Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Rein'in Yolu - Bölüm 44 : Tehlike


Bölüm 44 : Tehlike

 

 

Gemi yolculuğunun sonuna gelmişlerdi. Jack kıyıya yanaşırlarken birkaç kişinin kıyıda nöbet beklediğini gördü. Saydığı zaman 6 kişi olduklarını fark etti. Nöbetçilerden birisi arkasını dönerek hızla koşmaya başladı. Jack neler olduğunu yeni anlamışken bir ıslık sesi duyuldu ve nöbetçi yere düştü. Jack arkasına baktığında Bertuğ ’un yayını çoktan üçüncüye gerdiğini fark etti. Kafasını çevirirken bir nöbetçi daha düşmüştü ve birkaç saniye sonra bütün nöbetçiler yerde cansız yatıyorlardı.

 

-Haber vermeye gideceklerdi. Onlar burayı korumak için görevlendirilmemişler. Burası bir liman değil sadece bir kıyı. Limanlar korunur , kıyılar gözlenir . Olası bir tehlike altında kıyıdaki nöbetçiler askerlere haber verir ve buraya askerler doluşur. Hızlı davran Jack.

-Çok mantıklısın Bertuğ . Savaş sanatından gerçekten anlıyorsun. Bazı şeyler için büyü gücüne sahip olmak yeterli olmuyor.

 

“Görüyor musun Jack ? Sen de böyle olmalısın işte. Sonra yok Kurashi bana inanıyor musun  , Yok Kurashi şöyle yok böyle.  Baksana Bertuğ ne güzel işini halletti. İş bitirici olacaksın. “ (1)

-Tamam Kurashi bir de senden fırça yemek istemiyorum.

 

 

Jack ve Bertuğ , Rein’in çığlığı ile irkildi. Hızla Rein’in odasına gittiler . Herkes toplanmıştı bile .Rein’in gözlerinden ve kılıcından siyah alevler yükseliyordu fakat çocuğun bilerek yapmadığı belliydi.

-LANET OLSUN NELER OLUYOR ? NELER OLUYOR ? (Jack)

-Bilmiyorum. GÖKSAKALLI YETİŞ . (Bertuğ)

-Bu bir lanet ! (Sentinel)

-Göksakallı çabuk Rein’e yardım et. (Ayame)

-Lanet aktifleşmeye başlamış. Demek ki buralarda. (Yaşlı adam )

 

 

Yaşlı adam birkaç sihirli söz söyledikten sonra Rein’in etrafındaki aura değişmeye başladı. Gözlerindeki ve kılıcındaki siyahlıklar geçti ve çocuk baygın bir şekilde yerde yatmaya devam etti. Yaşlı adam konu ile ilgili açıklama yapmadan hızlıca Rein’in odasından çıktı. Çok sert bir rüzgar estirerek gemiyi kıyıya çarptırdı. Geminin altı paramparça olmuştu.

-Herkes hazırlansın. Savaş eşyalarınızı alın çabuk gemiden iniyoruz. İnferno Rein’i al. Çabuk olun.

-Tamam. (İnferno)

-Hey neler oluyor ? (Ayame)

-Konuşma Ayame , çabuk olun onu duydunuz ! (Jack)

 

Gemideki herkes savaş eşyalarını alarak güverteden aşağı atladı. Koşarak yaşlı adamın peşinden gittiler. Biraz uzaklaştıktan sonra Yaşlı adam su büyüsünü kullanarak devasa dalgalar oluşturdu ve gemiyi okyanusun dibine batırdı. Ölen nöbetçilerin yanından hızlıca geçtiler. Yaşlı adam asasını attı ve asası devasa bir yılana dönüştü.

 

Rein’i büyü yaparak ayıltan yaşlı adam , tayfadaki herkesle birlikte yılana sarılarak hızla ormana doğru yol olmaya başladı. Yılan , ilk kullandıkları zamankinden kat kat daha hızlı gidiyordu ve yaşlı adamın ekstra bir çaba gösterdiği yüz ifadesinden belliydi..

 

Ayame yolda birkaç kere daha sormuş olsa da Jack’in kızdığını fark edince daha fazla konuyla ilgili soru sormamaya başladı. Yaşlı adamın bir bildiği vardı ki fazla konuşmuyordu.  Yaşlı adam tetikte olmalarını söyledikten sonra tekrar önüne döndü ve yılanı daha da hızlandırarak ormana girdi.

 

Ormana girdikten birkaç saniye sonra ıslık sesleri duyuldu. Yılanın vücuduna birkaç ok saplanmıştı. Bertuğ’un uyarısı üzerine Ayame , Abella ve  yardımcısı rüzgardan kalkan yaparak yılanın etrafını korumaya başladılar. Yılan son sürat gitmeye devam ediyordu.

 

 

Islık sesleri birden arttı. Orman okçuları ağaçlardan sıçrayarak yılanı takip ediyorlardı. İnferno , Yaşlı adamın onayı üzerine yılandan atladı ve yere yumruğunu vurdu. Yerde devasa bir çember belirdi ve çemberden yukarıya doğru alevler fışkırarak ağaçları , okçuları ve hayvanları kül etti. İnferno koşarak yılanın arkasından gelmeye başladı. Ayame , İnferno’nun arkasını destekleyecek şekilde rüzgarlarını kontrol etti ve rüzgarın verdiği hız ile İnferno daha da hızlanarak yılanın kuyruğuna atladı.

 

Haritaya bakılırsa Feronia Tapınağına doğru yol alıyorlardı. Yaşlı adam nefes nefeseydi ve terlemişti. Yılanı hareket ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptığı belli oluyordu. Ağaçların üzerinden sıçrayarak gelen okçuların arasından  genç bir adam gözüktü. Yılandan daha hızlıydı ve koşuyordu. Kıvırcık , güneş rengi saçları ormandaki ağaçların arasından süzülen güneş ışığıyla parlıyordu. Masmavi gözleri ve beyaz teniyle yakışıklı bir çocuktu. 20li yaşlarında olduğunu düşündü Jack. Çocuğun sol elinde bir keman vardı ve keman sol omzuna yaslıydı. Çocuğun sağ elindeyse kemanın yayı vardı .

-Jack , o çocuğu durdur. Bertuğ sen de okçuları avla . Ayame sen de kalkan yap. Çabuk olun Feronia Tapınağında sizi bekliyor olacağız.  (Yaşlı adam)

-Yakışıklı çocukmuş , yazık olacak. (Jack)

-Tamamdır. (Bertuğ)

-Bana güvenebilirsiniz. (Ayame)

 

Jack , Ayame ve Bertuğ aynı anda yılandan aşağı atladılar. Ayame direkt olarak Rüzgar Kalkanını kullandı. Bertuğ yayına oklarını üçlü üçlü dizerek orman okçularını avlamaya başlamıştı bile. Asıl sorun Jack’in karşısındaki çocuktu . Aurasından belli oluyordu . Jack kılıcını mor alevlere boğdu ve yukarıdan aşağıya doğru indirdi . Mor – siyah karışımı bir çizgi oluşarak düz  bir hat boyunca ileri gitti. Çizginin oluştuğunu Ayame fark edememişti bile.

 

Kemancı çocuk sağ elindeki yayı kemanına dokundurarak hoş bir ses çıkardı. Jack’in saldırısı ortadan kayboldu. Çocuk Jack ile karşı karşıyaydı ve gülüyordu. Sakince konuştu. “ Melodilerin Gücü’nü küçümsememelisin.”

 

Jack kılıcını ileri doğru fırlattı. Kılıç , önce dümdüz bir hat boyunca giderken birden mor bir toza dönüşerek yere düştü ve toz parçalarının yarısı hızla Gencin arkasında birleşti . Genç durumu fark edip havaya sıçradı. İkiye ayrılmış olan mor tozlar birbirlerine yaklaşarak tekrar kılıcı oluşturdular. Mor tozlar çocuğun içerisinden geçselerdi kılıç ile kesilmiş gibi olacaktı. Genç yere zarifçe indi. Kemanıyla birkaç nota çalmaya başladı.

 

Bertuğ çoktan okçuları öldürmüştü fakat Jack hala işini bitirememişti Genç adamın. Notalar duyulduktan birkaç saniye sonra Jack 20 parçaya ayrıldı.  Sinirlenerek mor alevlerini parlattı ve 20 parçayı tekrar birleştirdi. İyileşme gücü çok yüksek olan Jack’e parçalarını ayırarak zarar  vermek çok zordu çünkü aynı parçaları tekrar kolaylıkla birleştirebilirdi.

 

Jack karşısındaki adamı tanımlayamadı. Büyüsünü ve gücünü tam olarak kestiremiyordu.

“Şimdilik geri çekilsinler Jack. Bu çocukta farklı bir şeyler var. Onlardan uzak tutmalısın."

“GERİ ÇEKİLELİM!” diye bağırdı Jack. Aynı anda Bertuğ ve Ayame arkasına dönüp tapınağa doğru koşmaya başladılar. Jack , genci oyalamayı düşünüyordu.  Genç adam kemanıyla birkaç farklı nota daha çaldı . Jack kontrolü Kurashi’ye bırakmıştı. (Jack yerine Kurashi diyeceğim çünkü Jack , bedeninin kontrolünü Kurashi’ye devrederek işin içinden çekildi. Bundan sonra Jack’in bedenini Kurashi kontrol edecek. )

 

Kurashi , güçlü bir sıçrama yaptı ve gence doğru yaklaştı . Farklı bir şeyler hissetti ve sağa doğru takla attı. Solundan değişik bir rüzgar esti ve rüzgarın gücünden dolayı toprak havaya kalkmıştı. Rakibi , saldırılarını çok gizli bir şekilde yapıyordu . Kurashi tekrar sıçradı. Çocuk kemanının yayını kılıç gibi salladı ve dümdüz siyah bir çizgi oluştu. Kurashi, Jack’in bedenini toza dönüştürdü . Toz parçaları çocuğun arkasına geçti. Kurashi , çocuğun arkasında belirdi ve kılıcı beline sapladı.

 

 Çocuk gülmeye başladı.  Kurashi kılıcı çocuğun karnından çekti. Ve savurarak kafasını kopardı. O sırada Kurashi olayların büyüklüğünü fark etti.

“X SHA seni şerefsiz .”

 

Çocuk mavi bir toza dönüştü ve tekrar birleşerek Jack’in karşısına geçti. Kurashi kontrolü Jack’e tekrar bıraktı.  Jack olanları anlamıştı.  Çocuk sakince konuştu .

“Bakalım hangimizin ömrü daha uzunmuş . HAHAHAHAH!”

Kemanının yayını bir kılıçmış gibi kullanarak karnına sapladı. Kıyafetleri parçalandı . Sırtındaki deri yarılarak devasa kanatlar çıkmaya başladı.

 

 

*

 

 

Ormanda iki farklı ejderha sesi aynı anda yankılandı. Yaşlı adam tedirgindi. Kendi kendine konuştu.

“Demek gerçek bir ejder kanı gönderecek kadar korkuyorsunuz. Sana güveniyorum Kurashi. “

 

 

 

*

 

 

Aynı anda iki ejder sesini duyan Ayame ve Bertuğ , olayın ciddiyetini anlayarak daha da hızlı koşmaya başladılar .

-Artık yapabileceğimiz bir şey yok. Ejderhaları yenemeyiz. (Bertuğ)

-Farkındayım. (Ayame)

 

 

 

 

 

 (1) = Annemin sözüdür :)

Yazar Notu: Serinin şu anına kadar açıkça yazdığım halde yazdıklarım hakkında hala kafanıza takılı olan sorular varsa sorabilirsiniz. Spoiler vermeden sorulara cevap vereceğim . Bundan sonraki her bölümün altında bu not olacak. İyi okumalar.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 998

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 835

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 780

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 610

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 599

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 578

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 519

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 492

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 292

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 83

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12345 Üye Sayısı
  • 364 Seri Sayısı
  • 17442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr