Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Şeytan Akademisi - Bölüm 7


( İlk Bölümün 7 Parçaya Ayrılmış Halidir.)

--------------------

Büyük salona giden koridorlar.

İki adam hızlıca, koridorda salona ulaşmak için yürüyorlardı. Geriden gelenin rütbesinin daha alçak olduğu belliydi. Öndeki adam elementi sebebiyle kıyafeti koyu maviydi. Kolundaki pazıbendi siyahtı. İçinde 45 dereceyle yan yatmış bir kare ve onun üstündeki ve altındaki uçlarında birbirine bakan iki küçük dik üçgen vardı. Üçgenler V şeklinde bir boşluk oluşturmuştu. Kırmızı armanın içinde zeminle aynı renkte birbirine bakan arası boş iki yarım daire vardı. Bu Osenhaym Muhafızları’nın armasıydı. Bu armayı taşıyan vampir, okulun müdür yardımcısıydı. Güç olarak müdürden çok daha güçlü olsa bile bir vampir insanların 1 numaraları akademisinin sorumlusu olamazdı. Dalkavuk konuştu.

‘’Kapıyı zorla açamıyoruz. İçeriden çığlıkların geldiğini ve bir süre sonra kesildiğini biliyoruz. Saldırıyı kimin yaptığı ile ilgili bir bilgimiz yok. Hagbar’a çoktan yardım çağışı yapıldı. Birazdan muhafızlar geleceklerdir. Eğer onlardan önce müdahale etmek istiyorsanız acele etmeliyiz. Müdürün yaşadığından eminiz ama neden hala kapıyı açmadığını anlayamadık.’’

Yanındakinin aksine müdür yardımcısının kapının niye açılmadığıyla ilgili bir teorisi vardı yine de bunu kendine sakladı.

‘’Sen diğerlerini oyalamaya devam et, Hagbar’ı olabildiğince uzak tut. Bu büyük ihtimalle bir dikkat dağıtma.’’

‘’Lord’um yanlış anlamayın ama seremoniye sadece dikkat dağıtmak için saldırılacağını düşünmek biraz fazla değil mi?’’

‘’Senin fikirlerini sorduğumu sanmıyorum, şimdi git.’’

Salonun kapısına geldiklerinde dalkavuk, müdür yardımcısının yanından ayrıldı. Kapıda hazır bekleyen 40 şövalye vardı. Hepsi buz büyücüleri olan bu kişiler ya vampirlerdi ya da oradaki vampirlerin emrindeki hizmetkâr insanlardı. Müdür yardımcısının geldiğini görünce sağ ellerini yumruk yapıp göğüslerine koyup hızlıca selam verdiler. Küçük bir el işaretiyle tekrar rahat konumuna geçmeleri emredildi. Bölüğün komutanı yanında iki kişiyle müdür yardımcısının yanına gelip konuştu.

‘’Efendim olayın tek tanıkları bu iki kişi. Çocuk, yardım çağırmaya gitmeden önce hala içeride yaşayanlar varmış.’’

Dorian araya girdi.

‘’Burada ne olduğunu bilmiyorum ama eminim siz benim ailemi biliyorsunuzdur. İçeri girerken ben de yanınızda geleceğim.’’

Müdür yardımcısı cevapladı.

‘’Babanıza çoktan bilgilendirilmek üzere bir mektup gönderildi. Güvenlik sebebiyle süresi belirsiz bir şekilde ailenizin yanına gönderiliyorsunuz. Karga, lorda eşlik et.’’

Karga verilen emri yerine getirirken Dorian karşı koymaya çalışıyordu. Komutanlardan birinin büyülü gözlerle ona bakması bayılmasına sebep olmuş ve Karga’nın çocuğu sırtlayıp götürmesiyle koridordaki sesler yok olmuştu. Müdür yardımcısı onluk bölüklere ayrılmış askerlerin içinden geçti ve kapının önüne gelince kılıcını çekti. Şövalyeler komutanlarını takip edip kılıçlarını çektiler. 2 kesik darbesiyle kapı çoktan teslim olmuştu. Müdür yardımcısı kılıç kullanmadığı sol eliyle kapı parçalarını itip içeri girdi. Tüm askerler onu takip etti. İçerisi bir savaş hastanesi gibiydi. Yaralılar hayati tehlikelerine göre sıralanmışlardı. 400 öğrencinin çeyreğinden biraz fazlası hayatta kalabilmişti. Etrafta arkadaşları için ağlayanlar, vahşetin şokuna kapılıp sinir krizine girmiş insanlar ya da etrafta boş boş dolaşanlar vardı.

Müdür hariç diğer 3 öğretmen etrafla sorumluca ilgileniyorlardı. Sadece müdür masada oturmuş hiçbir şey olmamış gibi etrafı izliyor ve kadehini yudumluyordu. Sanki çoktan ölmüştü. İçeri giren askerleri gören öğrencilerin çok azı sevinç sesleri çıkarabildi. Diğerleri korkan gözlerle olan katliamın etkisinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyordu. Sevinmeye hakları yoktu. Salondaki en dikkat çeken şey ortada baygın yatan Kasparov ve biraz uzaktaki parlayan dev buzdan yumurtaydı. Alice, dizlerine Kasparov’un başını yaslamış vaziyette oturuyordu. Müdür yardımcısı içeri girdiği gibi olanları anladı. Direk Kasparov’un yanına yürüdü.

‘’Çocuğu odama götürün.’’

Verdiği emirle iki kişi Kasparov’u, büyü güçlerini kullanarak yerden bir metre havaya kaldırıp salondan çıkarmaya başladılar. Bir kişide Alice’i Kasparov’dan ayımıştı. Alice karşısındaki müdür yardımcısına bakarak ve kendini tutan kişiden kollarını kurtarıp konuştu.

‘’ Alevlerinin mavi olması bir tesadüf. Sadece etraftaki büyü gücünden biraz fazla kullandı. Rengi değiştiren aynaydı…’’

Müdür yardımcısı, Alice’i duymamış gibi yapıp salona konuştu.

‘’Burada olan herkes geçici bir süreyle karantina altındadır. Sizi sorgulamaları ve sağlık kontrollerini yapmaları için lütfen bekleyin.’’

Sözleri salonda biraz karmaşaya ve yükselen seslere sebep olmuştu. Kimse artık burada durmak istemiyordu. Hem tehlikeliydi hem de geçen şu kısa zamanda bile ölü bedenlerin yaydığı koku çekilemez bir hal almıştı. Ayrıca ölü arkadaşlarını görmek herkes için çekilmez bir acıydı. Tüm bu muhalif sesler müdür yardımcısının bir hareketiyle son buldu.

‘’Zorluk çıkaranlar tutuklanıp, daha sonra hücreye kapatılacaklar ve akademiden atılacaklar.’’

Sonra arkasını dönüp salonu terk etmeye başladı. Gördükleri yeterince netti. Daha fazla orada durmak için bir sebebi yoktu. Çıkarken onu, Alice takip etti. Kapıya kadar kimse engel olmasa bile kapıdaki muhafızlar onu durdurdu ve dışarı sadece müdür yardımcısı ve askerlerin 2. komutanı çıkabilmişti.

  1. komutan biraz öfkeli ve tedirgin bir şekilde konuştu.

‘’Gerçekten sadece çocuğumu umursayacaksın. İçerde az önce bir katliam oldu. Kraliyet prenslerinden daha önemli şeyler de var. Bu olay sadece politik değil. Bu akşam olanları bütün diyar duyacaktır.’’

Müdür yardımcısı hala sakindi. Astına dönüp;

‘’Onu sadece kraliyet varisi olduğu için almadım. Bu çocuk başka bir şeyin de varisi. Aynayı başka bir yere taşıyın. Bunu etrafındaki ateşe dokunmadan zeminle birlikte yapın. Diğerlerine gelecek olursak, ben başka kurtulan göremiyorum…’’

Komutan başka bir şey sormadı. Bir anlık duraksamanın ardından arkasını dönüp askerlerin görebileceği bir şekilde kafasını salladı. 2. komutan kapıyı kaplayan bir buz duvarı oluşturmadan önce kapıdan gözüken şey; askerlerin geri kalan öğrencileri ve müdür dâhil tüm öğretmenleri buzdan heykellere dönüştürüp infaz etmeleriydi.

Müdür yardımcısı koridorda yavaş adımlarla ilerlerken ufukta gözüken Gaia’nın Kalbi’nin olduğu yerden, mavi bir ışık sütunu gökyüzüne karıştı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1263

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 662

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15596 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21004 Bölüm Sayısı


creator
manga tr