"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Saygı [Kara El] - Bölüm 2: Tarikat, Polis ve Mafya


Telefonunun şarjının bittiğini ve kapandığını belirten ani bildirim sesiyle uykusu bölünmüş, gözleri açılmıştı. Gerilip rahatlarken arabasının koltuğuna başını dayadı. Karşısındaki uçsuz bucaksız denizin dalgaları yükselip alçalarak sahile vuruyordu. Yan koltuktaki kedi miyavlayınca bir anlığına duraksadı, ardından onun başını uzaktan okşadı.


Padişah Garı denen yere gelip arabasını arka alana park etti. Arabanın camlarını bir parmak aralığında bırakıp içeride bıraktığı kediye el salladı.


Gar alanına girdikten sonra bir simitçiden iki simit aldı. Kuşlar yerlerdeki simit kırıntıları için savaşıyorlardı. Saygı adama parasını verdikten sonra “Buralarda telefon şarj eden bir yer var mı?” diye sordu.


Simitçi elini kaldırıp ilerisini göstererek “Ana cadde taraflarında telefoncular var,” dedi.


Saygı adama teşekkür edip o yönde ilerlemeye başladı. Birkaç giyim mağazasını geçtikten sonra sırasıyla bir bankanın ve bir kafenin yanından da geçti. Etrafına bakınırken kafenin bahçesinde oturan gençlerden birisi kendisiyle göz göze geldi. Dizüstü bilgisayarını masasında bırakan genç hızlıca ayaklanıp yanına geldiği adama “Saygı sensin değil mi abi?” dedi. “Ben Tunç Dertliyön.”


“Beni nasıl tanıyabildin?”


Genç adam başıyla adamın üzerini işaret etti. “Antalya’da üzerinde ÜBT logolu siyah gömlek giymiş olan tek kişi olduğundan olabilir. Duman bize işinden bahsetmişti.”


“Umarım bunca yolu kötü bir şakadan dolayı gelmemişimdir.”


“Durum oldukça ciddiydi. Eğer öyle olmasa iletişim kurmak için bu kadar uğraşmazdım.”


“Sana inanıyorum.”


Saygı adama elini uzatınca Tunç adamın eline bakakalıp mahcup bir şekilde güldü. “Böyle bir dönemde temastan kaçınsak daha iyi olur.”


Saygı elini geri çekti. “Duman’dan ne haber?”


“Ona ne yaparsak yapalım buradan ulaşamayız. İçeri geçip konuşalım.”


İkili bahçenin kafesindeki gölgeler altında kalan masaya geçtiler. Genç adam bilgisayarına bakarken kendi kendine “Nereden anlatmaya başlasam?” diye mırıldandı.


“Acelem yok. Senin de yoksa en başından başlayabilirsin.”


“Duman ile arkadaşlığım iki sene öncesine kadar dayanıyor. Üniversitenin sinema topluluğunda tanışmıştık. Topluluk başkanı ülke genelinde yapılacak bir kısa film yarışması için bizi aynı ekip içerisine koymuştu ve her şey o günden sonra başladı. Projenin lideri ve yazarı bendim. Hazırladığımız kısa filmin başrolü ise Duman’dı.”


Genç adam bilgisayarını karşısındaki Saygı’ya doğru çevirdi. Ekranda siyah takım elbisesi içindeki siyah güneş gözlüklerini giymiş olan Duman vardı. Mankenler gibi başı dik bir şekilde duruyordu ve elleri ceplerinde kendinden emin bir poz vermişti.


Tunç bilgisayarını yine kendisine çevirdi.


“Mafya temalı bir kısa film çekmeyi planlamıştık. Duman yarı İtalyan yarı Türk bir karakteri oynayacaktı, hatta ona isim düşünürken Duman Vinci önerisiyle bize gelmişti.” Genç gülümsedi. “İsim konusunda anlaştıktan sonra kendisine takım elbise almak için daha önce hiç duymadığım bir giyim dükkanına gitmişti. Sonrasında olanlar oldu. İşlerin buraya gelmesindeki suçlu benim.”


Saygı gözlerini kısıp karşısındaki gencin ağzına baktı. “Peki sonra ne yaşandı?”


“Oradan takım elbisesini alıp yanımıza geldi. Az önceki gösterdiğim fotoğrafı kısa filme kapak olsun diye o günü bizzat ben çekmiştim.”


“Anlattıklarında Duman için ters bir şey göremiyorum.”


Genç başını iki yöne salladı. “Girdiği mağazada onun gibi takım elbise arayan birisi daha varmış. Duman ile tanışıp konuşmuşlar ve birbirlerine telefon numaralarını vermişler. Benim bundan haberim altı ay sonra, yani birkaç ay önce oldu. Öğrendiğim gibi sizi durmadan, günlerce aradım fakat telefonunuz hep kapalıydı.”


Dudağını ısıran Saygı başıyla karşısındaki genci onayladı. “Bir akşam telefonu duvara fırlatmam gerekmişti.”


“Telefonunu kırdın ve sonrasında aylarca kimseyle görüşmeden mi yaşadın?”


Saygı kemerinin kılıfındaki telefonunu çıkarıp masaya koydu. “Şu anda elimde sadece şarjı bitmiş olan şu özel ÜBT hatlı telefon var. Genç olduğun için böyle hatların nasıl çalıştığını bilirsin; sadece İstanbul içerisindeki hatları arayabilir ve onlar tarafından aranabilirsin.”


“Yani dün beni o yüzden yabancı birisinin numarasından aradınız.”


Saygı başıyla adamı onayladı.


“Her neyse,” dedi Tunç. “Duman ile tanışan şu adam Kara Göz isimli garip bir tarikatın başındaymış. Arkadaşlıkları altı ayda epey ilerlemiş.”


“Anladım,” dedi yumruğunu sıkan Saygı. “Bu herif oğlumun aklını çelip kendi kölelerinden biri haline getirmiş. Bu herifin veya tarikatın bir adresi var mı sende? Gidip hadlerini bildireyim.”


Tunç ellerini iki yana açtı. “İnternetten az çok anlayan birisiyim ama ben bile bu herifler hakkında bir şey bulamadım.”


“O halde yapabileceğim tek şey polise gitmek.”


“Bu işleri daha da kötü yola sokar.”


“Neden?”


“İstanbul’dan geldiğin için bilmiyorsun tabi. Haftalar önce tarikat ile mafya arasında büyük bir karmaşa yaşanmıştı. İnternetteki birkaç amatör haberci dışında kimse gelip bu konu üzerinde haber yapmaya bile cesaret edemedi.”


Genç hızlı parmaklarıyla klavyesine bir şeyler yazıp bilgisayarının ekranını Saygı’ya çevirdi.


“Haberi görüyor musun abi?”


Saygı ekranda gördüklerini yüksek sesle okudu. “Antalya’da yer altında yapılan bir düğüne elleri silahlı üç genç saldırdı. Beş ölü var. Yaralı sayısının yirmiden fazla olduğu düşünülüyor. Saldırganların ünlü iş adamı Atilla Yıldızüzen’in kızı Eylül Yıldızüzen’i rehin aldıkları söyleniyor.”


Ağzı açık kalan Saygı karşısındaki gence gözlerini büyütüp kaşlarını kaldırarak baktı. Genç başıyla onu onayladı. “Evet, o saldırıda Duman da bulunmuş.”


“Sen nereden biliyorsun?”


“Düğün baskınından bir hafta sonra gelen birisi kapımı kıracakmış gibi vurup durdu. Kapıyı açtığımda karşıma üstü başı kan içinde olan Duman çıkmıştı. İki gün evimde ona baktım, yatıp dinlendi. Sonra tek kelime konuşmadan, teşekkür bile etmeden kaçıp gitti.”


Saygı dişlerini sıkıyordu. “Yaralı mıydı? Neden gitmesine izin verdin ki? Ah, keşke o sırada telefonum sağlam olsaydı…”


“Üstü başı kan içerisindeydi.” Tunç elini kaldırıp Saygı’nın kaygılanmaması için işaret yaptı. “Üstündeki şey kendi kanı değildi. Adak olarak ettikleri kurbanın kanıydı.”


“Kurban mı?”


“Evet. Neyi kurban ettiklerini defalarca kez sordum fakat öğrenemedim. Şu anda hem mafya hem de polis onların peşinde. Yakalanırsa hayatını karartacaklar.”


“Hayır,” dedi Saygı. “Hayatı yeterince karanlıktı. Daha da kararması imkânsız.”


“Anlatacaklarım bu kadardı,” dedi Tunç. “Ne yapmayı düşünüyorsun abi?”


Bir süreliğine duraksayan Saygı, “Onu hem mafyadan hem de polisten önce benim bulmam gerek,” dedi.


Tunç, “Bizim,” diye düzeltti.


“Neden böyle bir işe girişerek hayatını riske edesin ki? Sen bu işi bana bırak. Başını belaya sokmana değmez.”


“Onu giyecek bir şeyler alması için zorlamasam bunlar başına gelmeyecekti. Böyle bir yükün, vicdan azabının ne kadar ağır olabileceğini biliyor musun abi?”


Saygı buruk bir şekilde sırıttı. “Yıllardır, her gün o ağırlığın altında böcek gibi eziliyorum.”


“Bu işte beraberiz abi. Hem ben olmadan nereden başlayacaksın ki? Antalya’yı bile bilmiyorsun.”


“Peki, nereden başlayacağız? Bakabileceğimiz bir yer var mı?”


“Evime gidelim. Orada sosyal medya üzerinden indirdiğim onlarca amatör habercilik içeriği, şehrin genel haritası ve Duman uyurken telefonundan aşırdığım bazı önemli bilgiler saklı duruyor. Aklımda bir şeyler var.”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1434

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1190

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 770

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 635

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 620

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13889 Üye Sayısı
  • 661 Seri Sayısı
  • 31361 Bölüm Sayısı


creator
manga tr