“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Şebek Edebiyatı - Son Sözler


 Son olarak, yazmayı planlayıp ta yazarken yazmayı unuttuğum bir iki şeyi yazacak ve bir iki tavsiye verip bitireceğim.

 İlk bölümde şöyle bir tanımlama yapmışım.

 İnsanları zihnimizin içine alarak, kelimelerle anlatamadığımız duyguları, düşünceleri, deneyimleri, kurguladığımız gerçeklik ile insanlara aktarabildiğimiz bir araçtır.

 Zannediyom çok orjinal bir şey söyledim. İlerleyen bölümlerde bazı şeyleri hatırlamak için - Yazarın el kitabı - şeysini baştan okuyunca gördüm ki ratel de aynısını yazmış T-T

 Yetmedi, geçenlerde Minecraft ile ilgili bi araştırma yaparken aynı tanımlamayı gördüm. bin yıl öncesinin tespitiymiş...

----

 Anlatıcı tarzları bölümünde Hakim tarzını yeteri kadar yermediğimi farkettim. Alta kısa bir misal yazarak tatmin edicem kendimi.

 Hakim tarzı, altında toz birikmiş veya ufak bir şey takılmış mause gibidir. Masada baştan sona gezdirmenize rağmen monitördeki ok azıcık birşey ilerler.

 Romanı ilerleten şey hareketler ve diyaloglardır. Bölümün yarısı açıklama olunca ilerlemiyor malesef.

 NOT- Bir konusu varsa tabiki...

---

 Hakim ve Gözlemci ile ilgili eklemek istediğim şeylerden bir tanesi de - BELİRSİZLİK -

 Nokta nokta yorulmuş gibiydi, anlamamış gibiydi, korkutucu gibiydi, zor gibiydi... ? Yoruldu mu yorulmadı mı? Yoksa birazcık mı yorgundu? GİBİ VE BİRKAÇ gibi belirsiz kelimeler sadece ve sadece Kahraman tarzı anlatıcıya özgüdür.

 Özellikle VRMMO ve Cultivation romanlarında belirsiz kelimeler kullanamazsınız.

 Zanrax attığı tekme ile Safa'yı bir kaç metre geri fırlatı...

 Birkaç benim için 3 ila 9 arasıdır. Eğer VRMMO sahnesi olsaydı muhtemelen 3 metre ile 9 metre arasında 50-60 str farkı olurdu. Cultivation olsa arada 2-3 alem fark olurdu. Önceki bölümde söylediğim gibi, mantık okuyucuya bırakılmamalı.

---

 Tarzları kıyaslamaya çalıştığım bölümü yazarken farkettim ki 300-500 kelimelik kısa bir metin yetersizmiş. Gerçi amacım zaten aradaki kelime farkını göstermekti. Onu da yaptığımı düşünüyorum.

---

 Kahraman ile ilgili olarak eklemek istediğim şey düz yazı yazmaya benzer bir duygusu olduğu. Anlatıcı bir insan olduğu için çok fazla yazım tekniğine gerek yok. Hatta geçen bölümdeki SONUÇ-GELİŞME-GİRİŞ şeklinde bir şeyler söylese garibe kaçar. Oldukça kolay yani.

 Ek olarak, ana karakter olarak kendinizi koyarsanız tutarlılık ve gelişim konusunu çözmüş olursunuz. Bir insan, kendisinden daha derin bir karakter oluşturabilir mi?

---

 Okuma hızı ile ilgili olarak son zamanlarda sadece gözlemci tarzını yavaş okuma kararı aldım. Diğerlerini hızlı hızlı okuyup geçeceğim. Gerek bizim sitemizde, gerek diğerlerinde zaten yavaş okumaya değer bir şeyler yok. Oraya gitti şunla dövüştü, şuraya gitti onunla düzüştü gibi şeyler işte. Yavaş okuyup ne yapacaksam... Tabiki genelleme yapıyorum. Yoksa elbette yavaş okumak istediklerim de var.

---

 Cultivation ve VRMMO romanları yerdiğim bölümde, cultivation romanlarında sıkça karşılaştığım tepki gösterme bölümünü biraz eksik bırakmışım.

 Ana karakteri çıkmaza sokup, okuyucuya ' Aha şimdi ne olacak? ' dedirtmek, kitaba bağlamak zaten olmazsa olmaz gibi bir şey. Orada sorun yok fakat, bazıları bence oldukça abartıyor.

 İçerik oluşturma tamaaaamm... Geniş dünya tamaaaam... Karakter oluşturma tamaaaamm...

 Senaryo oluşturma kısmı çok baştan savma olmuş fakat yinede genel mantığı aktarabildiğimi hissettiğim için üzerine ekleyecek bir şeyim yok.

 Sahne oluşturma bölümünde daha fazla teknik yazmak istiyordum fakat sonradan vazgeçtim. Zaten kolay iş onlar.

 Yazdım mı yazmadım mı hatırlayamadım. Göz gezdirirkende denk gelmedim, o yüzden buraya ekliyorum.

----

 - Hafıza bölgesi - diye bir teknikten söz etmiştim. Araştıranlarınız varsa şimdi yazacaklarımı gayet mantıklı bulacaklardır.

 Romanın ismi hafıza bölgesi, bölümler ise o bölgeye yerleştirilen bilgilerdir. Romanlar ister istemez - hafıza bölgesi - tekniğini kullanırlar.

 Tek şart bölümlere, bölümün tamamını anlatır nitelikte isimler vermektir.

 Yarıda bıraktığım romanda, yirmili bölümlerden sonra isim vermeyi bırakıp sadece numara vermeye başlamıştım. İlk bölümlere verdiğim isimleri de kaldırmıştım. Sonradan kendi yazdığım şeyi unutmaya başlamıştım. Şu anda da genel hatlarıyla hatırlıyorum, detaylar yok.

 Bölümlere söylediğim şekilde isim verirseniz gerçektende spoiler gibi olacaktır fakat akılda kalıcılığı da artıracaktır.

72. Bölüm / Kuzey ormanındaki mağara(1)- Hazırlıklar
73. Bölüm / Kuzey ormanındaki mağara(2)- Örümcek sürüsü
74. Bölüm / Kuzey ormanındaki mağara(3)- Örümcek patronu
75. Bölüm / Kuzey ormanındaki mağara(4)- Tuzak, Hazine sandığı ve mağaradan çıkış
76. Bölüm / Kuzey ormanındaki mağara(5)- Dönüş yolundaki pusu ve ganimet dağılımı

 Neler yaşandığı ne kadar belli değil mi? Fakat aynı zamanda da akılda kalmasını sağlayacak işte.

 Buna ek olarak yavaş okuduğunuz zaman ister istemez bölümü neredeyse en ufak detaylarına kadar ezberliyorsunuz fakat kendi oluşturduğunuz bölüm kadar akılda kalmayabiliyor.

 NOT - Bu resme bakar gibi bakma olayını şey gibi düşünün. Okuduğunuz bir bölümü bitirdikten sonra aklınızda şuraya gitti, şunu yaptı, şöyle oldu gibi videomsu küçük bir görüntü oluşurya. Veya izlediğiniz bir filmi hatırlamaya çalıştığınızda bütün mekanlar, hareketler, diyaloglar tek seferde aklınızda canlanırya...

 Önceki bölümden alıntı. Bunun aynısı okuduğum bölümlerde de oluyor.

 NOT - Bu durumu daha çok fantastik ve VRMMO romanlarında görüyorum. O YILDIRIMLAR, ATEŞ PÜSKÜRTMELER, FİZİKSEL GÜÇLENDİRMELER... İNKAR ETMEYİN, HİÇBİRİSİNİ KAFANIZIN İÇİNDE ADAM AKILLI GÖREMİYOR, HİSSEDEMİYORSUNUZ. Bende yaptım, oradan biliyorum xD

 Demiştim. Bölümü okuduktan sonra aklımda kalan görüntüye bakarak kim neyi ne kadar canlandırmış görebiliyorum. Siz de görüyorsunuz aslında. Sadece bizde deneyim olduğundan 1 tık daha iyi anlıyoruz ne kadar iyi canlandırılabilmiş...

 Neyse. Hafıza bölgesi tekniği için yapmam gereken tek şey o aklımda kalan görüntüye odaklanarak yarım - bir dakika kadar o bölümün ismini sayıklamak ve ilişkilendirmek. Böylece romanı unutmazsam en ufak detaylarına kadar bölümlerine hatırlayabilirim.

 NOT - Çokta yakın olmayan bir zamanda bazı denemeler yaptım. Tam takır çalışıyor fakat denemeyi yaptığım roman, örnek olarak verdiğim şekilde isimler koymadığı için, bazı bölümlerde sadece o bölümde geçen kısa bir diyaloğu koyduğu için kafamın karıştığı oluyor.


-------------------------------------------------------
TAVSİYELER

 - Gözlemci deneyecek olanlara bir uyarım var.

 Yav okuyucu acaba karakterlerin davranışlarındaki inceliği anlıyor mu?... Veya dünyanın, içeriğin genişliğini?...

 Bunu o kadar derinden hissedeceksiniz ki anlatım tarzınız yavaş yavaş hakime dönmeye başlayacak veya bırakacaksınız...

 Eğer kafanızdaki kurguya ve verdiğiniz ip uçlarına güveniyorsanız okuyucuyu boşverin...

 Safa'nın, göğüsüne doğru gönderdiği mızrağı sağa doğru eğildikten sonra sol eliyle kavrayıp, koltuğunun altında sıkıştıran Zanrax, kendi mızrağını Safa'nın boğazına sapladı.

 Derin nefeslerine yüzünden akan terlerin eşlik ettiği Safa'nın, göğüsüne doğru gönderdiği mızrağı sağa doğru eğildikten sonra sol eliyle kavrayıp, koltuğunun altında sıkıştıran Zanrax, kendi mızrağını Safa'nın boğazına sapladı.

 Cümleler çok iyi olmadı, farkındayım fakat sizden ip uçlarına yoğunlaşmanızı istiyorum.

 Derin nefes ve ter... Hani Hakim ile yazıyor olsanız, yorgun düşen Safanın yavaşca ilerleyen mızrağı... gibi bir şeyi hemencecik yazarsınız. Gözlemci öyle değil. Yorgunluğu göstermeniz gerekli. Bu kısım ikilemde kalabileceğiniz bir yer olabilir. Bu ikisinin 5 dakikadır savaştığını düşünün. Bu durumda elbette yorulacaklar. Peki 5 dakikadır savaştıklarını yazmama rağmen hâlâ derin nefesi ve teri yazmam gerekli mi? Ben yazılmasından yanayım. Biraz kolaylaştırmak iyi olur... Hedef aldığınız kitle 20 yaş üstüyse boşverin. Anlar onlar. Bu tarz şeylere dikkat ederler...

 Veya hastalık düşünün. Solgun ten, hafifçe kalburluk, şişmiş ve hafiften morarmış göz altları..

 Hakim içinse tek birşey. - Hastaydı -

 Eğer hem açıklama, hem de gösterme varsa bilinki kelime sayısı kasılıyor.

 Yine önceki bölümlerde dediğim gibi. Eğer karakteriniz hastaysa, muhtemelen yukarıda saydığım şeyleri zaten kafanızda canlandırdınız. Beyninizde onları kelimeye çevirdi...

 Kafanızda canlandırabiliyorsanız Gözlemci aşırı derecede kolaydır.

 Neyse böyle işte... Seçim sizin.

----------------------------------------------------------------------------------

- HATALARIMI BELİRTİRSENİZ SEVİNİRİM

 Kardeşim, öncelikle hakimi bırakıp gözlemciyle yazmaya başla...

 Yapacak mısın? En iyi diye bir şey yok. Kafada var o. Misal bana göre en iyisi Gözlemcidir. Elimde gerek bilimsel gerek içsel delillerim var. Fakat yinede beğenmeyenler çıkacaktır. Çünkü yaş ortalamasını biraz yükseltir. En felsefik, psikolojik filmi bile ' Adamın kafası yarıldı ehülehüzehü ' diyerek izleyen şebek ne anlar Gözlemciden ? Hakim ile yazsan bile bu şebek muhtemelen 2000 kelimeyi 7-8 dakikada okuyor. 1-2 en fazla 3 ay sonra çok büyük kısmını, detayları falan unutcak o şebek.

 NOT - Anlayarak hızlı okuma teknikleri uygulayanlar hariç.

 Kendi öz eleştirinizi yapın. EĞER SİZ OLMUŞ DİYORSANIZ BİTMİŞTİR.

 Diyelimki bir araba tasarlamak istediniz ve yaptınız. Birisi de çıkıp şurası şöyle olsa daha iyi olur, bak burası olmamış gibi şeyler söylemeye başladı. İyide kardeşim, ben tam olarak tasarlamak istediğim şeyi tasalardım? İhtiyacım olan şey buydu?

 Hata olayı tamamen ne yapmak istediğinizle alakalı. Bu işin doğrusu yok. Varda yok...

------------------------------------------------

 - ELEŞTİRİYDİ, YERMEYDİ TAKILMAYIN

 İster roman olsun, ister çizdiğiniz resim olsun, film olsun... İnsanların beğenisine sunacağınız her şeyde bu böyledir. Eğer umursarsanız soğursunuz o işten.

 Sevene can feda, sevmeyene elveda...

 Bunu diyebilmelisiniz.

 Tiyatro ile ilgilenen birisini düşünün. Böyle elalem ne der diye kafasına takıyor. 300 kişinin karşısına çıktığı zaman ne yapacak bu adam? Kuzu kuzu saldığı şey paçalarından ayaklarına, zemine akacak...

 Ha yazarlık bu kadarda değil fakat yine de bi tınlamama durumu gerekli.

---------------------------------------------

 -DURUŞUNUZU BOZMAYIN

 İçi boş vahşetlerin sevileceğine ne şüphe? Gel görki okunulmasıyla okunulmaması arasında bir fark olmadığıda süphesiz.

 Şu saatten sonra bu işin içinde para olsa bile duruşumu bozmam. Sizlerde bozmayın. Şebekle şebek olmayın. Dilerse o gelsin sizle adam olsun.

 Üreten sizsiniz, tüketen o. Çözümün parçası olun, sorunun değil.
-------------------------------------------

 - SENARYOSU BİTMİŞ BİR ROMANI YAZMAYA ÇALIŞMAK, AYNI FİLMİ BİN KERE İZLEMEK GİBİDİR

 Senaryo bitmiştir ve siz bölüm yazmaya her başladığınızda o senaryoyu görürsünüz kafanızın içinde. Yazarsınız yazarsınız bir türlü ilerlemez...

 Elalem işin içinde güzel para olduğundan ajfkdlsglksdgjh yazıp yazıp gönderiyor editörüne ohhhh...

 Niye yazdım bilmiyom.

-----------------------------------

KISA ROMAN

 Yeni başlayanlara tavsiyem kesinlikle kısa roman ile başlayın ve öylede gidin. O 1000-1500 bölümlük veya daha fazla bölümü olan web romanlar uzun falan değiller, sadece içleri boş. Full tekrar...

 Kısa romanlar her türlü daha kalitelidir... Diyemiyorum. Evde 2-3 tane new york time best seller şeysi var okumak bile gelmiyor içimden.

--

 Bardaktan boşanırcasına yağmasa bile, arabanızın içine taşlardan oluşmuş bir çığ gibi düşmeye başladığında, kenera çekmenizin vakti gelmiş demektir.

 Sileceklerin ön camdaki nehirlerde kayıtsızca sağa sola gitmesinden başka bir şey göremiyorsanız, ansızın yolda olup olmadığızdan emin olamamaya başlamışsanız ve radyonuzda parazitten başka ses yoksa kenara çekme vaktiniz gelmiş demektir.

 Gökyüzü karardığından beri tek bir araba bile görmemişseniz ve rüzgar eski Honda accord marka arabanızın yüzüne çarparken, parmaklarınız direksiyonu daha sıkı kavramaya başlamışsa, kesinlikle kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir.

77 kelime.

----

 İşte o kısa romanlardan bir tanesinin ilk bölümünün girişi.

 Size göre nasıldı bilmem...

 Neyse başka bir şey diyeceğim.

 İlk romanın senaryosu bittikten sonra kafa başka senaryolara dalmaya başladı. Hepsinin ortak noktası taaaa en baştan başlayacak şekilde düşünülmesiydi.

 Şimdi VRMMO yazmak istesem bütün exp-item-skill kasma kısımlarını atlar, direkt mevzuya girerim.

 Cultivation içinde geçerli. Direkt olayın başlangıcından 3-5 bölüm öncesinden başlarım, o da karakterleri tanıtmak için.

 İçerik olarak kısa romanlar bence accayip derece geniştir.

 Silah modifiyeli araç içerikli VRMMO yazmak istediniz diyelim. Bunu uzun roman olarak kaç bölüm yazabilirsiniz ki? 1000 bölüm boyunca pat pat ateş mi etcekler?

 Veya Cultivation türünde Korsancılık yazmak istiyorsunuz, karayip korsanları gibi. 1000 bölüm ne yazabilirsiniz boş yapmadan?

 Ve daha niceleri. Hem içerik daha geniş, hem de sıkıcı kısım yok. Kısa süre sonra aksiyon.

 En büyük artısı ise tekrara bağlamayacak olması. Şu ana kadar baştan sona bitirdiğim web roman yok çünkü benim gözümde hepsi çok kısa sürede tekrara bağlıyor.

 Diğer bir artısı ise teorik olarak mümkün olan birşey.

 Aynı dünyada yaşayan farklı kimselerin romanını yazmak. Sonrasında bu karakterler birbirleriyle savaşmak için veya ortak bir düşmana savaşmak için bir araya gelebilirler. Nasıl? Bunu yapan web romanlar var diye duydum fakat pek araştırmadım.

 Şöyle sahneler düşünün. Ana karakteriniz bir mekana gidip gözüne kestirdiği birisine soru soruyor. O soru sorulan karakter ikinci romandaki bir ana karakter olacak aslında. İkinci romanı yazmaya başladığınızda, ilk romandaki adam gelip soru soruyor falan...

Sonrasında bu karakterleri bir romanda bir araya getirtip ne yaptırırsınız bilemem

---------------------

KELİME SAYISINA TAKILMAYIN

 Kafanızdakini yazıp, boş yapmadan bırakın. İster 30 bin kelime olsun ister 70 bin.

 Aynısı bölümlerin kelime sayısı içinde geçerli. Zaten kısa yazıyoruz. Atıyorum 25.000 kelime paaat diye milletin kafasına attıktan sonra ha 1000 kelimelik 25 bölüm olmuş, ha 500 kelimelik 50 bölüm olmuş... Fakat tavsiyem 800-1000 arasıdır.

 Yazmak isteyen varsa bence 10 bin ile 30 bin kelime arası kısa şeylerle... adı ne oluyorsa artık onlarla başlasın derim ben. Bırakın millet ne derse desin. KOLAY DEĞİL ÜRETEN OLMAK. GELİŞMEYE BİR YERDEN BAŞLAMAK LAZIM.

-----------------------

Ne çok yazdımla...

 Romanları bırakmamın en önemli diğer nedenine değineyim. Bu nedeni bütün rehber boyunca gösterdiğime, hissettirdiğime inanıyorum

SUNUCU!

 Bu bölümde dahil her zaman karakteri olan bir sunucu vardı. Bazı kısımlarda - xDxD - gibi ifadelerle alay etti, çoğu yerde de delil getirip fikir dayattı. Size neyin doğru olduğunu neyin yanlış olduğunu söyledi.

 Ana karakter bir şeyi yapmak zorunda olduğunu düşünebilir, no problem fakat anlatıcının şunu şunu yapmak zorundaydı demesi kadar saçma bir şey yok.

 Gelmişiz kaç yaşımıza, adamlar bize iyi-kötü şudur gibisinden fikir dayatıyor... İşte bu Hakim ile yazdığınızda az veya çok, bilerek veya bilmeyerek yapacağınız halttır. Çünkü kendi iyi-kötü kavramınıza göre bir dünya oluşturmuşsunuz, açıklamanız gerekiyor ve bunu yaparken de ister istemez dayatmayı yapıyorsunuz.

Bu sunucu ile ilgili kötü olan şey, genelde yazarın sunucu olarak kendisini kullanmasıdır.

 Şu ana kadar yazdıklarıma bakarak benim nasıl birisi olduğum ile ilgili bir takım fikirlere, duygulara sahip olmuşsunuzdur. Aynısı romanın kendisinde oluyor. Yazarı arka planda hissediyorsunuz ve eğer kibirli birisiyse hiçbir şekilde okunmuyor. Kibirli olmasa da okunmuyor çünkü size yorum yapma fırsatı tanımıyor. O ne dediyse o.

Artık bu konuyla ilgili yorum sizin.

---------------------------------------------------

Bölümü atmadan önce ekliyorum. Kontrol ettimde yazmamışım.

- OKUNMA VE BEĞENİ SAYISINA TAKILMAYIN

 Buna İMDB hastalığı diyorum şahsen. Vardırya böyle bir şeyi izlemeden, okumadan önce millet ne demiş, ne kadar puan vermişler falan onlara bakanlar... Kendi zevkleri, kişilikleri olmayanlar, az bir okuyup-izleyip kendi yorumunu yapamayan, beğendim veya beğenmedim diyemeyenler...

 NOT - Aynısını bu siteye gelince yaptım, sonradan pişman oldum, dahada sonradan çoğunu okuyunca dedim sıralamanın ha sonundan ha başından başlamışım hepsi aynı... O pişmanlık gitti sonradan.

 Şu an medya dediğimiz şey bunlar tarafından ele geçirilmiş durumda. Adam imdb puanı yedinin aşağısında olan filme bakmıyor bile...

 Misal Avanger infinity war fimini imdb de 500 bin kişi oylamış ve 8.6 puan almış. Benim, bir yerden sonra izlemeyi bıraktığım, arkada ses olsun diye açık bıraktığım içi boş saçma birşey oysaki bana göre.

 Acı olan kısım bu değil. Ben 13-14 yaşlarındayken bir yere taşınmıştık ve internet yoktu. Gerçi varkende farketmiyordu ya neyse... Biz orada abimle beraber giderdik internet kafeye, katalogdan seçtiğimiz 3-4 filmi DVD ye doldurturduk.

 Teeeeeee geçenlerde denk geldim. Bizim yarıla yarıla izlediğimiz filmlerin imdb puanları 4, 5 bazıları 6 falan... Dedim siktir git! Sırf bütçe sınırlı, oyuncular genel olarak güzel-yakışıklı tanımına duymuyor diye...

Aynısı heryerde geçerli.

 Neyse. Özetle demeye çalıştığım şey şu; Yazdığınız şeyin okunmaması kötü olduğu anlamına gelmiyor. Okunursa bu da iyi olduğu anlamına gelmez. Tamamen kişisel birşey. İyi puan alabilen çoğu eser silikonlu ablalar gibi, içi boş... No karakter...

NOT - Eser diyorum dikkatinizi çekerim.

 Misal ben 100 bölümü lak diye milletin kafaya atsam 10 beğeni belki çıkar fakat umurumda mı? Şu yazdığım şey 25.000 kelime peki kaç kişi faydalandı? 1-2? maksimum 3... Az mı peki? Sizce az mı? Kainatın en değerli canlısı olduğumdan herkesi kendim gibi zannediyorum, o yüzden bence gayet iyi bir rakam xD

 Ufakcık bir kitapta okuduğum bir şey üzerine yaptığım araştırmalardan sonra hayatım büyük ölçüde değişti(Roman değildi). Roman diyip geçmeyin. İnsanlara ne tür bir etki bırakacağını, ne kadar faydasının dokunacağını bilemezsiniz.

 Misal şu an yazmayan, yazmayıda düşünmeyen fakat yazdıklarımı okuyan birisi ileride, burada okuduklarından başlayarak yazmaya başlayabilir ve kendisini geliştirerek bu işten para kazanmaya, ailesini geçindirmeye veya ailesine katkıda bulunmaya başlayabilir? Sadece 1 kişi! O bir kişi değmez mi benim 25.000 kelime kastığıma veya 200.000 kelime kastığıma?
------------

Umarım bu sitede beğeni-inceleme-okunma sayısı gibi şeyler ortadan kalkarda, millet her seriyi okuyup beğendim veya beğenmedim demek zorunda kalır. O kadar emek, 3-5 tane şebeğin oylamasına bırakılmaz...

------------

Beğendiyseniz, yazmak isteyen veya planlayan tanıdıklarınıza buranın linkini atmayı unutmayınız efenim. Hoşcakalın.

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 772

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9578 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr