"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Sammael - Bölüm 4 Ateş özünü hissetmek


Sammael, akşam vakti balığın bir kısmını güzelce koparıp, temizleyip yemişti. Balığın yediği kısmı toplam kısmın 5 te 1 iydi, çünkü balığın boyutu sammael den bile daha büyüktü. Ayrıca bu balığın vücudundaki enerji yoğunluğu çok iyiydi. Balığı yedikten sonra enerji havuzunun (dantian) biraz dolduğunu hissetmişti.

Yemek yeme işlemini bitirdikten sonra yere oturup meditasyon yapmaya başladı. Hem yediği balıktaki düzensiz enerjiyi düzenli hale getirmek, hem de biraz daha buradaki doğal enerjiyle kendini güçlendirmek için.

Yaklaşık 2 saat sonra enerji havuzundaki enerjiyi düzenli hale getirdiğini anladığında gözlerini açtı.

“Hmm, uykum yok zaten yorgun da değilim. Beelzebab’ın alevleri tekniğine çalışmaya başlamak çok iyi olur. Gece boyu ona çalışırım. Günde 3-4 saatlik uyku yeter bana.” Sammael kendi kendine mırıldandı.

Hemen meditasyon pozisyonunu bozmadan gözlerini tekrar kapadı. Ardından zihninde beliren tekniğe odaklandı. Beelzebab’ın alevleri tekniği, 1. Kısım Beelzebab’ın öfkesi.

“Evrendeki bütün elementlerin özleri atom parçacıkları halinde her yerde bulunur. Canlılar bu özleri gözleri ile göremez, burunları ile koklayamaz, kulakları ile işitemez ve durduk yere de hissedemezler. Bir uygulayıcı bu özlerden birini veya birkaçını hissetmek istiyorsa hissetmek istediği element üzerinde en azından düşük derece yatkınlığı olmalıdır. Eğer o elemente karşı yatkınlığı yoksa zaten onu hissedemez. Elemente yatkınlık ne kadar fazla ise o elementi hissetmesi ve kontrol etmesi onun için daha kolay hale gelir. Bu teknik ateş elementi üzerine kurulmuş bir tekniktir. Ayrıca bu teknik, Cennetin güçlü 5 ateş elementi tekniğinden biridir. Eğer ateş elementine karşı yüksek yatkınlık yoksa bu teknik kullanıcı için faydasızdır.”

Sammael, teknik ile ilgili zihnin de beliren bilgileri mırıldandı. “Umarım ateş elementine karşı yatkınlığım vardır. Yoksa bu tekniği öğrenemem.” Sammael kendi kendine konuştuktan sonra tekniği incelemeye devam etti.

Ama bilmediği şey ise bütün yetişimcilerin her elemente karşı yatkınlığı vardı. Sadece bu yatkınlık düşük ve yüksek seviyeye doğru derecelendiriliyordu. Tabiki uzun zamandır kaynak damarları sakat olduğundan hiçbir ölümsüz tekniğe çalışmamıştı ve bundan dolayı bunları bilmiyordu.

“1. Adım, Beelzebab’ın öfkesi. Uygulayıcı tekniğin 1. Adımını öğrenmeden önce meditasyon pozisyonunda etrafındaki alevin özünü hissetmeye çalışmalıdır.”

Sammael, Meditasyon pozisyonundan çıkmadı ve zihninde geçen bilgiler doğrultusunda yazılanları uygulamaya başladı. Kendini kasmadan sakince nefes alıp etrafındaki enerjiyi hissetti. Enerjinin özünü ve maddeyi hissetmeye çalıştı. Enerjinin ardında yatan derin anlamı ve onu oluşturan özün varlığını hissetmek ve anlamak için çabaladı.

Yaklaşık 10 dakika sonra mağaranın içindeki enerji tamamen Sammael’in etrafını sarmıştı. Normalde enerjinin belirli bir formu, rengi yoktu. Fakat Enerji şu an yoğun bir şekilde Sammael’in etrafında dönüyor ve çember şeklini almıştı.

Çember Sammael’in etrafında yavaş yavaş dönüyordu. Enerji vücuduna girmediği gibi etrafa da dağılmıyordu.

Bir süre sonra çemberin içindeki enerjinin rengi yavaş yavaş değişmeye başladı. Küçük küçük noktalar halinde yavaş yavaş değişti. Sammael’in bu noktada yüz ifadesi hafiften değişmişti. Kaşları çatılmıştı. Ama acı çeker gibi değil de sanki kavraması güç bir şey çıkmış karşısına da onu kavramakta güçlük çekiyormuş gibi. Çember zaman ilerledikçe renkleniyordu. Aralıklı ve kum tanesi büyüklüğünde noktalar halinde yavaş yavaş renklendiği için rengi henüz belli olmuyordu.

Zaman yavaş yavaş ilerliyordu. Yaklaşık 4-5 saat geçmişti ve çemberin rengi artık belli oluyordu, aralarında hala boşluklar olmasına karşın kırmızı renk apaçık ortadaydı. Ayrıca ortamdaki ısı seviyesi çok yükselmişti. Özellikle de Sammael’in bulunduğu yerdeki sıcaklık seviyesi çok yüksekti.

Aradan yaklaşık 2 saat daha geçti. Artık çember kendini tamamlamış görünüyordu. Çünkü artık çember tamamen kırmızıydı ve etrafına saçtığı sıcaklık bir demiri bile yarım saatte eritecek derecedeydi.

Sammael’in artık kaşları çatık değildi. Artık yüzünde bir gülümseme vardı. Yavaş yavaş gözlerini açtığında etrafında dönen çembere baktı. “Başardım, zor oldu ama başardım. Demek ki ateş elementine karşı yatkınlığım var, ama acaba ne derece bir yatkınlık bu?” Kendi kendine bu soruyu sordu ama cevap vermedi. Gözleriyle hala çemberi inceliyordu. Bu harika bir görüntüydü, her ne kadar dışarıdan sakin bir şekilde görünse de içten içe çok heyecanlıydı. Bir süre daha çembere baktıktan sonra zihnindeki bilgileri incelemeye devam etti.

“Kullanıcı ateş özlerini hissedip etrafında toplamayı başarınca 2. Adım bu ateş özlerini belirli bir forma sokmaktır. Ateş özünü gerçek ateşe çevirebilmek Beelzebab’ın öfkesi adımını öğrenmenin 2. Aşamasıdır. Ama bundan önce 1. Adımda usta olmak gerekir. Ateş özünün yüzde yüzünü etrafta toplanma süresini 1 dakikaya düşüren kullanıcı 2. Adıma geçebilir. Bu zorunlu bir adım değildir. Fakat gerçek ateşi oluşturmak için özü etrafta toplama süresi ne kadar kısa olursa ayrıca etrafta toplanan öz ne kadar fazla olursa kullanıcının ateş gücü o kadar hızlı ve o kadar güçlü olur.”

Sammael, 2. Adımı öğrenebilmenin yolunu gördüğünde istemsizce gözü seğirdi. Şu an etraftaki çemberin tamamen ateş özüyle doldurma süresi yaklaşık 6-7 saat sürmüştü. Bu sürenin 1 dakikaya düşürülmesini istiyordu teknikte yazılanlar.

Sammael, bir süre düşündükten sonra aklına bir fikir geldi. İlk önce etraftaki çemberi dağıttı. Daha sonra sağ avucunu açtı. Meditasyon pozisyonunu bozmadan gözleri açık bir şekilde enerjiyi yönlendirmeye başladı. Etrafta az önce dağılan enerji yavaş yavaş Sammael’in yönlendirmesiyle onun sağ elinde toplandı. Sağ elinde toplanan enerji bir top şeklini almıştı. Bu toplanan enerji, az önce çember şeklinde toplanan enerjinin 10/1 i kadardı.

Ateş özlerini artık daha iyi hisseden Sammael, özleri yavaş yavaş avcundaki enerji topunda toplayıp yoğunlaştırdı. Artık daha hızlı toplanan özler Sammael’in dikkatini çekmiş ve onu sevindirmişti.

Aklına gelen fikir basitti. Az önce etrafında koca bir enerji kümesi vardı ve onun içinde toplanıp yoğunlaşan ateş özü de bir hayli fazlaydı. Bu sebeple Sammael de toplayıp yoğunlaştırması gereken enerji miktarının az olması özlerin daha çabuk toplanacağını düşünmesine yol açmıştı. Şu an gerçekleşen olay ise bu tezinin doğru olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

Yaklaşık 40-45 dakika sonra Sammael’in avucunda kıpkırmızı bir top belirmişti. Etrafına yüksek ısı saçmasına karşın bu top 1. Seviyelere bile pek zarar vermezdi. Çünkü gerçek ateş formunu almayan sadece içinde ateş özü barındıran bir enerji topuydu bu. Sammael’in elinden çıkar çıkmaz etrafta dağılıp giderdi.

“Bu işlemi her gün yapmalıyım. Bu ateş özlü topu 1 dakika içerisinde yapabilene kadar çalışmalıyım. Bunu başardığım an artık gerçek ateş formu yapabilirim.” Sammael kendi kendine mırıldandı.

Elindeki ateş özlü enerjiyi dağıttıktan sonra ayağa kalktı. Mağaranın girişine bakınca artık sabah vaktinin geldiğini gördü.

Bu kadar çalışmasına rağmen kendisini yorgun hissetmiyordu. Bu yüzden mağaradan dışarıya çıkıp biraz etrafta dolaşmaya karar verdi. Burası gerçekten bir cennet bahçesi gibiydi. Yetişimin yanı sıra burada geçirdiği zamanda burayı seyretmez ise gözlerine ihanet edeceğini düşünüyordu. Bu yüzden her gün 1 saat bile olsa burayı gezip etrafta dolaşmaya karar verdi.

 

2 ay sonra..

Sammael, buraya geleli 2 ay kadar olmuştu. Zaman su gibi akıp geçmiş ve o da su gibi hızlıca güçlenmişti. 2 ay içerisinde 2. Seviye Temel kaynak aleminin zirvesine gelmişti. Yaklaşık 3-4 gündür temelini iyice sağlama almak için bilerek 3. Seviye temel kaynak alemine geçmemişti. Fakat şu an akşam vaktiydi ve daha fazla 2. Seviyede kalmanın gereksiz vakit kaybı olacağını anlamıştı. Çünkü temelini gayet sağlam hale getirmişti ve daha fazla 2. Seviyeyi sağlam hale getiremezdi zaten. Bu yüzden meditasyon pozisyonunda son bir hamleyle 3. Seviyeye yükseldi. Ardından hemen meditasyona devam etti. 3. Seviyeye geçince düzensizleşen enerjiyi kontrol altına almak ve 3. Seviyenin başında enerjiyi düzgün dağıtmak önemliydi. Sadece 3. Seviye için değil elbette, her seviye için geçerliydi bu. Bu yüzden insanlar sakin bir ortamda seviye atlamayı tercih ederlerdi. Seviye atlandığında enerji düzensizleşirdi ve yetişimcinin enerji havuzundaki enerjiyi sakinleştirmesi ve vücuda dağılan damarlara aynı orantıda o enerjiyi dağıtması gerekiyordu. Bu ilk başlarda pek önemseyen bir konu olarak düşülse bile bu ileride sorun olabiliyordu. Çünkü sakinleşmeyen enerji rastgele damarlara girebilirdi. Enerji girmeyen damar bir süre sonra enerji susuzluğundan kuruyabilir ve kişinin potansiyelini önemli ölçüde etkilerdi. Bu yüzden seviye atlayan kullanıcı hemen meditasyondan çıkmaz ve meditasyona devam ederdi.

Bu bilgileri ölmeden önce anne ve babasından öğrenmişti. Kendisi her ne kadar sakat bir çocuk olsa da zamanında o zaman öğrendiği şeyler şu an işine yarıyordu.

Yaklaşık 1 saat sonra meditasyondan çıkmıştı. Enerjisini düzenlemiş ve sağlamlaştırmıştı. Çok sağlam bir şekilde girmişti 3. Seviye temel kaynak alemine.

2 ay boyunca Beelzebab’ın öfkesine çalışmış ve artık alev özlü enerjiyi avucunda yüzde yüz oranında biriktirme süresi 5 dakikaya düşmüştü. Hedefi 1-2 hafta içerisinde 1 dakikaya düşürüp gerçek ateş formunu yaratmaktı. Bunu başardığında Beelzebab’ın öfkesini öğrenmeye 1 adım kalıyordu. O da gerçek ateş formunu yarattıktan sonra onu saldırı da kullanmayı başarabilmek. Çünkü Avuç içinde doğal enerjiyle birlikte var olmuş bir ateş o enerjiden ayrılırsa sönerdi. 3. Adımdaki amaç avucun içindeki enerjinin ateşle entegre edilip avuç içerisinden ateş fırlatılınca enerjinin kaybolmamasını aksine ateşin içinde kalmasını sağlamaktı. Bunun başarılması demek Beelzebab’ın öfkesinin öğrenilmesi anlamına gelirdi. Bunu düşünce sevinçten dişleri gözükecek şekilde gülümsedi Sammael.

Çünkü kıdemli Mania’nın sözleri daha dün gibi aklındaydı. “Eğer 1 yıl sonra bu tekniğin 1. Kısmının 1. Seviyesini yüzde yüz oranında anlarsan seni bu dünyadaki en büyük dahi ilan ederim.”

Beelzebab’ın alevleri 5 bölümden oluşuyordu ve 1. Kısmı Beelzebab’ın öfkesi isimli kısımdı. Kendi hesaplarına göre en fazla 6-7 ay içerisinde 1. Kısmı öğrenebilirdi. Bu sürede öğrenebilirse kıdemli Mania’nın 1 yıl demesine karşın söylenilen sürenin yaklaşık 3 ay öncesinde bitmesi demekti bu.

Ama Sammael kendini sakinleştirip heyecanını bastırdı. Çünkü daha tekniğin başının başındaydı. Eğer her gün düzenli ve azimli bir şekilde çalışmaz ise bunu başaramazdı.

Kendi kendine düşünürken mağaranın dışında bir enerji dalgalanması oldu. Bu dalgalanmayı hemen farketti sammael. Yavaş ve dikkati bir şekilde kalkıp ilerledi mağaranın girişine doğru. Herhangi bir sopası veya kılıcı veya başkaca bir silahı olmadığından öylece ilerliyordu.

Mağaranın girişine geldiğinde etrafa baktı ama hiç kimseyi göremedi. Mağaranın girişinde beklemedi ve biraz dışına çıktı. Dikkatle etrafına baktı. Hava karanlık olduğundan görüşü çok iyi değildi. Fakat enerji dalgalanmasının şelale tarafından geldiğini hissetti.

Hafif çömelerek yavaş ve sessizce ilerledi şelaleye doğru. Yaklaşık 50-60 metre kala bir ağacın arkasında durdu. İleride bir hayvan vardı. Karanlıktan dolayı hayvanın ne olduğunu tam seçemiyordu ama 4 bacağından dolayı bir hayvan olduğu barizdi. Ama Sammael şaşkındı. Çünkü geçen sefer bu araziyi taramıştı ve hiçbir canlının izine rastlamamıştı. Sadece 2 ay önce gölün içinden çıkan koca balık dışında.

Gözlerini hafif kısıp daha dikkatli bakmaya uğraştı. Bu hayvan bir ceylana benziyordu. Ama tam da emin olamıyordu. Hayvandan yayılan enerjiye yoğunlaştı.

Bir süre sonra yüzü değişti. Bu hayvandan yayılan enerji 6. Seviye bir enerjiydi. Sammael çıt çıkarmadan ağacın arkasında bekledi ve hayvanın kendisini farketmemesi için dua etti.

 

Yazar Notu: Oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın :)




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17383 Üye Sayısı
    • 781 Seri Sayısı
    • 36018 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr