"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Rein - Bölüm 40: Jack'in Kararı


 

Dördüncü ayın ikinci günü

Saat 00.00 civarları , Rein ve Jack’in bulunduğu savaş

 

 

 

Rein , Kerxn’in bu konularda bilgili olduğunu anlamıştı. Jack hala yerde yatıyordu ve uzun süren savaşın etkileri yüzünden kalkabilecek durumda değildi. Rein, Jack’in normalde çok güçlü olduğunu fakat uzun süren stresli bir dönemden geçip üstüne saatlerce savaşarak kendisini aşırı hırpaladığını düşünüyordu. Jack’e güveniyordu fakat Arden’in dediklerine  uyacaktı. Jack gerçekten Rein’e yardım edebilecek durumda değildi.

 

Silvas ve diğerleri kampı bastılar ve kara büyücülerle çarpışmaya başladılar. Silvas ve ekibinin zafer kazanması Rein için pek önemli değildi çünkü Kerxn’i yenmediği sürece kara büyücü kampına gerçek bir darbe vurmuş olmayacaklardı.

 

Rein kılıcını sürekli sallayıp adama yaklaşmak için özel hareketler sergiliyordu fakat adam sürekli olarak aradaki mesafeyi açma eğilimindeydi. Kerxn büyülü ışınlar ve büyülü alevler kullanarak Rein’e saldırıyordu ve kullandığı büyülerin uzun mesafeli olması Rein’in Kerxn’in yanına yaklaşmasına engel oluyordu. Rein aşırı hızlı bir şekilde koştu ve sıçrayarak Kerxn’in üstüne kılıcıyla birlikte atladı. Adam yan tarafa takla attı ve kalkarak yeşil bir ışın gönderdi. Rein , kılıcını yere saplamıştı ve o an tepki veremezdi. Yeşil ışık gözünün önüne kadar geldi ve Rein’in önünden geçen bir cisme çarparak kayboldu. Rein , cismin geldiği yöne bakınca Jack’i hafif doğrulmuş bir şekilde gördü. Jack , kılıcını Rein’i savunmak için fırlatmıştı. Jack’in yüzünde şeytani bir gülümseme vardı ve bir şeyler anlamış gibiydi.

 

Rein bir nara atarak pervasızca koşmaya ve alevlerini sağa sola fırlatmaya başladı. Kerxn sürekli olarak alevlerden kaçıyor , Rein’le arasındaki mesafeyi açıyor ve çocuğa zarar verme amacıyla yeşil renkli büyülü ışınlarından fırlatıyordu. Rein kontrolü kaybetmiş gibiydi ve Kerxn bu durumdan fazlasıyla memnundu. Savaşlarda en önemli husus , savaşçının öfkesini dizginlemesiydi. Aksi taktirde savaşçı , düşünme eylemini tam anlamıyla gerçekleştiremezdi ve beklemediği bir darbe yiyerek -daha güçlü olsa bile – savaşı kaybederdi.

 

-Senin gibi bir ezik yardımcı kumandan mı olmuş ? Arkadaşının haline bak , sen de öyle olacaksın haahah !

-Kes sesini seni p*ç !

-Bana zarar veremezsin velet.

Rein daha da sinirli bir şekilde saldırmaya başladı. Kerxn , çocuğun acınası haline baktı ve kaçmayı bırakıp gülmeye başladı. Kaçmaya ihtiyacı yoktu çünkü çocuk kendi kendini bitiriyordu. Rein en sonunda sinirden kılıcını fırlattı. Kerxn , çocuğun kılıcını fırlattığını görünce yana kaydı ve kılıcı savuşturdu.

 

O sırada Jack , kendisine ejder büyüsüyle bağlanmış olan kılıcını çekti , kılıç havada hızla Kerxn’i delip geçecek şekilde Jack’e gelmeye başladı. Kerxn , kılıcı savuşturmak için hamle yaparken aynı zamanda üzerine koşan Rein’e karşı ne yapabileceğini düşünüyordu. Jack’in kılıcını savuşturdu ve düşünmeden yüzlerce ışın oluşturarak Rein’in üzerine gönderdi. Düşünecek zamanı yoktu.

 

Yüzlerce ışın Rein’in üzerine gelirken Rein durdu ve gülmeye başladı. Kerxn , olanları anlamıştı.

“Mat”

dedi Rein ve Kerxn’in sırtına devasa bir kılıç saplandı. Kerxn acıyla bir çığlık attı. Kılıç , sırtına biraz daha saplandı ve en son bedenini parçalayarak Rein’in eline gelmeye başladı. O sırada Rein , önüne gelen yüzlerce ışından kurtulmak için yere iki eliyle vurdu. Yerde çok ufak bir çember oluştu ve Rein’in gözünün önünden inanılmaz yoğun bir ateş yükseldi. Işınlardan Rein’e çarpacak olanlar alevlerin içinde kayboldu. Kerxn yere düştü.

 

Kerxn , Rein’in  aslında numara yaptığını ve her şeyin en baştan planlanmış olduğunu anladı. Jack kılıcını atsın diye bilerek kılıcını yere saplayacak bir hareket yaptığını , Kerxn’i kovalarken bir daire çizdiklerini ve Kerxn’in Jack’in kılıcının olduğu yerin önüne gelecek şekilde hareket etmesini, pervasız gözükerek Kerxn’in kendisini küçümsemesini sağladığını anladı. Çocuk aslında hiç sinirlenmemiş , aksine her şeyi planlayarak Kerxn’i yenmişti.

 

Jack yattığı yerden kahkaha atmaya başladı.

“Bu yüzden yardımcı komutan Rein. Hahahah! “

 

 

………

 

 

 

 

 

 

 

Dördüncü ayın üçüncü günü

12.15

 

Jack , Abella’nın yatağının yanında diz çökmüş bir şekilde Abella’nın elini tutuyordu. Karnında sargı bezleri vardı ve yaralarının tamamı büyü gücü yerine gelmediği için iyileşmemişti. Abella’nın bileklerinde birer adet mor üçgen simgesi vardı ve Jack yanına yaklaştığı için simgeler parlamaya başlamıştı.

 

 

-İyi misin Jack ? (Abella)

-İyiyim hayatım. Herhangi bir gelişme var mı ? (Jack)

-Yok şuan için iyi durumdayım. (Abella)

-Güzel. En yakın zamanda savaşın içinden çıkacağız. Seni savaştan uzak bir yerlere götüreceğim.

-Yanımda durmayacaksan beni başka bir yere götürme.

-Yanında duracağım. Bu saatten sonra önceliğimiz ufaklığı korumak.

 

Jack , Abella’yı öpüp hızla ayağa kalktı ve kapıya yöneldi. Kapıya doğru giderken yanından geçtiği çocuğa bir göz işareti yaptı. Çocuk Jack ’ten bir komut almış gibi davrandı ve sırtını dikleştirerek sandalyede oturmaya başladı. Jack evden çıktı ve köy meydanından Arden’in yanına doğru giderken konuşmaya başladı. Etraftakiler Jack’in  deli olduğunu falan sanıyorlardı.

 

-Yaralarım neden iyileşmiyor Kurashi ?

“Birkaç sebebi var Jack. En büyüğü de bebeğinin olması.”

-Bebeğimin olmasıyla yaralarımın ne alakası var ?

“Bebeğin senin gücünü çalıyor Jack.”

-Nasıl ?

“Bebeğin bana kan ile bağlandı. Sen bana büyü ile bağlısın ve gerçek ejderin ben değilim biliyorsun.”

-Evet biliyorum.

“Ama bebeğinin gerçek ejderi benim. O bana doğuştan bağlı ve senden çok daha güçlü olacak.”

-Buna sevindim.

“Evet bir de şu var.”

-Ne ?

“Artık sen ölürsen bebeğin yaşadığı sürece ben de yaşayabilirim.”

-Bugün gerçekten güzel haberlerin var Kurashi.

“Önce güzelleri söylemek istedim. İstersen kötüleri de söyleyebilirim.”

-Memnun olurum.

“Ejder kanına sahip insanların doğduktan bir süre sonra kendilerine ejder kanını veren ebeveynlerini öldürdüklerini biliyor muydun ?”

-NE !

“Doğru duydun.”

-Niye öldürüyorlar ki ?

“Bilerek öldürmüyorlar. Eğer sahip olduğu ejder kanı potansiyeli daha fazlaysa ejder, bağlı olduğu kişiyi terk edip çocuğuna bağlanıyor.”

-Böyle olunca ölüyor muyuz ?

“Genelde ölümle sonuçlanır. Çok az insan ölmeden kurtulabilmiştir. O da biraz ejderhaya bağlı.”

-Peki ne zaman öleceğim bu bağlamda ?

“Bebek , sen yanında olduğun zaman senin gücünü kullanıp çok hızlı büyüyor Jack. Bebeğe yakın olduğunda iyileşme gücünün azalmasının sebebi bu.”

-Peki ya beni terk etmeyip çocuğa gitmezsen ?

“Buna ben karar veremiyorum. Biz artık ejder formunda değiliz doğal olarak her şeye karşı gelemiyoruz. Ejder gücü bizi çekiyor ve ona gidiyoruz. Bu iş yüzyıllardır böyle.”

-Peki sürekli yanında dursam ne kadar süre sonra doğar ?

“Bir aya falan doğar. Bir sene kadar sonra da ben onun bedenine geçerim ve sen ölürsün. Belki de ölmezsin ama sanmıyorum.”

-Anladım.

“Ne yapacaksın ? İstersen onu öldürebilirsin.”

-Bir sene bir ay. Abella’yı güvenli bir yere götürmem için fazlasıyla yeterli bir zaman.

 

 

 

 

 

….

 

 

 

Arden , Rein ve Silvas bir evin önünde oturmuşlardı ve savaş hakkında konuşuyorlardı. Jack , hızla yanlarına gitti ve bir tahta parçası alarak üstüne oturdu. Etraftaki insanlar sağa sola koşuşturup eşya taşıyorlardı.

-Ne oldu ? (Jack)

-Devrimcilerin şehrine gidiyoruz. (Arden)

-Ee savaş ? (Jack)

-Artık orada yaşayacağız. Devrimciler etraftaki köyleri bir şehir altında birleştirip koruyorlar.

-Güzel. Sizin adınıza sevindim.

-Sen de gel Jack. Bize savaşçı lazım. (Rein)

-Savaşın olmadığı bir yere gitmeliyim. (Jack)

-Buradan tek başına çıkamazsın Jack. Artık kara büyücüler de savaşa katıldılar. Kerxn’den daha fazlası buraya gelecek. Abella’yı koruyamazsın. Devrimcilerle gel sonra Encephalon’un şehrine gider orada bir meslek edinirsin. (Arden)

-Bunu düşünmeliyim.(Jack)

-O haklı Jack. En azından devrim ordusunu bir basamak olarak kullan. (Silvas)

-Fiziksel olarak çok iyisin. Devrim ordusunun lideri Krygen büyüleri iptal ettiği zaman sen çok işe yararsın. (Arden)

-Tamam. Ama sadece bir savaş. Sonra Gelişim Şehri’ne gideceğim. (Jack)

-Bana uyar. (Rein)

 

 

 

….

 

 

 

 

Köydeki herkes eşyalarını toplamıştı ve Rein’in geldiği yöne doğru gidiyorlardı. Önde Rein , Arden ve Silvas vardı. Jack ise Abella’yı bir kağnıya koymuştu ve köylülerin arasında götürüyordu. Bebek yüzünden Abella hareket edemeyecek durumdaydı.

“Bebek , annesinin de gücünü azaltıyor.”

-Bunu engellemenin bir yolu yok mu ?

“Engelleyemezsin Jack. Küçükken de engelleyemedin.”

-Nasıl yani ?

“Kendi hikayeni bilmiyor olman çok yazık evlat. Sonuçta seni ben doğurmadım.”

-Annemi tanıyor musun?

“Hayır sadece senin gözlerinden gördüm. Sen geçmişini hatırlamasan da ben senin geçmişini görebiliyorum.”

-Ne görüyorsun peki ?

“Sen bana bağlanmasaymışsın daha güçlü olacakmışsın Jack. Baban bu yüzden ölmüş. Annen de seni korurken öldürülmüş. Bir yaşında da ben buldum seni. “

-Abella da ölecek mi ?

“Ölmez ama çok halsiz bir hamilelik geçirecek. Artık savaşamaz onu da sen taşıyacaksın. Baksana yürüyemiyor bile.”

-Peki bunun çözümü yok mu ?

“Bir ay sabret. Bebek doğunca Abella düzelir. Ama senin gücün sürekli olarak azalacak. “

-Sıkıntı değil. Onları gizlememin bir yolu var mı sen ondan bahset ?

“Kılıcı sakla. Üzerine senin büyünün sindiği her eşyayı saklamalısın , kimsenin senin büyünü bilmemesi lazım. Eğer bilirlerse aramaya kalkarlar. Köpeğe bir kıyafet koklatmak gibi düşün. Kıyafet koklatamazsan sıkıntı olmaz.”

-Anladım. İşler cidden çok saçmalaşıyor. Çok.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mihawk’ın odasına küt saçlı bir kadın girdi. 1.70 boylarında bir kadındı. Saçları beyaz renkliydi. Burnu küçüktü ve biraz yukarı kıvrıktı. Gözleri hafif kısıktı ve kirpikleri uzundu. Siyah rujlu dudakları ve bembeyaz bir teni vardı. Altında siyah bir tayt üstündeyse o taytın üst kısmını hafif bir şekilde örtecek siyah bir tunik vardı. Tunik diğer tuniklere oranla daha kısa kalıyordu ve kadının kalçalarının orta kısmına kadar iniyordu. Ayağında siyah nubuk ayakkabılar vardı.

 

-Kate. (Mihawk)

-Efendim.

-Sana iyi haberlerim var.

-Hmm. Yoksa Kerxn piçi mi öldü ? Hahahah !

-Evet Kerxn öldü fakat asıl iyi haber bu değil.

-Ne peki ?

-Sahaya çıkma sırası sende.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1149

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1029

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 311

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13283 Üye Sayısı
  • 395 Seri Sayısı
  • 18131 Bölüm Sayısı


creator
manga tr