"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Sonsuzluk Tanrısı - Varis - 5. Bölüm - Sonsuzluk Yıldırımı !


Evrene yayılan şiddetli aura salınımın son bulması ile beraber Cennet ve Cehennem rutin hayatlarına dönmeye hazırlanırken, Monarch'ta mağaranın derinliklerine ulaşmıştı.

Mağaranın derinliklerinde yanan ateş haricinde iki tane nesne ışık saçıyor ve dikkat çekiyorlardı. Bunlardan birisi bir kayaya yaslanmış olan ve parlak mavi enerji salınımı yapan bir kılıçtı. Kılıcın görünüşte herhangi bir özel yanı yok gibi gözüküyordu. Fakat Dantianı'ını tekrardan kazanan Monarch ise gözleri pörtlemiş bir bir şekilde hayranlıkla kılıca bakıyordu.

CCccczzzZZhHHh..!

"B-Bir kılıç nasıl yedi farklı aura salınımı yapabilir... Aynı benim gibi yedi elementin aurasını salıyor..! " dedikten sonra daha kılıcın yanına yürüyemeden, kılıç Monarch'ın düşüncelerini hissetmiş ve Monarch'ın eline doğru son hız uçmuştu.

Ding..!

Kılıç Monarch'ın eline ulaştığında ufak bir metalik ses çıkmıştı. Elinde ki kılıcı en ufak detaylarına kadar inceleyen Monarch; "Sen nasıl bir şeysin böyle..." diyemeden edememişti.

"Şimdi daha iyi anlayabiliyorum. Okuduğum kitaplarda Unvanlara özel ekipmanlar olduğunu okumuştum. Bu silah unvanıma özel bir şey olsa gerek. Fakat oldukça güçlü olacağını hissediyorum." diyerek kılıcı bırakmadan odağını ikinci parlayan eşyaya çevirmişti.

Mağaranın diğer tarafında parlayan nesne, kılıca göre daha küçük bir nesneydi. Monarch yaklaştıkça nesnenin oldukça zarif bir yüzük olduğu anlaşılıyordu.

Yüzüğün üzerinde Monarch henüz fark edemese de derin bir Uzay-Zaman enerjisi bulunuyordu. Monarch, temkinli bir şekilde yüzüğe yaklaştıktan sonra yüzüğü eline aldı ve takmadan önce incelemeye başladı.

Yüzüğün dış kısımları parlak siyah renginde kaplanmışken, orta şerit kısmında sonsuzluk işaretine benzeyen bir takım mavi renginde işaretler bulunuyordu.

"Yüzük oldukça esrarengiz duruyor. Ne yazık ki Uzay-Zaman ile ilgili bilgilerim oldukça kısıtlı. Bu yüzük ile ilgili tek bildiğim bir depolama yüzüğü tarzı bir nesne olduğu."

Bir süre daha yüzüğü inceledikten sonra yavaşça yüzüğü parmağına taktı.

Ding..!

Yüzükte aynı kılıç gibi ses çıkararak parmağa oturdu ve kendisini sabitledi. Sahibine herhangi bir rahatsızlık vermeyecek şekilde boyutunu ayarlamıştı.

Bir an sonra ise yüzük, Monarch'ın zihnine kendi boyut bilgilerini ve içerisinde neler olduğunu göndermeye başlamıştı.

Gelen bilgilerin büyüklüğü Monarch'ı hayretler içerisinde bırakmıştı. Şu anda depolama yüzükleri ile ilgili tüm bilgilerinin yanlış olduğunu anlamak üzereydi.

"B-Bu nasıl... Evrimleşen zihnimle bile bu yüzüğün sınırlarını belirleyemiyorum..? Ama bu imkansız olmalıydı. Yapılan onca araştırmalar ve gelişmeler sonucunda en geniş yüzük sadece bir kaç evi alabilecek kadar genişti. Daha büyüğünde yapılan boyutun dengesi korunamıyor ve o boyut kendi içerisinde çöküyordu. B-Bu yüzüğün ise sınırları adeta sonsuz gibi..."

Monarch'ın düşüncelerini hisseden yüzük ise son cümleden sonra onun haklı olduğunu söylemek istercesine bir kere parlak mavi renginde parlamıştı.

Yüzüğün verdiği tepkiden hafifçe gülümseyen Monarch, bu seferde yüzüğün içerisine odaklandı. Fakat gördüğü şeyler ile biraz hayal kırıklığına uğramıştı.

"Hmm... Bu yüzüğün boyutu sonsuz. Fakat içerisinde sadece bir tane rengarenk kapaklı bir kitap var. Gelişimime destek olacak herhangi bir şey yok... Dur bir dakika. Lan! Orada bir mektup var! Koskoca bir Tanrının depolama yüzüğünde sadece bir mektup. Şaka mı lan bu!" dedikten sonra düşüncesi ile mektubu eline aldı ve okumaya başladı.

"Benim adım Atem Eternal... Bu mektubu eline aldığına göre benim unvanımı ve güçlerimi kazanan kişi olmalısın. Ayrıca sana hayat hikayemi ve bazı tavsiyeler verdiğimi de tahmin ediyorum. Bu yüzden hemen olaya gireceğim. Büyük ihtimalle biraz hayal kırıklığına uğradın. Hatta içinden 'Ulan koskoca depolama yüzüğünde neden sadece bir kitap var. Neden başka zenginlikler yok.' diye düşünmüşsündür. İzin ver sana açıklayayım."

"Birincisi fiziksel form alan ruhum ile anca bu kadarını yapabildim. İstesem içerisine altından dağlar, özelleşmiş madenler veya teknikler doldurabilirdim. Fakat bunlar senin ihtiyacın olan şeyler değil. Hatırlıyor musun sana tahtımdan neden ve nasıl indirildiğimi açıklamıştım. Bunun sebebi daha güçlerimi tam anlamıyla anlayamamış olmam ve tahtta olduğumdan dolayı yalnız kalmamdı. Bu yüzden seni de bu hataya düşürmemek için bu kitabı hazırladım. Bu kitabın adı yada bu sanatın adı Sonsuzluk Yıldırımı..!"

"Sonsuzluk Yıldırımı, evrende bulunan her türlü gücün yıldırımını oluşturabilecek bir sanattır. Kitabı eline aldığın anda direk zihnine, ruhuna ve dantianına kazınacak. Fakat şartları çok ağır olmakla beraber oldukça güçlü bir sanattır. Bunun sayesinde kendinden güçlü olan kişileri yenebilirsin. Tabi ki her bir elementin yıldırımını hemen oluşturamazsın. Şartları var, fakat bu güç ve ileri de kuracağın arkadaşlıklar ve ordular ile birlikte bu sefer zafere ulaşabiliriz. Bu gücü iyi bir şekilde kontrol edebilirsen, Yaratıcı Babamın bile yapamadığı şeyleri yapabilirsin. Zira bu güç, bu evrende oluşmuş bir şey değil... Kaderinde bol şans yeni Evren Tanrısı.!"

Son cümleyi okuyan Monarch, gözlerini tekrardan kitaba doğru dikmişti. Zaten yıldırım elementinin güçlü olduğunu seziyordu. Birde ayrı bir sanat ortaya çıkmıştı.

"Neden yıldırım..? Elementin kendisi bile güçlü ve aynı seviyede bilinci de yüksek. Bunu ayrı bir sanat içerisinde kullanırsam ve kontrolü kaybedersem ? Diğer elementler biraz daha basit olurdu." diyerek kitaba bakmaya devam etti.

Kafasında binlerce düşünce dönüyordu. Bu işin olabilecek pozitif ve negatif sonuçlarını hesaplıyordu.

Bir süre daha düşündükten sonra yavaşça kitabı yüzükten çıkarttı ve eline aldı.

"Düşmüş Evren Tanrısı Atem, normal elementler ile başaramadığı için bu yolu bana tavsiye ediyor. Bu yüzden kendisinden bile kudretli olmamı sağlamaya çalışıyor. Fakat efsanelerde bir sıkıntı var... Yaratıcının güçlerine sahip birisini nasıl oluyor da melekler yenebiliyor. Zihnim adeta bu işin içinde bir bit yeniği olduğunu aykırıyor."

Bu tip düşünceler devam ederken, Monarch'ın kanatlarında ki yıldırım sembolü ve kitap senkronize bir şekilde parlamış ve kitap hızlıca Monarch'ın elinden kaybolmuştu.

Ding... Ding... Ding...

Oluşan olayın hemen ardından Monarch'ın zihni istemsiz olarak yeniden ikiye ayrıldı. İkinci ayrılan kısım bu sefer ruhun oradaydı. Monarch'ın ruhunda da manevi kanatlar bulunuyordu. Maddesel ortamda ki kanatlardan herhangi bir farkı yoktu. Ruhun hemen önünde ise az önce elinde tuttuğu kitap açık bir şekilde duruyordu.

Bir an sonra ise kitaptan ruha bir tür enerji akımı meydana geldi ve bir takım bilgiler Monarch'ın zihnine akmaya başladı.

Gelen bilgi akışı o kadar yoğun ve fazlaydı ki, Monarch acıdan diz çökmek zorunda kalmıştı.

AAaaaRghh....!

Monarch, acı içinde zihinsel baskı ile yüzleşirken, Sonsuzluk Yıldırımı Sanatı, son sürat ile Monarch'ın zihnine kazınıyordu.

[İki dakika sonra]

Derin bir şekilde nefes alan Monarch, azalmaya başlayan zihinsel baskıya direniyordu. Kısa bir müddet sonra ise zihinsel baskı tamamen bitmiş ve kitap enerji formuna dönerek ruh ile kaynaşmıştı.

Monarch'ın zihnine ise sanat ile ilgili bilgiler kazınmıştı. Monarch, diz çöktüğünde üzerini kapatan kanatlarını açarak ayağa kalktı. Bu bir tür doğal koruma hareketiydi.

"Anlıyorum..."

Monarch, zihnine dolan bilgiler incelediğinde tek söylediği cümle buydu.

"Anlıyorum... Bu sanatın gücü çok fazla..! Şu anda bırak bunu kullanmayı, kontrol bile edemem. Sanata göre evrende ki her türlü gücün,maddenin ve enerjinin yıldırımını oluşturabilir ve kullanabilirim. Ayrıca bu güç sadece saldırı için değil, kullanılan maddenin özüne göre işlevi değişiyor. Örneğin Karanlık Elementi ile yıldırım oluşturursam saldırı, Işık ile oluşturursam tedavi için kullanabilirim. Fakat şartlar çok ağır."

"Enerji Ustası Aleminde sadece bir elementin yıldırımının oluşturabilirim. Enerji Lordu aleminde ikinci, Enerji İmparatoru üçüncü. Enerji Hükümdarı dördüncü, Enerji Tanrısı aleminde temel 6 elementin hepsini oluşturabilirim. Daha sonra ise anlamadığım İlahi Alemler denen bir evre var. Tek bildiğim bu evrenin Tanrı Aleminden sonra geldiği... İşte bu alemlere geçtiğimde gücün sınırları kalkacak. Tek yapmam gereken bu sanat ile ilgili tecrübe kazanmak olacak. Fakat şimdilik Enerji Ustası alemine geri dönmem gerekiyor..."

"Dantianım sakatlanmadan önce zaten Enerji Ustası Zirve aşama seviyesindeydim. Yani vücudum buna hazır. Sadece Dantianı hazırlamam gerekiyor." derken etrafına bakınmıştı.

"Şu uğraştığım şeylere bak ya! Gün gelecek, sürgün kararımı veren amcamın düşünme kabiliyetinin sonsuza kadar yok olduğuna emin olacağım! S*ktimin beyinsizi!"

Tak... Tak... Tak...

Kısa bir yürüyüşün ardından mağaranın girişine ulaşan Monarch, keskin rüzgarın yüzüne vurması ile birlikte rahatladığını hissetmişti. Fakat biraz sonra aşağıya baktığında korkarak geri çekilmişti.

"Ehm... Biraz yüksekmiş la... Ben buradan nasıl ineceğim peki ?" derken göz ucuyla hiç kullanmadığı kanatlarına bakıyordu. Teoride onları kolları gibi kontrol edebiliyordu. Fakat iş uçmaya gelince işler değişiyordu.

"Hmm... Teoride kuşlar bunları çırpıyordu dimi ?" diyerek kuşların uçuşunu aklına getirmeye çalıştı. İlk olarak kanatlarını dik pozisyona getirerek gerdi ve aniden yatay olarak aşağı salladı.

Oluşan hava akımı, tek seferlik olduğu için Monarch'ı havaya uçurmuştu. Fakat daha Monarch, 'Uçabiliyorum..!' diyemeden son sürat aşağı düşmeye başlamıştı.

"AAAAaaaaahh..! Lann!! Düşüyorum..!"

Aşağıya düşerken mağaranın oldukça yüksek bir dağın tepesine yapıldığını fark eden Monarch, düşerken bile alnına vurmuştu. Hiç kontrol etmeden uygulamaya geçmişti.

"Vay ben böyle dağ yapanın aklına s*kayım! Yap lan bunu küçük bir tepe... Ne bu kadar uzatıyorsun! Aaaarrgggghhhh...!"

Yere çakılmasına 5 saniye kala, gözlerini birden açan Monarch, mutlak bir kararlılık ile kanatlarını ardı ardına sallamaya başlamış ve birden düştüğü hızdan daha süratlı bir şekilde dağın zirvesine ulaşmıştı. Bu sefer kanatlarını durdurmadan sallamaya devam etti ve havada sabit durmaya çalıştı.

İlk başta bir yalpalasa da bir kaç denemeden sonra işi çözmüştü. Buradan ışınlandığı adanın tamamı görünüyordu.

"Uçuyorum!" derken göz ucuyla aşağıya bakmıştı.

"Yok şimdi harbiden uçuyorum. Hahaha! Çok güzel hissettiriyor." 

Bir süre artık otomatikleşen kanatlara bakan Monarch, işlerin yolunda olduğunu ve yere çakılma ihtimalinden kurtulduğundan emin olduktan sonra etrafına bakınmayı akıl edebilmişti.

 "Demek beni böyle bir adaya ışınladılar."

Fakat tanıdık bir yer görmeye çalışan Monarch, bir süre sonra başarısız olmuş ve hayal kırıklığı ile konuşmaya başlamıştı.

"Hiç bir yer tanıdık değil... Primordial Gezegenin tamamı bile keşfedilmemiş. Kim bilir nereye düştüm... Nasıl geri döneceğim..?"

Ciddi bir umutsuzluğun içine düşen Monarch, kafasını sallayarak bu halinden kurtulmaya çalıştı.

"Hayır! Böylesine ufak bir problemde bile umutsuzluğa düşecek isem bu güçleri almamın ne anlamı var ? Buradan ayrılmanın kesin bir yolu vardır. Bunun yolu da yetişimi mi eski haline geri döndürmekten geçiyor. Hatta daha da güçlü bir konuma geçmeliyim. Bunun içinde elimde kendi habitatına sahip bir ada ve yeni güçlerim var... O halde başl..." diyecekken duraksadı.

"Hayır o klişeye girmek istemiyorum." diyerek kanatları ile adaya doğru serbest dalışa geçmişti.





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 998

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 806

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 721

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 155

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16221 Üye Sayısı
    • 733 Seri Sayısı
    • 34345 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr