Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Maceracı - Bölüm 41: Ordu Harekete Geçti


Dördüncü ayın sekizinci günü

 

Saat 11 civarları

 

Kuxxn sıradağlarının arasından geçen Bertuğ , Kapgan ve Ayame kan ter içindeydiler. Ayame çölün sıcağından bunalmış ve terli bir haldeyken birden dağların arasındaki rüzgara maruz kaldığı için kısmı yüz felci geçirme tehlikesi altındaydı. Bunu bilen Bertuğ , Ayame’nin yüzünü kalın birkaç bez ile örtmüştü. Kapgan en öndeydi ve kılıcı sırtındaydı. Bertuğ yayını gerdi ve hazır beklemeye başladı. Kapgan da kılıcını çekmişti.

 

Ayame de ne olur ne olmaz diye rüzgar estirmek için hazır bulunmaya başladı. Bertuğ ’un ve Kapgan’ın neden silahlarını çektiklerini anlamamıştı.

-Bilgelik sana yaramış Bertuğ. (Kapgan)

-Bunlar ne ? İnsan değiller. (Bertuğ)

-Dağ goblinleri. Bizi fark edeceklerini sanmıyorum. Sessizce yürümeye devam edelim. (Kapgan)

-Fark ederlerse ne olur ki? (Ayame)

-Hepsinin kafasını koparmak zorunda kalırız. (Kapgan)

-Sadece zaman kaybı. (Bertuğ)


Biraz daha yürüdükten sonra Ayame , kafasını kurcalayan soruları Bertuğ’a sormaya başladı.

-Onların insan olmadıklarını nereden anladın ? (Ayame)

-Silahları çok garip insanların öyle silahlar kullanmadıklarını biliyorum. (Bertuğ)

-Ama onları görmedik ki ? Silahlarının garip olduğunu nasıl anladın ? (Ayame)

-Bu yürüdüğümüz yolda daha önce savaşlar olmuş , etraftaki izlere baktım. Aynı zamanda sayıları çok fazlaydı. (Bertuğ)

-Bertuğ’a soru sorma Ayame. (Kapgan)                

-Neden ? (Ayame)

-Zaten alacağın cevaplar seni tatmin etmeyecek boşuna enerjini harcıyorsun. (Kapgan)

-Çok sıkıcısınız.(Ayame)

-Yaklaşık 10 dakika kadar sonra şehrin etrafındaki köylere ulaşacağız. (Kapgan)

-Savaşmak zorunda olmayacak mıyız ? (Ayame)

-Gizlilik büyüsü mü ? (Bertuğ)

-Hayır. Ava’nın ülkesi bombalandı ve pek iyi durumda değil. Şuan için güvenlik konusunda ciddi sıkıntıları var. Kurmayları da yaralı zaten. Dediğin yaşlıyı alıp gideriz.

-Öyle yapalım. Rein’e ulaşmamız lazım. (Bertuğ)

-Rein cidden nasıl bu kadar güçlendi çok merak ediyorum. (Ayame)

-Senin gibi ormanda koşmadığına eminim. (Bertuğ)

-Sanki isteyerek yaptım. Yapmak zorundaydım. Hem omzumu yaraladın bana borçlusun. (Ayame)

-Silahını uyandırdı diye söylentiler var. Güçlü bir ateş büyücümüz olması iyi oldu. Dünyanın en güçlüleri arasında ateş büyüsü kullanan insan sayısı cidden çok az. (Kapgan)

-Kardeşin için kaygılanıyor musun Kapgan ? (Ayame)

-Ölmediğini biliyorum. Yakın zamanda karşılaşacağımıza eminim. (Kapgan)

 

Kapgan derin bir iç çekti ve biraz daha hızlandı. Ayame sıkıcı bir yolculuk olduğu için sürekli konuşuyordu ve soru soruyordu.

-Madem bu kadar güçlüsün neden sahaya çıkıp savaşmıyorsun ?  (Ayame)

-Savaşmayı pek sevmem. Kitap okumak daha iyi. (Kapgan)

-Ama çok güçlüsün bu dünyaya adalet getirmek için savaşabilirsin. (Ayame)

-Zamanı geldiğinde ben de sahneye çıkacağım. Nerede ne zaman bulunman gerektiğini bilmelisin. Aksi takdirde çevrendekilere zarar verirsin. (Kapgan)

-Bu dünyanın böyle olmasında sen de suçlusun Kapgan. Bardolph dediğiniz adam da suçlu. Tüm gün yatıp duracağınıza insanlara yardım etseniz bu dünya daha güzel bir yer olurdu. (Ayame)

-Boş yapma Ayame. Bu adamları yargılama hakkına sahip değilsin. (Bertuğ)

-Dünya dengeden ibaret. Bugün ben ortaya çıkıp adaleti sağlarsam kara büyücülerin ekibinden bir kişi de ortaya çıkıp kötülüğü yaymak için çalışmaya başlar. Sonuçta daha fazla savaş. Ben sürece değil sonuca bakan birisiyim ve bitirici vuruş yapmak için bekliyorum. Devrim ordusunu desteklememizin sebebi bu. Hiç kimsenin beklemediği bir anda güçlü insanlar ortaya çıkacak ve planı bozacak. (Kapgan)

-Yeni dünya yalanına inanıyorsun yani ? Büyü yokmuş falan. Rein’in bu saçmalığı yapamayacağına eminim. (Ayame)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sorunsuz bir şekilde Bardolph’u aldıktan sonra Kapgan, Ayame , Bertuğ ve Bardolph , Ava’nın şehrinin sol üst kısmına çıktılar ve Ava Dağlarını geçerek tekrar çöle girdiler. Ava ve Acc’ın şehirlerinin arasında ufak bir çöl vardı ve iki ülke aralarında bu çöl olacak şekilde yerleşmişlerdi.

 

Çölü aştıktan sonra Acc’ın topraklarına girecek oradan yine yukarıya çıkarak devrim ordusunun şehrine doğru hareket edeceklerdi.

 

-Master Bardolph. (Ayame)

-Efendim kızım.

-Siz kimsiniz ?

 

 

 

 

 

 

 

….

 

Aynı gün içerisinde akşam saatleri

 

 

Gökyüzü kırmızı renkteydi. Güneş batmadan önce son kez yeryüzü ile göz göze gelmişti. Hafif bir rüzgar vardı ve etraftaki ağaçların yapraklarını sallıyordu. Evlerden dumanlar çıkıyordu ve bağırışlar vardı. Kara büyücülerin saldırdığı topraklar arasındaki en büyük köy biraz sonra haritadan silinecekti. Kuşlar köyden uzaklara doğru uçmaya başlamışlardı. Havadaki bulutlar güneşin gökyüzüne karıştırdığı kırmızı rengi engellemek için hareket ediyorlardı.

 

Silah sesleri ve bağırışlar köyün dışından duyulabiliyordu. Birkaç çocuk ve kadın köyün farklı yerlerinden dışarıya fırlayarak düzlükte koşmaya başladılar. Köyün girişindeki tüm evler yakılmıştı ve merkezde kalan son direnişçilerle kara büyücüler arasında şiddetli bir çatışma vardı. Köyün ileri gelen savaşçıları kara büyücülerin canını sıkıyorlardı.

Kadın , beş yaşındaki erkek çocuğunu kolundan tutarak sürüklemeye başladı. Çocuk koşmaktan yorgundu ve ağladığı için gözleri buğulanmıştı , önünü göremiyordu. Kadınla birlikte kaçan başka insanlar da vardı ve bazı savaşçılar onların kaçmasına yardım etmek için kendilerini feda etmekten kaçınmamışlardı.

 

Arkalarından gelen ok yağmuruna yakalanan kadınlar ve çocuklar yere düşmeye başladılar. Kadın sırtına bir ok yedi ve sarsıldı. Çocuğun kaçamayacağını anladığı için ölüymüş numarası yapması gerektiğini düşündü ve dizlerinin üstündeyken çocuğuna sarıldı. Çocuğu ayaktaydı ve kadınla birlikte ağlıyorlardı. Okçular başka tarafa döndüler ve yaralıları öyle bıraktılar.

 

Tek elinde baltası olan bir adam kadına doğru yaklaşmaya başladı.  Adam baltayı kaldırdı ve kadının sırtına indirdi. Kadın çocuğuna sarılarak can verdi. Sıra çocuğa gelmişti. Çocuk at sesleri duydu ve kafasını yana çevirdi. Adamın baltası kafasına inmek üzereydi.

 

Baltalı adamın sırtına uzun bir kılıç saplandı ve kılıcın ucu çocuğun burnunun dibine kadar geldi. Kılıcın üzerinde bir ejder sembolü vardı. Çocuk şaşkın bir şekilde bakıyordu. Siyah saçlı bir adamın önderlik ettiği yirmi kadar atlı hızlı bir şekilde çocuğun yanından geçti. Siyah saçlı adam  , çocuğun yanından geçerken adamın sırtına fırlattığı kılıcı sırtından çekti ve devam etti. Atlılar yeri titretiyorlardı.

 

Çocuk , yanından geçip giden atlılara şaşkın bir şekilde bakakaldı. Kızıl saçlı bir kadın yayını gerip büyücüleri avlıyordu ve diğerleri de önüne gelen herkesi öldürüyordu.

 

Seçkin savaşçıların komutanı olan Henry , yaralı bir şekilde bağırdı ve gülmeye başladı. Tek başına bir sürü büyücüyü öldürmüştü ve artık gücünün sınırındaydı.

“Devrimciler geliyor !”

Köyde umudunu kaybetmek üzere olan direniş birlikleri tekrardan harekete geçti. Atlılardan birkaç tanesinin elinde siyah bir bayrak vardı ve Henry , bu bayrağın devrimcilere ait olduğunu biliyordu. Kara büyücülerin okçuları , devrim ordusunun atlılarına döndü ve ok yağmuruna başladı. Kara büyücülerin elindeki yay ve oklar büyüden yapılmışlardı.

 

Birden etraftaki atmosfer değişti ve tüm büyü kullanıcıları boşluğa düşmüş gibi hissetmeye başladı. Jack , büyülerin iptal olduğunu anlamıştı. Atlıların geldiği yöne doğru bakan bir kişi ellerinde siyah bayraklar olan ve önlerindeki uzun saçlı adamın peşinden gelen yüzlerce kişi gördü.  

 

Jack , Tilki , Rein , Silvas ve birkaç yardımcı komutanla birlikte gönüllü birliklerden oluşan yirmi kişilik atlı ekibi büyüler iptal edilince üstünlüğü tam anlamıyla sağlamıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

…..

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1148

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 616

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 528

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13199 Üye Sayısı
  • 389 Seri Sayısı
  • 18085 Bölüm Sayısı


creator
manga tr