"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Rein - Bölüm 38: Sürpriz


 

 Üçüncü ayın 19. günü

 

Gemiler limanda kendilerine erzak taşımakla uğraşan askerlere boyun eğmiş bir şekilde bekliyorlardı. Hafif bir rüzgâr denizden kıyıya doğru vurup denizin kokusunu insanların ciğerleri ile tanıştırıyordu. Saat 16.00 civarlarıydı fakat hava kapalı olduğu için insanlar şimdiden akşam olmuş gibi davranıyorlardı. Genelde boyasız olan büyük yelkenli gemilerden daha farklı gemiler vardı bu sefer limanda. Beyaz ve açık mavi renklere boyanmış dört adet gemi, etrafını çevreleyen klasik korsan gemilerinin arasında parlıyorlardı. Mavi beyaz geminin önünde ayakta duran bir adam vardı ve korsan gibi giyinmemişti. Belinin sağına takılmış kında bulunan bir şövalye kılıcı taşıyordu ve sırtına takılı uzun bir tüfek vardı. Kafasının üzerinde beyaz renkli, mavi tüylü bir silahşor şapkası vardı. Üzerinde beyaz bir takım elbise vardı ve adam sağ dizini hafif kırmış bir şekilde ayakta duruyordu.1.80 boylarında fit bir adamdı. Beyaz Saçları bukle bukleydi ve şapkanın yanlarından aşağıya dalgalanarak iniyordu. Beyaz tenli, mavi gözlü, keskin çene hatlarına sahip bir adamdı. Burnu zarif ve küçüktü. Temiz yüzlüydü. Sakal ve bıyığı yoktu. Kaşları inceydi ve şakaklarına doğru giderken yukarı kıvrılıp tekrar aşağıya inerek adamın titiz bir görüntü sergilemesine sebep oluyordu.

 

Adamın beklediği geminin önünden eşya taşımak için geçen büyük bir kalabalık vardı. Kalabalığın içinden siyah çizme ve hâkî renkli yırtık pantolon giymiş bir adam çıktı. Üzerinde füme renginde kapüşonlu hırkası vardı. Hırkanın içinde de siyah renkli bol bir yırtık tişört olduğu karşıdan bakılınca fark ediliyordu. Siyah ve dağınık kısa saçları vardı. Saçlarının bir kısmı yukarı dikikti bir kısmıysa sağa sola bakacak şekilde duruyordu. Siyah kaşları, karşısındaki silahşor şapkalı adama oranla nispeten biraz daha kalın ve düzdü. Hafif kemikli ve orta boyutlarda bir burnu vardı. Gözleri de siyah renkliydi. Esmer bir adamdı ve hafif bir top sakalı vardı. Kulaklarında dörder tane siyah halka küpe vardı. Çene kaslarının güçlü olduğu yandan bakılınca belli oluyordu. İdeal kilosunda ve 1.75 boylarındaydı. Belinin sol tarafında kını olmayan siyah bir pala vardı. Adam, kalabalığın arasından çıktı ve silahşor şapkalının yanına geldi.

-Lideri mi bekliyorsun Carternazzo? (Palalı adam)

-Evet Drake. Hazırlandın mı? (Carternazzo)

-Hazırım. Lider ne zaman gelecek?  (Drake)

-En geç birkaç saate burada olacaktır. Bu sefer bizzat kendisi geliyor. (Carternazzo)

-O yüzden hazırlandım ya zaten! Yoksa başkalarını denize gömmek için antrenman yapmazdım. (Drake)

-Bu sefer rakiplerimiz farklı. Lider, olacakları tahmin ettiği için bizi önceden antrenmana sokarak çok mantıklı bir hareket yaptı. (Carternazzo)

-Beş ay az bir süre değil tabi ki! Ve ben artık birilerini sulara gömmek istiyorum Ahahaha! (Drake)

 

 

Yaklaşık 20 dakika sonra tüm malzemeler gemilere taşınmıştı ve herkes hazırdı. Gemilere yapılmış olan büyüler tekrar tekrar kontrol edilmişlerdi. Carternazzo’nun baktığı yönden bir adam gelmeye başladı. Liman tamamen boşalmıştı çünkü herkes gemilere binmişti.


Beyaz bukleli saçları ve karga gagasına benzeyen bir burnu vardı. Beyaz tenli, temiz yüzlüydü. Çok hafif bir gıdısı vardı fakat vücudunun kalan kısımları yağsızdı. Dar, beyaz pantolonunun altına lacivert ayakkabılar giymişti. Üstünde Lacivert bir gömlek ve beyaz bir ceket vardı. Sol kolunda lacivert-beyaz renklerden oluşan bir saat vardı. Belinin sağ tarafında mavi bir kına konmuş uzun bir şövalye kılıcı duruyordu. Lacivert şapkasında beyaz bir tüy vardı. Kibar bir şekilde yürüyordu. Kaşları ve kirpikleri beyaz renkliydi. Carternazzo ve Drake’ in yanından geçerek gemiye bindi. Drake ve Carternazzo, adamın peşinden giderek gemiye bindiler.

-Durum nasıl Carter?

-İyi efendim. Her şeyi tamamladık.

-Onu da tamamladınız mı?

-Evet efendim.

-Güzel.

 

 

 

..

 

 

Gemiler harekete geçtikten birkaç saat sonra Ava’nın topraklarına yaklaşmışlardı. Liderin gemisinin yanındaki gemilerde bulunan haydutlarda bir şaşkınlık vardı. Liderin gemiye binip onlarla gelmesi hakkında iki haydut fısıldaşıyorlardı.

-Duydun mu? Lider o gemideymiş.

-Koskoca Christopher Velázquez bile harekete geçti demek ki. Baya sağlam bir savaş olacak.

-Diğer büyücülerin yanında biz sadece karıncalarız. Hemen ölürüz hiçbir işe de yaramayız.

-Evet haklısın. Fakat hiçbir işe yaramayacaksak bizi niye yanına alsın ki?

-Haklısın ama ne yapabiliriz?

-Devrim ordusunun lideri büyüleri ortadan kaldırabiliyormuş. Büyüler olmazsa çok güçlü oluruz.

-Haklısın. Heheheh. Demek bu yüzden biz de oradayız.

-Muhtemelen o yüzdendir.

 

 

..

 

03.00

 

-Kaç saattir açıkta bekliyoruz. Bizi fark etmiş olmalılar. Donanmada yüz adet gemi var. (Carternazzo)

-Fark etmeleri önemli değil. Tepki veremeyecekleri bir anda saldırmamız gerekiyordu. Yani şimdi. (Christopher Velázquez)

-Şimdi mi saldıracağız? (Carternazzo)

-Evet, hazırlanmaya başlayın. 40 dakika içinde denize değen her şeyi yok edeceğiz. (Christopher Velázquez)

-Eğlenceli olacak! (Drake)

 

 

..

 

03.10

“Ava’nın topraklarına saldırmaya başlayın! “(Christopher Velázquez)

 

Rüzgâr büyüsü kullanan haydutlar gemilerin yelkenlerine vurdukları hava ile mutlu olmuşlarken diğer haydutlar etrafı yağmalamanın verdiği heyecan ve mutlulukla kahkaha atıyorlardı. Gemiler aşırı hızlı bir şekilde Ava’nın limanlarının yanına doğru yaklaştılar ve yan dönerek limanları bombalamaya başladılar. Yirmi adet gemi yan dönmüştü ve limana doğru ateş açmaya başlamıştı. Kalan seksen gemiden ellisi arkada, Christopher Velázquez ’in yanında bekliyorlardı. Diğer otuzu da yaylım ateşi açan gemilerin arkasında hücum etmek için hazır duruyorlardı. Limanlardan alevler yükselmeye başladı. İnsan çığlıkları yaylım ateşi yapan gemilerdeki haydutların kulaklarına kadar geliyordu. Ateşin yeterli miktarda yapıldığını düşünen Carternazzo, kaptanlara gemileri normal pozisyonlarına getirmelerini ve arkadaki hücum birliğine geçiş için yol vermelerini emretti. Birkaç dakika içerisinde ateş açan gemiler yanlara geçtiler ve en öndeki geminin baş kısmında palasını çekmiş bir şekilde bekleyen Drake’ in hücum birliği açılan yoldan ilerleyerek atağa geçti.

 

Limandaki gemilerin çoğu batmak üzereydiler ve karşılık verebilecekleri kullanılabilir gemi sayısı oldukça azalmıştı. Haydutlar, rüzgâr büyüleriyle hızlanıp gemileri karaya vurdular. Gemilerin alt kısımları bu tür darbeler için özel tasarlanmıştı ve gemileri koruyan büyüler fazlasıyla güçlülerdi. Drake en önden atladı ve palasını alevlere boğarak karşısına çıkan birkaç adamı alevler içinde bıraktı. Arkasından hücum eden haydutlar etraftaki askerleri acımadan öldürüyorlardı.

 

-Sizce büyü gücü konusunda sıkıntı çıkar mı?

-Aldığım istihbarata göre Ava’nın en güçlü üç kurmayı şu an ülke sınırlarının içerisinde değil. Kalan ikisini de Drake tek başına karşılayabilir. (Christopher Velázquez)

-Peki ya Ava saldırırsa? (Carternazzo)

-Ava saldıracağı zaman geri çekileceğiz. Onu yensek bile fazla kayıp veririz, böyle bir şeye gerek yok. Önemli olan savaşı başlatmak. (Christopher Velázquez)

-Vur kaç yapacağız yani? (Carternazzo)

-Evet. (Christopher Velázquez)

-Peki niye o zaman yüz adet gemi getirdik? (Carternazzo)

-Düzenli bir deniz filosu oluşturacağım. Geri döndüğümüzde bu gemilerin hepsini boyayacağız. Bizim ordumuz bu gemiler olacak. (Christopher Velázquez)

-Bu arada Drake’ e yağma yapma izni vermiş miydiniz? (Carternazzo)

-Verdim. (Christopher Velázquez)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

https://i.hizliresim.com/5a37oA.jpg : Haydut adasının resmi. Üzerindeki doğal yapıları sonraki bölümlerde açıklayacağım.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13994 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr