"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 8. Bölüm - Simya (2)


"Anka Tanrısı Teknikleri; Anka Tezahürü..!

Kanatları ile birlikte havada asılı duran Monarch'ın sağ elinde kuvvetli bir Ateş Elementi aurası patlamış ve 10 metrelik bir Ateş Ankası görüntüsü elinden fırlayarak ilerde ki çırak seviye canavara ilerlemişti.

Screeee..!

Havada ki aura değişimini fark eden Çift Kuyruklu Ateş Tilkisi de iç güdüsel olarak aurasını serbest bırakmış ve kuyrukları ile kendine bir savunma hattı oluşturmuştu. Anlatması ne kadar uzun olsa da olaylar 1 saniye içerisinde gerçekleşen olaylardı.

Uçan Ateş Ankasının görüntüsü hızla tilkinin kurduğu kuyruk savunmasına vurdu.

GÜMM..!

Patlamanın arkasında tilkinin acı dolu haykırışları yankılanıyordu. Her ne kadar birisi Ateş bazlı saldırı, birisi de Ateş bazlı savunma yapsa da, Monarch'ın kullandığı alevler Anka Ateşiydi. Anka Ateşi, En güçlü 3 ilahi alevin arasında yer alıyordu. Aynı seviyede bir ateşin, Anka Ateşinin önünde durabilmesi imkansıza yakın bir olaydı.

Uzun bir zaman sonra Anka Ateşleri sönmüş ve tilkinin yanan bedeni ortaya çıkmıştı. Sonuç Monarch'ı bile şaşırtacak türdendi. Zira daha öncede Anka Tanrısı Tekniklerini kullanmış birisiydi.

Fakat bu sefer ki kullandığı Anka Tezahürü tekniği, çok daha şiddetli ve yıkıcıydı.

Önceden Çırak Aleminde bu tekniği kullandığında en fazla 2 metrelik bir Anka görüntüsü oluşturabiliyordu. Şimdi ise oluşan Anka görüntüsü 10 metre civarındaydı. Geçirdiği evrim onda büyük değişiklikler yaratacak şekildeydi.

İçten içe Anka Tanrısı Tekniklerinin kalan teknikleri nasıl değiştiğini merak ediyordu.

"Anka Tanrısı Teknikleri, 3 tane farklı tekniği içeren bir teknik. İlk olarak az önce kullandığım Anka Tezahürü. Bu teknik kişinin Anka Alevlerine şekil vererek bir Anka Kuşu şekline sokması ve saldırması şeklinde gerçekleşiyor. Oluşan Anka Tezahürünün az da olsa bilinci olduğu için düşmanı takip eder ve zayıf yönlerine vurmaya çalışırdı."

"İkinci tekniği ise bir tür koruma tekniği. Bu kısımda ise kişi, Anka Alevlerini sırtına yönlendirir ve Anka alevlerinden kanatlar oluşmasını sağlardı. Kanatların büyüklüğü, kişinin gücü ile doğru orantılıydı. Herhangi bir saldırıyı karşılamak veya saldırıdan kaçmak için bu teknik kullanılabilirdi."

"Son teknik ise bir tür yıkım tekniğiydi. Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı! Kişi dantianda ki Anka Ateşlerini tüm vücudunda salarak ona şekil verir ve büyük bir Anka Tezahürü oluştururdu. Kendi vücudunu ise bu Anka Tezahürünün tam ortasında yer alırdı. Sonra ki aşama ise belliydi. Anka Kuşu, kişinin düşüncelerine göre hareket eder düşmana saldırırdı. Tekniğin bu kısmı multi işlev görürdü. Hem Saldırı hem savunma hemde hareket. İşin güzel yani bu teknik sadece hanedan üyelerine ve geleceği parlak olan öğrencilere öğretilirdi. Sözüm olsun, saraya döndüğümde Anka Sarayını, Anka Tanrısının Mutlak Yıkımı ile yok edeceğim..."

Bir süre sonra düşüncelerinden ayrılan Monarch, hızlıca ölen tilkinin yanına gitti ve kılıcı eline aldı. Boğazında ki damarlardan küçük bir delik açarak kanın dışarı akmasına izin verdi.

"Şimdi hızlı olmalıyım. Kan tamamen bitmeden hap yapımı bitmesi gerekiyor. Öncelikle bitkilerde ki safsızlıklardan kurtulalım." dedikten sonra sağ elinde Anka Ateşini yaktı ve stabilize hale getirdi. Diğer elinde ise Parlak Mavi Sarmaşık ve Parlak Mavi Çiçeği çıkarttı. Diğer aşama olarak ta yavaş bir şekilde Anka Ateşi ile bitkileri birbirine temas ettirdi.

Temasın hemen ardından Anka Ateşi, kontrollü bir şekilde bitkinin belli noktalarına saldırarak bir takım şeyleri yakmaya ve yok etmeye başladı. Bunun adına Bitki Arınması deniyordu.

Her bitki büyürken ve gelişirken, enerjide bulunan safsızlıkları da bünyesine katardı. Buda hapın yoğunluğunu ve kalitesini azaltan bir şeydi. Bu yüzden Anka Ateşi veya Simya Ateşlerinden birisi ile bitkiler arındırılır ve en kaliteli hallerine getirilirdi.

Fakat bu iş bile büyük bir dikkat isteyen bir olaydı. Zira en ufak dikkatsizlik sonucu bitkinin sağlam olan yerleri de yanabilir ve yok olabilirdi.

Kısa bir süre sonra bitkiler deki safsızlıklar giderilmiş ve maksimum haline getirilmişti. Sırada bitkileri kan ile etkileşime sokmak vardı. Gerisini Anka Ateşi otomatik olarak halledecekti.

İlk başta kendisi kana gitmeyi düşünürken, aklına gelen bir fikirle durdu ve sol elini kaldırdı. Etrafta bulunan bitkilerden gelen su ufak bir top halinde eline geldi ve spiral bir şekilde dönmeye başladı.

Monarch'ın düşüncesi ile birlikte tilkinin boğazında ki deliğe doğru giden su, kendini kase şekline sokarak kanı depolamaya başladı.

Su ve kanın karışmaması için kasenin iç tarafını buz haline getiren Monarch, kan kaybını en aza indirmek için böyle bir hareket düşünmüştü. Esasında bunu yapmasının diğer nedeni de yeni edindiği güçler ile tecrübe edinmekti.

Bir süre sonra kasenin içi bolca kanla dolduktan sonra tekrardan Monarch'a uçtu ve Monarch'ın komutu ile Anka Ateşi içinde yanan bitkilerin üzerine dökülmeye başladı.

"Şimdi, kanı direk boşaltırsam, tepkime dengesiz hale gelecektir. Bu yüzden istikrarlı bir şekilde 2 dakika da boşaltmam gerekiyor." dedikten sonra Anka Ateşine göz ucuyla baktı. "Ayrıca Ateşin sıcaklığı 400 derecede olmalı ki hap oluşabilsin. Arınma için ateşin sıcaklığını 50 derecede bırakmıştım. Arttırmam lazım."

Gelen düşünce ile birlikte Dantiandan gelen Anka Enerjisi sıcaklığı birden 400 dereceye çıkarmıştı.

Esasında Ateş üzerinde böylesine bir kontrol, sadece ileri aşamalarda, bol denemeler ile yapılabilen bir şeydi. Fakat Monarch doğduğunda itibaren gelişim dünyasında bir dahi olarak yetişmişti.

Birde üzerine geçirdiği evrim ile birlikte element kontrolü ve hassasiyeti daha da gelişmişti. Şu anda Ateşin derecesini ayarlamak onun için çocuk oyuncağı olan bir konuydu.

Tabi ki herhangi bir simya ustası ve Ateş Elementi kullanıcısı bunu ağızlarının iki karış açılacağını tahmin etmek zor değildi.

Monarch için uzun süren 2 dakikadan sonunda bitkilerin tamamı kan ile kaynaşmıştı. Anka Ateşinin ortasında ise parlak mavi renginde parlayan bir hap bulunuyordu.

"Hmm... yalnızca %90 saflığa sahip bir hap... Sanırım simya konusunda biraz zayıflamışım. Yinede bu beni Enerji Çırağı Yüksek aşamaya getirebilmesi lazım."

Gelişim Alemleri, oldukça esrarengiz araştırmalar sonucunda geliştirimiş olan sistematik şeylerdi. Bir kişide Dantian varsa, bu durum o kişini enerji ile gelişim yapabilecek potansiyele sahip olduğunu gösterirdi.

Gelişim Alemleri ise sırası ile şunlardı.

"Enerji Çırağı Alemi."

"Enerji Ustası Alemi."

"Enerji Büyük Ustası Alemi."

"Enerji Üstadı Alemi."

"Enerji Büyük Üstadı Alemi."

"Enerji Lordu Alemi."

"Enerji Kralı Alemi."

"Enerji İmparatoru Alemi."

"Enerji Egemeni Alemi."

"Enerji Hükümdarı Alemi."

"Enerji Tanrısı Alemi."

Her alem aynı zamanda kendi içerisinde 5 küçük aleme ayrılıyordu. Bunlarda sırasıyla (Başlangıç - Düşük - Orta - Yüksek - Zirve)

Primordial gezegeninde en yüksek alem Enerji Hükümdarı alemine ulaşılabilmişti. Henüz Enerji Tanrısı alemine ulaşmış bir kişi bulunmuyordu. Dahası Enerji Tanrısı aleminden sonrasının olup olmadığı da bilinmiyordu.

Monarch ise sakatlanmadan önce Enerji Ustası Zirve aşama gücündeydi. Kişilerin 16 yaşında gelişime başladığı düşünülürse, gerçekten dahilerde olabilecek potansiyele sahip birisiydi. Şimdi ise gelişime sıfırdan başlamıştı. Fakat bu sefer güçleri sayesinde aynı alemde çok daha güçlü olacağını biliyordu.

Bir süre daha hapa baktıktan sonra dikkatlice diğer eli ile hapı aldı ve ağzına attı. Hap daha ağzındayken çözünmeye başladığından, Monarch'ın vücudu parlamaya başlamıştı. Sonraki anda hızlıca yutarak vücudun hapı özümsemesine izin verdi.

Normalde bu tür bir hapı, normal bir kişi 1 saat gibi bir sürede özümserdi. Fakat hap daha mideye ulaşır ulaşmaz çözünmüş ve normalde Yüksek Aşamaya kadar getirmesi gereken hap, yalnızda Başlangıç Aleminden Düşük Aleme kadar getirebilmişti.

Olan olayların şaşkınlığı içerisinde bilincini ikiye ayıran Monarch, dantianını incelemeye başladı.

Dantianda ki okyanusun üzeri parlak mavi bir enerji ile kaplıydı. Tek sorun okyanusun büyüklüğüydü. Parlak mavi enerji, tüm okyanusu kaplayamamış, sadece belirli bölgelere nüfuz edebilmişti. Ayrıca vücudunda ki kaslar ve etler de bu enerjinin belli bir kısmını almışlardı.

"Anlıyorum... Eski dantianıma göre yeni dantianımın büyüklüğü çok fazla... Bunun iyi yani her seviyede gücümün çok daha fazla katlanacak olması. İşin kötü yanı ise gelişim alemlerinde ilerlemek eskisine göre çok daha zor olacak... Ayrıca fiziksel vücudum yani kaslarım ile etlerim de bu enerjinin bir kısmını almışlar. Bunun anlamı aynı zamanda sadece gelişim değil, fiziksel olarak ta gücümün arttığı. Ama yinede... sıkıntı olacak. Çok fazla kaynak gerekecek."

Monarch, bir süre önünde ki tilkiye bakarken, aklına gelen fikirle elini salladı ve çeşitli su küreleri oluşturdu. Her bir su küresinin içini kanla doldurduktan sonra onları buzlaştırdı ve depolama yüzüğüne koydu.

"Bu biraz sıkıntı olacak... Simya ile birlikte bile bu şekilde yavaş ilerlersem nasıl güçleneceğim... Her alemde ilerlemek daha da zorlaşıyor iken, bu gerçekten ciddi bir sıkıntı. Normal bir şekilde meditasyon yolu ile enerji yapmak artık hiç bir işime yaramayacak."

Karamsar bir şekilde önünde ki alana bakan Monarch'ın bir an sonra tüm tüyleri diken diken olmuş ve kanatları büyük bir hızla açılmıştı.

İç güdüsel olarak kafasın yukarıya kaldıran Monarch, üstüne doğru bir tür ateş topu geldiğini görmüş ve hızla kanatlarını kullanarak o alandan uzaklaşmıştı.

GÜM..!

BOOM!!

Ateş topu vurduğu yerin 100 metre çapını yok etmişken, bir süre sonra üstünde ki alevlerde kaybolmaya başlamıştı.

"O da neydi lan öyle !? İlk başta bir tür saldırı aldığımı düşünmüştüm. Fakat açıkça alevlerin içerisinde bir nesne varmış gibi gözüküyor." diye düşündükten sonra alevleri, enerjisini kullanarak dağıttı ve nesne ortaya çıktı.

Alevlerin içerisinde kalan nesne bir tür kitaptı. Kapağında altın harfler bulunan bir kitap. Monarch herhangi bir saldırı veya kandırmaca olması şüphesiyle tüm elementlerini aktif etti.

Kanatlarında ki element mühürleri parlarken, gözleri de parlak mavi renginde parlamaya başlamıştı. Temkinli adımlar ile kitabın yanına yürüdü ve herhangi bir şey olmadığını anlayınca rahatlayarak kitabı eline aldı.

Kitabın üstünde altın harfler ile "ANTİK SONSUZLUK KİTABI" yazıyordu.

Kitabın adını sesli okur okumaz kitap enerjiye dönüşerek Monarch'ın başına girdi ve zihniyle bütünleşmeye başladı. O sırada herhangi bir acı hissetmeyen Monarch ise zihninde bir takım sesler duyuyordu.

"Kullanıcı taranıyor... Kullanıcı Tarandı."

"Kullanıcı bilgileri 4 Gerçek Yaratıcı Tanrı sınıfından Mutlak Tanrısı sınıfına sahip Monarch Eternal."

"Güç Alemi Enerji Çırağı Düşük Seviye... Enerji Çırağı Alemi Simya kilidi açılıyor. Diğer alemlerin bilgileri kullanıcının güvenliği için kilitli kalacaktır."

"Antik Sonsuzluk Kitabı Dünyası açılıyor."

"Antik Zehir ruhu ve Antik Yetiştirici ruhu oluşturuluyor."

"Sonsuzluk Tanrısı Depolama yüzüğü varlığı fark edildi. Antik Sonsuzluk Kitabı Dünyası ile boyutlar senkronize ediliyor." dedikten sonra yüzük birden yok olmuş ve yüzüğün boyutu Antik Sonsuzluk Kitabının içine aktarılmıştı.

Zihinde ki sesler bittikten sonra zihninde bir çok simya ile ilgili bilgi olduğunu fark eden Monarch, şaşırmadan edememişti.

"İşte ben simya diye buna derim..."





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 998

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 806

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 721

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 155

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16221 Üye Sayısı
    • 733 Seri Sayısı
    • 34345 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr