68. Bölüm - Ruh Yetişiminin Dördüncü Özelliği

avatar
202 3

Ruh Hükümdarı - 68. Bölüm - Ruh Yetişiminin Dördüncü Özelliği


"Kurt ruhlarını birleştirmek için Ruh Yetişiminin Dördüncü Özelliğini kullanmanız gerekiyor lordum. Bunun için bilincinizi ruh alanına yönlendirin. Bunun hemen ardından her bir kurt ruhunun birbirleri ile bağlantılı olacak şekilde ruh enerjisi huzmeleri çıkarttığını hayal edin. Geri kalan işlemi, ruh tohumu ile bir bütün hale gelen ruhunuz halledecektir."

Shade'in kısa ve öz anlatımından sonra olduğu yerde meditasyon pozisyonuna geçen Aiden, gözlerini tam kapatacakken, hislerine iki aura yakalanmıştı. Kafasını auraların yaklaştığı yere doğru çeviren Aiden, yüzünü buruşturarak "Birde bunlar ile uğraşmak var..." demiş ve ayağa kalkmıştı.

Çok geçmeden sık ağaçların arasından iki tane muhafız çıkmıştı. Üzerlerinde kırmızı üniformalar ile güçlü auralar yayan bu muhafızlar, Aiden'in kafilesinde görevli olan askerlerdi. Her ikisi de Aiden'i görür görmez, derin bir nefes vermiş ve hızla Aiden'in yanına giderek kafalarını eğmişlerdi.

"Prens Ekselansları... Sonunda sizi bulabildik. Başınıza bir şey geldi sandık prensim. Neyse ki iyisiniz."

Aiden ikilinin telaşlı halinden bütün gece onu aradıkları sonucu rahatça çıkarabilmişti. Yine de şu anda prenscilik oynama zamanı olmadığı için bu işi hızlı bitirmeye karar verdi.

"Mutlak Ordum gelene kadar bu ormanın merkezinde olacağım. Beni rahatsız etmeniz tamamen yasak. Eğer güvenliğimi düşünüyorsanız, bu merkezin 2 kilometre uzağına bir güvenlik çemberi oluşturun." derken askerlerin gözlerine bakmıştı.

"Yanıma gelene acımam ona göre!"

Bu emirden sonra iki askerde birbirlerine bakmıştı. Her ikisi de böyle bir güvensiz durumu onaylamıyor gibiydi.

"Ama prensim..." 

"Kararım kesindir! Çekilebilirsiniz."

Prenslerinin keskin bir inadı olduğunu bilen askerler ise emri ikiletmeden geri çekilmeye başlamışlardı. Özünde prenslerinin hiç bir gücü olmadığını bildikleri halde keskin bir yönetme zekasına sahip olduğu için saygı duyuyorlardı.

Askerler çekildikten sonra Aiden meditasyon pozisyonuna geçerek gözlerini kapattı. Bilinci hızlı bir şekilde Ruh Alanına doğru çekilirken, Aiden'in gerçek ruhunda belirsiz bir parıldama göze çarpıyordu.

Ruh Alanı şu anda üçe ayrılmış gibiydi. Merkezde gerçek ruh, bu üç alanı birbirinden ayırıyor gibiydi. Bir alanda parlaklıklarını yitirmiş, sönük bir şekilde bekleyen üç ilahi ruh vardı. Bunlar Göklerin Yüce Ejderhası Osiris, Güneşin Yüce Ejderhası Ra ve İşkenceci Yüce Dikilitaş Seth idi. Aiden bu ruhlara bakarken, bir yandan şu an ki enerji çekme hızını düşündü.

"Her şeyimi ortaya koysam bile bu ruhlardan birini açmak en azından 3 ayımı alır. Oda duraksız bir şekilde enerji çekersem. Bunları açmanın en iyi yolu bir enerji kaynağını sömürmem gibi gözüküyor." dedikten sonra kurtların olduğu alana ve boş alana baktı.

"Bu boş alan... Acaba birleşmiş ruhlar burada mı belirecek. Bu daha önce yoktu. Belki de ruhum çoktan dördüncü özelliği açmak için hazırlıklara başlamıştır. Her neyse... Bunu öğrenmenin tek bir yolu var." diyerek kurtlara odaklandı.

Alfa kurtların her birinin ruhu kendi elementinde parlıyordu. Fakat ruhların vücutlarının merkezinde notmalden fazla parlayan bir nokta var gibi gözüküyordu. Aiden işleme nasıl başlayacağını düşünürken, bu parlak noktaları fark etmişti.

"Ruh Özleri!"

Aiden'in farkındalığına cevap olarak her bir ruh özü bir kez parlamıştı. Bunun ardından Aiden, 7 kurdun ruh özlerinden bir huzme çıktığını hayal etmeye başlamıştı. Ruh Alanının kontrolü Aiden'in bilincinde olduğu için tüm işlemler düşünce yoluyla gerçekleşiyordu.

Ding..!

Bir an sonra ruh özlerinden çıkmaya başlayan enerji huzmeleri, ruh alanında yükselmeye başlayarak Ruh Alanında ki boş alana doğru ilerlemiş ve tek bir noktada toplanmaya başlamıştı. İlk birleşme kısmında ufak bir şok dalgası tüm ruh alanı sarsmıştı.

Bu sırada merkezde duran gerçek ruhta titremeye ve ışıklar saçmaya başlamıştı. Aiden daha neler oluyor diyemeden zihninde Shade'in sesini duymuştu.

"Yaptığınız hareket ile Ruh Yetişiminin dördüncü özelliği tetiklendi. Ruh Yetişiminin dördüncü özelliği, farklı ruhları birbirleri ile füzyonlayarak yeni özellikte ruhlar elde etmek için kullanılan bir özelliktir. Elde edilen füzyon ruhları, Ruh Hükümdarı tarafından kullanılabilir özelliktedir. Fakat elde edilen yeni ruh, Ruh Alanından dışarıya çıkamaz. Bunun anlamı bu ruhu sadece Ruh Hükümdarı kullanabilir. Füzyon ruh kendi başına maddi ortama çıkarılamaz. Fakat ruhu kullanan Ruh Hükümdarı, direk ruha dönüşebilir veya fiziksel uzuvlarını bu ruhun parçaları ile değiştirebilir."

"Şu anda yedi elementi kullanabilen bir kurt formu oluşturuluyor. Özellikleri ise şunlardır;"

[Tür: Füzyon Ruhu]

[Verilen İsim: Mutlak Kurt]

[Özellikler: Karanlık, Işık, Ateş, Su, Toprak, Hava, Yıldırım ]

[Güçler: Karanlık, Işık, Ateş, Su, Toprak, Hava ve Yıldırım Kurtlarına hükmedebilme, Mutlak Alfa Aurası, Karanlık, Işık, Ateş, Su, Toprak, Hava, Yıldırım Elementlerini Kullanabilme, Lav ve Buz oluşturabilme ve yönlendirebilme, Mutlak Keskin Duyular, Mutlak Süper Güç, Mutlak Hız ve Dayanıklılık,]

[Türsel Yetenek: Alfa Sersemletme Aurası, Kutsal Işık Bariyeri, Alfa Basınç Ateşi, Su Lotusu, Lav Mızrağı, Keskin Girdap Saldırısı, Yıldırım Kontrol Alanı.]

"İşlem Süresi 14 gün sürecek!"

Shade son cümlesinden sonra sessizliğe bürünmüştü. Aiden ise bildiği her elementi kullanabilen ve yaratacağı ilk füzyon ruhuna hayranlık ile bakıyordu ki son cümleyi okuyana kadar...

"OHA! 14 gün mü ! YUH... Niye o kadar uzun sürüyor bu basit işlem."

Aiden'in söylediği sözde basit işlemi, Ruh Hükümdarı gerçeğini bile başkaları duysa, Aiden'i sopayla kovalarlardı. Fakat Aiden, çok fazla zaman kaybettiğini düşündüğü için acele etmek istiyordu.

"Ruhlar ile ilgili işlemler siz güçlendikçe kısalacaktır Lordum. Fakat bu seviyede maksimum hızımız bu. Bu 14 gün içerisnde 100 meridyene ulaşma hedefimizi gerçekleştirebiliz."

Shade'in tavsiyesi ile bilincini dış dünyaya çeken Aiden, bıkkınlık içerisinde etrafına bakmaya başlamıştı.

"Çok kolaydı sanki... 100 meridyen açması bir ayrı dert, Ruhsal Yetişim Alanını dönüştürmesi ayrı dert." derken gözleri parmağında ki yüzüğe kaymıştı.

"Lan..! Bu önceki hayatımda ki yüzük değil..." 

Bir süre yüzüğün desenlerini inceleyen Aiden, yüzüğün kan kırmızısı rengine ve desenlerine bayılmıştı.

(Temsili Boyutsal Yüzük]

Bir an sonra bilincini yüzüğün içerisine aktaran Aiden, gördüğü manzara ile kendinden geçmeye başlamıştı.

"Uh...! Novellerde olan zengin şımarık prenslerden biriymişim herhalde... Zenginliğe bak lan... 500 bin altın, bir çok yetişim hapı ve iyileştirme hapları... savaş silahları... Altınları saymazsak, burada neredeyse bir Şehir Lorduğunun deposu kadar malzeme var!" derken anılarını incelemeye başlamıştı.

"Anlıyorum... 8 Şehrin Baş Valisi olarak tayin edildiğim için 2 yılda bu kadar zenginlik yapabilmişim. Eh, yetişimde yapamadığım için kullanılmadan durmuş. Böylesi bir değişiklik için çenesi düşük bilince teşekkür etmek lazım..." derken sinsi bir şekilde gülüyordu.

"Burada ki malzemeler ile rahatlıkla 14 gün içerisinde gerekli meridyen sayısına ulaşırım. Fakat ondan önce ilk Göksel Felaketin ne zaman ve nasıl ineceğini bilmem gerekiyor."

Aiden'in sorusu üzerine Shade devreye girerek konuşmaya başladı.

"99 meridyene kadar herhangi bir sınır yok. Fakat konu siz olunca 90. meridyenden Gökler size bir tür zihinsel baskı yüklemeye başlıyor. Bu bir tür uyarı gibi algılanabilir. Mesajı açık, daha fazla ilerlersen, seni yok ederiz." 

Fakat Shade tam devam edecekken, Aiden'in tüm vücudu kan kırmızı enerji ile kaplanmıştı.

"B*kumu yok eder o o*ospu çocukları! Sözüm var arkadaş... O yıldırımları paratör takıp g*tlerinden çıkaratacağım. Bu günler çok uzakta değil... Fakat ilk felaket nasıl olacak bilmem gerekiyor."

Bu sırada göklerde güneşin ışıkları azalmış ve ardı ardına şimşekler çakmaya başlamıştı. Aiden bu manzarayı görür görmez, okuduğu noveller aklına gelmişti.

"Ciddi olamazsın... İlk felaket Yıldırım Felaketi mi !"

Lafının kesilmesine en ufak kızmayan Shade ise sakinlikle "Evet lordum... Gökler kişiye ilk önce Yıldırım Felaketi yollarlar. Yıldırımların gücü ve sayısı, kişinin potansiyeli ve taşıdığı gücün büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Bu felaketten sonra hayatta kalınırsa, 110. meridyene kadar bir sıkıntı çıkmadan ilerleyebiliriz."

Crraackkk..!

Bu açıklamalardan sonra bile göklerde çakan şimşekler durmamıştı. Son hızları ile devam ediyorlardı. Bunu fark eden Aiden, yüzüğüne bakarken konuşmaya başladı.

"Pekala... Yıldırımlardan korktuğumdan değil fakat başkenttin ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden Göksel Felaketi Başkent Savaşından sonra yapacağız. Yine de sınırları zorlayabiliriz. Sonuçta Genişleme Alemine geçebilmek için 30 meridyen yeterli... Total gücümüzü 14 gün sonunda en az 20 kat arttırma zamanı..!" demiş ve yüzükten yetişim malzemelerini çıkartmaya başlamıştı.

Ding..!

Yetişim Alanında ki kara delik son hıızyla kan kırmızı enerji üreterek dış ortama salmış ve kan kırmızı enerji de yetişim malzemelerini alarak enerjiye dönüştürmeye başlamıştı.

61. Meridyen!

62. Meridyen!

63. Meridyen!

.....

[14 Gün Sonra]


Bilinen Yetişim Alemleri;

Temel Kurma Alemi -> Genişleme Alemi -> Yükselme Alemi -> Enerji Alemi -> Enerji Çekirdek Alemi -> Dünya Çarkları Alemi -> Kadim Dünya Alemi -> Yeraltı Ölümsüzü Alemi -> Gökyüzü Ölümsüzü Alemi







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18158 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr