Korku dağları bekler. #Atasözü

Sahte Adam - 55.Bölüm - Hayal Ettiğim Gibiydi


Dikkat çekmemek adına kiraladığım arabadan evi gözetliyordum. O'nun eşi çıktı ve şık takım elbisesiyle muhtemelen işine doğru yol aldı, ardından bugün burada olmaması gereken kızımın bakıcısı geldi ve kızımı alıp götürdü. Birkaç dakika sonrasında kapı açıldı, O... O etrafa doğru bakındı ardından kapıyı kapattı. Kızım benimle tanıştığını söylemiş... O ise bugün işe gitmesi gerekirken gitmemiş... Beni bekliyordu. Sanki sonunda her şey hayal ettiğim gibiydi... O da beni bekliyordu. Cesaretimi toplayıp arabadan indim, karşı sokağa geçip evin bahçesine girdim. Heyecanla etrafa bakındım, elim ayağıma dolanacak gibiydi. Kapının ucuna geçtim ve ürkek bir hamleyle parmak eklemlerimi kapıya tıkırdattım. O kadar güçsüz vurmuştum ki, ben bile işitemeyecektim. Cesaretimi toplayıp tekrardan vurdum ve 1 adım geri çekildim. Kapı açılmayınca dikkatimi kapının aralığına verdim. Benim için açık bırakmış olmalıydı. Kapıyı açtım ve içeri adımımı attım. Salonda göz gezdirdim, gözlerim aradığını bulduğunda heyecanla, aşkla açıldı. Küt saçları uzamış... Yine de, tatlılığı, şirinliği, güzelliği hiçbir kelimeyle özetlenemeyecek gibiydi. Önce bu büyüleyici atmosferden kendimi kurtarıp gözlerine baktığımda aradığını bulamadım. Mutlulukla karışık şaşkınlık bekliyordum; sahi mi, diyen gözler bekliyordum. Gördüğü şeye inanamayan gözler bekliyordum... Onların yerine bana ifadesizce bakan iki göz vardı... Beklentim umduğum gibi çıkmayınca şaşkınlık beklerken şaşıran ben olmuştum.

Oturduğu tekli koltuktan kalktı, salonun boş tarafına geçti, ''Neden buradasın?'' dedi.

''Senin için döndüm,'' dedim heyecanla.

Başını hafifçe aşağı doğru savurdu, saçları yüzünün önünde dalgalandı ve ardından, ''Dönmemeliydin,'' dedi ifadesiz bir ses tonuyla.

''Ne demek istiyorsun?'' dedim biraz daha ona doğru yakınlaşıp. ''Her şey... Yaptığım her şey, tüm kötülükler, yaşanmışlıklar... Gözardı ettiğim her şey sana ve kızıma kavuşmak içindi.''

Biraz daha yakınlaştım ve elindeki eski ama onunla beraberken görmediğim bir derin yara gördüm kolunun üzerinde. Hemen düşüncesizce koşup elini tuttum ve yaraya baktım. Başımdan kaynar sular dökülmüş gibiydi. ''Onu öldüreceğim,'' dedim öfkeyle.

Kolunu ellerimden sakındı...

''Kendini benden sakınıyor musun?'' dedim.

Kokusu burnuma çaldı; ışıltılı, serin bir havanın kokusu olsaydı eğer, O'nun kokusu tam anlamıyla o kokuyu andırıyor olurdu.

''Hatırlamıyorsun... Normal,'' dedi gözlerini gözlerime dikip. ''Bunu sen yaptın.''

O derin kesikten kaçarcasına kendimi geriye doğru savurdum. ''Bunu sana yapmış olamam...'' dedim çaresizce.

Başını hafifçe iki yana savurdu, ''İlişkimizin ne kadarını hatırlıyorsun?'' diye sordu.

''Ben...'' diyerek düşünmeye başladım. ''Kavga etmiştik ve sen evden çekip gitmiştin.''

''Hiçbir şey hatırlamıyorsun aramızdaki ilişki tek taraflıymış... Sadece ilişkiyi ben yaşamışım,'' dedi. ''Aylar boyunca yolunu kaybetmiş bir gezgin gibi gezdin... Gözlerini açamayacak derecede alkol içtin, uyuşturucu kullandın. Bazen günlerce eve gelmediğin oldu, karnımda kızımla... Kızımızla bir evde yalnız başına kalmanın ne demek olduğunu hiç düşünmedin. Her sabah senin ölüm haberini alacağım korkusuyla uyandım ben.''

''Yine de,'' dedim ümitsizce, ''aşk tüm olumsuzluklara rağmen kabullenmek değil midir?''

''Kabullendim!'' dedi hafifçe narin sesini yükseltip. ''Son yaptığın... Kabul edilemezdi. Ivan senin için birçok şeydi, evet. Ama bencilliğin o kadarına inanamadım. Katlanamadım. Kucağımda kızımla kendini astığının haberini aldığımda senden nefret ettim; nasıl bir baba, kızını reddedip kendine kıyabilir ki?''

''Onu reddetmedim...''

''Ettin,'' dedi sesimi bastırarak. ''Şimdi en iyi dostuna da kavuştun.''

Şaşkınlıkla başımı kaldırdım. ''Ivan'ın yaşadığını biliyor muydun?'' dedim. Sonra ne kadar aptal olduğumun farkına onun gözlerindeki şaşkınlığı görünce fark ettim. Beni gördüğünde şaşırmamıştı... Tabii ki de şaşıramazdı. Ivan ölmediğim haberini tabii ki de O'na söyleyecekti.

''Yaşadığımı biliyordun ve ne bana ulaşmak istedin, ne beni görmek... Oysa ben delicesine sana ulaşmak için çabalarken.''

Yine de, onu kabulleniyordum... Kalbim onu her şeye rağmen affediyordu ama O, O neden beni kabullenir gözlerle görmüyordu...

''Şu an, şuracıkta eşinin beynini 1 kurşunla salona döksem, bana geri döner miydin?''

Başını iki yana salladı, ''Yapamazsın,'' dedi.

''Yapmam,'' dedim.

''Senin için tüm hayat düzenimden vazgeçemem.''

''Ben senin için yaptım!'' dedim çaresizce bağırıp. ''Senin için yaptım...''

''Hata yapmışsın,'' dedi.

Kalbime öylesine bir ağırlık çöktü ki, ölümden daha kötüsünün yaşamda olabileceğini ilk kez, canlı canlı şu an hissetmiştim. Kalbimdeki ağırlığı hiçbir güç kaldıramaz gibiydi. Bir kilitti. Tüm kalbimi kaplayan koca bir kilit.

''Denedik, olmadı. İkimizin de artık farklı bir hayatı var. Kızımı böyle bir yaşamdan koparamam. Babasından koparamam.''

''Biliyor musun,'' dedim, kalbime vurulan kilidi öfkem delmeye çalışıyor gibiydi. ''Branka beni her şeyimle kabullendi. Sen beni kabullenmedin.''

''Hatalı olan sensin, ama hala hatayı başkalarında arıyorsun,'' dedi. ''O kadının kim olduğunu bilmiyorum, ama seni sahiden düşünseydi eğer, kendini yavaş yavaş öldürmene izin vermezdi.''

''İyiliğin ve kötülüğün ötesinde,'' dedim. ''O beni her şeyimle kabullendi.'' Cebimden bir mektup çıkardım, ''Kızıma, bir gün gerçek babasını söylemeyi düşünüyor musun.''

''Söyleyeceğim,'' dedi. ''Zamanı geldiğinde.''

Mektubu salondaki bir masaya bıraktım, ''Vakti gelince bunu ona ver,'' dedim ve yüzüne bakmadan hızla evden çıkıp uzaklaştım.

Arabaya bindim, aniden kalbime saplanan ağrıya karşı avucumu kalbime kavuşturdum. Bıçak gibi delmeye çalışan ağrı kalbime acı acı saplanırken, göğsümü o ağrıyı bastırmak istercesine sıktım. Ağrı aniden saplandığı gibi aniden çekip gitti, derin bir nefes verdim. Farkına yeni vardığım akan gözyaşlarımı sildim, bugün ikinci kez ne kadar aptal olduğumu fark ettim. Ivan... Beni yaralamak istiyordu ve bunu en iyi şekilde yaptı... O'nunla görüşeceğim zaman neler yaşanacağının her zaman farkındaydı. Bana öncesinde adresi vermedi, çünkü kalbimin kırılacağını biliyordu ve bunu istemiyordu; şimdi adresi verdi, ki kalbimin parçalanıp ufalanmasını istiyordu.

Cebimden telefonu çıkardım ve Ivan'ın numarasını tuşladım.

Ivan neler olduğunun gayet farkında olarak konuşmaya başladı. ''Eğer benim hissettiklerimin çeyreğini hissediyorsan, geri dönebilirsin.''

''Ivan,'' dedim. ''Boris'i ben öldürdüm.''





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1470

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1207

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1001

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 910

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 806

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 721

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 635

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 608

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 608

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 155

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16293 Üye Sayısı
    • 735 Seri Sayısı
    • 34472 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr