"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 11. Bölüm - Antik Element Enerjisi Toplayıcı Hap (2)


Monarch sakin bir şekilde ormanda turlarken, bilincinin bir kısmını Enerji Yankılanması için ayırmıştı. Toplaması gereken 3 element kalmıştı ki bunlardan birisi Evrensel Elementlerden birisiydi.

Aynı zamanda adanın gitmediği bölümlerine gidiyor ve ayrılmadan alabileceği bitkileri ve değerli madenleri topluyordu.

"Büyük ihtimalle bu ada henüz bir zeki yaşam formu tarafından keşfedilmemiş olmalı. Herhangi bir yapı görmediğim gibi, normalde nadir olan bir çok bitki ve değerli madenler burada bulunuyor. Diğer yandan element bazlı canavarlar ve bitkilerde tam tersine oldukça az... Oysa ki aldığım bilgilerde bu bitkilerin oldukça fazla olduğu yazıyordu. Bu el değmemiş adada bile bu kadar az derecede bitki varsa, dış dünyada ne kadar nadirlerdir ?"

Bir süre daha dolaşmaya devam ederken, herhangi bir şey bulamamasının getirdiği can sıkıntısı ile düşünceler içinde kaybolmuştu.

"Bu Antik Sonsuzluk Kitabının Simya bilgileri oldukça nadir olmasına rağmen, bitkilerin bulunabilirlik doğruluğu bizim gezegenimiz ile uyuşmuyor. Kitaba göre şimdiye kadar çoktan malzemeleri toplamış olmam gerekiyordu. Fakat olana bak... Yinede bu şekilde hem adayı keşfediyor hemde kanatlarıma alışıyorum. Diğer yandan kafamı kurcalayan bir çok konu var. Daha kendi kişisel intikamı mı bile alamadan hayatım bilinmezlikler ile doldu."

"İlk olarak Atem'in Sonsuzluk Güçleri ile uyumsuz olması. Her şeyi geçtim efsanelerde ve kendisinin dediği şey bana Evren Tanrısıyım demek oldu. Bu Sonsuzluk Tanrısı olayı nereden geliyor. Yada Yaratıcı Tanrı'ların varlığı? Bunları öğrenmek için gücümün yetersiz geldiğini bildirdikleri gibi zorla öğrenmemin de zararlı sonuçlar doğurabileceğini söylediler. Tüm hepsini birleştirdiğimde işin sonu gelişim alemlerinin sonuna geldiğimde sırların aralanacak olması. Yine başa döndük... Bu paradokstan kurtulana kadar a*zıma s*çılacak belli oldu."

"Dantianımın büyüklüğü ve vücudumun kendisini güçlendirmek için her aldığım enerjiden kendine pay çıkarması da gelişmemin hızını aşırı derecede düşürüyor. Ne güzel ki Antik Simya bilgileri benim yanımda. Fakat daha çırak alemi simya ürünlerini yapmaya çalışırken malzeme sıkıntısı çekiyorum. İleri de ne olacak. Bu dünyada bile olmayan malzemeler ile çıkagelirse..." dedikten sonra alnına vurdu.

"Sanırım biraz fazla büyük düşünüyorum. Adım adım ilerlemeliyim. Merdivenin tüm basamaklarını birden çıkamam sonuçta. İlk önceliğim Usta Alemine çıkıp bu adadan kurtulmak..." diye düşündükten sonra kanatlarında tanıdık o titreşimi hissetti. Bir an sonra zihninde yeni bir bitkinin görüntüsü düşmüştü bile.

Hızlıca bitkinin yanına gittiğinde bir bitki topluluğu olduğunu fark etti. Birisi kahverengi bir papatya idi. Kahverengi şeklinde parlarken, birisi de parlak gri şeklinde parlıyordu. Bitkileri gördüğü anca aklına bitkiler ile alakalı bilgiler gelmeye başlamıştı.

"Kahverengi taçlı Toprak Bitkisi... Sadece nadir bir toprak türünde yetişen bu bitki türü, içerisinde yoğun bir toprak elementi içerir. Doğrudan kullanılması durumunda bir miktar Toprak Enerjisi kazanılır. Çırak, Usta ve Üstad seviye simya ürünlerinde kullanılabilir. Parlak Gümüş Taçlı Hava Bitkisi ile kardeş bitki sayılırlar ve her zaman aynı ortamda yetişirler. "

Monarch, ilk bitkinin derecesinin oldukça yüksek olduğunu görünce içinden "Bingo!" demeden edememişti. Zaten bitkileri yüksek kalitede bulabilmek için uğraşıyordu. Şimdi ise bir tane daha yüksek dereceli bitki bulmuştu. Hemen yanında ise bir bitki daha bulunuyordu.

"Parlak Gümüş Taçlı Hava Bitkisi... Sadece nadir bir toprak türünde yetişen bu bitki türü, içerisinde yoğun bir hava elementi içerir. Doğrudan kullanılması durumunda bir miktar hava elementi kazanılır. Çırak, Usta ve Üstad seviye simya ürünlerinde kullanılabilir. Kahverengi Taçlı Toprak Bitkisi ile kardeş bitki sayılırlar ve her zaman aynı ortamda yetişirler. "

Monarch ise ikinci bitkiyi de gördüğü andan itibaren piyango tutturmuş gibi sevinmişti. Zira kalan 3 elementin ikisini bulmuştu. Ve bu iki elementte yüksek kalite malzemelerdendi. Daha iyisi ise ikisinin kardeş bitki olmasıydı. Bunun anlamı herhangi bir kaynaşma olduğunda bu ikisinin mutlak bir uyum sağlayacak olmasıydı.

"Esasında bu biraz tuhaf... Hava ve Toprak elementleri zıt elementlerdir. Nasıl bu iki elementin bitkisi kardeş bitki olup hemde aynı toprakta yetişebiliyor." dedikten sonra zihninde bir cümle yankılandı...

"Sadece nadir bir toprak türünde yetişen... Oh, anlıyorum... Layla, bu bitkilerin yetişmesi için bu toprağı almamız gerekiyor mu ?"

Sorulan sorunun üzerine cevap geç kalmamıştı.

"Hayır usta... Sadece bitkinin özlerinin bir kısmı gerekmekte. Antik Sonsuzluk Dünyasında ki simya bölgesinde her türlü toprak bulunuyor."

Gelen cevap üzerine kafasını sallayan Monarch, nazikçe bitkileri kökleri ile beraber alıp depoladı. Hemen ardından da kanatlarını açarak havalandı ve son elementi aramaya başladı. Karanlık Elementi...

"Güzel... eski gücüme kavuşmama.. Hayır eskiden de güçlü olmama az bir süre kaldı."

[5 saat sonra]

Gecenin karanlığı, tüm adaya yavaş yavaş çökmeye başlamışken, Monarch hala daha Karanlık Elementinin bitkisini yada canavarını arıyordu.

"Koskoca 5 saat oldu... Adanın gezmediğim yeri kalmadı. Bir çok maden ve nadir bitki topladım fakat bu s.ktiğimin karanlık elementi hiç bir yerde yok." derken güneş ışığı tamamen kaybolmuştu.

Bir an sonra Monarch'ın kanatları ile birlikte tüm vücudu titredi. Ayrıca Enerji yankılanması da sonunda bir Karanlık Elementi bazlı bir canavar fark etmişti.

Monarch hızla yukarıya yükseldi ve canavarı bulmaya çalıştı. Fakat ortalık kapkaranlıktı ve karşısında ise karanlık elementi kullanan birisiydi. Etrafını görmek için elinde bir Anka Ateşi yaktı. Fakat bir süre sonra elini alnına koyarak "Salak mıyım ben ya ?" diyerek ateşi söndürdü.

Bir an sonra kanatlarında ki karanlık mührü parlamaya başladı. Enerji ilk olarak Monarch'ın gözlerine gitmeye başladı. Karanlık Enerji, Monarch'ın gözlerini besledikçe, Monarch karanlıkta daha rahat görmeye başlamıştı.

"B-Bu muhteşem bir his... Şu anda etrafı adeta gündüz varmış gibi görüyorum."

Bir süre daha etrafı inceledikten sonra ileri de ki ağacın tepesinde bir canavar dikkatini çekti. Biraz daha dikkatli bakınca canavarın türü tüm renginin solmasına yetmişti. Zira gördüğü canavar normal bir canavar değildi.

"Ulu Kanatlı Karanlık Kurt... Enerji Çırağı Zirve aşama... Hatta yarım adım Usta seviyesi aurası alıyorum... Evrensel element olduğundan savaş gücü daha da yüksek olmalı... Bunu yenebileceğimden emin değilim..." diyerek gözlerini kaçırmaya başladı.

O anda kurtta bir tedirginlik kaynağı hissetmiş gibi kan kırmızısı gözlerini Monarch'a çevirmişti.

İstemsiz olarak fark edilen Monarch'ta kanatlarında ki elementleri aktif hale getirdi. Her zaman ki gibi Sonsuzluk sembolünden bir tür enerji gelerek Monarch'ı rahatlatıyor ve düşünebilmesini sağlıyordu.

"Şimdi bir düşünelim... Düşmanımın elementi Karanlık, yani multi bir element. Hem saldırı hem savunma hemde hareket kabiliyetleri olabilir. İkinci olarak karanlık bir ortamdayız. Yani Ateş Elementini kullanmak için çok kötü bir ortam. Her ne kadar Karanlık elementine sahip olsam da henüz tecrübe sahibi veya teknik sahibi değilim."

"İkinci olarak ise yarım adım Usta seviyesi bir canavar olmasının yanında seviyesinden daha üstün bir savaş gücüne sahip, bense Enerji Çırağı düşük seviyedeyim. Bu çok sıkıntı... İlk saldırıyı kaçırmamam gerekiyor..!"

Monarch, hızlıca uyum sağlayarak Sonsuzluk Kılıcını çıkardı ve "Anka Tanrısı teknikleri; Anka Tezahürü" diyerek kılıcını kurda doğru savurdu.

Scree....!

10 metrelik hiddetli Anka Kuşu, kendisini çevreleyen şiddetli Anka Ateşleri ile tüm geceyi aydınlatmıştı. Kılıçtan çıkar çıkmaz şiddetli bir kükreme atmış ve bununla birlikte kurda doğru yönelmişti.

Kurt ise rakibinin ilk saldırıyı alması ile birlikte onu incelemiş ve Enerji Çırağı düşük seviyesinde bir aura gördüğünde ise küçümseyici bir hal takınmıştı.Fakat kendisine doğru gelen Anka Ateşlerini görünce tekrardan ciddileşmiş ve saldırıyı vücudu ile karşılamamaya karar vermişti.

Anka Kuşu, kurda vurmadan önce kurdun etrafında bir tür karanlık bariyer belirmişti.

Scree...!

BOMMMM!

Anka Kuşunun şiddetli alevleri tüm geceyi anlık olarak aydınlatmışken, havada olduklarından dolayı herhangi bir toz kalkması gibi olaylar olmamıştı. Anka Kuşu kalkana çarpar çarpmaz tüm enerjisini yitirmiş ve kaybolmuştu. Kalkanda ise herhangi bir zarar yoktu.

İlk saldırısının karavana olduğunu fark eden Monarch, saldırısı sırasının kurda geçtiğini biliyordu.

Bunun karşılığı olarak kurdun diğer hareketi kalkanı yok ederek ağzında bir Karanlık Elementi Dalgası oluşturmak oldu. Gittikçe güçlenen karanlık dalga, Monarch'a bile tedirginlik hissiyatı veriyordu. Saldırı tamamlandıktan sonra kurt ağzını kapatmış ve şiddetli bir dalga Monarch'a doğru uçmaya başlamıştı.

Yeni güçlerini aldıktan sonra ilk defa saldırıya uğrayan Monarch, hızlıca hareket ederek savunma tekniğini uyguladı.

"Anka Tanrısı Teknikleri, Anka Kanatları Koruması..!"

Monarch'ın vücudundan çıkan parlak turuncu alevler, Monarch'ın sırtına doğru hareket ettiler. Fakat enerjiden yeni bir kanat oluşturmak yerine, Sonsuzluk Kanatlarını kuşatarak onu güçlendirdiler ve Monarch'ın önüne doğru kapandılar. Ayrıca Monarch saldırıyı zayıflatmak için kanatları merkez alan düz bir ışık salınımı yapmıştı.

Zzzzhhhh...!

GÜMM!!!

Karanlık Dalga, Monarch'ın ışık salınımı ile biraz zayıflamışken, gücünün %75i ile Monarch'a vurmuştu. Tüm güç Monarch'ın kanatları tarafından dağıtılırken, Monarch'a sadece dışsal şok dalgası zarar vermişti.

İlk saldırı raundunun bitmesi ile birlikte işlerin kızıştığını anlayan ikili, nihai saldırılarına aktif etmek için hazırlandılar.

Kurdun tüm bedeninle yoğun bir karanlık elementi birikmeye başlamışken, Monarch'ın vücudunda ise yoğun bir Anka Ateşi yoğunlaşmaya başlamıştı.

Kurdun bedeninde ki karanlık elementi, kurdun vücudunu güçlendirirken, ona karanlık bir katman katıyordu. Bu durum kurdun yakın dövüşe geçeceğini ifade eden bir durumdu.

Anka Ateşinin yeterli yoğunluğa ulaştığını fark eden Monarch, nihai cümleleri söylemeye başladı.

"Anka Tanrısı Nihai Tekniği; Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı..!

Bir an sonra Monarch'ı çevreleyen tüm Anka Ateşleri, daha da şiddetlenerek artmaya ve Monarch'ı çevreleyen büyük bir Anka Tezahürü haline gelmişlerdi.

Kısa bir süre sonra Monarch'ın olduğu bölgede 100 metrelik bir Anka Kuşu bulunuyorken, kurdun olduğu bölgede boyutu 100 metreye ulamış bir Karanlık Kurt bulunuyordu.

Scree...!

Auuuuu...!





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1206

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 805

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 605

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 605

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16166 Üye Sayısı
    • 730 Seri Sayısı
    • 34285 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr