olduğu bölgeye yaklaşmaya başladı.

Bir an sonra kurdun düştüğü bölgeden keskin bir karanlık dalga saldırısı gelmişti. Karanlık Dalganın mor ışıltısı, Monarch'ın gözünde yankılanırken kanatlar iç güdüsel olarak Anka Ateşleri ile parlamış ve Monarch'ın önüne kapanmışlardı.

GÜMM..!

Fakat mesafe çok yakın olduğu için saldırının çarpması ile birlikte Monarch'ın tekrardan geriye doğru uçması bir olmuştu.

Saldırının şiddeti nedeni ile iç yaralanmalar geçiren Monarch, bir ağız dolusu kan kustuktan sonra derin derin nefesler alarak karşısında ki hafif yaralanmaları olan kurda bakmaya başladı.

"S-Sen nasıl Mutlak Yıkım tekniğinden sadece hafif yaralar alarak kurtulabiliyorsun..."

Kısıtlı da olsa hafif bir zekaya sahip olan bu canavar, Monarch'ın şaşkınlığını görünce gülümsemeden edememişti. Sanki bunun nedenini açıklar gibi karanlık elementini, kalkan şeklinde bir kez parlattı.

"Oh... Anlıyorum... Karanlık Elementine sahip olduğun yetmiyormuş gibi birde korunma ile ilgili türsel yeteneğin var!"

Her canavarda olmasa da, bazı canavarların kökenleri çok geçmişlere ve antik canavarlara dayanır. Bu gibi canavarlarda kanlarından ve soylarından gelen Türsel Teknikleri bulunur. Karşısında ki kurtta ise aynen bu şekilde bir koruma bulunuyordu.

Monarch, saldırısının durdurulduğu yetmiyormuş gibi birde karşısında ki kurdun onunla dalga geçtiğini anlayınca öfkesini kontrol edememeye başlamıştı.

"Uh... Hahaha... Kalkanın gerçekten biraz güçlüymüş. Öyle ki Anka Tanrısı Tekniklerimi bile durdurmayı başardın. Hemde her birini... İşte şimdi ilgimi biraz çekmeye başladın. Fakat aramızda ki ilişki burada bitiyor. Vücudumda hayal bile edemeyeceğin bir güç yatıyor..."

GÜM...!

Zzzzzhht..!

Dantian ve Kanatlar, Monarch'ın öfkesine eşlik ederek şiddetli yıldırım arklarını serbest bıraktılar. Eş zamanlı olarak Hava elementi de aktif olarak yukarı da bir fırtına oluşturmaya başlamıştı.

Fiiiuuvv...!

Oluşan fırtınada ilk şimşek patlarken, Monarch'ın üstünde ki yıldırım arkları da etrafa saldırmaya başlamıştı. Monarch'ın öfkesi, yıldırım arklarını da etkiliyordu.

"Hayatımda her zaman kontrollü olmayı sevmişimdir..." dedikten sonra havaya yükseldi ve bir hükümdar edasıyla Ulu Kanatlı Kurda bakmaya başladı.

"Fakat ilk defa... İlk defa kontrolden çıkmayı istiyorum!" derken kanatları sonuna kadar açıldı ve ardı ardına şimşek patlamaları fırtınada belirmeye başladı. Monarch'ın öfkesi ile birlikte fırtına da gücünü arttırıyordu.

İşlerin ciddileştiğini anlayan Kurt ise hafiften tedirgin olmaya başlamıştı. İçten içe doğanın gücünün neden burada aktif olduğunu düşünüyordu. İşlerin kendisi için iyi bir konuma doğru gitmediğini anlayan Kurt, hareket kabiliyetini kullanarak kaçmaya hazırlandı.

Monarch, her ne kadar öfkeli olsa da element hassassiyeti her zaman kinden fazlaydı. Kurdun bir şeylerin peşinde olduğunu hissettiği anda yeni bir şey denemeye karar vermişti.

Sağ elini yana doğru açarak, yıldırım arklarını elinde toplamaya ve uzatmaya başladı. Çok süre geçmeden yıldırım arkları bir tür kırbaca dönmüştü.

"Ha..!"

Bir an sonra Monarch elini sallamış ve yıldırım kırbacı, büyük bir hızla kurda bağlanmıştı. Yıldırımın bağlanması ile birlikte etrafa yanık kokuları gelmeye başlamıştı.Özellikle kurdun hareketleri tuhaflaşmıştı, hareket edemiyordu. Bunun sebebi kırbacın kurtta duyu kayıpları ve şiddetli titremeler oluşturmaya başlamasıydı.

Monarch ise içten içe keyifliydi.

"Aha... Başardım, gerçekten de başardım. Yıldırım Elementini daha önce kullanan hiç kimse yok. Ehm.. En azından bu gezegende... Bu yüzden kendi tekniklerimi oluşturmak zorundayım. Bunun içinde en biçilmiş kaftan hayal gücüm. Bu kırbaç olayı da bunun kanıtı..."

Monarch çıkarım yapmaya devam ederken, kurt iyiden iyiye hissizleşmişti. Öyle ki köken yeteneğini bile aktif edemez hale gelmişti.

"Bir bakalım... Bu yeteneğe 'Yıldırım Kırbacı' ismini vereceğim. Özelliklerini gözlemlersek..." dedikten sonra kurda bakmaya başladı. Gözleri masmavi parlamaya başlamıştı bile.

"Yıldırımın yakıcı hissiyatı, hissizleşme ve duyu kaybı gizi gözüküyor. Hatta kullanım süresi artarsa bilinç kaybı da gerçekleşebilir. Ayrıca bağlayıcı ve yakalayıcı özelliğe sahip. Bu harika bir olay zira hiç kısıtlama yeteneğine sahip değildim."

Çıkarım olayı bittikten sonra kurdun bilincini kaybetmek üzere olduğunu fark eden Monarch, bitirici vuruşu yapmak için hazırlandı.

"Bu kadar gözlem yeterli. Artık Usta Alemine geçmeli ve geri dönmeliyim. Bu kadar safari hayatı bana yeter diye düşünüyorum."

Bir an sonra Monarch avcunu havaya kaldırdı ve fırtınada ki tüm şimşekler kesildi.

"Güzel savaştı dostum..." diyerek avucunu kurda doğru salladı.

Zzzzhhht...

BOMMMM.!!

Monarch'tan ve fırtınadan eş zamanlı onlarca yıldırım, birden zayıflamış olan kurdun üstüne düştüler.

Kurdun gözünde ki son ışık parçası da söndüğünde, Monarch rahatlamaya başlamıştı. Fakat bir an sonra kalbine saplanan keskin acı nedeniyle göğsünü tutarak aşağıya inmeye başladı.

Acıyı azaltmak için derin derin nefes almaktan başka bir şey yapamıyordu.

"Uh... Sanırım öfke halindeyken pek anlayamadım. Ama kendimi çok zorladım... Bu seviyede fırtına ve yıldırımları böylesine serbest bir şekilde kullanamam. Geri dönüşü çok ağır olabiliyor."

Kalbinde ki acı azalmaya başlarken, göz ucuyla önünde duran kurda bakmaya başlamıştı. Gözleri açık gitmişti...

"Pekala... Son parçamızı alalım da bu işi bitirelim." dedikten sonra kılıcını eline aldı ve kurdun boynuna temiz bit çizik attı.

Bir an sonra elinde parlak mor bir kristal vardı.

"Bununla birlikte tüm elementleri topladım. Sırada hapı yaparak usta alemine giriş yapmak var. Malzemelerin büyük çoğunluğu kaliteli olduğundan Usta Alemi düşük aşamadan daha yüksek bir seviyeye getirebilmesi gerekiyor. Hadi bakalım, Portal!"

Monarch'ın kanatları hafif titreşimler yayarak portalı açarken, Monarch, bu işten sonra nasıl geri döneceğini düşünüyordu.

"Ulan... Nerede olduğumu bile bilmiyorum. Nasıl olacak bu iş ya...? Denizde kör balık gibi seyahat mi edeceğim ?" diye düşünürken portaldan içeriye atım attı.

İçeri de her zaman ki masmavi bir gökyüzü bulunuyordu.

Monarch içeriye girer girmez, Layla önünde belirdi. Elinde 5 tane rengarenk parlayan bitki ve kristaller bulunuyordu.

"Usta, emrin üzere verdiğin bitkilerin bahçelerini oluşturdum. Fakat büyümeleri için zamana ihtiyaçları var. Aynı zamanda Simya için gerekli özleri çıkardım." diyerek elindekilerini öne doğru uzatttı.

"Güzel... Şimdi aklımda ki bilgilere göre tüm malzemeleri, enerjim ile havaya kaldırarak belirli bir sıraya sokmam gerek. Bir daire şeklinde... Pekala ilk olarak Ateş Kristalini yerleştirelim."

Monarch'ın parlak mavi enerjisi, Ateş kristalini sarıp havada sabit bir şekilde tutmaya başladı.

"Dairenin diğer ucuna, Ateş kristalinin karşısına Dört Yapraklı Su Yoncasının özünü yerleştirelim."

Ding...

İki element karşı karşıya geldiği anda hafif bir parlaklık yaymışlardı.

"Sırada Kahverengi Taçlı Toprak Bitkisi Özü ve Gümüş Taçlı Hava Bitkisi Özü var."

Bir an sonra Monarch'ın enerjisi iki bitkinin özünü sardı ve dairenin bir tarafında ikisini karşı karşıya dizdi.

"Pekala... Son olarak Evrensel Elementler var. Bu iki elementte yüksek seviyeli canavarlardan gelme. Bu sayede hapın kalitesi artacak."

Parlak mavi enerji, kristalleri sardığında ise ilk başta kristallerde ufak bir direniş olsa da eski bilinçli yapılarını koruyamadıkları için çok uzun sürmemişti.

Ding..! Ding..!

6 element bir daire içerisinde bir araya gelmişken, zıt elementler karşı karşıya dizilmişti.

"İlk aşama enerjim ile bu dairenin içerisine sonsuzluk işareti çizmem gerekiyor. Daha sonra bu sonsuzluk işaretini kullanarak bunları Simya Alevi veya Anka Alevleri ile arıttıktan sonra enerjiyi arttırarak kaynaşmayı sağlamalıyım." dedikten sonra sağ elinin işaret parmağını derin bir parlak enerji ile sarmaladı.

Ohm... Ohm... Ohm...

Tüm bilincini ve varlığını bu sonsuzluk işaretini çizmeye odakladıktan sonra işlemi uygulamaya başladı.

Sonsuzluk işareti de tamamlandıktan sonra tüm daire parlamaya ve enerji kazanmaya başlamıştı.

"Pekala... İşler güzel gidiyor, devam edelim." diyerek parmağında ki parlak enerjiyi dağıttı ve Anka Ateşlerini ateşledi.

Scree...!

Sonsuzluk işaretinin bitişim noktasından ateşlenen Anka Ateşi, bir bir tüm elementlere kaynaşmaya ve arıtmaya başlamıştı.

Hemen ardından Monarch'ın yıldırımları kendi kendilerini ateşlediler ve tüm elementler arasında bağlanarak bir tür bağ kurdular.

Monarch her ne kadar şaşırsa da bu olayın en küçük bir hata kabul etmeyeceğini bildiğinden sürece devam etti.

İkinci olarak tüm enerjisini parmağına yöneltti be tüm elementleri kaynaştırmaya başladı.

[1 saat sonra]

Monarch'ın tüm kolu uyuşmak üzereydi. Şu anda iradesinin sınırlarını zorluyordu.

Ohm... Ohm.. Ohm..

DİNG..!

Bir süre sonra tüm element özleri kaybolmuş ve Sonsuzluk işaretinin ortasında hap şekline girmişlerdi. Monarch bir an sonra enerjiyi kesti ve eline açarak hapın avucuna düşmesine izin verdi.

Derin derin nefesler alıyordu. Yorgundu fakat içten içte heyecanlıydı.

"Usta Alemi geçmek değil de, ilk defa Antik Simya ile ilgili bir ürünümü yapmak beni heyecanlandırıyor." diyerek hapa baktı. Hapın üstünde de bir çeşit sonsuzluk mührü bulunuyordu.

"O zaman deneyelim..."





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17266 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr