"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 7. Bölüm - Simya


Monarch önünde duran bitkileri incelerken, aklından da simya ile ilgili bilgilerini gözden geçiriyordu. Simya gelişim dünyasının olmazsa olmazlarından birisi kabul edilen bir daldı.

Esasında gelişim dünyasında sadece büyücülük ve savaşçılık gibi kavramlar dışında bir çok gelişim yolu bulunuyordu. Bunların arasında en ünlüler Simya, Formasyon Bilimi ve Rün Bilimi idi.

Formasyon Bilimleri, çeşitli parçaları bir araya getirerek belli özelliği çalıştıran yapılar meydana getiriyordu. Bunun gelişim için oldukça faydalı olduğu inkar edilemezdi. Örneğin herhangi bir çalışma alanına Enerji Toplama Formasyonu kurulduğunda, orada bulunan enerji, bu yapı tarafından toplanacak ve depolanmış olacaktı. Bu sayede kişi hazır toplu enerjiyi kullanarak daha hızlı gelişmiş olacaktı.

Diğer bir ünlü dal ise Rün Bilimleriydi. Rün Bilimleri, Herhangi bir eşyaya çeşitli özellikler verilmesine sağlayan bir bilimdi. Nesnelerin üzerine çeşitli rün harfleri ile istenen özellik yüklenmiş olurdu. Belirtilen nesne bir silahta olabilir bir giysi de olabilirdi. Örneğin bir silaha kesinlik yükleyen rünler oldukça ünlüdür. Veya bir ayakkabıya hız özelliği yüklenmesi de klasiklerden birisidir.

Fakat hepsinden önemli olan bir şey varsa oda Simya Bilimidir. Simya, özünde çeşitli bitkileri ve özleri istenen sıcaklıkta karıştırarak ortaya simya ürünleri denilen haplar ve iksirler meydana getiren bir bilim dalıdır.

Bu haplar ve iksirler çeşitli özellikte olabilirler. Geliştirici, patlayıcı, tedavi edici, güçlendirici veya zehir özellikli olabilirlerdi. Monarch ise sadece geliştirici özelliğinde iksirleri ve hapları öğrenmişti.

"Hmm... Burada sıradan bitkilerin yanında oldukça nadir bitkilerde var. Fakat şu anda seviyem yüzünden sadece Enerji Çırağı Alemi seviyesinde haplar hazırlayabilirim. İyi ki kazansız simya yapmayı öğrenmişim. Bir bakalım... Şu anda seviyem için en uygun hap Parlak Enerji Hapı olmalı."

"Bu hapı kazansız yapmak için kişinin Anka Alevlerine ihtiyacı var. Buna rağmen büyük bir dikkat ve odak isteyen bir süreci var. Malzemeleri ise Parlak Mavi Sarmaşık, Parlak Mavi Çiçeğin özü ve Enerji Çırağı seviye bir canavarın kanı."

Monarch, düşüncelerini bitirdiğinde önünde parlak mavi bir şekilde parlayan çiçek ve sarmaşığa baktı. İşin aslı bunlar ne çok kolay bulunan ne de zor bulunan bitkilerdi. Toplanması içinde özel herhangi bir gereklilik bulunmuyordu.

Yinede Monarch, nazikçe sarmaşığı ve çiçeği, köklerinden alacak şekilde elini toprağa soktu ve ellerine aldı.

"Uh... Bu ilginç, eskiden de bitki toplama işini yapmıştım. Fakat şu anda eskisine göre toprağa girip çıkma işlemi daha basit ve sorunsuz geçti. Bunun Toprak elementini kazanmam ve bu elementle ilgili hassasiyetimle alakalı olmalı." diye düşündükten sonra bitkileri depolama yüzüğüne koydu.

Depolama yüzükleri içerisinde zaman donmuş olduğundan dolayı, içerisine koyduğunuz her şeyi ilk gün koymuş gibi geri alıyordunuz. Simya biliminde malzemelerin taze ve sağlıklı olmaları büyük bir önem taşıyordu. En ufak bir hata ölümcül hatalara yer açabilirdi.

"Pekala, şimdi gereken Çırak Seviye Canavarın kanı... Eskiden olsa direk depodan getirmelerini isterdim. Ah... Duruma bakacak olursak... Tabana kuvvet Monarch. Elimde kanı depolayacak herhangi bir eşya olmadığı için canavarı avladıktan sonra bedeninin yanında işleme başlamam gerekiyor. O halde başlayalım."

Monarch, Enerji Çırağı seviye canavarı bulmak için kanatlarını açtı ve hızla gökyüzüne yükseldi.

"Pekala... Enerji yansıması ile canavarların yerini bulabilirim. Bu seviyede menzilim 100 metre olduğundan bir kaç deneme yapmam gerekebilir." dedikten sonra enerjisini yaymak için hazırlamaya başladı.

Enerji Yansıması olayı tüm dünya tarafından bilinen bir teknikti. Bir kişi enerjisini etrafına dalgalar halinde yaymaya başlardı. Eğer enerji, başka bir enerji taşıyan canlı bir varlığa çarparsa anında yankılanır ve sahibine bilgi gönderirdi. Tabi ki kısıtlaması sadece iki alem üstüne kadardı. Örneğin Monarch şu anda çırak aleminde olduğundan dolayı sadece Büyük Usta Alemine kadar görebilirdi. Bir üst seviye olan Üstad Alemini göremezdi.

Enerji Yansıması için enerji sonunda hazırlanmıştı. Monarch'ın tek düşüncesi ile birlikte parlak mavi enerji, dantiandan çıkmış ve yayılmaya başlamıştı.

İlk 100 metrede herhangi bir canlı bulunamamıştı. Zira daha az önce burada element denemeleri ve fırtına denemesi yaptığından dolayı, canlılar kendilerini tehlikede hissetmiş ve iç güdüsel olarak bölgeden ayrılmışlardı.

"Hmm... Hiç bir canlı olmaması demek, yakın bir bölgede de herhangi bir canlı olmaması anlamına geliyor. Element denemelerim sonucunda iç güdüsel olarak kaçmış olmalılar. O zaman aşağıda ki bitkileri topladıktan sonra adanın başka bir bölgesine gidelim."

________________________________________________________________________________

[Evrenin başka bir köşesi, Gallifrey Gezegeni]

Lucy Universe, meditasyonunu bölmüş, önünde açılan ekrana bakmaya başlamıştı. Ekranda izlediği Monarch'tan başkası değildi. Güçleri aldığından beri bazı hareketlerini gözlemliyor ve gelecek planının ne olacağını kestirmeye çalışıyordu.

"Demek gelişmek için Simya'ya başlıyorsun... Fena fikir sayılmaz. Yaratıcı babam bizim ilahi alemlerin en üstünde yarattığı için hiç böyle şeylere ihtiyacımız olmamıştı. Fakat her ne kadar abimin güçlerini devralsan da gücün çok düşük."

Bir süre daha inceledikten sonra bir karar vermiş gibi yoktan bir kitap elinde belirdi. Üstünde Altın renginde büyük harfler ile "ANTİK SONSUZLUK KİTABI" yazıyordu.

"Hızlıca güçlenmek zorundasın. Abimin düşmanı, senide yok etmek için gelecektir. Varlığını öğrenmesinin uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Eh, özünde bu kitap zaten sana ait." dedikten sonra tek el hareketi ile kitap, ışık parçalarına dönüştü ve Primordial gezegenine doğru yola çıktı.

________________________________________________________________________________ 

[Cehennem, Cehennem Tahtı]

Yaratıcının ilk yarattığı meleklerden birisi olan Lucifer, yerli yersiz isyanlarından dolayı Cehenneme sürgüne yollanmış kudretli bir baş melekti. Özünde tüm insanlık tarafından kötü Baş Melek ve Şeytan olarak biliniyordu. Fakat kendi tabiri ile bu tamamen yanlıştı. Ona göre kendisi kötü değildi. O kötüleri cezalandıran kişiydi. Zira Cehennem ağzına kadar kötü kişiler ile doluydu.

Tahtında tüm ihtişamı ile otururken, bembeyaz kanatları onu tüm cehennemde görkemli hale getiriyordu.

Bir an sonra yanına uçarak gelen kişiye baktı. Bu cehennem iblislerinden birisiydi. Luciferin önüne gelerek diz çöktü ve saygıyla konuştu.

"Kralım... Emriniz üzere evrende ki tüm gezegenlere girdik. Özellikle aura salınımını yapılan merkezi gezegenlere dikkatle baktık. Ne yazık ki abinizin güçlerini devrettiği kişiyi bulamadık. Fakat şaşırtıcı olan bir olay oldu."

İlk başta isteğinin başarısız olması ile neşesi kaçan Lucifer, şaşırtıcı olay lafı üzerine kaşlarını kaldırdı ve "Devam et..!" diyerek çıkıştı.

Gelen iblis kralının bağırmasının üzerine titreyerek konuşmaya başladı.

"Kralım, Primordial ismi verilen gezegene, İlahi Alemin üstü olan iblisleriniz giremediler. Adeta bir tür enerji koruması ve filtre var gibi gözüküyordu. Fakat İlahi Alem altı olan kişiler girmeyi başardı. Ne yazık ki tüm gezegeni araştırmamıza rağmen, aurayı yayan kişiyi yine bulamadık."

Bu sözlerin üzerine şeytani bir şekilde gülümseyen Lucifer, kahverengi gözlerini kıpkırmızı bir şekilde parlatarak "Buldum..!" diye düşündü.

Hemen ardından önünde ki iblise dönerek "Tamam Dromos... Güzel iş başardın. Çekilebilirsin." dedi.

Dromos isimli iblis Luciferin huzurundan çekildikten sonra tahtın önünde bir insan yoktan var oldu.

Lucifer bu kişiyi gördüğünde sinirden tahtına vurarak ayağa kalktı. Bu vuruş o kadar şiddetliydi ki cehennemle birlikte tüm evren anlık olarak sallanmıştı.

Bu vuruşu tanıyan Lucy ve Michael'de bir şeyler olduğunu sezerek hızlıca Cehennem'e gitmişlerdi.

Onlarda karşılarında bulunan kişiyi gördüklerinde öfkeden deliye dönerek tüm güçlerini aktif etmişlerdi. Yaratılışın 3 Baş Meleğinin tam güçleri altında tüm yaratılış titriyor ve sallanıyordu.

"Sakin olun gençler... Abiniz Atem bile burada iken beni yenemediniz. Ayrıca ordularınız da burada değil. Bana karşı nasıl kazanmayı düşünüyorsunuz ?"

Bu lafların ardından daha da sinirlenen Lucifer, söze girdi.

"Yaralı olduğunu bilmediğimizi sanma. O savaşı kazanmak senin için bile zor bir durumdu. Şimdi sana saldırmadan önce gelme sebebini açıklarsan iyi edersin."

Bu laflar tüm cehennemde yankılanırken, iblisler yavaşça toparlanmaya başlamışlardı. Krallarının gücüne güç katmak istiyorlardı.

"Buraya az önce hissettiğim aura yüzünden geldim. Söyleyin bana kardeşiniz güçlerini devretti değil mi ?"

Sorulan sorunun haklılığı üzerine Lucy dalga geçer gibi gülümseyerek "Bunu bilsek bile neden sana söyleyelim ki ?" dedi.

Bunun üzerine gizemli adam ise "Kardeşimin nerede olduğu ile ilgili bir takım bilgiler edindim. Bunları bilmek istemez misiniz ?" diyerek karşılık vermişti.

Gelen cevap üzerine her birinin gözleri hayretle açıldı. Michael, tüm kudretine rağmen titreyen sesi ile birlikte konuştu.

"S-Sen gerçekten babam ile ilgili bir bilgi mi buldun ?"

Bunun üzerine gülümseyen gizemli adam "Tabi ki de buldum. Nihayetinde o benim kardeşim... Hiç biriniz yokken ben vardım. Sonra sizi yarattı... Her neyse konumuzdan sapmayalım. Kardeşim Multiverse içinde ki bir anomaliyi araştırmaya gitti. Duyduklarıma göre bu araştırma Yggdrasil Ağacının Tohumları ile alakalı bir konuymuş.."

Yggdrasil Ağacı sözü tüm cehennemde yankılanırken, herkese derin bir sessizlik çökmüştü.

"Pekala, ben anlaşma da ki yerimi yerine getirdim. Sıra sizde... Abiniz güçlerini devretti mi ?"

Gelen soru üzerine herkesin bakışı Lucifer'e dönmüştü. Zira Şeytan olarak bilinen Lucifer'in anlaşmalara olan sadıklığı ile biliniyordu.

"Abim Atem, güçlerini devrettikten sonra ebedi olarak kayboldu. Devrettiği kişiyi ise biz bile bulamadık. Fakat şunu iyi bilmelisin Amca..." derken Amca lafını kullanmak bile sinirlenmesine sebebiyet veriyordu.

"Bu sefer ki Evren Tanrısı senin işini bitirecek. Eski gücüne asla kavuşamayacaksın."

Gizemli kişi ise hüzünlü bir şekilde gülümseyerek yanıt verdi.

"Gerçekten de güçlerini devretti demek. Peh... Tehdidine gelecek olursak sevgili yeğenim. Bilmediğiniz çok şey var. Eğer kardeşim gelmezse size açıklayacağım günler gelecektir. Sizin zaten yapacağınızı bilsem de yeni varise dikkatli bakmanız gerek. Kim bilir geleceğiniz onun elleri altında olabilir." diyerek son kez cehenneme baktı ve olduğu yerden kayboldu.

Üç kardeş ise şaşkın bir şekilde aynı şeyi düşünüyordu.

"Ne demek istedi ve daha da önemlisi neden hüzünlendi."

________________________________________________________________________________

Monarch ise olan bitenden habersiz bir şekilde bitkileri toplayıp, bir kaç enerji yankılanması denemesi yapmıştı. İşin sonunda ise Enerji Çırağı seviye bir canavar bulmuştu. Çift Kuyruklu Ateş Tilkisi...

"Pekala... İlk defa bir canlı veya canavar öldürüyor değilim. Fakat yeni güçlerime henüz güvenemem. Eski yöntemler ile devam edelim."

"Anka Tanrısı Teknikleri; Anka Tezahürü..!





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 998

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 806

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 721

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 155

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16222 Üye Sayısı
    • 733 Seri Sayısı
    • 34349 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr