Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Sarsılmaz'ın İradesi - Bölüm 4-Şaşkınlık


Yıldız Krallığı, 1064 yılı, yaz mevsimi, akşam vakti.

Kilisenin yurt bölümünde Rory kendi odasında elinde yirmi beş santim civarı uzunluğunda bir bıçakla kıyafetlerinden birini kesiyordu. Özenli çabaları sonuç verdikten sonra Rory önce kıyafet parçalarından birini kafasına başlık niyetinde yerleştirip bağladı ve tek bir saç telinin dahi dışarı çıkmasına izin vermedi. Başka bir kıyafet parçasıyla da ağız hizasını kapattı. Böylece sadece burnu ve gözleri açıktaydı.

'Şimdi, vücudumun geri kalanını nasıl gizleyebilirim...?'

Birden aklına  gelen fikirle odasının ufak gardırobunu açtı ve kışın giyilen siyah kapüşonlu pelerinini çıkartıp kuşandı. Şuan ki savaş gücü önceki hayatındaki savaş gücünün zar zor çeyreği kadardı ama bu da yeterdi. 

Yurt bölümü sadece 2. katta ve yerle arasında 3 metre olduğundan Rory inmekte çok zorluk çekmezdi. Genç adam hızla pencereden aşağı atlayıp 1. katın penceresine tutunduktan sonra durdu. Ondan sonra da çevik bir şekilde yere atlayıp sokağa ilerledi.

Kısa sürede adı gibi ezberlediği ara sokaklarda gölgelerden ilerlemeye başladı. O kadar sessiz ilerliyordu ki kimse onun oradan geçtiği duyamazdı. Ara sokaklarda bir süre daha ilerledikten sonra kulağına bir ses çalındı ve hemen durup gizlendi.

"Ulan Karanlık Karga çetesi gerçekten sinir bozucu."

"Aynen, çok kibirliler. Biz Vahşi Köpekler'in gücünü küçümsüyorlar!"

Karanlık ara sokaklardan birisinde 2 figür fısıltılı seslerle hararetli bir konuşma içerisindeydi. Rory ise gülümsemeden edemedi.

'Demek bu gecenin kurbanları Vahşi Köpekler...'

Hafızası çok iyi olduğundan dolayı Rory çabucak Vahşi Köpekler hakkında öğrenmiş olduğu bilgileri hatırladı. Vahşi Köpekler Alevkılıcı şehrinin güneydoğu bölgesinde faaliyet gösteren bir yeraltı grubuydu. Söylentilere göre liderleri Fani Alemi'nde seviye 2'nin zirvesine çıkmış bir uzmandı. Gelişim yolunda böcek sayılsa bile sıradan insanlara karşı etkisi azımsanamazdı.

Genç adam kafasından ona sürpriz bir saldırı düzenlediğinde kazanma olasılığının kaç olacağını hesapladı. Eğer adam tecrübeliyse ki muhtemelen öyleydi en iyi ihtimalle %60'dı. Tabii bu Rory'nin adamdan darbe almadığı sürece gerçekleşebilecek bir ihtimaldi. Yine de Rory bu riske değer olduğunu düşündü. Sonuçta kendi yaşadığı kilise de şehrin güneydoğu kısmında yer alıyordu ve bu pisliklerin yarın öbür gün kiliseye zorbalık yapıp yapmayacakları belli değildi.

Aklında hesaplamalar yaparken Rory gölgelerden yavaşça ikiliye yaklaşıyordu. Yeterli mesafeye gelince en yakında olan iri adama arkadan atıldı. Adam daha ne olduğunu bile anlayamadan boğazında bir acı hissetti. Son anlarındaysa ise kafası yere düşerken kendi vücudunu izlemişti...

Öteki adamsa cılızın tekiydi. Rory iri yapılı adamın boynunu paramparça ettiği gibi cılız adamın üzerine atlayıp ağzını sıkıca kapattı. İçindense şaşkınca düşünüyordu.

'Bu bedenin bu kadar güçlü olacağını tahmin etmemiştim. 5 yaşındaki bir çocuğun bedeni bu kadar güçlü olamaz...'

Aklında bir sürü soru işareti belirmişti genç adamın. Lakin şuanda çenesini kapattığı adamdan bilgi almalıydı. Bu yüzden aklındaki soruları bir kenara itti. Usulca adamın kulağına yaklaştı ve korkutucu bir ses tonuyla konuşmaya başladı. Sesi şeytani bir melodi gibi geliyordu kulağa.

"Şimdi küçük köpekçik... Lideriniz olan kuduz köpek şuan nerede?"

"Hmmıfıfı fjshıfısıhu!"

"Ah, kusura bakma." Elinin hala sıkıca cılız adamın çenesini kapattığını fark eden Rory yavaşça cılız adamın ağzını açtı.

"Patron, bizim kontrolümüzde olan Gülbahçesi adlı bir genelevde. Lütfen hayatımı bağışla lütf--Qığht!!" cılız adamın yalvarma seansı Rory'nin pençe vari elinin gırtlağını paramparça etmesiyle yarıda kesildi.

İstediği bilgiyi elde eden Rory bu iki cesedi yavaşça ara sokaklardan birindeki çöp kutusuna gömdü. Halkın rızkına göz koyan bu pislikler ancak böyle bir mezarlığı hak ediyordu.

'Gülbahçesi... Gülbahçesi neredeydi şimdi?'

Aniden Rory Gülbahçesi adlı genelevin nerede olduğunu bilmediğini fark etti. Nerede olduğunu sormayı unuttuğu için kendinden utanıyordu şuanda. Fakat çabucak kendine geldi ve gölgelerin içinden ara sokaklarda gezmeye devam etti. Şimdi, yapabileceği tek şey yerini sorabileceği birilerini bulmaktı.

...

Yarım saat sonra.

"Gülbahçesi adlı genelev nerede?
" fısıltılı bir ses yerde yatan zavallı adamın boğazına bıçak dayamış kırmızı gözlü siyah pelerinli yüzünü örtmüş figürden çıktı.

"Gülbahçesi? Biliyorum! Şu sokaktan sağa ilerleyin, orada yol  ikiye ayrılıyor..." yerde yatan zavallı adam o kadar korkmuştu ki içgüdüsel olarak anında adresi vermişti.

Adamı bayıltıp kaldırımın üzerine yavaşça koyduktan sonra Rory aynı hızda geneleve doğru ilerledi. Yaklaşık 2 dakikada Gülbahçesi adlı geneleve ulaşmıştı. Fakat genç adam dövüş sanatlarında usta olduğu gibi aklı çalışan bir figürdü. Bodoslama dalmanın tek getirisinin ölüm olacağını çok iyi biliyordu. Bu yüzden hızla yakındaki evlerden birinin çatısına tırmanmaya başladı. Tüm dikkatiyle sessizce tırmanıyordu.

Gülbahçesi adlı genelev çatılı 3 katlı bir yapıydı. Geniş olması ve kaliteli malzemelerle yapıldığını belli etmesi genelev sahibinin cebinin geniş olduğunun göstergesiydi. Ayrıca içerideki 'ürünler' de kaliteli olmalıydı ki bina bir israf olarak görülmesin. Gerçi bu 'ürünler'in kalitesi ve kim oldukları genç adamı ilgilendirmiyordu. Ne de olsa şuan aklındaki tek düşünce 'bu adam nerede ve onu nasıl tanıyacağım?'dı. 

'hmm... Eğer pencereli odalardan dolu olan birini basıp odadaki ikiliyi susturabilirsem onlardan öğrenme ihtimalim olabilir!'

Rory bir anda aklına gelen düşünceyle gölge gibi binaların çatılarında sessizce koşarak geneleve yaklaşıyordu. Genelevin hemen yanındaki 2 katlı binanın çatısına vardığında durdu ve ellerini de çatıya koyarak bir kedi gibi yavaşça pencerelere yanaşmaya başladı. Kulakları dikkatle sesleri yakalamaya çalışıyordu. Çok geçmeden de bulmayı başarmıştı.

hemen altına tırmandığı pencere 3. kattaydı ve içeriden gelen seslerden kritik noktaya ulaştıkları anlaşıyordu. Rory yavaşça başını kaldırıp penceren odanın içinde gözlemlemeye koyuldu. Vücudunun tamamı kıllı beyaz tenli hafif cılız orta yaşlı bir adam hemen kucağındaki dolgun vücutlu kumral tenli genç görünümlü bir kadınla işi pişiriyordu ve orta yaşlı adamın surat ifadesinden son aşamaya gelindiği anlaşılabiliyordu. Genç adam kısa bir süre için beklemeye karar verdi.

Orgazm sesleri çıktığı anda pencereden içeri bir gölge atıldı. Orta yaşlı adamla kucağındaki kadın daha ne olduğunu bile anlayamadan ağızlarının güçlü bir el tarafından sıkıca kapatıldığını hissettiler. Gölge kadını kendine çekip ensesine vurarak onu bayılttıktan sonra yatağa düşmesine izin verdi. Gölge doğal olarak Rory'di.

"Vahşi Köpekler'in liderinin hangi odada olduğunu biliyor musun abazan? Eğer biliyorsan başını salla ; bilmiyorsan beni uğraştırma da kendi kendine bayıl!" genç adam öldürme niyeti yayan kızıl gözlerinin eşliğinde şeytani bir şekilde fısıldadı.

Orta yaşlı adam hızlı başını aşağı yukarı salladı. Bunu gören Rory tatminkar bir biçimde gülümsedi. Ağız hizasını örten kıyafet parçası sayesinde görülmüyordu yaptığı mimikler.

"Pekala, yavaşça ağzını açacağım. Fakat bağırmaya kalkarsan ilk önce o dilini kopartır sonra da göğüs kafesini parçalayıp seni ölüme terk ederim!" yavaşça sağ elini orta yaşlı adamın ağzından çekerken içinde öldürme arzusu olan bir ses tonuyla tehdit etmeyi de ihtmal etmedi Rory.

"Hemen sol taraftaki odada. En son oraya girdiğini görmüştüm!" orta yaşlı adam sesinin titremesine hakim olamasa da kısık bir tonda konuştu. Gözleri doğru söylediğinin kanıtıydı.

"Aferin. Şimdi uslu çocuk olup uyu!" genç adam çevik bir manevrayla orta yaşlı adamın arkasına geçip ensesine vurdu ve onu bayılttı.

Ellerine baktığında tükürüklerden biraz kirlendiğini gördü ve pencereden çıkmadan önce adamın kıyafetlerinin üzerine ellerini sildi. Kıyafetlerin temiz olması güzeldi.

Hemen diğer taraftaki pencerenin altına doğru sürünerek ilerlediğinde orta yaşlı adamın bulunduğu odadakinden daha fazla ses kulağına geldi. Pencerenin altına süründükten sonra yavaşça başını kaldırdı ve gözlemlemeye koyuldu.

İçeride uzman vücut geliştiricilerini andıran buğday tenli kaslı bir adam üç kadınla aynı anda işi pişiriyordu. Biriyle kucak kucağayken diğer ikisiyle ilgilenmek için de ellerini kullanıyordu. Adamın yüzünde sadece usta sapıkların sahip olabileceği bir ifade vardı. 

'İğrenç...' 

Rory'nin aklından tek bir düşünce geçti. Ama içgüdüleri bu adamın ona tehlikeli olduğunu söylüyordu. O yüzden orta yaşlı adama karşı kullandığı taktiğin aynısını kullanacaktı. Yani bekleyecekti...

...

1 saat sonra.

4 insanın bulunduğu odadan orgazm sesleri çıkmaya başladı.

'Sonunda!!'

Beklemekten ve bu ses kirliliğini dinlemekten gözlerinin beyazında öfke yüzünden kırmızı ince damarlar beliren Rory cana gelmişti resmen duyduğu sesle! Öldürme arzusunu saklamayarak içeri doğru yıldırım gibi atıldı.

Elinde kiliseden çıkmadan önce kıyafet parçalarını kesmek için kullandığı çeyrek metre boylarındaki bıçağıyla bir kaplan gibi kaslı adama atıldı. Hedefi boyun kısmıydı. Fakat aniden bıçağını ıslak ve büyük bir el kavradı. Rory'se kendisine karmaşık bakışlar atan ela gözlü adamla göz göze geldi ve bıçağını bırakıp hızla geriye çekildi. Kafasının az önceki konumundan hızla başka bir ıslak el yumruk biçiminde geçti.

'Bu haldeyken bile saldırımı engelleyebilmesi...!'

Genç adam kısa bir anlığına şaşırdı. Eğer saldırısı başarılı olsaydı adamı öldürmeden ele geçirip daha sonra bilgi alma olasılığı %80 idi. Fakat şuanda hayatta kalma şansının %45 civarlarında olduğu söylenebilirdi!

"Seni kim gönderdi?!" Vahşi Köpekler'in lideri öfkeli bir ses tonuyla sordu. Şuan o kadar öfkeliydi ki bunu anlatmaya kelimeler yetmezdi.

Kendisi zayıf olmayan yeraltı organizasyonlarından birinin lideriydi ve hırslı planları önümüzdeki birkaç yıl içinde tüm şehri avucunun içine almasını sağlayacaktı. Fakat yeraltı dünyasında yaşamak demek her an ölümle karşı karşıya olmak demekti. Bu da kendisini stres altında soktuğu için vücudunu rahatlatmak amacıyla favori genelevi olan Gülbahçesi'ni ziyaret ediyordu ara sıra. Ama şimdi en keyifli zamanındayken bir suikastçı tarafından saldırıya uğramıştı! Nasıl da öfkeli olmazdı!

Soruya karşılık Rory sadece alaycı bir tonda kıkırdadı. Bu kıkırdama bardağı taşıran son damla etkisindeydi.

"Seni canlı canlı parçalara bölüp gözlerinin önünde etinle ziyafet çekmezsem bana da Vahşi Köpekler'in lideri demesinler!!" Vahşi Köpekler'in lideri gaddarca kükreyip Rory'e saldırdı.

Vahşi Köpekler'in liderinin şimdiki haline tam oturan bir cümle vardı. Fireni patlamış kamyon! 

'Lanet! Bu saldırıyı doğrudan karşılarsam ölümcül yaralar alırım!'

Fakat bu hızdan kaçınabilmesinin de herhangi bir yolu yoktu! Belki de darbenin ivmesini kullanıp kendini pencereden dışarı atmayı deneyebilirdi. Vahşi Köpekler'in lideriyle kendisi arasında yarım metre kalmışken Rory birden önüne geçen karanlık aura yayan bir figürü gördü. Adam sertçe Vahşi Köpekler'in liderinin kafasını bir tekmeyle göçerterek adamı öldürdükten sonra Rory'i belinden kavrayarak hızla pencereden aşağı atlayıp gölgelerin arasında kayboldu.

Kadınlar ise bir anda gerçekleşen olaylar yüzünden afallamışlardı. Kafasından kanlar fışkıran bedeni görüp ayıldıklarında korkuyla çığlıklar atmaya başladılar.

...

Gülbahçesi genelevinden birkaç sokak ötede.

Gölgelerin arasından 2 figür yükseldi. Bunlardan biri de Rory'di!

Genç adam konuşma fırsatı dahi bulamadan onu kurtaran kişi kafasındaki siyah maskeyi çıkartarak yüzünü gösterdi. Rory adamın yüzünü gördüğü anda şok içinde bağırmaktan kendini alamadı.

"Black amca?!?!"




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 998

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 835

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 780

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 610

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 599

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 578

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 519

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 492

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 292

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 83

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12345 Üye Sayısı
  • 364 Seri Sayısı
  • 17444 Bölüm Sayısı


creator
manga tr