Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Rein - Bölüm 29: Alevlerin Ustası !


Güneş tepenin arkasında batarken küçük bir köyden dumanlar yükseliyordu. Tahtadan evler yanıyordu ve insanlar bağırarak kaçıyordu. Bir desteye yakın çocuk köyden çıkarak tepeye doğru koşmaya başlamıştı bile. Köydeki çiçekler solmuştu ve köyün güzelliğinden eser kalmamıştı. Küçük çocuklar ağlayarak tepeye doğru koşuyorlardı. Kıyafetleri yırtılmıştı ve üzerlerinde kan lekeleri vardı. Küçük kız çocuğu dizlerinin üzerine çöktü ve oyuncağına sarılarak yere devrildi. Koşacak gücü kalmamıştı ve yerde yatarak ağlıyordu. Çocuklardan birisi durdu ve geri dönerek kızı ayağa kaldırdı. Diğer çocuklar koşmaya devam ediyorlardı. Küçük kıza batan güneşi gösterdi ve o yöne doğru koşmasını söyledi. Arkalarından koşan pelerinli adamlara baktı ve üzgün bir şekilde kızı itekledi. Belindeki bıçağı çıkardı. Kız ağlayarak konuşmaya çalışıyordu. “Ne yapacaksın abi? “

 

“Onları oyalayacağım.” dedi çocuk ve beklemeye başladı. Kız çocuğu ilk başta abisini geride bırakamasa da abisinin ısrarlarıyla ağlayarak tepeye doğru koşmaya başladı. Diğer çocuklar çoktan tepeye varmışlardı ve birkaç saniye sonra aşağıya koşup ortadan kaybolacaklardı. Çocuk, kendisine yaklaşan büyücülere karşı bıçağını sıkıca tuttu ve biraz ateşle kapladı. Onları engelleyemeyeceğini biliyordu. Büyücülerden birisi bir kitap çıkarttı ve koşarken birkaç kelime söyledi. Kitaptan üç adet mavi ışık çıkıp çocuğun bedenini delip geçti. Çocuk yere yığıldı. Büyücülerden birisi çocuğun yanından geçerken gülerek konuştu.

“Bizi durdurabileceğini mi sandın aptal velet? “

 

Çocuk yüz üstü yere düşmüştü ve tepe, ayaklarının olduğu yönde kalıyordu. Son kez arkasına bakmak istedi. Yerde dönmeye çalışırken arkasında büyük bir parlaklık hissetti. Kardeşinin öldüğünü düşünerek ağlamaya başladı ve yerde dönmek için son gücünü kullandı. Kardeşini son kez görmek istiyordu. Arkasını döndüğünde elinde kendi boyunda uzun kırmızı bir kılıç taşıyan 13-14 yaşlarında bir çocuk gördü. Pelerinli adamlar yerde yatıyorlardı ve kardeşi tepeye çıkmış ona bakıyordu. Gözleri buğulanmıştı ve artık göremeyecek duruma gelmişti. Kardeşinin kendisini parmağıyla birilerine işaret ettiğini gördü. Tepenin arkasından insanlar çıkmaya başladı. Ellerindeki bayraklarda siyah rengin üzerine işlenmiş beyaz bir güneş vardı. Kırmızı kılıçlı çocuk yanından çok hızlı bir şekilde geçerek köye doğru gitmeye başladı. Çocuğun gözleri kapandı. Birkaç kişinin kendisini tutarak kaldırıp yumuşak bir şeyin üzerine koyduğunu anladı.

 

Art arda savaş borazanları çaldı ve tepeden yüze yakın sayıda asker çıktı. Köydekilerin çoğu hala yaşıyorlardı fakat ölmek üzereydiler. Köylülerden birisi evin çatısına çıkarak avazı çıktığı kadar bağırdı.

“ALEVLERİN USTASI GELİYORRR!”

 

Büyücülerden birisi eliyle siyah bir ok yapıp bağıran adama fırlattı. Adam karnına saplanan ok yüzünden çatıdan aşağıya düştü.

 

Rein’in kılıcı sağ eliyle bütünleşmişti ve eli gözükmüyordu. Önüne iki büyücü çıktı ve Rein’e mavi oklar fırlattılar. Rein kılıcını yere sapladı ve gelen ışınların önünde alevden bir duvar belirdi. Işınlar kayboldu. Çocuk, kılıcını yatay bir şekilde savurdu. Kılıçtan çıkan alevler büyücüleri ortadan ikiye ayırdı. Sadece büyücüleri değil arkadaki evleri de ikiye ayırmıştı. Arkasından askerler saldırmaya başladı. Rein, devrim ordusu askerleriyle kara büyücülerin arasında fazla takılmadı ve oradan uzaklaştı. Birisini arıyormuş gibiydi. Normal kara büyücüler güçlü olsalar bile Rein’e kifayet etmezlerdi.

 

Rein, evlerin arasına girdi ve karanlıkta kayboldu. Tahta evlerin ara sokaklarında ilerlerken bir çığlık sesi duydu ve sese doğru koşmaya başladı. Kılıcının alevlerini tamamen söndürmüştü. Çığlığın geldiğini düşündüğü evin kapısına bir tekme attı. Kapı paramparça olmuştu. Rein kılıcını alevlendirince şok oldu. Yüzünde siyah dövmeler olan otuzlu yaşlarında bir adam bir kadını tecavüz etmeye çalışıyordu. Kadının elbiseleri yırtılmıştı ve sırt üstü yerde uzanıyordu. Adam, Rein’e doğru dönüp elini ileriye doğru uzattı hızlı bir şekilde. Rein kılıcını alevlendirdi ve kılıcını önüne getirerek gard aldı. Simsiyah bir yumruk Rein’in kılıcına çarparak yok oldu. Rein, normalde üstün geldiği zaman gülüyor olmasına rağmen kadının halini görünce daha da sinirlenerek kılıcını yere olabildiğince hızlı bir şekilde vurdu. Kılıcını vurduğu yerden bir alev dalgası başlayarak adama yöneldi. Adam iki elini çapraz yaprak göğsünde birleştirdi ve önünde bir kalkan oluştu fakat kalkan saldırıya dayanamayarak parçalandı ve adam alevler tarafından yutuldu. Rein kadının yanına yaklaştı ve elini uzattı. Alevler sadece adamı değil aynı zamanda tahta evin duvarlarını da yutmuştu ve ev her an göçebilirdi. Kadın ağlayarak “Öldür beni.” dedi. Gözleri Rein’e yalvarıyordu resmen. Rein soğukkanlılığını koruyarak kılıcındaki alevleri söndürdü ve kadının göğsüne sapladı. Alevli bir şekilde yapsaydı belki kadın daha fazla acı çekebilirdi. Kadının salınan sağ elinden bir fotoğraf yavaşça süzülerek Rein’in ayağının yanına düştü. Rein fotoğrafı aldı ve hızlıca evden çıktı.

 

Tahta evlerin arasından hızla geçerek çarpışmanın olduğu meydana doğru koşmaya başladı. Kara Büyücülerin ekip liderleri genelde savaş alanlarında olmayıp ganimet peşinde koşarlardı. Rein, ekip liderinin kendisine oranla çok güçsüz olduğunu biliyordu ve içi bu konuda biraz rahattı. Fakat ileride daha güçlü büyücülerle karşılaşacağından emindi. Bu yüzden Krygen ve Tilki ile sürekli antrenman yaparak yeteneklerini geliştiriyordu. Kılıcının büyüsünü kullanabiliyor olmasına rağmen Uyanış Büyüsünü kullanamıyordu.  Çoğu kişi Rein’in o devasa kılıcı nasıl kaldırabildiğini bilmiyordu fakat Rein, iki ay boyunca çok önemli bilgiler elde etmişti efsanevi silahlar hakkında. Bunların en şaşırtıcısıysa efsanevi silahların canlı olmuş olmasıydı. Kılıcının uyanış büyüsünü uyandırabilirse canlı bir silaha sahip olacaktı.

 

Ara sokağın birinden çıkarak çarpışmanın olduğu meydana fırladı. Birkaç evin çatısında devrimcilerin bayrağı vardı ve kara büyücülerin çoğu ölmüştü. Rein meydana gelince askerler geriye çekilmeye başladılar. Meydan biraz açıktı ve etrafında fazla ev yoktu. Rein için yeterli bir alandı. Askerlerin hemen hemen hepsi çekildikten sonra Rein kılıcını havaya fırlattı ve iki elini yere koyarak kafasını geriye doğru çekti. Yerde büyük bir çember belirdi fakat alevler çıkmadı. Kılıç Rein’in iki elinin arasına düşerek saplanınca çemberden alevler yükseldi ve içindeki her şeyi yutmaya başladı. Rein, kılıcının gücü ile İnferno’nun tekniğini birleştirerek kendisine yeni bir teknik yapmıştı. Aynı zamanda Jack’in “Ejder İnişi” yeteneğini de kopyalamıştı fakat kullanması uzun sürdüğü için henüz hiçbir savaşta kullanmamıştı.

Kalan kara büyücüler de kavrulduktan sonra Rein ellerini yerden çekti. Alevlerden çıkan sıcaklık askerlerin yüzünü terletmişti. Askerler sevinç çığlıkları atmaya başladılar ve köydeki insanları toplamak için meşaleler ile ara sokaklara dağıldılar. Devrim ordusu, tüm köylere aynı anda erişim sağlayamayacağı için köylüleri -eşyalarıyla birlikte- alarak onları karargahlarına taşıyordu. Devrimcilerin karargâhı çoktan bir şehre dönüşmüştü ve köylülerin sıkı çalışmasıyla birkaç ay içinde tamamen surlarla kaplı olacaktı. Krygen, en üstünde göl olan bir tepeye şehir kurdurmuştu ve etrafını surlarla çevirecekti. Surlara büyü yaptığı zaman şehri fethedilemez bir yere çevirecekti.

 

Köylüler, ihtiyaçlarını yakındaki ormandan karşılıyorlardı ve tepedeki göl sayesinde su ihtiyaçları da giderilebiliyordu. Tilki, köylü gençlere okçuluk öğretiyordu ve onları surlara dizeceklerdi. Krygen’in yayılmacı düşünceyi bırakıp acilen bir karargâh kurma kararı vermesi Rein’i biraz şaşırtmıştı. İlk başta Krygen’in daha iyi bir dünya yaratacağım ayağına kendisini kandırıp bir şehir kurarak lord olmayı düşündüğünü sanmıştı fakat sonradan bir şehir kurmanın fazlasıyla mantıklı olduğunu anladı çünkü köylerdeki insanları geride bırakarak onları kurtarmayacak sadece daha fazla acı çekmelerine sebep olacaklardı.

 

Rein, bir taşın üstüne oturmuştu ve düşünüyordu. Gemideki son çarpışma aklına geldi ve Ayame’yle Sentinel ’in nerede olduğunu merak etti tekrardan. Kaçmaları için onlara bir fırsat yaratmıştı ve gemide kalmıştı. Çocukların nereye gittiğini görememişti. Aklında çok fazla soru vardı fakat moralini sürekli bozarak pes edemezdi. Ordunun ikinci yardımcı kumandanı olmuştu ve artık bir kahraman olarak anılıyordu. Ayrıca kılıcının uyanış büyüsünü açmalıydı. Diğer belirsizlik ise keşiş Onx ’un yaptığı lanetti. Rein lanetliydi fakat lanet yetenekleri onun için çok güçsüzdü ve geliştirilmeye değer değildi. Siyah alevlerini yakabiliyordu fakat kılıcının büyüsü siyah alevleri desteklemiyordu. Kılıcı da lanetliydi fakat laneti desteklememesi de saçma geliyordu.

 

 

10-15 dakika sonra eşyalarını toplayan köylülerin teşekkürleri eşliğinde yola çıktılar. Rein yine grubun en önünden gidiyordu ve işini garantilemek adına grubun en arkasına kendi yardımcısı olan Benito’yu koymuştu. Benito 20li yaşlarında siyah saçlı siyah gözlü bir erkekti. Biraz kemikli bir burnu ve kemikli bir yüzü vardı. Uzun ince bir çocuktu belinin sağında kabzasında zümrüt takılı olan bir saber taşıyordu. Bu saberin aile yadigarı olduğunu kara büyücüleri kesmesine yardım ettiğini anlatmıştı. Kendi köyünde canlı kalan tek kişi oydu ve devrim ordusu tarafından kurtarılmıştı. Ailesinin intikamını almak için katılmıştı orduya, daha iyi bir dünya için değil.

 

...

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13994 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr