"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Rein - Bölüm 39: Tekrar Bir Arada


 

Dördüncü ayın ikinci günü

14.00 civarı

-Dünya birkaç kişinin etrafında dönmüyor Rein.

-Güçler arasında çok büyük bir uçurum var. Ep kendi ülkesini tek başına ayakta tutuyor. Ava, Acc, Seiro da aynı şekilde. Birkaç güçlü adam, ülke sıkıştığı zaman sahaya inip ortalığı temizliyorlar. Diğer insanlar sadece ortalıkta geziyorlar, ezikler ve güçsüzler.  (Rein)

-O insanlar bu dünyaya renk katıyorlar Rein.

-Renkler kimsenin sikinde değil! O insanlar başkaları renkli bir dünya yaşayacak diye karanlığın içinde kayboluyorlar Salamander!

-Bu yüzden mi büyüsüz bir dünya istiyorsun Rein?  O insanları kurtaracak şeyin büyüsüz bir dünya olduğunu mu düşünüyorsun?

-Evet.

-Saçmalık! Ben binlerce yıl yaşadım Rein. Büyü olmasa da insanlar savaşacaklar, karanlığın içinde kaybolan insanlar hiçbir zaman bitmeyecek. Bu sizin doğanızda var.

-Madem benimle aynı görüşte değilsin niye uyandın?

-Görüş mü? Bir silahı uyandırmak için onunla aynı amaca hizmet etmek veya aynı görüşte olmak zorunda değilsin ki. Ben yıkım severim kimin kime ne yaptığı pek umrumda değil. Etrafı yıktığın sürece birlikte olmamızda bir sıkıntı yok.

 

..

 

 

Rein kılıcını sırtına taktı ve odadan çıkarak Krygen’in toplantı odasına yöneldi. Tilki ve Krygen masada karşılıklı oturuyorlardı. Krygen’in gözlerinin altı şişmişti ve masanın üzerinde kalemlerin altında kalmış birkaç kâğıt parçası duruyordu. Tilki, Rein’i gördü ve ona bakmaya başladı. Krygen, Rein’e bakmamıştı bile. Rein masaya yaklaşınca kalemlerin altında kalan kağıtların üstünde haritaların çizili olduğunu gördü ve merakla masaya oturdu.

-Bunlar ne? (Rein)

-Amacımızı Krygen’in anti büyüsüyle gerçekleştirmemiz çok zor. (Tilki)

-Neden? (Rein)

-Anti büyünün bir sınırı var. Tüm dünyayı büyüsüz yapamaz. (Tilki)

-NE! O zaman nasıl büyüyü kaldıracağız?

- [Yorgun bir şekilde] Dünyaya kaldırtacağız. (Krygen)

-Dünya’nın merkezindeki büyü gücünü ortaya çıkartacağız. (Tilki)

-Nasıl? (Rein)

-Dünya üzerinde büyük delikler açacağız. Sen, magmadaki lavları yukarı doğru çekmeye çalışacaksın. Dünyanın merkezine giden bir sürü büyük çukur açarsak dünyanın merkezindeki büyü gücü dışarı daha çok çıkar. (Tilki)

-Böylece insanların üzerindeki büyü gücü baskısı daha fazla olur ve büyü yapamazlar. (Krygen)

-Tabi birkaç sıkıntı var. (Tilki)

-Nedir? (Rein)

-Büyü gücü belirli bir miktarın altında olan herkes ölecek. Birkaç nesil boyunca doğan bebekler de ölü doğacaklar. İnsan vücudundaki aura baskıya alışınca ölü bebekler doğmayacak. Sürekli olarak büyülerimizi baskılayan fakat auramızı söndürmeyen bir güç olacak. (Tilki)

-Bu mümkün mü? (Rein)

-Emin değilim. (Tilki)

-Bunları sonra konuşsak daha iyi olur. [Haritadan bir noktayı gösterir] Oraya gitmelisin Rein. (Krygen)

-Tamam. (Rein)

-Diğerlerinden farklı bir köy orası. (Krygen)

-Nesi farklı? (Rein)

-O köyün direnişçileri çok güçlü. Onlara yardım edip bize katacağız. Böylece şehirdeki nöbetçilerin güçsüzlük sıkıntısını ortadan da kaldırırız. (Krygen)

-Sen de biraz uyusan iyi olacak Krygen. Yine sabaha kadar haritalara bakmışsın. (Rein)

-Çok büyük tehlike altındayız. Yemek sıkıntısı çekmeye başlayacağız. Acc’ın da savaşa dahil olması bizi arada bıraktı açıkçası. Yeni planlar ve savaş taktikleri yapmalıyım. (Krygen)

-Kolay gelsin.

 

Rein kapıyı kapattı ve dışarı çıktı.

-Yıkım var mı Rein? (Salamander)

-Var.

-Güzel o zaman. Yanına kaç kişi alacaksın?

-Sıfır.

-Daha da güzel. Tüm düşmanlarını zevkle yakabilirim. Hahahah!

 

 

 

19.00 civarı

 

Rein, sol elinde devrim ordusunun bayrağı, sırtında kılıcıyla köye yaklaşmıştı. Köy diğerlerine nispeten biraz daha büyüktü. Ahşap ve süslemelerle kaplı evler köye güzel bir görünüm veriyordu. Köyün etrafındaki ağaçlar çürümüşlerdi fakat iç kısımlardaki ağaçlar fazlasıyla canlıydı. Köyün biraz uzağına siyah çadırlar kurulmuştu ve siyah dumanlar tütüyordu. Rein köye girdi ve köydeki halk tarafından sevinçle karşılandı.

 

Köylüler, Rein’i köy meydanına doğru götürmeye başladılar. Rein, köylülerin peşinden giderek köy meydanına ulaştı. Sırtını evlere dayamış bir şekilde yaralarını saran askerleri gördü. Meydanın ortasında büyük bir masa vardı. Masanın başında büyük kılıca sahip bir adam, uzun boylu yapılı ve mızrak kullanan başka bir adam ve birkaç kişi daha vardı. Birlikte haritanın üzerine eğilmişlerdi ve bir şeye bakıyorlardı. Yanlarında kısa boylu yaşlı bir adamla da konuşarak değerlendirme yapıyorlardı. Köylülerin seslenişleriyle masanın başındaki adamlar kafalarını çevirerek Rein’e baktılar. Rein şok olmuştu.

“JACK!”

Rein koşarak Jack’in üzerine atladı. Birkaç saniye sarıldılar.

-Ölmemişsin. (Rein)

-Evet senin sayende. (Jack)

-Abella nerede? Yoksa öldü mü?

-Şuradaki evde dinleniyor. İstersen bir bak.

-Bakarım şimdi. Ne yapıyorsunuz burada?

-Kara büyücülere karşı savaşıyoruz. Çok geç kaldın. Habercimiz öğleye doğru size ulaşmış olmalıydı.

-Çok üzgünüm. Merak ettim de o çadırlar da neyin nesi?

-Köyü alana kadar zorlayacaklar. Mihawk, grubun liderine öyle emretmiş. Adam da köyü almadan gitmeyecekmiş.

-Sizde fazla zarar yok gibi gözüküyor.

-Biz iyiyiz, saldırıyı rahatlıkla püskürttük. Sen de geldiğine göre gizli bir saldırı yapabiliriz.

-Tamam. Müsaadenle Abella’ya bakıp geleceğim.

-Müsaade senin.

 

Rein, Jack’in gösterdiği – Arden’in evine- girdi. Karşısına çıkan uzun bir koridordan geçti ve pencereleri olmayan bir odaya girdi. Abella yatakta yatıyordu ve yanındaki sandalyede bir çocuk oturuyordu. Abella’nın gözleri kapalıydı ve elleri karnında birleşmişti.

Rein, birkaç kere “Abella” diye seslendi fakat kadın uyanmayınca meraklandı ve uyandırmak için yanına daha da yaklaştı. Sandalyede oturan çocuk hızla ayağa kalktı ve Rein’in kolunu tuttu.

-Uyandırma onu!

-Sen de kimsin?

-Beni Jack görevlendirdi. Abella’nın hizmetçisiyim.

-Abella benim arkadaşım, aynı zamanda güçlü bir savaşçı. Birçok yara alıp hala hayatta kalabilmiş birisi, benim uyandırmamdan hiçbir şey olmaz.

-Bu beni ilgilendirmez.

-Beni durdurabilir misin?

-Durduramam.

-O zaman konuşma da kenara çekil.

-Beni geçebilirsin fakat-

 

Rein çocuğu kenara itti. Çocuğun sözü yarıda kalmıştı. Rein Abella’nın karşısına geçti ve kafasını arkasına çevirip çocuğa baktı. Çocuk hırslıydı ve yumruklarını sıkmıştı.

-Ne yapacaksın? Dövecek misin?

-Hayır. Jack’e söyleyeceğim.

-Tamam söyle.

 

Çocuk koşarak dışarı çıktı ve yaklaşık 10 saniye kadar sonra geri geldi.

-Ne oldu çocuk?

-Abella’ ya kendi iyiliğin için dokunmasan daha iyi olur.

-Sadece dokunacaktım. Fazla abartmıyor musunuz?

-Tamam dokun o zaman. Sonuçlarından ben sorumlu değilim.

 

 

Çocuk kapıdan izlemeye başladı. Rein, Abella’nın yanına yaklaştı ve omzunu dürtmek için uzandı. Eli, Abella’nın omzuna değdiği anda temas ettiği noktadan Rein’e doğru bir ışın çıktı. Rein hızlı davrandı ve yana kaydı. Işın yanından geçerek duvarı deldi ve kayboldu.

-Bu da neyin nesi? (Rein)

-O bir taşıyıcı. (Çocuk)

-Taşıyıcı mı? Ne taşıyor? (Rein)

-Jack’in çocuğunu. (Çocuk)

 

 

 

 

xxxxxxxx

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

22.35

 

-Kerxn denen bir adamla karşı karşıyayız. Mihawk’ın ekibindeki en güçsüz kişi. Jack saldırıyı geri püskürtmek için çok uğraştı ve çok zorlandı. Böyle olacağını tahmin ettiğimiz için erkenden ulak gönderdik. Çok riskliydi fakat size ulaşmış olması çok güzel oldu. (Arden)

-Kaç saat savaştınız? (Rein)

-Üç saat kadar savaştık. Sürekli olarak geri çekilip tekrar saldırdıkları bir savaş oldu.  (Arden)

-Neden Mihawk veya başka bir komutan gelmiyor ? Hemen köyü alabilirler aslında. (Rein)

-Diğerleri başka şeylerle meşgul oluyorlar sanırım. Biz de bilmiyoruz fakat onların da gelme riski var. (Arden)

-O yüzden mektup yolladık zaten. (Silvas)

-Atağa geçeceğiz. Gece yarısı bize saldıracaklardır. 00.00’dan hemen sonra saldırmak çok mantıklı.(Jack)

-Neden ? (Rein)

-Öyle hissediyorum. (Jack)

-Hislere göre mi saldırıyorsun Jack ? (Rein)

-Ben deneyimli bir komutanım. Neyi nasıl yapacağımı iyi biliyorum. Saldırının başarısız olacağını düşünüyorsanız eşlik etmeyebilirsiniz. (Jack)

-Tamamdır. Hazırlıklara başlayalım. (Silvas)

-Şu savaşı kazandıktan sonra bol bol konuşacak vaktimiz olacak Rein. Umarım ölmeyiz. Hahah . (Jack)

-Umarım.

 

.

 

Arden ,Rein’i bir kenara çekti ve fısıldadı.

“Jack fazlasıyla yorgun durumda Rein , ayakta durduğuna bakma. Bu savaşta tüm yük sana binecek sakın Jack’e sırtını dayama yoksa onunla birlikte düşersin.”

 

23.56

 

 

Jack , Rein , Silvas ve köylülerden yirmi kadar kişi gizlice kampa doğru ilerlemeye başladılar. Sayılarının fazla olması onlar için oldukça kötüydü. Kampta bir hareketlilik fark eden Jack , yanındakilere hücum etmelerini emretti.

“Nasıl olsa fark edildik en azından hazırlanmalarına izin vermeyelim.” şeklinde düşünmüştü. Herkes kampa doğru koşmaya başladı. Birkaç saniye sonra kafası kapüşonla kapalı pelerinli bir adam belirdi. Jack sıçradı ve adamın kafasına kılıcını üstten indirdi. Adam sağa yattı ve yerde yuvarlanarak elini Jack’e doğru uzattı. Avuç içi Jack’e bakıyordu ve adamın parmakları yukarı bakmaktaydı. Elinden yeşil bir ışın çıktı ve Jack’in vücudunu deldi. Rein , Jack ile birlikte durdu ve koşanlara eşlik etmedi. Kapüşonlu adama doğru sıçradı ve kılıcını yere doğru indirdi. Kılıcın yere çarptığı yerden bir ateş çıktı ve düz bir hattı yakarak adama doğru ulaştı.

 

Jack hareket edemedi. Aşırı yorgun olduğundan dolayı gücü azalmıştı.

“Dinlenmelisin Jack , kötü durumdasın.”

Jack , Kurashi’nin bu sözlerine normalde pek aldırış etmezdi fakat Rein’in Kerxn ile teke tek atabildiğini görünce mutlu oldu ve kafasını salarak yerde uzanmaya devam etti. Vücudu kanıyordu fakat onun için bir sıkıntı yoktu. Dinlenince geçecekti ne de olsa. Sadece biraz zamana ihtiyacı vardı.

 

Rein ve adam birkaç kere daha benzer hareketleri yaşadıktan sonra Rein kılıcını yere saplayarak iki elinden alevler çıkardı. İnferno’dan öğrendiği tekniği uyguladı ve ellerini yere vurdu. Yerde bir çember belirdi ve yukarı doğru alevler fışkırdı. Kerxn , siyah bir boşluk açtı. Yerdeki alevlerin hepsi açılan boşluğa toplandı. Rein , Kerxn’in açtığı boşluk , alevleri emerken Kerxn’e doğru koşmaya başlamıştı. Kerxn son anda büyüsünü bitirdi ve boşluğu kapattı. Rein o sırada kılıcını yatay bir şekilde salladı. Kerxn geriye doğru bir takla attı. Hem kılıcın darbesinden hem de kılıçtan çıkan yatay alevlerin uzantısından kurtulmuş oldu bu hareket ile. Rein , karşısındaki adamın -her ne kadar en güçsüz komutan olsa da - aslında çok bilgili olduğunu fark etti bu hareketi ile.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1149

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1029

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 311

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13283 Üye Sayısı
  • 395 Seri Sayısı
  • 18131 Bölüm Sayısı


creator
manga tr