“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

SHEN RAO'NUN EFSANESİ - 4- BANANE MODU


               

                                                              

                                                       3 YIL ÖNCE-KIRIK UÇURUM KITASI

 

Engebeli arazileriyle ve  kırık uçurumlarıyla ünlü, her yerinde neredeyse farklı bir iklimin tezahür ettiği kıta her zamanki gibi başka bir yeni güne uyanıyordu.

 

Sıradan olması gereken, herhangi bir gündü aslında, ta ki deli gibi koşan 103 kişi görüş alanına girene kadar.

 

Whoossh!(hız sesi)

 

En önde tanınmayacak halde kirli ve paçavralarla donatılmış bir erkek vardı  ve arkasındaysa süslü giysileriyle 1 kadın ve 101 erkek.

 

Genç kadın o kadar güzeldi ki aslında bu 102 erkeğin hepsinin onu kovalaması gerekiyordu ve hatta bütün ülkedeki erkeklerin  onu kovalaması  gerekiyordu.

 

Ama tam tersine bu güzel  kadın saçma bir şekilde  , öndeki lağım gibi kokan pis erkeği kovalamakla ilgileniyordu. O eflatun gözlerini  sanki kaybolur  diye adamdan bir an olsun ayırmıyordu.

 

Whoossh!

 

Bu 103 kişinin görüş alanına girmesiyle aynı anda , yeni doğan günün sessizliğini ve doğanın bütün huzurunu bozan gür ve derin bir ses 100 km’lik geniş alanı ansızın dolduruverdi.

 

Çevredeki uyumakta olan zavallı hayvanlar ürkerek sağa sola kaçışmaya başladılar. Kaçarken de  birçoğu korkmuş ve aynı zamanda meraklı gözlerle bu 103 kişiye bakıyorlardı , özellikle de sesin sahibine.

 

Sesin sahibi oldukça iri bir vücuda sahip, uzun boylu bir adamdı.

 

Şişkin  kol kasları sayesinde güçlü, mavi damarları bundan daha fazla belirgin olamazdı .

 

 Kolları neredeyse iri bir öküzle yarışacak kadar büyüktü ve bacaklarının da kollarından aşağı kalır bir yanı yoktu.

 

Üstündeki kırmızı-mavi karışımı renklerle bezenmiş lüks giysisinden vücut hatları ve vücudunun sertliği tamamen belli oluyordu.

 

 Onun için ‘kaya gibi bir adam’ denilirse  hiç de yersiz bir benzetme olmazdı.

 

Ek olarak, bu kaya gibi adamın yüz hatları da hiç fena değildi .

 

Vücuduyla orantılı olan yüzü, oldukça biçimli kaşlara ve  gece gibi simsiyah gözlere sahipti .

 

Bir bayanı öpmesi halinde onu kendi dudaklarına hapsettirecek kadar iri dudakları vardı ve bu dudaklar  çekici, yanık tenine büyük bir özenle yerleştirilmişti.

 

Kısaca vücudu taşsa , yüzü vücudundan daha taştı ancak bazen taş olmak da insanı mutlu etmez.

 

Eskilerin de dediği gibi ‘taş , taştan üstündür’ ve  insan gibi bencil ve kıskanç  bir varlıksa kendinden üstün varlıklara genelde tahammül edemez.

 

Ya da kısaca etmez…

 

Peşindeki 100 kişiye önderlik ettiği her halinden belli olan  taş misali adamın yakışıklı yüzü şu anda yoğun bir ter tabakasıyla kaplanmıştı  ve aynı zamanda  bıkkın ve kızgın bir ifadeye sahipti.

 

O öpülesi iri  dudaklarsa, güzel bir bayanın kulağına tatlı sözler fısıldamaktansa  küfretmeyi tercih etmişti.

 

‘’Ling Kai, seni şerefsiz it. Seni yakaladığımda dokuz sülaleni katledeceğim.’’

 

Fakat ,seslendiği ve küfrettiği şahıs  sanki onu duymamış gibi başını ondan tarafa çevirmeye bile tenezzül etmemişti.

 

Whoossh!

 

Sanki küfredilen o değil de etraftaki otlar ve böceklerdi.

 

Bu kişi ya gamsızdı , ya yüzsüz  , ya da sağır.

 

Fakat aslında hiçbiri değildi o sadece canı için koşan normal bir insan evladıydı.

 

Ayrıca bu küfürleri 101 kişiden 2 ay boyunca ara ara yediği için ‘ banane ’ moduna bürünmüştü.

 

Kovalamacanın başlarında yediği küfürlere tahammül edememiş ve arkasındaki ağzı bozuk insan topluluğunun bir kısmıyla  birkaç darbe alışverişi yapmıştı.

 

Sonuç olarak birkaçında güzel yaralar bıraksa da kendisi de bu dayaktan nasibini almıştı.

 

Kaburga kemiklerinden ikisi kırıktı ve  sol bacağının arka tarafında kanlı bir yara vardı, iç organlarıysa tabiri caizse çorbaya dönmüştü.

 

Kendisi bile şu anda ,hangi güçle koşmaya devam ettiğini bilmiyordu ama koşuyordu işte.

 

Ayakkabıları o kadar yıpranmıştı ki,  zavallı ayakları neredeyse ayakkabı giymiyor gibiydi. Bu ayakkabı da çok fazla delik vardı ve çok fazla yama… Ve bu yamalar da şık bir ayakkabı tamircisi tarafından özenle falan da yapılmamıştı.

 

Yamalar, eğilmiş bir eski iğne ve kanlı hayvan tüylerinin uç uca eklenmesiyle,  Ling Kai tarafından alelacele yapılmıştı ve çoğu zaman da onları deli gibi koşarken yapmıştı.

 

Delikler ise iri ağaç yapraklarıyla doldurulmuştu ve her adımınla hışırdıyorlardı ya da daha açık konuşmak gerekirse hırlıyorlardı . Yemyeşil ağaç yaprakları, yeryüzüne düşmelerine daha çok zaman olduğundan  zamansız bir şekilde Ling Kai tarafından koparıldıkları için sanki ona küfrediyor gibiydiler.

 

Hışırrr!!

Hışırr!!!

Hırrrrr!!!

……

 

Lig Kai ,iki aydır koşuyordu evet tam iki aydır ve neredeyse tabiri caizse nefessiz denebilecek bir ölçüde  yaşıyordu . Geceleri  bile rahatça  uyuyamıyordu çünkü arkasındaki kalabalık insan topluluğu  her nasılsa onu bir şekilde buluyordu.

 

Tüm bu iki ay boyunca çılgınca ilerlemişti ve tek amacı bir yerleşim yeri bulup insanlar arasında kaybolmaktı fakat ne yazık ki bu mümkün olmamıştı.

 

Şansı yaver gidip bütün tarikatı soyup soğana çevirmişti ama şansı kaçışının ikinci yarısında onu yüzüstü bırakmıştı.

 

‘Şans tanrısı kıskanç ve dönek derlerdi de inanmazdım, meğerse kim demişse doğru söylemiş .‘  Ling Kai bunları düşünürken arkasında topluluk  aradaki mesafeyi gittikçe daha fazla kapatıyordu.

 

Alnı tamamen ter içindeydi ve fiziksel gücü gitgide tükeniyordu. Harcadığı fiziksel enerji çoktan vücudunun limitlerini aşmıştı.

 

Bilinçliliği de yorulmuştu çünkü şu ana kadar her bir anını tetikte geçirmişti. Göz kapaklarını açık tutmak zor olsa da inatçı doğası her an bir şehirle karşılaşabileceği umuduyla onu sımsıkı ayakta tutuyordu .

 

Fakat bir insanın inatçı doğasının da bir limiti vardır  ve beden de  bazen beyni dinlemez.

 

Her ne kadar dirense de adımlarının her geçen gün daha fazla yavaşladığının o da farkındaydı.

 

Whoossh!

 

Bu sırada arkadaki 100 kişiden biri,  önlerindeki  liderleriyle ses iletişimine geçti.

 

‘’Kıdemli Pu He , sanırım bu küstah en sonunda gücünün sınırına geldi . Artık bu kovalamacanın sonuna geldiğimizi düşünüyorum.’’ Sivri burunlu adamın gözleri ikna eder gibi bir bakışla önündeki liderine bakarken gülümsüyordu.

 

Fakat gülen gözlerin karşılaştığı ifade, sadece hiddet olmuştu. Gözlerin baktığı yüzün kaşları çatılmıştı ve sanki o hiddetli  kaşlar onu öldürmek istiyor gibiydi.

 

‘’Kapa o lanet çeneni! Geçen ayda tam olarak  sabah vakti aynı zırvalıkları söylemiştin.Seni  çöp torbası.’’ Pu He ,bu adama artık tahammül edemiyordu ve tarikatın elit takımını  yanına almadığı için her geçen gün kendisine lanet ediyordu.

 

Nasıl bu adamların peşine takılmasına izin vermişti ki…

 

Sebep çok açıktı  onu  küçümsemişti hem de çok fazla küçümsemişti.

 

Sadece Pu He değil , geri kalan diğer 101 kişi de.

 

Birden Pu He aklına ansızın gelen bir fikirle, çöp torbası diye seslendiği adama döndü. Bu çöp torbasının adı Yan Ming idi ve şu anda biraz önce terslendiği için başını eğmiş ve  kıdemlisinden bilerek uzak duruyordu.

 

‘’Yan Ming, şimdi beni iyi dinle ve sana anlattıklarımı  diğerlerine de anlat . Şu andan itibaren hepinizin koşarken ona küfretmesini istiyorum. En yaratıcı ,en pis , en can alıcı küfürleri bulup onu çileden çıkaracaksınız. Eğer biriniz bile başarılı olur da onun bizden tarafa  dönmesini sağlarsa tarikata dönünce hem suçlarınızdan dolayı affedileceksiniz hem de hepinizin ödüllendirilmesini sağlayacağım’’

Yan Ming bunları işitir işitmez hemen gözleri parladı ve süt dökmüş kedi imajından kurtuldu. Hemen diğerlerine planı anlattı. Hepsi başlarını neredeyse aynı anda sallarken yüzleri düşünceler içinde kaybolmuştu.

 

‘Acaba hangi küfrü etsem’ şu andaki ortak düşünce buydu.

 

Peki hangisi başarılı olacaktı ve en iyi küfrü eden ekstra ödül alacak mıydı? Akıllarındaki esas soru aslında buydu ve bu soru cevaplanacak mıydı? HAYIR…

 

Arkasındaki adam sürüsünün bir şey planladığını hissedip, başlarındaki adama bakan  Ling Kai , hızını iki katına çıkardı.

 

Whoossh!

 

Ve hızını iki kata çıkarmasıyla birlikte , arkasından birbiri ardına yoğun gürültüler duymaya başladı.

 

‘’Ling Kai , biliyor musun annenle gençken çok yakındık . Anlarsın yaa’’

 

‘’Büyükbaban ben küçükken bana banyo yaptırır ve de kıçımı sabunlardı . Mmm hem de çok iyi sabunlardı.’’

 

Birbirini ardına buna benzer küfürler sıralanmaya başladı  fakat Ling Kai şu anda kelimenin tam manasıyla ‘banane’ moduna girmişti.

 

Bu sözlere kızar da geri dönerse onlar kazanacaktı ve bu yüzden dişini sıkmak zorundaydı.

 

O sırada küfretme sırası diğerlerinden daha kısa ve daha genç olan bir tarikat üyesine geldi  fakat bu kişinin aklına hiç yaratıcı  bir şey gelmiyordu.

Whoossh!

 

Etrafta koşan hayvanlar da birbiri ardına ortaya çıkan bağırışmalardan rahatsız oluyor ve sağa sola kaçışmaya devam ediyordu.

 

Tesadüf eseri genç etraftaki hayvanlardan bir manda yavrusuyla göz göze geldi.

 

‘’Buldummmm!!’’

 

Bu bağırış bir küfür değildi fakat herkesin dikkatini çekmişti hatta ‘banane’ modundaki Lin Kai’n bile.

 

‘’Gözlerin manda yavrusuna benziyor…’’




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1264

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 663

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15606 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21063 Bölüm Sayısı


creator
manga tr