Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Sımer - Bölüm -1- Tanrı Kanı


Başlangıçta 6 Tanrı vardı


Elrax - Düzenin Tanrısı

Sevillan - Kaosun Tanrısı

Meryin - Barışın Tanrısı

Marqad - Savaşın Tanrısı

Ilkar - Yaşamın Tanrısı

Rayur - Ölümün Tanrısı


Engrid isimli kutsal boyutlarında Elrax ve Meryin'in önderliğinde huzur içinde yaşıyorlardı. Elrax ve Meryin tanrılık vazifelerini yerine getirip düzeni ve barışı sağlıyorlardı ancak Marqad ve Sevillan doğaları gereği bu düzene karşı kin besliyorlardı. Marqad başta kinini ve öfkesini içinde yaşamaya kendini ikna etti. Öfkesi ile güçlenip savaş zamanı gelip çattığında durdurulamaz bir güç olacağını biliyordu. Ancak Sevillan böyle biri değildi düzen ve huzur onun zayıf noktasıydı, bekledikçe güçsüz düştüğünü biliyordu karmaşanın olmadığı bu zamanlarda kolay lokmaydı. Bu düşünceler onu içten içe yiyip bitiriyordu. Bir şekilde bu iğrenç zamanların sonunu getirmeliydi. Bunu nasıl yapacağını günler boyunca düşündü, ardından Marqad olmadan bunu başaramayacağının farkına vardı. Rayur da Sevillan ve Marqad’ın doğasına yakın bir tanrıydı ancak kişilik olarak onlardan çok farklıydı. Güçsüz olmak Rayur’u kötü etkilemiyordu ölüm olduğu müddetçe mutlu ve güçsüzdü evet, ancak ölüm olmadığı zamanlarda güçsüz oluşu hiçbir zaman onu rahatsız eden bir durum değildi. Öyle ki tüm tanrılar arasında kendi doğasını yenen tek tanrıydı o. Ölüme aç değildi, onsuz da yaşayabilirdi ancak yine de doğası gereği ihtiyacı olduğunun farkındaydı. Bu yüzden belli dönemlerde Elrax’tan izin alarak hizmetkârlar yaratır ve onları öldürüp ruhlarını emerek doğasını tatmin edecek kadar güç elde ederdi. Bazı zamanlar Elrax çeşitli nedenlerden dolayı Rayur’a izin vermezdi bu zamanlarda ise Rayur sarayına çekilir dinlenirdi ta ki Elrax ona izin verene kadar. Tanrı olarak herkes eşitti ancak bu düzen zamanlarında Rayur karışıklık yaratıp geçmişte ki savaşların tekrarlanmasına neden olacak şeyler yapmak istemiyordu. Bu yüzden Elrax’ın yönetimine kendi isteği ile uyuyordu, hiçbir zaman kendini buna mecbur bırakılmış gibi hissetmiyordu. Rayur ve Ilkar diğer tanrılar gibi değillerdi diğer tanrıların gücü sonsuza kadar artabilirdi ancak onlarınki sadece belli bir kapasiteye ulaşıncaya kadar artabilirdi. Bu yüzden hiçbir zaman Elrax veya Marqad kadar güçlü olamayacaklardı yine de bu onların ölüm ve yaşamı kontrol eden yegane varlıklar olduğu gerçeğini değiştirmezdi.

 

Sevillan planını uygulayabilmek için aylar boyunca Marqad ile konuşup onu manipüle etti. Ne kadar eşsiz bir yeteneği olduğundan öfkesi ile nasıl güçlendiğinden ve diğer tanrıların bu güce hakim olmak için nasıl can attıklarından bahsetti. Ne zaman buluşsalar Marqad'ın aklına Meryin'in bir düzenbaz olduğunu bunca güce sadece iyi doğasından ve Elrax’ın onu koruyup kollamasından dolayı eriştiğini anlattı. Her buluşmalarında Meryin'in barışının Marqad'ı zayıf kılışını ve bunun Meryin'i nasıl mutlu ettiğini anlattı. Başlarda fazla önemsemediği Sevillan'ın bu sözleri yavaş yavaş Marqad'a mantıklı gelmeye başlıyordu. Günler geçtikçe Marqad'ın öfkesi tüm bu fikirler yüzünden artıyor, bastıramayacağı bir noktaya ulaşıyordu. Zamanla Sevillan Marqad'a sadece Meryin'i alt etmeyi değil tüm gücü nasıl ele geçirebileceklerini anlattı Sevillan'ın planı kusursuzdu öyle ki Marqad sonsuz güce sahip olsa dahi yine de Sevillan'a zarar vermeyecekti. Sevillan Marqad'a ikisinin nasıl kardeş kanı taşıdıklarını anlattı, kaos olmadan savaş olamayacağını, savaş olmazsa kaos'un ortaya çıkamayacağını anlattı. Marqad’ın tam gücüne erişebilmesi için Sevillan’ın kaosuna ihtiyacı olduğunu aksi takdirde hiçbir zaman Elrax kadar güçlü olamayacağını anlattı.

 

Marqad sert ve vahşi olsa dahi onurluydu, onun için bu kardeş lafları çok şey ifade ediyordu. Sevillan zaman içinde Marqad’ın davranışlarından tüm bu kardeşlik yalanının onun için nasıl da önemli olduğunu anlamaya başladı. Bu yüzden Marqad’ı buradan vurmaya devam etti. Yaşam, düzen, barış bunların birer kardeş; kaos, savaş, ölümün de ayrı birer kardeş oluşunu anlattı. Sevillan'ın anlattıkları tamami ile saçmalık olsa dahi Marqad tanrıların en zekisi değildi. Kendi mantığında Marqad için tüm bu anlatılanlar mantıklı ve doğruydu. Marqad tüm tanrılara öfke duysa bile kardeşlerini asla öldüremezdi, onuru bunu engellerdi, Sevillan'ın istediği şey ise tam olarak buydu eğer Marqad'ı kendine inandırabilirse çok büyük bir müttefik kazanmış olacaktı. İşleri şansa bırakmak istemeyen Sevillan manipülasyonunu bir doz daha arttırdı, Marqad'a karşı küçük bir kardeş gibi davranıyor onu bir ağabey olarak görüyordu. Böylece Marqad kardeş hikayesine daha da inandı, elinden geldiğince Sevillan ve Rayur ile vakit geçirdi, onlara sürekli bir ağabey edasıyla yaklaşıyor ve gerçekten kardeşleri olarak görüyordu. Ancak zamanla Rayur Marqad’ın bu tavırlarından sıkılmıştı eşit tanrılar olmasına rağmen Marqad tarafından sürekli küçük kardeş tavırları görmek alçak gönüllü Rayur için bile fazlaydı bu yüzden Marqad ve Sevillan’dan uzaklaşıp Ilkar ile daha fazla zaman geçirmeye başladı. Bu başta Sevillan için kötü bir durumdu, Marqad’ın bu ummadığı davranış karşısında kardeşlik hakkında ki fikirleri değişmeye başlamıştı ancak Sevillan bu sefer de Marqad’a Ilkar’ın Rayur’un kafasına girdiği yalanını söyledi, tıpkı Meryin’in düzenbaz olması gibi Ilkar’ın da düzenbaz olup yalandan Rayur’un yüzüne gülerek onu yanına çektiğini söyledi. Sevillan hızlı karar verme yetisi sayesinde Marqad’ın aklında hiçbir şüpheye yer bırakmadı.

 

Sevillan’ın planı basit ama etkiliydi biraz daha itme ile Marqad’ın öfkesi açığa çıkacak ve tüm düşman tanrıları öldürüp en güçlü tanrı olarak Engrid’in sahibi olacaktı. Böylece savaş bitecek tekrar düzen ortaya çıkacaktı. Savaşın bitmesi ile Marqad öfkesini zamanla yitirecek, güçten düşecekti. Savaş Marqad’ın gücünü sonsuza taşıyan şeydi ancak öfke Marqad’a en güçsüz zamanlarında bile güç sağlayabilirdi. Savaşı kazanmış olan Marqad barış döneminde öfke ve savaştan uzakta güçten düşecekti işte o zaman Sevillan güçsüz bir yöneticinin oluşturduğu karmaşıklıkta güç bulacak ve Marqad’a saldıracaktı. Marqad ve Rayur'un kellesini alarak tek tanrı haline gelecek, istediği zaman kaos yaratarak doğasını besleyecekti. Rayur bu planda bir risk değildi çünkü onun güce bir açlığı yoktu, ayrıca sadece belli bir noktaya kadar güçlenebildiği için Rayur onun için bir tehdit değildi yani Marqad’ın gücü kaybettiği vakit Engrid’de ki en güçlü tanrı ortaya çıkan kaos yüzünden güç kazanan Sevillan olacak böylelikle de tek ve nihai tanrı olarak yaşamını sürdürecekti.

 

Marqad aylar süren manipülasyonlar sonunda kontrolünü kaybetti. Meryin'e onunla uygun bir vakitte yalnız bir şekilde konuşmak istediğini söyledi. Tek kadın tanrı olan Meryin her ne kadar zıttı olsa da Marqad'a ilgi duyuyordu bu yüzden Marqad'ın bu isteğini hiç düşünmeden kabul etti. Marqad Engrid'in en güzel bahçesi olan Prema'da Meryin ile buluştu. Prema 4 tarafı çiçekler ve ağaçlar ile süslü kocaman bir bahçeydi, Meryin boş zamanlarında buraya gelip elleri ile diktiği çiçeklerini ve ağaçlarını sular, hayvanların seslerini dinleyip huzur bulurdu. Savaş zamanlarında en çok zararı gören barışın tanrısı Meryin ikinci tanrı çatışması sırasında bu bahçeyi kurmuştu, böylelikle savaşın tüm stresinden ve vahşetinden kurtulmayı amaçlamıştı. Elrax ona bahçeyi bir çırpıda yaratmayı önerdi ancak Meryin elleri ile tek tek bahçeyi büyütmek konusunda diretti. Elleri ile büyüttüğü bu bahçe Meryin'in için bir cennet misaliydi. Bu yüzden hoşlandığı tanrı olan Marqad'ın davetini özel sarayında değil de burada kabul etmek istedi.

 

Marqad buluşmanın başında Meryin'e güzel sözler söyleyerek, gülümseyerek, övgüler dizerek güvenini kazandı ancak çok geçmeden asıl gayesini belli etti. Tüm bu övgülerden sonra Marqad'dan bir itiraf bekleyen Meryin yanılmıştı. Marqad, Meryin'in hiç beklemediği bir anda elinde çelik bir balta yarattı. Meryin hayranlık ile Marqad'ın gözlerinin içine bakarken tam yüzünün ortasına gelen balta darbesi ile yere kapaklandı. Tanrılar böylesine basit, kutsanmamış silahlar ile kolayca öldürülemezlerdi bunu Marqad'da herkes kadar iyi biliyordu. Yine de bunu bildiği halde Meryin'i yavaş yavaş öldürebilmek için yaratmıştı bu baltayı. Aylar süren manipülasyonun sonunda öyle öfke ile dolmuştu ki Meryin'in huzurlu bir ölümü hak etmediğine inandırmıştı kendini. Meryin yüzüne yediği bu darbe ile kanlar içinde yerde can çekişiyordu yüz etleri parçalanmış ve güzel Prema bahçesinin her yerine dağılmıştı. Marqad vakit kaybetmeden ikinci darbeyi Meryin'in karnına indirdi. Öfke ile Meryin'in bedenini ikiye ayırmaya çalışan Marqad bunun için bir kez daha vurdu karnına, bir kez daha ve birkaç kez daha Meryin sonunda ikiye bölünmüştü. Onu böyle görmek bir nebze olsun üzmüyordu Marqad'ı. Hâlâ daha hayatta olan Meryin'e daha neler yapacağını düşünürken Meryin'in alt yarısını alıp Prema'nın diğer ucuna fırlattı ardından biraz nefesini toplayıp Meryin'in can çekişen bedenine baktı. Henüz öfkesi geçmemişti, yaptıklarını az buluyordu. Bu hışımla Meryin'in kollarından birini tutup tek bir balta darbesi ile kopardı. Arından bir an bile düşünmeden Meryin'in kopmuş kolunu parçalanmış suratına çarpmaya başladı hem de bıkmadan, usanmadan defalarca ta ki kol parça pinçik oluncaya kadar. Ardından Meryin'in diğer kolunu koparıp onunla kafasını parçalamaya devam etti. Diğer kolda kullanamayacağı bir hale gelince bir müddet duraksadı ve Meryin'e dikkatlice baktı, hâlâ daha yaşıyordu. Meryin tüm bu parçalanmaya, tüm bu acıya rağmen yaşıyordu ve bu Marqad'ı mutlu etmiyordu. Son bir balta darbesi ile Meryin'in kafasını gövdesinden ayırdı. Ardından kan ve etle kirlenmiş Prema bahçesinin ortasında Meryin'in bedeninin yanına oturup dinlenmeye başladı.

 

Sonraki iki gece boyunca Marqad hiçbir şekilde ağzını açmadı aklından sadece yaptığı gurur verici vahşet geçiyordu. 2. gece yaklaşırken artık daha fazla dinlemeyeceğini biliyordu. Sevillan ve Rayur’a gidip olanları anlatmalı başarısını küçük kardeşleri ile paylaşmalıydı böylelikle Ilkar ve Elrax'a saldırı için hazırlıkları başlatabilirlerdi. Ancak çok geç kaldığının farkında değildi. Elrax 2 gündür haber alamadığı Meryin'i sonunda aramaya çıkmıştı. İlk olarak Meryin'in sarayını aradı orada kimseyi bulamayınca Meryin'in favorisi olan Prema'ya gitti. Gördükleri karşısında ise şok olmuştu Meryin'in parçalanmış bedeninin hemen yanında kanlara bulanmış bir halde oturan Marqad'ı görmesi ile dehşete düştü. Gördüklerine bir anlam veremiyordu zira gördüklerini değerlendirecek vakti de yoktu, Marqad Elrax'ı fark etmesi ile ayağı kalkıp baltasını kaptı. Tüm hışmı ile Elrax'a saldırdı Elrax'ı bu şaşkın halinde öldüremezse işinin zor olacağını biliyordu. Marqad öfkesi ile güçlenebilirdi doğru ancak uzun süredir düzenin hakim olduğu Engrid'de Elrax oldukça güç kazanmış olmalıydı, yani iş ya şimdi ya asla boyutuna gelmişti. Yine de böyle basit bir silahla Elrax'ı yenmesi imkansızdı. Üzerine doğru balta ile koşan Marqad’ı fark eden Elrax Marqad'ın baltasını çıplak elleri ile tek bir yumrukla kırdı, Marqad Elrax'ın güçlü olmasını bekliyordu ancak bu kadar güçlü olması onu şaşırtmıştı. Marqad'ın bu ufak şaşkınlığı karşısında Elrax vakit kaybetmeden Marqad'ın yüzünü elleri ile sıkarak onu göğe kaldırdı ardından Marqad'ı sağa sola çarpmaya başladı, yorulmadan, usanmadan ta ki Marqad acıdan bayılana kadar. Marqad'ın bayıldığından emin olunca hareketsiz bedenini yere bıraktı. Bir Marqad'a bir Meryin'e baktı, içi kan ağlıyordu o kadar öfkeliydi ki Marqad'ı öldüresi geliyordu ancak bunu asla yapmayacağını, yapamayacağını biliyordu. Doğru olan şey bu olayı diğer tanrılar ile değerlendirmekti. Ayrıca Marqad’ı öldürmesi şu an da var olan düzensizliğin iyice artmasına ve Elrax’ın güçten düşmesine neden olabilirdi. Bu düşünceyle uzun saçlarından tuttuğu Marqad'ı sürekleye sürükleye kendi sarayına götürüp kutsadığı zincirlerle yere çaktı. Ardından tek tek tanrılara ulaşıp Marqad'ın kirli günahını değerlendirmek için bir mahkeme kurulacağını haber verdi.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16676 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 22418 Bölüm Sayısı


creator
manga tr