Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Sahte Adam - 5.Bölüm - Maziden Gelen Yitik Parçalar


"Kızın kolunu bırakır mısın kardeş? Belli ki alkollüsün, seninle gelmek istemiyor, sıkıntı çıkarma."

 

 

"Sana mı kaldı bunu söylemek? Bebek surat."

 

"Senin gibi suratımın olmasından daha iyidir en azından." dedikten sonra yüzümde hissettiğim tek şey gözüme yediğim yumruk oldu. (Şimdi burdan neden başladı diyebilirsiniz. Hani film, dizi vb olur ya; Yanlış bölümü açmışsın hissi veren bir bölüm, öyle yapılmak istenmedi ama siz öyle sanmayın diye karakterciğiniz olarak size yardımcı olmak istedim.)

 

"Sınıfta, dün geceki partinizin etkisinden uyanamamış bir arkadaş var." diyerek sınıf Öğretmenimiz beni imâ eder şekilde espri yapmıştı.

Herkes kikir kikir tabi, dün gece ne yaşadılarsa. Sözünden sonra sınıfta olduğumu hatırladığımda küt saçlı kızın bana baktığını gördüm. Göz göze geldikten sonra ikimizde gözlerimizi kaçırdık...

 

"Malzemeleri getirmene puan vermiyoruz, hadi hangi sosu yapacaksan işaret fişeği yok, başlayabilirsin mor göz."

Hocam ne sosu, ne fişeği amına koyayım. Ben dün gece ne yaşadım hatırlamıyorum bana sos diyorsunuz. Bir kaç saniye sessiz kalıp cevap veremememden sonra Öğretmenimiz sınıfa dönüp,

 

"Bugün anlaşılan kimden istesem dün geceki büyük partinizden sonra birşey yapamayacağı kesin. Yarın hepinizin yapmasını istiyorum, şimdilik görmezden geliyorum."

Bütün sınıf Öğretmenimize teşekkür ediyordu, alkışlıyordu. Yapılan şaklabanlıklar bir yana gerçekten kral hareket. (Sizinde benim Öğretmenim gibi öğretmeniniz varsa yorumlarda belirtmeyin, umrumda değil.)

 

Hocamız sınıfı serbest bıraktıktan sonra bazıları arkadaşlarıyla dünki partiyi konuşmaya başladı, kimisi kafasını koydu uyudu, ben ise kafamı camdan dışarı çevirip dünü hatırlamaya çalıştım.

 

"Dün geceki kavgan çok fenaydı. Ivan olmasa belkide daha fena dayak yiyebilirdin." yan sıramdan işitmiştim bu cümleleri.

Sesi işittiğim tarafa döndüğümde ise bana cilveli bir şekilde sırıtan esmer bir kız gördüm.

 

 

"Aynen." şeklinde geçiştirilmiş bir cevap verdim.

Ivan beni mi kurtarmış? Bunuda partisi gibi gösteriş için yapmıştır. Alkolün etkisindeyken arkadaşı gibi davranmıştım. Ciddiye almış olmalı.

 

 

Yumruktan sonra yere düşüp 3 saniye ardından gözlerimi tekrar açtığımda, "Benim partimde benim arkadaşıma ne yaptığını sanıyorsun!"

Ivan bu sözleri sarf ettikten sonra gözüme yumruk indiren çocuğa sağlam bir kafa atmıştı! Kalabalık toplanıp kavgayı ayırınca Ivan beni ayağa kaldırdı.

 

 

"İyi misin Beautiful? Güzel yüzüne birşey olsun istemezdim."

Ivan beni gay yapacak kadar etkileyici. (Eğer bu noveli okuyan bayanlarımız varsa beni Ivan’la shipleyebilir. İzin veriyorum.)

 

 

"Ya bu partiden siktir olup gidersin, ya da arkadaşımdan ve kızdan özür dilersin." gözüme yumruk indiren çocuğun ayağa kalktığında kanayan burnunu tuttuğunu gördüm.

 

"Özür dilerim, haklısınız. Hatamı mazur görün. Alkolün etkisiyle gelişmiş birşeydi."

Başımla özürünü onayladım. Küt saçlı kızda aynı şekilde onayladı.

 

 

"Benim yüzümden oldu kusura bakma 'Beautiful' ilk yardım çantasını alıp gözüne pansuman yapalım." Beautiful’u vurgulu söyledi... Ulan Ivan.

 

 

Ivan’a ilk yardım çantasının yerini sorup beraber lavaboya doğru gittikten sonra, kendimi bir anda onun yüzüne bakarken gözüme pansuman yaparken buldum.

 

 

"Uyan, ders bitti."

Ne oldu? Rüya değildi, dün ki olayları gördüm... Kafamı kaldırıp beni uyandırana baktığımda ise küt saçlı kızdı...

 

"Hadi beraber yürüyelim." 

 

"Olur." dedim bir yandan çantamı ve malzemelerimi toplarken.

 

Heyecanlı değilim ama meraklıyım. Okuldan çıkalı 5 dakika oldu ikimizde tek kelime etmedik. Acaba dün gece ne olmuş olabilir... Gerçi yaşadığımızdan daha büyüğü olamaz herhalde o kadarda değil yani. Olur aslında, Ivan’la ben olmuş olabilir! Sikeyim. Yine hayal ettim. 

 

 

"O sözünde ciddi miydin?" yürürken durup bu soruyu yöneltmişti.

 

"Hangi sözüm?"

 

"Demek hala hatırlamıyorsun..."

Ne sözü lan? Erkek sözü falansa ben öyle saçmalıklara inanmam, tutmam da zaten. Normal sözüde tutmam aslında...

 

"Benim buradan gitmem lazım, iş buldum. Geç kalmak istemiyorum." 

 

"Tamam, görüşürüz" dedim.

Buram buram hüzün yayılıyordu... Neden? Ne olmuş olabilir? Eğer kötü birşey yapsaydım olay oraya gelmezdi. Ama sorun ne? Neden gözleri, sözleri kalbimde hüzünlü bir meltem estiriyor...

 

"Böyle de pek bir romantik oldu, birazda klişe sanki... Biraz değil bayağı klişe aslında." dediğimde, pansuman yaparken gözlerime saliselik bir bakış atıp gülümsemişti.

 

"O çocuk, seni tanıyor gibiydi. Neden tartıştınız?" dediğimde ciddileştiğini ve çekindiğini gördüm yüzünde.

 

"Benimle aynı yerden geldi." devamını anlatmakta tereddüt ediyordu, ama bir yandan da anlatmak istediğine yemin edebilirim.

 

"İstiyorsan anlatmak zorunda değils-" demeye kalmadan sözümü kesip anlatmaya devam etti,

 

"Çocukluk arkadaşıyız. Annem ve Babam trafik kazasında öldüğünden beri sevgilimmiş gibi beni sahipleniyor hep."

Yutkunamadım... Keşke sormasaydım. Anlatmak istediğini bilmeme rağmen böyle birşeyi ben öğrenmek istediğime hazır mıydım ki?

 

"Sen sormadan söyleyeyim; Ben 3.Sınıftayken öldüler. Teyzem büyüttü. O da bizim mahallemizde oturuyordu. O yüzden bana acıyıp hep beni korurdu, bana birşey olmasına izin vermezdi."

İyi çocukmuş aslında, keşke kavgaya tutuşmasaydım diye bir anlık düşünmedim değil. (biliyorum tek taraflıydı yumruk yiyip oturdum ama lafın gelişi işte)

 

"Hayatında önemli bir yeri varmış. Kavga etmenize üzüldüm." gözlerime baktıktan sonra pansumana devam etti...

 

"Bitti." dediğinde bir süre sessiz kaldık. İkimizde kafamızı ayrı yerlere çevirmiştik.

 

"Teşekkürler. İçeri geçelim o zaman." diyip kalktığım sırada bir anda arkamdan elimi tuttu. (indir lan elini köle!) 

Ona döndüğüm anda ise dudaklarımda dudağını hissettim... (girdik yine o kanallara. bu son uyarım benle ilgili değil yazara danışın şikayet varsa) 

 

Muhteşemdi. Gerçekten bir süre o şekilde kaldık. Kendimi ilk defa sahiplenilmiş hissetmiştim. Tekrar birbirimizden ayrıldığımızda ise gözleri gözlerime bakıyordu...

 

"Alkolün etkisi, kusura bakma. İçeri geçelim ne yaptığımı bilmiyorum." dediğinde ise ben önünü kesmiştim. (yapma ya öp kaç. hayırdır paşa sen bizi enayi mi sandın?)

 

Bu sefer aynı hamleyi ben ona yapmıştım... Tekrar dudaklarımız birbirinden ayrıldığında ise elleri yüzümdeydi. Sıcacıktı...

 

"Bunu yapmamalıyız." dedi gözlerimin içine aksini iddia ederek bakar bir şekilde.

 

"Eğer gerçekten istemiyorsan yapmayalım."

 

"İstiyorum."

yukarı çıkıp bekle beni dedikten 2 dakika sonra yanıma geldiğinde elinde anahtarlar olduğunu gördüm. Ivan'ın odasının kapısını açıp içeri girmemi bekler şekilde kapıda duruyordu. İçeri geçtiğimde kapıyı üstümüze kilitledi...

 

Yatağa oturduğumda ise yavaş yavaş üstüme doğru geliyordu... (girme işte oralara girme) Kucağıma oturdu,

 

"Ben... Korkuyorum. Bakireyim." dediğinde şok olmuştum.

Nasıl böyle güzel kızı kimse kapmamış, birde Avrupalı!

 

"Bende öyle." dediğimde biraz olsun rahatladığını hissettim. 

 

"Ailemi kaybettiğimden beri hayatımda aradığım tek şey doğru erkeği bulmaktı..." oldukça iddialı bir söz.

Ben o olabilir miydim ki?...

 

"Senin için yanlış erkeksem bile doğru olduğuma inandırmak için yapılacak ne varsa bunu yaparım."

Aniden yatağa doğru düşüşümüzü ağır çekimde hissededururken bir yandan yine dudaklarını tekrar hissetmiştim...

 

Ivan arıyor... Hassiktir! Evde uyuya kalmışım. Dahada önemlisi dün geceyi ve ne sözü verdiğimi hatırladım?

 

"Alo."

 

"Gelmene gerek yok. Bu yağmur senin gibi narin birini uçurur Beautiful."

 

"Ne yağmuru, ne gelmesi?"

 

"Sabah evde buluşuruz demiştim ya? Ne çabuk unuttun."

Ahh, doğru ya...

 

"Boşver onu. Sende dün geceki kızın telefonu var mı? Çabuk söylesene bana."

 

"Bende yok, ama sorar bulurum atarım sana mesaj."

 

"Tamam bekliyorum." dedikten sonra telefonu kapayıp salonda sağa sola volta atmaya başlamıştım.

 

Kendimden nefret ediyorum. Alkol yüzünden verdiğim söze bak! Şu an kendimi öldürmek istiyorum. Öyle bir kızın duygularıyla nasıl oynayabilirim... Kullandım onu. Ben sorumluluk almaya hazır değilim. Başlarda hoşlandığımı düşünüyordum, elde edince öyle olmadığını anlamaya başladım. Belkide aşırı stresten böyle düşünüyorum? Belirsizliğin netlik kazanması için onunla konuşmam lazım...

 

5 dakika sonra içim içimi yerken beklediğim mesajı aldığım gibi onu aradım.

 

"Nerdesin?"

 

"Beautiful, sen misin? İşten çıktım çok kötü sağanak var. Eve doğru yürüyorum ne oldu?"

 

"Şu an nerdesin? Dışarı çıktım geliyorum." ne ara üstümü, ayakkabımı giyip kendimi sokağa attığımı hesap bile edememiştim telaştan.

Harbiden fena yağmur varmış.

 

"Warm kafenin altına sığındım şu an." Ivan’larla takıldığım yer.

 

"Bekle orda geliyorum." dedikten sonra ne diyeceğini beklemeden telefonu kapattım. Yağmurda delicesine koşuyordum. Ama neden? Bu bacaklar onu görmek için mi koşuyordu? Yoksa onu kullanma pişmanlığımı dile getirmem için çabalıyor muydu... Duygularım çok karışık. Yüzüme çarpan soğuk rüzgarda harap olmuş vücudumdan daha kötüsü varsa o da kalbimdeki adlandıramadığım duygu... Vardığımda ise ben yağmurun altında o kafenin önünde göz göze geldik.

 

"Hatırladım." dediğimde o da yağmurun altında bana doğru yürümeye başladı.

Gözleri büyük bir aşkla bana bakıyordu... Buna yemin edebilirim.

 

"Unutmalı mıyız?"

 

"Unutmalıyız..."

 

"Demek öyle." dedikten sonra kafasını yere eğdi. Kafasını tekrar kaldırıp,

 

"Haklısın, ikimizde hata yaptık. Alkollüydük. Doğru olanı unutmak." dedi titreyen güçsüz bir sesle.

Gözlerine baktığımda ise delicesine yağan yağmurun altında gözlerinden süzülen yaşları gördüm...




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1286

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1094

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 833

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 717

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 558

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 398

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16081 Üye Sayısı
  • 429 Seri Sayısı
  • 21096 Bölüm Sayısı


creator
manga tr