"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Beyaz Pelerinli Çocuk - Bölüm 21 : Geçmiş Hapishanesi


 

 

 

                Ronnie gözlerini açtığında taş bir yolun üzerinde sırtüstü yattığını güçlükle fark edebildi. Açık mavi gökyüzünü görmeden önce yolun üstüne dallarını uzatmış bir ginkgo ağacının altın sarısı yapraklarını gördü. Birkaç yaprak daldan ayrılarak esen hafif rüzgara katıldı ve Ronnie’nin yüzüne düştü.

 

Ronnie sırtını yerden kaldırdı ve oturduğu yerden yola bakmaya başladı. İki yanı altın renkli ginkgo ağaçlarıyla kaplı olan yolun ilerisini göremedi ve meraklanıp ayağa kalktı. Altın renkli yapraklar rüzgarla savrularak çocuğun önünden geçiyordu.

 

Ronnie içindeki huzursuzluğun sebebini bilmiyordu ve geçmişe dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Paytak paytak yürüyordu ve ağzı açık bir şekilde etrafa bakıyordu. Ginkgo ağaçlarının arkalarında sarı ışıklar vardı ve çocuk ağaçların arkasını da göremiyordu. Taş yolu ve yanına dizilmiş iki sıra ağaçlardan başka hiçbir şey göremiyor olması Ronnie’yi biraz korkutmuştu.

 

Yolda yürümeyi bırakıp ağaçlara yöneldi ve sarı ışığa doğru gitmeye başladı. Işığa yaklaştıkça bir şeyler görmeye ve garip sesler duymaya başlamıştı. Işığın içine girdiğinde duyduğu seslerin iki çocuğa ait ağlama sesleri olduğunu fark etti. Taş harabelerin içinde , kırmızı kepini sağ eliyle tutan zenci bir çocuk yerde sırt üstü yatıyordu ve sol kolunu kaldırıp ağlayarak güneşi gösteriyordu.

 

Ronnie, çocuğun ne dediğini duymak için biraz daha yaklaştığında diğer sesin kaynağı olan öbür çocuğu gördü. Siyah saçları yüzüne düşmüş çocuğun gözleri ağlamaktan kızarmıştı ve gözyaşları yanaklarından aşağı süzülüyordu. Diğer çocuk da kırmızı kepli çocuğun yanına onun gibi sırt üstü yatmıştı. Ronnie , iki çocuğun da yüzünün kanla kaplı olduğunu ve vücutlarında yaralar olduğunu fark etti.

 

“Söz ver Ronnie ! Bir daha hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz ve bu orospu çocuklarının bizi tekrar ezmesine izin vermeyeceğiz !”

 

Ronnie’nin huzursuzluğu arttı ve konuşan zenci çocuğu dinlemeyi bırakıp ışığın içinden çıktı. Taş yolda yürümeye devam ederken çocuğun dediklerini düşündü , bir yerden tanıdık gelen bu cümle , Ronnie’nin kafasını kurcalıyordu.

 

Farklı bir ses duydu ve sesin geldiği yöndeki ışığın içine atladı. Karşısında sarı saçlı küçük bir kız çocuğu vardı ve yürüyemediği için yerde sürünüyordu. Yıkılmış evlerin arasından kahverengi saçlı bir çocuk fırladı ve kızın üzerine yürüyen adamın kafasına bir taş fırlattı. Bağırış seslerinden ve sopaların insanların kemiklerini kırarken çıkarttığı seslerden anlaşıldığı üzere Ronnie bir kavgaya tanıklık ediyordu.

 

Kahverengi saçlı çocuk , kızın üzerine yürüyen bir adamı bıçakladıktan birkaç dakika sonra sopalarla dövülerek can vermişti ve açık gözleriyle Ronnie’ye bakıyordu. Küçük kız yerde sürünerek kahverengi saçlı çocuğun yanına gitti ve “Abi ! “ dedi.

 

 Ronnie kızın kafasının bir taş ile parçalanmasını izledikten sonra birbirlerine sarılmış bir şekilde kendisine boş gözlerle bakan abi kardeşe bakmaya başlamıştı. İkisinin bakışlarından korktu ve kaçmak için arkasını döndü. Işıktan çıkmak için var gücüyle koşuyordu.

 

Koşmasına rağmen hiç mesafe kat edememişti ve korkarak arkasına dönmüştü. Adamlardan birisi kahverengi saçlı çocuğun cebinden , içinde beyaz tozlar olan küçük bir poşet aldı ve ölmüş çocuğun suratına tükürerek ortadan kayboldu. Geriye sadece kaybedenlerin kaldığı bir sahneyle karşı karşıya olan Ronnie, daha da huzursuzlanmıştı ve aklını kaçırmak üzereydi.

 

Birkaç dakika boyunca birbirlerine sarılmış şekilde duran abi kardeşe baktı ve duyduğu sesten korkarak geriye sıçradı. Kahverengi saçlı çocuk Ronnie’ye bakarak konuşuyordu fakat Ronnie , çocuğun öldüğünden emindi.

 

“Ronnie , kardeşimi niye korumadın ? Onu koruyacağına dair bana söz vermiştin ! Kardeşimi niye korumadın ? Niye ? ”

 

Ronnie hıçkırmaya başladı ve arkasını dönüp tekrar koşmaya başladı. Işığın içinden çıkmıştı ve kendisini yere attığı için dizleri parçalanmıştı. Kan ter içinde kendi kendine konuşmaya başladı.

 

“Neler oluyor ? Neler oluyor ?”

 

Ronnie sakinleşmeye çalışırken taş yolda yürümeye devam ettiğini fark etmemişti. Yolun sonuna geldiğinde karşısındaki ışıktan gözleri kamaşmıştı ve başını öne eğerek ışığın içine dalmıştı.

 

Siyah saçları alnına düşmüş küçük bir çocuk , sırtını parkın içindeki bir ağaca yaslamıştı ve kafasını hafifçe kaldırmış , koluna sargı yapan kıza bakıyordu. Siyah kâküllü beyaz tenli küçük kız çocuğu gülerek yerdeki çocuğun kolunu sarıyordu ve yerdeki çocuğun yanakları her saniye daha da kızarıyordu.

 

Ronnie kızı görünce daha da kötü oldu ve kızı incelemeye başladı. Bembeyaz tenli siyah kâküllü küçük kızın yeşil gözleri vardı ve üzerine pembe bir elbise giymişti. Gülmekten kısılmış gözleriyle ve gülerken ortaya çıkan iki gamzesiyle Ronnie’yi etkileyen kız , Ronnie tarafından daha fazla incelenmeye başlanmıştı.

 

Saçının üstünde kırmızı bir kurdele vardı ve Ronnie , sırtını yaslamış çocuğun sözlerini duyarak kızı incelemeyi bıraktı. Şok olmuştu.

 

“Teşekkür ederim Lillie.”

 

Ronnie gördüğü her şeyi hatırladı ve küçük kıza doğru koşmaya başladı. Zeminin rengi kırmızıya döndü ve gökyüzünün maviliğinin yerini karanlık aldı. Ronnie , Lillie’ye doğru var gücüyle koşmasına rağmen kız ondan uzaklaşıyordu ve Ronnie altında kayan zemini yenemiyordu.

 

Kırmızı zeminde büyük bir çatlak oluştu ve Ronnie , Lillie’nin çatlaktan aşağıya düşmek üzere olduğunu fark etti. Var gücüyle bağırarak Lillie’ye koştu ve yakalanmak üzereyken çatlaktan aşağıya düşen Lillie’den vazgeçemeyip peşinden aşağıya atladı.

 

Karanlık bir tünelde baş aşağı hareket ediyormuş gibi bir hisse kapıldı ve Lillie’yi tutup etrafına bakmaya başladı. İkisi de son sürat aşağıya düşüyorlardı ve Ronnie’nin kalbi korkudan durmak üzereydi. Yere yaklaştıklarını hissetti ve kendisini alta alıp Lillie’nin yere çarpmasını engelledi.

 

Ronnie kendisini bir parkta , banka otururken buldu. Bir ağacın altına doğru bakıyordu ve gökyüzü kapkaranlıktı. Bir anda ağacın altına kendisiyle birlikte Lillie’nin çakıldığını gördü ve parçalanan bedenlerden çıkan kan Ronnie’nin yüzüne sıçradı.

 

“HAYIIIR !”

 

Qacceox ile buluştuğu yerde , ayakta bekliyordu ve karşısındaki yaratığa bakıyordu. Qacceox elini Ronnie’ye uzattığında yaratığın yanında Lillie belirdi ve Qacceox Ronnie’ye bakarak konuşmaya başladı.

 

“Güçsüzlüğün ne kadar kötü bir şey olduğunu ne çabuk unuttun Ronnie ?”

 

Ronnie kardeşini koruyacağına dair söz verdiği çocuğu , Cleo ile birlikte dayak yemekten az daha ölecekleri günü ve Lillie’yi hatırladı.  Qacceox hafifçe güldü ve konuşmaya devam etti.

 

“Lillie’yi korumak istemiyor musun yoksa ?”

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1263

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 662

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15596 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21004 Bölüm Sayısı


creator
manga tr