"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Şeytan Akademisi - Bölüm 3


( İlk Bölümün 7 Parçaya Ayrılmış Halidir.)

‘’Efendim bugün heyecanlı mısınız? Çünkü ben bile heyecanlıyım. Bugün kıdemlim mezun olup şehrin güney kıyısına gidip Ejderha Akademisi’nde okumaya başlayacak. Lider Dörtlü’den biri olmak nasıl bir duygu? O kadar kalabalığın önünde ben seremoniyi başlatacak olsaydım gerçekten çok..’’

Lafını Kasparov kesti. Hala yeni uyanmıştı ve şimdiden başı ağrımaya başlamıştı. Gözlerinin arasını eliyle sıvazlarken konuştu.

‘’Özet geçmene gerek yok Leo. Ayrıca bazen çok konuştuğunun farkında mısın?’’

Kıdemlisini kızdırdığını düşünse de bir önceki lafını mırıldanarakta olsa bitirmeden edemedi.

‘’Heyecanlanırdım..’’

Başını eğip kısık sesle konuşmaya devam etti.

‘’Özür dilerim efendim, sadece beni yardımcınız olarak aldığınız için çok mutluyum ve sizin için gerçekten heyecanlanıyorum. Ayrıca seremoniden sonra sizi bir daha göremeyeceğim. Daha üçüncü sınıfım ve benim seremonime 4 sene daha var ve siz gittikten sonra ne yapacağımı düşünmemek için en iyi yol şuandan bahsetmek diye düşünmüştüm.’’

Kasparov, çırağının söylediklerini duyunca, gittikten sonra ona ne olacağını hiç düşünmediğini farketti. Sonuçta o bile mezun olacağına alışamamıştı.

‘’Hey, ben de ayrılacağımız için üzülüyorum.’’

Leo’ya baktı ve sağ elini onun sol omuzuna koyup konuşmaya devam etti.

‘’Ayrıca senden daha iyi bir yardımcı bulamazdım. Eminim benden sonra da kıdemlilerine iyi hizmet edeceksin ama unutma son sınıfta yardımcılık yapmak yok, sadece eziklerin mezun olmadan önce yardımcıları olmaz..’’

Buradan sonrasını birlikte söylediler.

‘’ve sadece ezikler son sınıfta bile yardımcılık yapar.’’

Daha sonra gülüştüler ve Kasparov, Leo’nun moralinin birazda olsa geri geldiğini hissetti. Daha sonra giyinmeye başladı.

‘’Şimdi ağızın değil ellerin çalışsın, bana ekipmanlarımı getir.’’

Leo, masanın yanındaki tekerlekli küçük dolabı getirmeye gittiğinde Kasparov, aynanın üstüne atılmış vaziyette duran beyaz ipek gömleğe ulaştı. Onu bir kez kokladı ve temiz olduğuna kanaat getirip giymeye başladı. Altında siyah, vücudunu saran bir pantolon vardı ve seremoniye onunla gitmeyi düşünüyordu. Gömleğini iliklemeyi bitirdikten sonra, Leo’nun getirdiği uzun kıyafeti üstüne geçirdi. Kıyafet bir pardösüyü andırıyordu ve dizlerinin altını bir karış geçecek kadar uzundu. Daha sonra aynanın yanındaki sandalyeye oturup sağındaki dolabın çekmecesinden bir çift çorap aldı. Çizmelerini de giydikten sonra ayağa kalktı ve karşısında hazırolda duran Leo’nun yanındaki ekipman dolabına doğru gitti.

Önce en üst rafı açıp yeşil yeşim taşından bir yüzük aldı. Yüzük kuyruğunu ısıran bir yılandı ve büyü taşından iki kırmızı gözü vardı. Onu sol elindeki koruma yüzüğü ile değiştirdi. Daha sonra dolabın sol kenarına asılı olan büyücü kemerini giydi. Kemerinin her tarafında mermileri andıran sırayla dizilmiş farklı renklerde büyü kristalleri vardı. Kristaller renkleriyle ilişkili şekilde farklı güçlerdeydi. Kemerin üstünde daha küçük güçte büyü taşları içeren bir kese bulunuyordu. Uzanıp dolaba yaslanmış vaziyetteki kılıcını, kemerin sol kısmına yerleştirdi. Solak olmasına rağmen kılıcını sağ eliyle kullanıyordu. Kılıcı neredeyse yere değecek kadar uzundu ve gümüş renkli kını olan, kabzasında 3 büyü taşı bulunduran bir şövalye kılıcıydı.

Normalde yüzük ve kılıç gibi iki sınıf silah taşımak çok mantıklı değildi. Büyü gücünü bölüyor ve kontrolü daha zordu ama savaşlarda farklı avantajlar sağlıyordu. Son olarak siyah metalden kolluklarını taktı. Dağınık biri olmasına rağmen silahları gayet bakımlı ve parlaktı. Giyinmesini bitirdiğinde yardımcısı konuştu.

‘’Efendim biliyorum hazırlıklı olmayı seviyorsunuz ama yine de seremoni için biraz fazla giyinmediniz mi? Sonuçta akademi şehri diyarın en güveli yerlerinden biridir ve giyiminiz çok dikkat çekiyor.’’

Kasparov, aynadan gözlerini çevirip Leo’ya baktı.

‘’Hala birkaç uzvumu kaybetmediysem bunun sebebi hazırlıklı olduğum içindir. Ayrıca bunlar beni tehlikeli ve havalı gösteriyor.’’

Kasparov lafını bir göz kırpmasıyla bitirdi.

Leo çoktan sorduğu soruyu unutmuş hayranlıkla kıdemlisine bakıyordu. İçinde biraz hüzün ve kıskançlıkta vardı. Sonuçta okulu lider 4’lüden biri olarak bitirmek her insan çocuğunun hayaliydi. Kasparov bu hayranlığını fark etmiş olmalı ki konuşmaya başladı.

‘’Hey bana öyle bakmaya devam edersen uğursuzluk getireceksin. Ne düşünüyorum biliyor musun? Seremoniye neden sen de katılmıyorsun? Böylece merakını dindirirsin. Hem seremoniye sadece son sınıflar girebiliyor ve onlarda kimseye bir şey anlatamadan mezun oluyorlar. Seninkine daha 4 sene var ve bu gidişle meraktan çatlayıp öleceksin.’’

Leo’nun gözleri umutla parlasa da söyledikleri aksini iddia ediyordu.

‘’Ama.. Ama, lordum sizin de dediğiniz gibi seremoniye sadece son sınıflar katılabiliyor. Hem ben böyle iyiyim. Eminim 4 sene daha bekleyebilirim!’’

Leo, kelimelerini onaylar bir şekilde kafa salladı. Ama içten içe bir ihtimal olmasını umuyordu.

Kasparov kendinden emin bir şekilde;

‘’Ahhh, kuralları boş versene. Yıllardır buradayım ve kaç kuralı çiğnediğimi ben bile bilmiyorum. Yine de seremoniyi başlatacak 4 kişiden biriyim. Hem ufacık bir şeysin eminim orada dikkat bile çekmezsin.’’

‘’Gerçekten mi?’’

Leo neredeyse ağlayacaktı.

Kıdemlisi cevapladı.

‘’Tabiki de, benim kim olduğumu sanıyorsun.’’

Leo bir anda teşekkür edip, Kasparov’a minnettar bir şekilde sarıldı.

Kasparov’u başta şaşırtan bu hareket sonradan rahatsız etmedi.

‘’Hey, anın büyüsünü bozmak istemem ama güneş neredeyse batacak ve bizim gitmemiz gereken bir seremoni var.’’

Leo sarılmayı kesip kıdemlisine baktı. Mutluluk gözyaşlarını eliyle ovuşturup ‘’Haklısınız efendim.’’ dedi. Daha sonra arkasını döndü ve kapıya yöneldi. Fakat bir el onu yakasından tutup gitmesine engel oldu ve Leo’nun istemsizce birazdan başına gelecekler için üzülmesine sebep oldu.

‘’Oradan değil küçük çekirge, kestirmeden gidiyoruz.’’

Daha sonra Kasparov, aynı tutuş şekliyle Leo’yu duvarın açık kısmına doğru sürükleyip getirmeye başladı. Kasparov bir elma daha ve ceketini alıp yürürken, yardımcısı yalvarmaya başladı.

‘’Efendim, sizin aksinize ben kahvaltı yaptım ve onun midemin içinde kalmasını tercih ediyorum. Eminim koşarak size yetişebilirim neden bu seferlik kendinize başka bir kurban bulmuyorsunuz.’’

Kasparov elmasından bir ısırık aldı ve hale çiğnerken konuştu.

‘’Heyyy, korkak olma! Hem belki bir dahaki sefere kahvaltımı başkalarına kaptırmazsın ve ben de böylece merdivenleri kullanırım. Baştan söyleyeyim hala biraz uykuluyum eğer seni düşürürsem kusura bakma, ama korkma bu kadar yüksekten düşersen direk ölürsün!’’

Sesinde korkutucu bir mizah anlayışı vardı.

Açıklığa iyice yaklaşmış Kasparov, Leo’yu son kez ve iyice kendine doğru çekerek onu bir çuvalmış gibi belinden kavrayıp aşağı atladı.

İkisi de aşağı düşerlerken bağırıyorlardı. Tek farkı Leo korku ve heyecandan bağırırken, Kasparov sadece dalga geçmek için bağırıyordu. Yere birkaç on metre kala Kasparov havadaki büyü enerjisini kullanarak kendini ve çuvalını yavaşlatmaya başladı. Yere bir metre kala durdu. Kasparov okulun, iç avlu bahçelerinin birinde havada asılı duruyordu daha sonra çuvalını yere bırakıp 1 metreden düşmesini izlerken kendi yavaşça avlunun içine doğru çaprazlama uçarak indi. Büyü kaynağına bu kadar yakın olan bir şehirde bırakın güvenli bir şekilde düşmeyi, uçmak bile mümkündü. Tabi Kasparov ile birlikte şehrin bu kıyısında uçabilen büyücü sayısı bir elin parmağını geçmezdi.

Aşağı indiğinde Guts onu bekliyor gibiydi. Birkaç öğrenciyle birlikte avludaki havuzun yanında ejder böceği yarıştırıyorlardı. Kasparov çocukların yanlarına doğru yürürken yarışın sonucu belli oldu ve Guts bir zafer çığlığı attı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 919

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16670 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22410 Bölüm Sayısı


creator
manga tr