Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Sımer - Bölüm -3- Yaratılış


Sımmer’in ilk yaratılışında tanrılar geceler boyunca Sımmer’in şekli hakkında tartışmış, 4. gece ortak bir karar alınarak Sımmer tüm tanrıların ortak gücü ile yaratılmıştı. Her tanrı 4 adet kabile yaratmış ve Sımmer’in ayrı yerlerine kabilelerini dağıtmışlardı. Sımmer’de ki ilk savaşın toplam 3 tanrı yılı sürmesi üzerine anlaşılmıştı. İkinci kuruluş ilk Sımmer ile birebir olarak aynı şekildeydi ancak kabilelerin yerleşimleri tanrılar tarafından farklı planlanmış ve süresi 2 sene olarak belirlenmişti. İkinci Sımmer’in sonunda Elrax, Meryin, Ilkar ve Rayur’un kabileleri tanrıların isteği ile barış yaparak Sevillan ve Marqad’ın kabilelerine karşı 3. yılın son aylarında büyük bir saldırı gerçekleştirmiş ve galip taraf olmuşlardı. Tanrılar Sımmer’e direkt olarak etki edemezlerdi, çünkü yaratılan her insanın özgür iradesi vardı. Ayrıca haklı bir yargı olması için tanrılar Sımmer'e etki etmek istemezdi ancak zayıf zihinli kişilerin akıllarına fikirler sokabilirlerdi. Eğer kişiler yeterince güçlü ise bu yöntem işe yaramazdı. Uzun savaş dönemleri yüzünden zihinleri bulanmış liderler tanrıların gücüne karşı koyamamış ve barış yapmışlardı Bu saldırı uzun barış dönemini getirmiş, doğaları sayesinde Elrax ve Meryin’in en güçlü tanrılar olarak yönetimi ele almıştı. Şimdi ise Elrax tanrıları Sımmer’in üçüncü yaratılışı için ortak salona davet etti.

 

Tüm tanrılar salonu terk ederken Elrax sarayında kaldı, yere zincirlenmiş olan Marqad’ın yüzüne iğrenmiş bir şekilde bir süre boyunca baktı, ardından etrafında bir zindan yaratmaya başladı. Marqad şaşırmıştı ancak yine de sakin bir ses tonu ile sordu “Ne yapıyorsun Elrax aklını mı kaçırdın?” Elrax ise yavaş yavaş oluşan zindanın önünde eğilerek Marqad’ın gözlerinin içine baktı “Beni kandıramazsın vahşi, burada sadece sen ve ben kaldık artık bu saçmalığı kesebilirsin. Meryin’e olan şeyin, yaptığın bu katlin tekrarlanmasına izin vermem! Diğer tanrılar anlamıyor ama ben biliyorum, ben senin ne olduğunu biliyorum. Tüm bu olaylar bitene kadar sarayımın altında karanlığın içinde ölümü bekleyeceksin.” Elrax haklıydı artık yalnız kalmışlardı ayrıca bu Marqad’ın bir ceset gibi gömülmeden önce ki son anları olabilirdi bu yüzden Marqad Elrax’a kin kusmaya başladı, dakikalardır içinde tuttuğu nefreti ortaya çıkardı “Haklısın artık rol yapmanın bir anlamı yok Elrax. Ama sakın kazandığını düşünüp yumuşama çünkü ben burada ölmem, savaş daha yeni başladı Elrax, seni öldürmeden ölmem. O çok sevdiğin Meryin’i öldürürken bir gram üzülmedim, inleyişlerini dinlemen lazımdı. Yakında sizinde inleyişlerinizi duyacağım, bekle sadece bekle!” Marqad öfke ile bağırırken Elrax sakince ayağa kalktı ve Marqad’a “Bana neler yapacağın hakkında hayal kurabilirsin, bunun için bol bol zamanın olacak.” dedi, ardından yeri yarıp zindanı toprağın altına yerleştirdi. Marqad’ın zindanının üstü yavaş yavaş toprağın altına gömülürken zindandan Marqad’ın sesleri geliyordu “Ölümden kaçamazsın Elrax, benden kaçamazsın!” Elrax tebessüm ile “Ölümden kaçmıyorum, hatta birazdan gidip onunla yeni Sımer’i yaratacağım” dedi. Tanrıların birbirlerinin mühürlediği nesne veya varlıkların mührünü yok etme güçleri vardı ancak mühürlenmiş nesnenin ya da varlığın kendisi ne olursa olsun bu mührü kıramazdı. Marqad biri onu kurtarmazsa sonsuza kadar yer altında yaşamak zorunda kalacaktı. Elrax her ne kadar düzenin bozulacağını bilse de bu kararı kendi başına hiçbir tanrıya sormadan almıştı, almak zorundaydı. Marqad’ı yeni Sımer’de ki savaş bitene kadar özgür bırakmak çok tehlikeliydi. Hiçbir tanrının kendilerine danışılmadan böyle bir karar alınmasından hoşnut olmayacağını biliyordu ama aynı anda herkesi memnun etmenin imkansız olduğunun da farkındaydı.

 

Elrax ortak salona doğru ilerlerken aklında sadece Meryin vardı. Ona hiçbir zaman söyleyemese de Elrax Meryin’den çok hoşlanıyordu. Meryin’in bu şekilde katledilmesi Elrax’ı neredeyse kontrolden çıkarmıştı. Yine de Elrax prensipleri olan bir tanrıydı, ne olursa olsun asla düzenden ve gücünden vazgeçmeyecek biriydi, bu yüzden aşkının ölümü karşısında sakin kalabilmişti. Kısa bir süre sonra ortak salona ulaşan Elrax tanrıları selamladı, tanrılar çoktan yeni Sımer hakkında tartışmalara başlamışlardı. Elrax tanrılara bir şey açıklamak istediğini söyleyerek söz aldı, “Marqad’ın işlediği suç konusunda hepimiz hemfikirdik, bu yüzden buraya gelmeden önce Marqad’ı şahsi salonumda öylece bırakamadım. Marqad sadece benim bildiğim bir yere mührüm ile gömülmüştür, Sımer bitene kadar da tutuklu halde bekleyecektir.” Tanrılar Elrax bu sözleri karşında şaşkınlığa uğradılar kendilerine sorulmadan bir suçluya hüküm verilmesi doğru değildi. Rayur “Suçlu olduğu konusunda elbette hemfikiriz ancak bizlere sorulmadan ceza verilmesi tanrılara yapılmış büyük bir saygısızlıktır Elrax!” diyerek çıkıştı. Elrax ise tanrıların kendisine olan güvensizliklerinden bıkmıştı gür bir sesle tanrılara bağırdı “Hükmümden rahatsız olan var ise gidip Marqad’ı yattığı yerden çıkartabilir, tabi önce Marqad’ı bulması gerekir. Marqad’ın yerini sadece ben biliyorum eğer Marqad’ı kurtarmak isterseniz yerini öğrenmek için benimle savaşmanız gerekecektir! Meydan okuyan var mı?” Tanrılar Elrax’ın bu tür açıklamalarda bulunmasını beklemiyordu, düzeni korumak isteyen Elrax şimdi savaş naraları atıyordu. Ancak Elrax başından beri blöf yapıyordu, yıllardır süren düzen yıllardır elde ettiği güç tanrıların bundan korktuğundan adı gibi emindi Elrax, bu yüzden herhangi bir tanrının kendisine meydan okumasını beklemiyordu.

 

Öyle de oldu, tanrılar istemeyerek de olsa Elrax’a boyun eğip Marqad’ın aldığı cezayı kabullendiler. Sevillan Marqad için öne çıkıp onu savunmak isterdi ancak bir katili korumaya devam etmesi Sevillan üzerinde ki şüpheleri arttırırdı. Bu yüzden sessiz kalmayı tercih etti. Ayrıca Marqad’ın kilit altında kalması onunda işine gelirdi, savaş bittiği vakit önünde ki Marqad engeli en aza indirgenmiş olacaktı. Elrax derin bir nefes vererek “Hadi artık asıl meseleye geçelim, iki taraf olduğumuz için taraf tanrıların kendi aralarında toplantı yapmasını öneriyorum. Kabilelerin oluşumlarını belirledikten sonra Sımer’in şekli hakkında ortak bir toplantı yapabiliriz.” dedi, tanrılar Elrax’ı onayladılar ve ortak salonda toplantıkları yuvarlak masanın etrafından ayrılarak birbirine zıt taraflarda duran büyük odalara geçip toplantı yapmaya başladılar. Saatler süren toplantılardan sonra taraflar kabilelerinin liderlerini, yönetim şekillerini, ordu düzenini ve yerleşim şekilleri dahil birkaç farklı konuyu tartışıp bir karara vardılar. Ardından ortak salonda buluşup fikirlerini birbirlerine açıkladılar, Elrax söze başlamak istedi ancak Sevillan Elrax’ı engelleyip söz aldı “Bir kez de bizim ilk olarak konuşmamıza izin versen nasıl olur?” diye sordu. Elrax onaylar şeklinde elini Sevillan’a doğru uzatarak “Önden buyur.” dedi, Sevillan bir zafer kazanmışcasına mutlu olmuştu. Kabilelerini büyük bir heyecan ile anlatmaya başladı. “Önderleri ayrı 8 adet kabile kurduk detaylarını Sımer yaratıldıktan sonra konuşabiliriz ancak genel olarak anlatmak gerekirse Sımer’in her yönüne 1 kabile atadık. Kabilelerimizin her birinin kıyı şeridinde bulunmasını istiyoruz. Kabul ediyor musunuz?” diye sordu. Sevillan ve Rayur kıyı şeritlerini alarak Elrax ve Ilkar’ı Sımer’in ortasında sıkıştırmayı planlıyorlardı. Elrax kendine güveni tam bir şekilde Ilkar’a baktı ve başı sallayarak Ilkar’ın onayını aldı, ardından Sevillan’a dönüp “Son kararınız bu ise biz şartlarınızı kabul ediyoruz.” dedi. Sevillan gülümsedi, işte şimdi gerçekten bir zafer kazanmıştı “Son kararımız budur.” diyerek kutsal yemini etmiş oldu.

 

Daha sonra Elrax kendi planlarını anlatmaya koyuldu “Bundan önceki iki Sımmer’de kabile düzenini benimsedim ancak bu yeni Sımer’de Ilkar ile yeni bir düzen hakkında konuştuk. Elimizde ki 8 kabileyi birleştirip bir krallık kurmak istiyoruz…” Sevillan Elrax’ın lafını kesip “Ne demek krallık kurmak, kabile sistemini değiştiremezsin Elrax!” diyerek bir iki adım Elrax’ın üstüne yürüdü, Elrax olduğu yerden hareket etmeye tenezzül bile etmeyerek “Kabile sistemi hiçbir zaman Sımmer’in bir kuralı olmadı, istediğimiz şekilde değişim yapmaya hakkımız var. Eğer lafa önce benim girmeme izin verseydin sen de belki Rayur ile krallık kurabilirdin ancak çoktan kutsal yemini ettin. Biz krallık kuracağız, şimdi izin verirsen planımızı anlatmaya devam edeceğim.” dedi. Sevillan öfkesinden çıldırmak üzereydi, tanrıların etrafında durduğu yuvarlak masaya büyük bir hışımla vurup geriye çekildi. Öyle sert vurmuştu ki masanın bir yarısı içine göçtü. “İstediğin kadar çıldırabilirsin Sevillan, bu şartlar altında yapabileceğin hiçbir şey yok! Ama seni son kez uyarıyorum bu konseyde bir kez daha terbiyesizlik yapacak olursan seni ellerimle dışarıya atarım. Adım üstüne yemin olsun ki yaparım!” diye hiddetle kükredi Elrax. Sevillan çekildiği yerde ellerini göğsünde kavuşturmuş tanrıları uzaktan izliyordu. Rayur ise sessiz ve sakindi, Elrax’ın bağırması sırasında masanın kırık yerlerini tekrar oluşturdu ve Elrax’a “Lütfen sözüne devam et Elrax.” dedi. Elrax sakinleşerek söze girdi “Dediğim gibi biz bir krallık kuracağız, bunu engelleyen bir kuralımız yok. Deniz kıyılarını aldığınız için krallığımızı Sımer’ın ana kara parçasının tam ortasına kurmayı planlıyoruz. Lideri Miltar ve onun soyu olacak. Sımer yaratıldığı vakit detayları paylaşabiliriz. Son kararımız budur, planımızı kabul ediyor musunuz?” Rayur başı ile onaylayıp “Elbette kabul ediyorum.” dedi. Elrax ve Ilkar bakışlarını Sevillan’a çevirdi, “Başka şansım var mı? Kabul ediyorum.” diyerek yuvarlak masaya yaklaştı. “O halde taraflar belli olmuştur, Sımer’i yaratmaya başlayabiliriz.” diyerek tanrıları yaratılışa davet etti.

 

Yaratılıştan hemen önce Sevillan araya girip "Sımer ile alakalı bir öneride daha bulunmak istiyorum" dedi, Elrax başını sallayıp Sevillan'ın önerisini sunmasına izin verdi. "Tanrılar, hizmetkârımız olan Şeytan'ın bizlere yaptığı saygısızlığı umuyorum ki unutmamışsınızdır. Emirlerimize itaatsizlik ederek taraf seçmeyi reddetti. Sizlerin oylaması ile bu husus konusunda bir karara varmamızı öneriyorum.  Benim fikrim Şeytan'ı Sımer'e göndermektir, eğer Sımer'de hayatta kalabilirse ben kendi adıma onun günahlarını bağışlayacağıma dair yemin ediyorum. Bu ceza ile Şeytan kesinlikle tanrılarına bir daha itaatsizlik etmemeyi öğrenecektir, buna eminim." dedi Sevillan. Elrax bir süre düşündü, Şeytan'a o da bir ceza vermek istiyordu bu yüzden öneriyi ölçüp biçti. Daha sonra Sevillan'a dönüp "Bu fikir bence oylamaya açılmaya uygundur." dedi. Sevillan elini kaldıktan sonra "Şeytan'ın Sımer'e gönderilmesini onaylayanlar el kaldırsın." diyerek oylamayı başlattı. Elrax elini kaldırıp Sevillan'a bakmaya başladı, karşıt taraf olsalar dahi ortak bir noktada sonunda buluşabilmişlerdi. Daha sonra etrafına bakan Elrax odada ki diğer tanrıların el kaldırmadığını gördü. "Ilkar, ne yapıyorsun sen? Biz aynı taraftayız beni yalnız mı bırakacaksın?" diyen Elrax, Ilkar'ın üzerinde baskı kurmaya başladı.  Aynı şekilde Sevillan'da Rayur'u ikna etmeye çalışıyordu. Dakikalar sonra Ilkar'ın da eli havada göründü, Rayur'un ise fikri sabitti. Şeytanı cezalandırmayı adil bulmuyordu. Sevillan söz aldı "3 oya karşı 1 oy ile Şeytan'ın cezalandırılma önerisi kabul edilmiştir. O halde Şeytan'ı çağırıyorum, kararımızı ona da bildirmeliyiz" dedi.

 

Kısa süre sonra odaya Şeytan girdi, "Beni emretmişsiniz." diyerek tanrıları selamladı. Sevillan Şeytan'a doğru birkaç adım yaklaşıp "Şeytan tartıştığımız sırada sana bir karar vermeni emretmiştik, sen ise emri yerine getirmeyip tanrılara itaatsizlik etmiştin hatırladın mı? Basit bir hizmetkâr olarak tanrılarının emirlerini reddetme cüretinde bulundun, bizlere ihanet ettin. Bu yüzden seni cezalandırmayı uygun gördük." Şeytan tüm şaşkınlığı ile tanrıların yüzlerine bakıyordu, vücudu titremeye başlamıştı. "Ben, Elrax ve Ilkar ortak bir karar ile ceza olarak seni Sımer'e göndermeyi uygun bulduk. Sımer bitene kadar yani 1 tanrı yılı boyunca orada kalacaksın, hayatta kalmayı başarırsan cezanı bitereceğiz" Sevillan'ın bu sözlerinden sonra Şeytan ağlamalıklı bir halde tanrılara bakıp yalvarmaya başladı. Her tanrının tek tek önüne kapanıyor ve yalvarıyordu, gözleri yaşlı şekilde af diliyordu. Rayur'un önüne geldiğinde, Rayur yerlere kapanmış Şeytan'ı eğilip kaldırdı. Şeytan hıçkıra hıçkıra ağlarken Sevillan söz aldı "Malesef, Rayur senin suçsuz olduğunu düşündüğü için bize karşı oy ver, şimdi ise sana merhamet göstererek kendini diğer tanrıların önünde utandırıyor, çok yazık." dedi. Elrax yavaşça ortak salonun çıkış kapısına doğru yürüyerek eliyle dışarıyı işaret etti "Burayı derhal terk et Şeytan, cezanı çekeceğin Sımer'e gönderilene kadar özgürsün." diyerek Şeytan'ı kovdu. Şeytan titreye titreye kapıya yöneldi, ortak salondan çıkana kadar tanrıların yüzlerine acı ile baktı. Ortak salonunun dış kapısına geldiğinde Şeytan'ın arkasından bir ses duydu "Şeytan sana emrimdir; hayatta kal, sakın ölme. Döndüğünde, senin kişisel hizmetkârım olmanı istiyorum. Bu zamana kadar bana hiç itaatsizlik etmedin, bu sefer de senden emirlerime uymanı beklerim" seslenen kişi Rayur'du Şeytan salondan uzaklaşırken içinde bir umut doğmuştu. Tüm tanrılar Şeytan'ın hain olduğunu düşünürken ona güvenen bir tanrı vardı. Ortak salonu terk etmeden hemen önce arkasını dönüp Rayur'un önünde eğildi ve salonu yaşlı gözler ile terk etti. Ilkar ve Sevillan şaşkınlıkla Rayur'a bakarken Elrax tanrılara seslendi "İşimizi daha fazla uzatmaya gerek yok, hadi yaratılışı başlatalım."

 

Sımer koca bir kara parçasından oluşuyordu kuzey ve güneyinde büyük buz dağları vardı. Bu buz dağları ayrıca birer kutup görevi görüyordu, insanların dayanabileceğinden çok daha soğuk bölgelerdi buralar. Sımer’in güneyi kuzeyi ile karşılaştırıldığında bir hayli küçük ve güney buz dağlarının eteklerinde yer aldığı için oldukça soğuktu, bu yüzden yiyecek yetiştirmek için verimli bir yer değildi. Ancak doğuda Sımer’in ana karası büyüklüğünde bir kara parçası daha vardı, Sımer’in ana kara parçasından bir boğaz ile ayrılmış dev bir adaydı. Toprağı verimliydi her türlü bitki burada yetişebilirdi, Sımer’in en büyük yiyecek kaynağı bu bölgeydi. Ana karanın güneybatısında Elrax’ın özel isteği üzerine Prema’nın bir kopyası yaratılmıştı, Meryin’in elleri ile diktiği her ağaç ve çiçek aynı zamanda da Prema’yı süsleyen envai çeşit böcekler buradaydı. Her yıl Meryin’i anmak için Meryin’in öldüğü gün tüm Prema kan ile kaplanırdı. Prema’yı insanlardan uzak tutmak için kuzeyine büyük kurak bir bölge kuruldu. Böylece önüne gelen bu kutsal mabedi kirletemeyecekti. Premanın hemen doğusunda ise denizin ortasında küçük bir ada vardı. Burası da verimli toprak bakımından zengin ve Sımer’in güneyine yakın bir yerde idi. Tanrılar saatlerce uğraştıktan sonra Sımer’in kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına tamamlamayı bitirmişlerdi. Ardından insanları da kararlaştırdıkları şekilde yaratıp, yerleştirerek dinlenmeye çekildiler. Tanrıların toplantısına göre Sımer 1 tanrı yılı sürecekti bu da 120 Sımer yılına eşitti. Tanrıların çatışmasında haklı tarafın seçilebilmesi için insanların 120 yıl boyunca tanrılar adına savaşıp can vermesi gerekti…

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1252

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1072

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 698

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 651

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 634

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 522

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 367

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 194

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 187

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15290 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 20393 Bölüm Sayısı


creator
manga tr